Maktu ücret
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16546 E. 2014/5972 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maktu ücret↗ öğrenme tarihi↗ ana sözleşme değişikliği↗ aile şirketi↗ ttk 309/4↗ sorumluluk davası↗ yetki↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 2 yıl
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre TTK 340 maddesi yollaması ile yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK 309 maddesi uyarınca sorumluluk davasının davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağını, bu duruma göre taşınmazın 09/12/2004 tarihinde satıldığı ve davanın da 09/12/2009 tarihinde 5. yılın son gününde açıldığı, ancak TTK'nın 309. mad. belirtilen 2 yıllık zamanaşımı sürecinin başlangıcı, davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten başlayacağı,26/02/2004 tarihinde yapılan genel kurulunda, şirket adına kayıtlı taşınmaz malların satımı hususunda yönetim
.../...
-2-
kuruluna yetki verildiği, 28/12/2004 tarihli genel kurulda arttırılan sermayenin 48.818 TL'lik kesiminin gayrimenkul satım karından karşılanacağına dair karar ve ana sözleşme değişikliği, 06/01/2004 tarihinde ilan edildiği, sicil kayıtlarının 3. kişiler bakımındangünden itibaren hüküm ifade edeceği, TTK 340 maddesi yollaması ile TTK 309 maddesinde öngörülen zarar ve mesul olan kimseyi öğrenme tarihi, ilanın yapıldığı, Ocak 2005 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin en geç Ocak 2007 tarihinde dolduğu, davacının ise bu tarihten sonra 09/12/2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirketin 5 kişilik aile şirketi olup dava konusu taşınmazın satıldığı de davacıların da pay sahibi bulunması nedeniyle dava konusu taşınmazın satışından haberdar olmadıkları iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, şirket ortakları tarafından TTK.nun 309.maddesi uyarınca açılan sorumluluk davası olup, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece davalılar yararına karar tarihinde geçerli Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca nisbi ücreti vekalete karar vermek gerekirken, yazılı şekilde maktu ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7.maddesi uyarına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4137 E. 2013/22957 K.
Ortak:ilan
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre TTK 340 maddesi yollaması ile «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK 309 maddesi uyarınca sorumluluk davasının davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde «zamanaşımına» uğrayacağını, bu duruma göre taşınmazın 09/12/2004 tarihinde satıldığı ve davanın da 09/12/2009 tarihinde 5. yılın «son» gününde açıldığı, ancak TTK'nın 309. mad. belirtilen 2 yıllık zamanaşımı sürecinin başlangıcı, davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten başlayacağı,26/02/2004 tarihinde yapılan genel kurulunda, şirket adına kayıtlı taşınmaz malların satımı hususunda yönetim .../... -2- kuruluna «yetki» verildiği, 28/12/2004 tarihli genel kurulda arttırılan sermayenin 48.818 TL'lik kesiminin gayrimenkul satım karından karşılanacağına dair karar ve «ana sözleşme değişikliği», 06/01/2004 tarihinde «ilan» edildiği, sicil kayıtlarının 3. kişiler bakımındangünden itibaren hüküm ifade edeceği, TTK 340 maddesi yollaması ile TTK 309 maddesinde öngörülen zarar ve mesul olan kimseyi «öğrenme tarihi», ilanın yapıldığı, Ocak 2005 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin en geç Ocak 2007 tarihinde dolduğu, davacının ise bu tarihten sonra 09/12/2009 tari …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın TTK'nun 309. maddesi hükmüne dayalı davacı ortağın dava dışı «şirket müdürü» ve ortağına karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse de yargılama aşamasında şirket ortaklığını devrettiğini beyan etmesi karşısında, «ticaret sicil» dosyası üzerinde yapılan incelemede davacının şirket ortağı olmadığı ve ortaklığın devrinin ticaret sicil gazetesinde «ilan» edilmiş olduğu, TTK'nun 340 madde yollaması ile TTK'nun 309. maddesine göre dava sonucunda hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin ve davanın dinlenilmesi için davacının şirket ortağı olması gerektiğinden bahisle, «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet yokluğu · şirket müdürü · aktif husumet · maktu vekalet ücreti · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · ticaret sicili · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın TTK'nun 309. maddesi hükmüne dayalı davacı ortağın dava dışı «şirket müdürü» ve ortağına karşı açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacı tarafın gerek dava dilekçesinde gerekse de yargılama aşamasında şirket ortaklığını devrettiğini beyan etmesi karşısında, «ticaret sicil» dosyası üzerinde yapılan incelemede davacının şirket ortağı olmadığı ve ortaklığın devrinin ticaret sicil gazetesinde «ilan» edilmiş olduğu, TTK'nun 340 madde yollaması ile TTK'nun 309. maddesine göre dava sonucunda hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin ve davanın dinlenilmesi için davacının şirket ortağı olması gerektiğinden bahisle, «aktif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak dava, davacının aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle «husumetten» reddedildiğine göre, AAÜT'nin 7/2 v 10/3. maddeleri gereğince, davalı lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanun …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7996 E. 2013/22423 K.
Ortak:zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 2 yıl
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre TTK 340 maddesi yollaması ile «yönetim kurulu» üyeleri aleyhine TTK 309 maddesi uyarınca sorumluluk davasının davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde «zamanaşımına» uğrayacağını, bu duruma göre taşınmazın 09/12/2004 tarihinde satıldığı ve davanın da 09/12/2009 tarihinde 5. yılın «son» gününde açıldığı, ancak TTK'nın 309. mad. belirtilen 2 yıllık zamanaşımı sürecinin başlangıcı, davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten başlayacağı,26/02/2004 tarihinde yapılan genel kurulunda, şirket adına kayıtlı taşınmaz malların satımı hususunda yönetim .../... -2- kuruluna «yetki» verildiği, 28/12/2004 tarihli genel kurulda arttırılan sermayenin 48.818 TL'lik kesiminin gayrimenkul satım karından karşılanacağına dair karar ve «ana sözleşme değişikliği», 06/01/2004 tarihinde «ilan» edildiği, sicil kayıtlarının 3. kişiler bakımındangünden itibaren hüküm ifade edeceği, TTK 340 maddesi yollaması ile TTK 309 maddesinde öngörülen zarar ve mesul olan kimseyi «öğrenme tarihi», ilanın yapıldığı, Ocak 2005 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin en geç Ocak 2007 tarihinde dolduğu, davacının ise bu tarihten sonra 09/12/2009 tari …
2-Dava, şirket ortakları tarafından TTK.nun 309.maddesi uyarınca açılan «sorumluluk davası» olup, mahkemece «zamanaşımı» nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 309/«son» maddesinde, mesul olan kimselere karşı tazminat istemek hakkının, zararın ve mesul olan kimsenin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin gerçekleşme tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle «zamanaşımına» uğrayacağının belirlendiği, somut olayda; dava konusu taşınmazın satışının 09.04.2007 tarihinde gerçekleştirildiği, varsa davacı zararının, tapuda satışın gerçekle …
Mahkemece 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca «zamanaşımı» süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan madde şirket yöneticileri hakkında açılan sorumluluk davalarında uygulanacak zamanaşımı süresini düzenlemektedir.
Bu durumda, davacı tarafından davalı ...'ye karşı açılan davada, «zamanaşımı» hususunun bu çerçevede değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davalı ... hakkındaki davanın da, 6762 sayılı TTK'nın 309/«son» maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:muvazaa · şirket müdürü · şirket zararı · husumet
Benzer bu kararda2- Ancak davacı, şirkete ait taşınmazın «şirket müdürü» davalı ... tarafından davalı ...'a «muvazaalı» olarak devredildiğini, bu sebeple «şirketin zarara» uğradığını iddia edip her iki davalıya da «husumet» yönelterek tazminat talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16546 E. , 2014/5972 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada erilen 30/04/2012 tarih ve 2009/561-2012/112 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25/03/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili davalılar vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalıların dava dışı ortağı olduğunu, davalıların ise şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, şirkete ait İstanbul 649 ada 1 parseldeki taşınmazını dğerinin çok altında sattıklarını, bu şekilde özen borcuna aykırı davrandıklarını, müvekkillerine son 5 yıldır şirketin kayıt ve bilançosunu vermediklerini ileri sürerek gayrimenkul satışından ötürü şirketin uğradığı zararı davalı yönetim kurulu üyelerinden, şimdilik 1.000.000.000 TL nin davalılardan faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, şirket namına dava açma hakkının denetçilere ait olduğunu, şirketin dava konusu alım satım sözleşmesi ile taşınmazı satmakta haklı olduğunu, bu şekilde sermaye artırımını gerçekleştirme fırsatını bulduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre TTK 340 maddesi yollaması ile yönetim kurulu üyeleri aleyhine TTK 309 maddesi uyarınca sorumluluk davasının davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağını, bu duruma göre taşınmazın 09/12/2004 tarihinde satıldığı ve davanın da 09/12/2009 tarihinde 5. yılın son gününde açıldığı, ancak TTK'nın 309. mad. belirtilen 2 yıllık zamanaşımı sürecinin başlangıcı, davacıların zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten başlayacağı,26/02/2004 tarihinde yapılan genel kurulunda, şirket adına kayıtlı taşınmaz malların satımı hususunda yönetim
.../...
-2-
kuruluna yetki verildiği, 28/12/2004 tarihli genel kurulda arttırılan sermayenin 48.818 TL'lik kesiminin gayrimenkul satım karından karşılanacağına dair karar ve ana sözleşme değişikliği, 06/01/2004 tarihinde ilan edildiği, sicil kayıtlarının 3. kişiler bakımındangünden itibaren hüküm ifade edeceği, TTK 340 maddesi yollaması ile TTK 309 maddesinde öngörülen zarar ve mesul olan kimseyi öğrenme tarihi, ilanın yapıldığı, Ocak 2005 tarihinden itibaren 2 yıllık zaman aşımı süresinin en geç Ocak 2007 tarihinde dolduğu, davacının ise bu tarihten sonra 09/12/2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirketin 5 kişilik aile şirketi olup dava konusu taşınmazın satıldığı de davacıların da pay sahibi bulunması nedeniyle dava konusu taşınmazın satışından haberdar olmadıkları iddiasının hayatın olağan akışına uygun olmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, şirket ortakları tarafından TTK.nun 309.maddesi uyarınca açılan sorumluluk davası olup, mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece davalılar yararına karar tarihinde geçerli Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca nisbi ücreti vekalete karar vermek gerekirken, yazılı şekilde maktu ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK 438/7.maddesi uyarına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 5.bendinde yer alan “1.200,00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “ 49.800 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın işbu düzeltilen şekli ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/346023800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz