6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/145 E. 2014/8272 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dosya masrafı yetkisizlik kararı ilan husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: FSEK — FSEK 2 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu avan proje ile uygulama mimari projesinin müelliflerinden olduğu, yarışma ödülü için gösterilen meblağın çok düşük olup, bu bedelin masraflara gittiği, davalılara şahsi olarak iş sahibince yapılan bir ödemenin olmadığı, bu nedenle yapılan iş karşılığı için açılan alacak davasında husumetin iş sahibi olan dava dışı Kooperatif ile dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise eserde değişiklik söz konusu olmayıp, davacının eser sahipliğinden doğan haklarının ihlal edilmediği, 5846 sayılı Kanunu'n 70/2 maddesinde belirtilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının ......Odalar Yerleşim Merkezi Mimari Projesi müelliflerinden olduğunun tespitine, alacak istemi bakımından açılan dava ile manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Davalılar vekili tarafından katılım yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılım yolu ile temyiz isteminde bulunan davalılar vekili tarafından temyiz defterine kayıt yaptırılmadan ve temyiz harcı yatırılmadan verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının, dava dışı yapı kooperatifi ile yapılan sözleşmeye göre ödenmesi gereken proje bedelinden kendi payına düşen kısmı, akidi olan kooperatif ile ödemelerin yapıldığı dava dışı şirketten talep etmesinin mümkün olup, davalılara şahsen bu konuda yapılan bir ödemenin olmadığının da anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Ancak, davaya konu mimari projenin yarışmada seçilmesi nedeniyle ödenmesi vaadedilen yarışma ödülünün öncelikle ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması, eğer yarışma ödülünün tamamının davalılara ödendiği anlaşılırsa bu durumda davacının payına düşen ödül miktarının tahsiline karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar açıklığa kavuşturulmadan ve davalılar tarafından projenin hazırlanması sırasında yapılan masraflar da geçerli delillerle ispat edilmeden yarışma ödülü bedelinin masraflara gittiği gerekçesiyle buna ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı birleşen davasında, davalılar ile birlikte hazırladığı projenin davalılar tarafından sahiplenilerek kendisinin isminin gizlendiğini, umuma arz yetkisinin davalılar tarafından kullanıldığını ve mimari projenin izni olmadan değiştirildiğini ileri sürerek, 5846 sayılı FSEK kapsamında manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mimari projenin taraflarca müştereken oluşturulmasına ve bu projenin uygulanması için yapılan sözleşmede davacının isminin de müellifler arasında gösterilmiş olmasına rağmen sonradan davalıların bu hususu inkar ederek davacının proje müellifi olmadığı, uygulanan projenin yarışmada kazanan proje olmadığını ileri sürerek uygulanan mimari projeye ilişkin tanıtım, ilan ve sunumlarda davacının ismini belirtmediklerinin anlaşılmış olmasına göre, davacının eser üzerindeki manevi haklarının bu şekilde ihlal edildiğinin anlaşılmış olması karşısında davacı yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, 5846 sayılı Kanun'un 70/2. maddesinde belirtilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, birleşen davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin Feshi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/611 E. 2018/2137 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/145 E.  ,  2014/8272 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada ...

3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/04/2012 tarih ve 2006/532-2012/197 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/04/2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin ......Odalar Birliği'nin düzenlediği ......Odalar Yerleşim Merkezi Mimari Proje Yarışmasına davalı mimarlar ... ve ... ile birlikte proje hazırlayarak katıldığını, müvekkilinin de tasarımcısı olduğu mimari projenin yarışmada seçildiğini, avan ve uygulama projesi ile keşif ve hesap işlerinin yapılması hakkında S.S....Odalar Sarayı Toplu İşyeri Yapı Kooperatifi ile davalılar ve müvekkilinin birlikte müellif olarak akit yaptığını, müvekkilinin eser sahiplerinden biri olmasına rağmen bu durumun davalılar tarafından inkar edildiği gibi müvekkiline müellif olmasından kaynaklanan hiçbir hak ve alacağının da ödenmediğini, müvekkilinin gerek yarışmadan gerekse proje sözleşmesinden kaynaklanan alacak haklarının bulunduğunu ileri sürerek, asıl davada müvekkilinin proje müellifi olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.500,00 TL maddi tazminatın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş;

birleşen davada ise müvekkilinin müelliflerinden biri olduğu projenin davalılar tarafından sahiplenilerek müvekkilinin isminin belirtilmediğini, bu suretle adın belirtilmesi, umuma arz yetkisinin kullanılması gibi eser sahibine ait manevi haklara davalıların tecavüz ettiklerini ileri sürerek, 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davaya konu projede davacının çalışmadığını, projenin müellifinin ... olduğunu, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemişlerdir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu avan proje ile uygulama mimari projesinin müelliflerinden olduğu, yarışma ödülü için gösterilen meblağın çok düşük olup, bu bedelin masraflara gittiği, davalılara şahsi olarak iş sahibince yapılan bir ödemenin olmadığı, bu nedenle yapılan iş karşılığı için açılan alacak davasında husumetin iş sahibi olan dava dışı Kooperatif ile dava dışı şirkete yöneltilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise eserde değişiklik söz konusu olmayıp, davacının eser sahipliğinden doğan haklarının ihlal edilmediği, 5846 sayılı Kanunu'n 70/2 maddesinde belirtilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada davanın kısmen kabulü ile davacının ......Odalar Yerleşim Merkezi Mimari Projesi müelliflerinden olduğunun tespitine, alacak istemi bakımından açılan dava ile manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile katılma yolu ile davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Davalılar vekili tarafından katılım yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de geçerli bir temyiz isteminin varlığı için temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının da yatırılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, katılım yolu ile temyiz isteminde bulunan davalılar vekili tarafından temyiz defterine kayıt yaptırılmadan ve temyiz harcı yatırılmadan verilen temyiz dilekçesi usulüne uygun olmayıp, bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmadığından davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2-Davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile davacının, dava dışı yapı kooperatifi ile yapılan sözleşmeye göre ödenmesi gereken proje bedelinden kendi payına düşen kısmı, akidi olan kooperatif ile ödemelerin yapıldığı dava dışı şirketten talep etmesinin mümkün olup, davalılara şahsen bu konuda yapılan bir ödemenin olmadığının da anlaşılmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

3-Ancak, davaya konu mimari projenin yarışmada seçilmesi nedeniyle ödenmesi vaadedilen yarışma ödülünün öncelikle ödenip ödenmediğinin açıklığa kavuşturulması, eğer yarışma ödülünün tamamının davalılara ödendiği anlaşılırsa bu durumda davacının payına düşen ödül miktarının tahsiline karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar açıklığa kavuşturulmadan ve davalılar tarafından projenin hazırlanması sırasında yapılan masraflar da geçerli delillerle ispat edilmeden yarışma ödülü bedelinin masraflara gittiği gerekçesiyle buna ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

4-Davacı vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı birleşen davasında, davalılar ile birlikte hazırladığı projenin davalılar tarafından sahiplenilerek kendisinin isminin gizlendiğini, umuma arz yetkisinin davalılar tarafından kullanıldığını ve mimari projenin izni olmadan değiştirildiğini ileri sürerek, 5846 sayılı FSEK kapsamında manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu mimari projenin taraflarca müştereken oluşturulmasına ve bu projenin uygulanması için yapılan sözleşmede davacının isminin de müellifler arasında gösterilmiş olmasına rağmen sonradan davalıların bu hususu inkar ederek davacının proje müellifi olmadığı, uygulanan projenin yarışmada kazanan proje olmadığını ileri sürerek uygulanan mimari projeye ilişkin tanıtım, ilan ve sunumlarda davacının ismini belirtmediklerinin anlaşılmış olmasına göre, davacının eser üzerindeki manevi haklarının bu şekilde ihlal edildiğinin anlaşılmış olması karşısında davacı yararına uygun bir manevi tazminata karar verilmesi gerekirken, 5846 sayılı Kanun'un 70/2.

maddesinde belirtilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat istemine ilişkin birleşen davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, birleşen davada verilen kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin asıl davaya ilişkin olarak yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bu bentlerde açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda verilen kararların BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 103,00 TL temyiz başvuru harcı ile 75,60 TL temyiz ilam harcının davalılardan alınmasına, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345627400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.