Ttk 309/4
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5324 E. 2014/12443 K. ·
OnandıKesinlik belirsiz
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4↗ yönetici sorumluluğu↗ hizmet sözleşmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/309']
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı yönetim kurulu eski üyesi ... hakkında açılan davanın TTK'nın 309. maddesine göre zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine, diğer davalı yönünden ise dava dilekçesinde belirtilen inşaat işleri alt yapı ve üst yapı müşavirlik hizmetleri sözleşmesi ile sonradan yapılan elektrik ve inşaat sözleşmelerinin aynı sözleşmeler olmadıkları, her üç sözleşmede de davalı şirketin üstlenmiş olduğu edimlerin fiziki ve maddi kapsamlarının birbirinden farklı olduğu, davalıyla yapılan sözleşmelerden dolayı davacının bir zararı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı İz İnş. Mad. San. ve Tic. AŞ'ye yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Diğer davalı ... yönünden ise, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zamanaşımı süresinin davalı yöneticinin sorumluluk doğuran eylemlerine dava açmaya yetkili organın ıttıla ettiği ve bu yolda dava açılmasına dair karar alındığı toplantı tarihinden itibaren başlayacak olması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değil ise de, toplanan delillere göre davalı yönetim kurulu üyesi hakkındaki davanın da esastan reddinin gerektiğinin anlaşılmasına göre, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/son uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7656 E. 2014/19282 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · zamanaşımı · zamanaşımı ['6102/309']
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı «yönetim kurulu» eski üyesi ... hakkında açılan davanın TTK'nın 309. maddesine göre «zamanaşımı» süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine, diğer davalı yönünden ise dava dilekçesinde belirtilen inşaat işleri alt yapı ve üst yapı müşavirlik «hizmetleri sözleşmesi» ile sonradan yapılan elektrik ve inşaat sözleşmelerinin aynı sözleşmeler olmadıkları, her üç sözleşmede de davalı şirketin üstlenmiş olduğu edimlerin fiziki ve mad …
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «zamanaşımı» süresinin davalı «yöneticinin sorumluluk» doğuran eylemlerine dava açmaya yetkili organın ıttıla ettiği ve bu yolda dava açılmasına dair karar alındığı toplantı tarihinden itibaren başlayacak olması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değil ise de, toplanan delillere göre davalı «yönetim kurulu» üyesi hakkındaki davanın da esastan reddinin gerektiğinin anlaşılmasına göre, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/«son» uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda… dia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 20.07.2007 tarihine kadar yapılan eylem ve işlemler bakımından TTK’nun 309. maddesindeki 2 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolduğundan davalı «yönetim kurulu» üyelerinin bu tarihten sonraki eylem ve işlemleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, davacının yönetim kurulu üyeleri olan davalıların şirket yönetimindeki ku …
Farklı:doğrudan zarar · şirket zararı
Benzer bu karardaDava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacının iddia ettiği zararların «şirketin zararı» olması nedeniyle ancak şirkete verilmesini isteyebilmesine ve davacının «doğrudan zararını» da ispatlayamamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5324 E. , 2014/12443 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2011/250-2013/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...'ın kardeşi Levent Pak'ın henüz İz İnşaat hissedarı olduğu 25.10.2000 tarihinde müvekkili ile davalı İz İnşaat arasında “Proje Yapım Sözleşmesi” imzalandığını, söz konusu sözleşmeyi Kosbaş adına imzalayanlardan birinin davalı ... olduğunu, ...'ın kendisinin de daha önce hissedarı olduğu davalı şirketteki kardeşinin durumundan bahsetmediğini, yönetim kurulunu bilgilendirmediğini, eyleminin Türk Ticaret Kanunu'nun 332. maddesine aykırı ve kendisi açısından sorumluluk doğrucu nitelikte olduğunu, iş bu sözleşmede belirtilen hizmetler ile ilgili olarak yine müvekkili ile davalı şirket arasında “İnşaat Müşavirliği Sözleşmesi” ve “Elektrik Müşavirliği Sözleşmesi” imzalandığını, 18.05.2001 tarihli sözleşmede müşavirlik adı altında zaten ücretlendirilen hizmetlerin ayrıca tekrar ücretlendirilerek müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek 50.000 USD'nin İz İnşaat'a yapılan her ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İz İnşaat ve Madencilik San Tic. AŞ vekili, talep için 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, esasa ilişkin olarak da açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin olarak da müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı yönetim kurulu eski üyesi ... hakkında açılan davanın TTK'nın 309. maddesine göre zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı gerekçesiyle reddine, diğer davalı yönünden ise dava dilekçesinde belirtilen inşaat işleri alt yapı ve üst yapı müşavirlik hizmetleri sözleşmesi ile sonradan yapılan elektrik ve inşaat sözleşmelerinin aynı sözleşmeler olmadıkları, her üç sözleşmede de davalı şirketin üstlenmiş olduğu edimlerin fiziki ve maddi kapsamlarının birbirinden farklı olduğu, davalıyla yapılan sözleşmelerden dolayı davacının bir zararı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı İz İnş. Mad. San. ve Tic. AŞ'ye yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Diğer davalı ... yönünden ise, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve zamanaşımı süresinin davalı yöneticinin sorumluluk doğuran eylemlerine dava açmaya yetkili organın ıttıla ettiği ve bu yolda dava açılmasına dair karar alındığı toplantı tarihinden itibaren başlayacak olması nedeniyle davalı ... yönünden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değil ise de, toplanan delillere göre davalı yönetim kurulu üyesi hakkındaki davanın da esastan reddinin gerektiğinin anlaşılmasına göre, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK'nın 438/son uyarınca onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin davalı İz İnş. Mad. San. ve Tic. AŞ'ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan, anılan davalıya yönelik hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin davalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün yukarıda gösterilen gerekçe ile ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345920500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz