6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Hisse Devrinin İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16265 E. 2014/5032 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
muris muvazaası mal kaçırma yazılı delil muvazaa bedelsizlik ikrar mirasçılık

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.

.../...

-2-

Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Dava, davacılardan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından yapılan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.

Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden mal kaçırmak amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin mirasçıları olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dava dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini ikrar eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in bedelsizlik iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını muris muvazaasının oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı ve bu suretle muris muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının bu defa değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Mal kaçırma

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9264 E. 2013/12373 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse devir iptali | Maden devri iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7260 E. 2023/6387 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Muris muvazaası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13759 E. 2016/9793 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/16265 E.  ,  2014/5032 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davsinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisile davalı ...'in 11.04.1997 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin murisin adına kayıtlı olan kalsedon madenine ait ruhsatı rödovansçı olarak işlettiğini, muris ile davalı ...'in 13.07.1997 tarihinde evlendiklerini, müvekkillerinin murisin ilk evliliğinden olma çocukları olup, murisin evlendiğinde 68 yaşında olduğunu, murisin tüm mal varlığının ölüm tarihi olan 06.03.2005 tarihine kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, davalı şirketin kuruluş sermayesinin 500,00 TL olup, bunun 495,00 TL'sinin murise, 5,00 TL'sinin de davalı ...'e ait olarak kurulduğunu ancak kuruluştan kısa süre sonra 18.03.1997 tarihli düzeltme beyannamesi ile muris ve davalı ...'e vekalisseleri üzerinde değişiklik yaptığını, sermayenin 475,00 TL'sinin murise, 25,00 TL'sinin davalı ...'e ait olduğunu bildirerek bu hususu tescil ettirdiğini, anılan şahsın vekaletnamede olmayan bir yetkiye dayanarak yaptığı sermaye payını değiştirme işleminin geçersiz olduğunu, sonraki tarihlerde yapılan hisse devir sözleşmelerinin ve buna bağlı olarak alınan ortaklar kurulu kararlarının da geçersiz bulunduğunu, muris adına atılan imzaların sıhhatinin şüpheli olduğunu, murisin eşi olan davalının etkisi ve azmettirmesi ile çocukları olan davacılardan şirket hisselerini kaçırma amacıyla gerçekte hiçbir bedel almadan devir işlemlerini gerçekleştirdiğini, hisse devirlerinin geçersiz olması nedeniyle alınan sermaye artırımına ilişkin kararın da geçersiz olduğunu, murisin davalı ...'e yaptığı maden ruhsatının devrine ilişkin işlemin de muvazaalı olup, murisin tüm mal varlığının davalı ...

tarafından bedelsiz olarak iktisap edildiğini ileri sürerek, yapılan tüm devir işlemlerinin muvazaa ve sahtelik nedeniyle geçersizliklerinin tespiti ile iptaline, davacılardan herhangi biri üzerine maden ruhsatının hükmen tesciline, madene ve şirkete kayyum tayinine, bu talepler neticesi oluşacak duruma göre davalı şirketin 50.000,00 TL'lik sermayesinin 49.500,00 TL'sinin muris Mehmet Halil ...'e, 500,00 TL'sinin davalı ...'e aidiyetinin tespiti ile bu kapsamda davacılara intikal eden hisselerin hükmen tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilidavanın reddini istemiştir.

Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.

.../...

-2-

Davalılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Dava, davacılardan mal kaçırmak amacıyla muris tarafından yapılan ve muvazaalı olduğu ileri sürülen davalı şirkete ait hisselerin diğer davalıya devrine ilişkin işlemler ile maden ruhsatının devrine ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir.

Davacılar, murivliliğinden doğan çocukları olduklarını, murisin 13.07.1997 tarihinde davalı ... ile evlendiğini ve bu evlilik sonrasında kendilerinden mal kaçırmak amacıyla murisin tüm mal varlığının ölümüne kadar kademeli olarak davalı ...'e aktarıldığını, bu kapsamda olmak üzere davalı ...'in gerçekte hiçbir bedel ödemeden murisin davalı şirketteki hisselerini ve muris adına olan maden ruhsatını devraldığını, tüm bu işlemlerin yapılış amacının murisin mirasçıları olan davacılardan mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürmüşlerdir. Dava dosyasında bu defa yapılan incelemede, davalının; şirket hisselerinin kendisine bedeli mukabilinde değil,sağladığı maddi ve manevi katkı karşılığında devredildiğini ikrar eden veya bu anlama gelebilecek bir ifadesi bulunmamaktadır,tam tersine davalı kendisine devredilen hisselerin karşılığını ödediğini açıkça ifade edip,davacı yanın bu iddiasını reddetmiştir.Dairemizin 13.06.2013 tarihli ilamında bu hususta yanılgılı değerlendirme ile davalı ...'in bedelsizlik iddiasını ikrar ettiğinden bahisle bozma kararı verilmiş ise de biraz önce belirtildiği üzere davalının bu hususta her hangi bir ikrarına dosya kapsamıyla rastlanamadığından davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.Ancak davadaki iddiaların dayanağını muris muvazaasının oluşturduğu tartışmasız olmakla muris muvazaasının ise her türlü delille kanıtlanabilecek olması karşısında mahkemece tarafların bu hususta gösterdikleri tüm delillerin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken davacı tarafça yazılı bir delil sunulmadığı ve bu suretle muris muvazaasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden yerel mahkeme kararının bu defa değişik bu gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillinin sair karar düzeltme isteğinin reddine,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/9264 E,2013/12373 K sayılı ilamının kaldırılmasına,yerel mahkeme kararının aynı bentte açıklanan değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 14/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345658200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.