Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16265 E. 2014/5032 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muris muvazaası↗ mal kaçırma↗ yazılı delil↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ ikrar↗ mirasçılık↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
.../...
-2-
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacılardan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından yapılan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden mal kaçırmak amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin mirasçıları olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dava dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini ikrar eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in bedelsizlik iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını muris muvazaasının oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı ve bu suretle muris muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının bu defa değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9264 E. 2013/12373 K.
Ortak:mal kaçırma · muvazaa · bedelsizlik · mirasçılık
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
… dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini «ikrar» eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in «bedelsizlik» iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını «muris muvazaasının» oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delil …
Benzer bu kararda… ruhsatın da davalı ...'e devredilmesi ve dosya kapsamındaki tanık ifadeleri ile bilgi ve belgeler göz önüne alındığında davalı ...'e yapılan devirlerin davacılardan «mal kaçırma» amacına yönelik olup, davalı ... tarafından ileri sürülen devirlerin karşılığının şirkette çalışmak suretiyle ödendiğine ilişkin savunmanın da şirket için yapılan çalışma ve katkının murise ait hisseler karşılığı yapılmış bir ödeme olarak kabulünün mümkün olmadığı, anılan davalının gerçekten şirket için yaptığı bir çalışma ve sağladığı bir yarar varsa bunun karşılığını ödemekle sorumlu olanın şirket olup, şirket için yapılan çalışmanın murise ait hisseler devralınmak suretiyle karşılanmasının yasal bir dayanağının da olmamasına göre gerek hisse devirlerinin gerekse maden ruhsatının devrinin «bedelsiz» olarak ve muris ile davalı ... arasında davacılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış «muvazaalı» işlemler olduklarının kabulü gerekirken, mahkemece davacıların muvazaa iddiasını yazılı belge ile kanıtlamaları gerektiğine ilişkin gerekçesi yerinde değildir.Bu d …
2- Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
… cılar, muris ... ...'in ilk evliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini devraldığını ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığı, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğu ileri sürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ba beyannamesi · icazet · sermaye artırımı · hisse devri · geçersizlik · yetkisizlik kararı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin iptalini gerektirecek bir «muvazaanın» davacı tarafça ispat edilemediği, 18.03.1997 tarihli düzeltme «beyannamesinin» «geçersiz» olduğu iddiasının ise bu işleme murisin daha sonra «icazet» vermesi nedeniyle işlemin geçerli bulunduğu, yine davacı tarafça hisse devirlerine ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğu iddia edilmiş ise de sözleşmelerin TTK'nın 520/«son» maddesindeki şekil ve şartlara uygun olarak yapılması karşısında «hisse devrine» ilişkin sözleşmelerin geçerli olarak kurulduğu, bedelinin alındığının açıkça yazılı olduğu, davacı tarafın aynı kuvvette aksini ispata yarar bir belge sunmadığı, kaldı ki aynı hususun murisin sağlığında dahi ileri sürülmediği, bu durumda bu iddiaların da ispat edilemediği, sicile bildirim yazısının murise ait olmadığı hususunun ise neticeye bir etkisinin olmadığı, davalı ...'in müdürlük «yetkisinin» kaldırılması konusundaki davacı taraf iddiasının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… lere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile 18.03.1997 tarihli düzeltme «beyannamesi» sonucu davalı şirkete ait hisse oranlarında meydana gelen değişikliğin ve «sermaye artırımlarına» ilişkin olarak alınan kararların geçerli bulunmasına göre, davacılar vekilinin bu işlemlere yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve y …
-
Hisse devir iptali | Maden devri iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7260 E. 2023/6387 K.
Ortak:muris muvazaası · mal kaçırma · muvazaa · bedelsizlik · mirasçılık
İncelediğiniz kararda… dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini «ikrar» eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in «bedelsizlik» iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını «muris muvazaasının» oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delil …
2- Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13759 E. 2016/9793 K.
Ortak:muris muvazaası · mal kaçırma · muvazaa · mirasçılık
İncelediğiniz kararda2- Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
… dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini «ikrar» eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in «bedelsizlik» iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını «muris muvazaasının» oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delil …
Benzer bu kararda… inde yazılı olduğu, davalı ....'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan «hisse devir sözleşmelerini» kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, ... tarafından şirket işlerinde çalıştığı, şirket adına çok fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de ...'in şirkette hissedar olduğu, bu nedenle şirket işleri için ödeme yapmasında herhangi bir sakınca olmadığı, şirket adına yapmış olduğu çalışmaların karşılığının şirketten tahsil edilmesi gerektiği, yapmış olduğu bu ödemelerin ve çalışmaların devredilen hisse bedeli karşılığı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, maden ruhsatının devrine ilişkin olarak davalı ...'in murise herhangi bir ödeme yaptığını ispatlayamadığı, Yapı Kredi Bankası'ndan... .'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan «harç», damga pulu «masrafları» olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da «ibraz» edilmediği, somut olayda «muris muvazaasının» gerçekleştiği, murisin davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin 475 TL'nin davacıların murisi ...'e 25 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun kabulü ile şirketin hali hazırdaki 50.000 TL'lik sermayesinin 47.500 TL'nin davacıların murisi ...'e, 2.500 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun tespitine, maden ruhsatının davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla muris tarafından yapılan ve «muvazaalı» olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
… cılar, muris ... ...'in ilk evliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden «mal kaçırmak» amacıyla murisin tüm mal varlığını ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin «mirasçıları» olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bağış · resmi şekil · hisse devir sözleşmesi · olumsuz oy · temlik · limited şirket · havale · harç
Benzer bu kararda… inde yazılı olduğu, davalı ....'nin murise nakden ödeme yaptığı ididasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan «hisse devir sözleşmelerini» kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, ... tarafından şirket işlerinde çalıştığı, şirket adına çok fazla ödeme yapıldığı iddiasında bulunulmuş ise de ...'in şirkette hissedar olduğu, bu nedenle şirket işleri için ödeme yapmasında herhangi bir sakınca olmadığı, şirket adına yapmış olduğu çalışmaların karşılığının şirketten tahsil edilmesi gerektiği, yapmış olduğu bu ödemelerin ve çalışmaların devredilen hisse bedeli karşılığı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, maden ruhsatının devrine ilişkin olarak davalı ...'in murise herhangi bir ödeme yaptığını ispatlayamadığı, Yapı Kredi Bankası'ndan... .'e yapılan ödemenin madenin devri için gerekli olan «harç», damga pulu «masrafları» olduğu, murise ruhsat devrine ilişkin ödeme yaptığına dair herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, buna ilişkin başka bir ispat vasıtasının da «ibraz» edilmediği, somut olayda «muris muvazaasının» gerçekleştiği, murisin davacılardan «mal kaçırmak» amacıyla hisse devirlerini ve maden ruhsatının devrini yaptığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı şirketin kuruluş sermayesi olan 500 TL'nin 475 TL'nin davacıların murisi ...'e 25 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun kabulü ile şirketin hali hazırdaki 50.000 TL'lik sermayesinin 47.500 TL'nin davacıların murisi ...'e, 2.500 TL'nin davalı ...'e ait olduğunun tespitine, maden ruhsatının davalı ...'e devrine ilişkin işlemin iptaline, davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek bu yöne ilişkin hüküm kesinleştiğinden yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 26.03.2007 «havale» tarihli delil listesinde davalı ... tarafından muris ... ...'e yapılan ödemelere ilişkin 5 adet banka dekontu sunulmuş, maden ruhsatının devir işlemleri ile ilgili olarak vergi, «harç» vs için de tanık olarak dinlenen maden mühendisi ...'e Yapı Kredi Bankası ...
Bunun sonucu olarak, satış da olsa «bağış» da olsa geçerli olabilmesi için yasanın öngördüğü «resmi şekillerde» yapılmaları gerekmektedir.
… elgesinde yazılı olduğu, davalı ... murise nakden ödeme yaptığı iddiasında bulunmuş ise de sunmuş olduğu makbuzların 1999 ve 2001 yılına ait olduğu, noterde yapılan «hisse devir sözleşmelerini» kapsamadığı, anılan banka dekontları üzerinde ödemenin niçin yapıldığının yer almadığı, bu durumda hisse devir bedeli için yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16265 E. , 2014/5032 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davsinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisile davalı ...'in 11.04.1997 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin murisin adına kayıtlı olan kalsedon madenine ait ruhsatı rödovansçı olarak işlettiğini, muris ile davalı ...'in 13.07.1997 tarihinde evlendiklerini, müvekkillerinin murisin ilk evliliğinden olma çocukları olup, murisin evlendiğinde 68 yaşında olduğunu, murisin tüm mal varlığının ölüm tarihi olan 06.03.2005 tarihine kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, davalı şirketin kuruluş sermayesinin 500,00 TL olup, bunun 495,00 TL'sinin murise, 5,00 TL'sinin de davalı ...'e ait olarak kurulduğunu ancak kuruluştan kısa süre sonra 18.03.1997 tarihli düzeltme beyannamesi ile muris ve davalı ...'e vekalisseleri üzerinde değişiklik yaptığını, sermayenin 475,00 TL'sinin murise, 25,00 TL'sinin davalı ...'e ait olduğunu bildirerek bu hususu tescil ettirdiğini, anılan şahsın vekaletnamede olmayan bir yetkiye dayanarak yaptığı sermaye payını değiştirme işleminin geçersiz olduğunu, sonraki tarihlerde yapılan hisse devir sözleşmelerinin ve buna bağlı olarak alınan ortaklar kurulu kararlarının da geçersiz bulunduğunu, muris adına atılan imzaların sıhhatinin şüpheli olduğunu, murisin eşi olan davalının etkisi ve azmettirmesi ile çocukları olan davacılardan şirket hisselerini kaçırma amacıyla gerçekte hiçbir bedel almadan devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, hisse devirlerinin geçersiz olması nedeniyle alınan sermaye artırımına ilişkin kararın da geçersiz olduğunu, murisin davalı ...'e yaptığı maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin de muvazaalı olup, murisin tüm mal varlığının davalı ...
tarafından bedelsiz olarak iktisap edildiğini ileri sürerek, yapılan tüm devir işlemlerinin muvazaa ve sahtelik nedeniyle geçersizliklerinin tespiti ile iptaline, davacılardan herhangi biri üzerine maden ruhsatının hükmen tesciline, madene ve şirkete kayyum tayinine, bu talepler neticesi oluşacak duruma göre davalı şirketin 50.000,00 TL'lik sermayesinin 49.500,00 TL'sinin muris Mehmet Halil ...'e, 500,00 TL'sinin davalı ...'e aidiyetinin tespiti ile bu kapsamda davacılara intikal eden hisselerin hükmen tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilidavanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
.../...
-2-
Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacılardan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından yapılan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden mal kaçırmak amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin mirasçıları olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dava dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini ikrar eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in bedelsizlik iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını muris muvazaasının oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı ve bu suretle muris muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının bu defa değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillinin sair karar düzeltme isteğinin reddine,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamının kaldırılmasına,yerel mahkeme kararının aynı bentte açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345658200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz