Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/989 E. 2014/8214 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zimmet↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ havale↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemizin 04.06.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas, 2010/410 Karar sayılı dosyası ile banka yöneticilerinin ... Ltd. Şti. hesapları üzerinden banka kurumunu aracı olarak kullanmak sureti ile toplanan paraların grup firmalara kredi olarak geri ödenmeyecek şekilde aktarıldığı, bir kısmının bizzat ...'in kullanımına sunulduğu, zimmet suçunun işlenildiği, bankanın araç olarak kullandırılması sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu, BK'nın 60 (yeni BK'nın 72. maddesi ) maddesi gereğince davada uzamış dava zaman aşımının uygulanması gerektiği, ayrıca bankaların nezdinde bulunan mevduatın korunmasından sorumlu oldukları 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca mevduat olarak kabul edilen alacağın bankanın sorumluluğunda olduğu, Bankalar Kanunu'nun 36. maddesinde de 10 yıl aranmayan mevduatlar hakkında bankaların bazı işlemleri yapmalarının gerekli olduğu, davacı banka tarafından bu işlemlerin yerine getirilmediği, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmadığı, davacının davalı bankanın Yeşilyurt Şubesi'ne 16.11.1999 tarihinde verdiği talimat ile 20.000 USD tutarlı mevduatının ... Ltd. Şirketi'ne alacak geçirildiği, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından Yahya ...'e ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın ... Ltd'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu, davacının talebinin 10.000 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... A.Ş. ile fer'i müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3264 E. 2024/1001 K.
Ortak:zimmet · dolandırıcılık · zamanaşımı · dava şartı · hak düşürücü süre · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… ı olarak kullanmak sureti ile toplanan paraların grup firmalara kredi olarak geri ödenmeyecek şekilde aktarıldığı, bir kısmının bizzat ...'in kullanımına sunulduğu, «zimmet» suçunun işlenildiği, bankanın araç olarak kullandırılması sureti ile nitelikli «dolandırıcılık» suçunun oluştuğu, BK'nın 60 (yeni BK'nın 72. maddesi ) maddesi gereğince davada uzamış dava zaman aşımının uygulanması gerektiği, ayrıca bankaların nezdinde bulunan mevduatın korunmasından sorumlu oldukları 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca mevduat olarak kabul edilen alacağın bankanın sorumluluğunda olduğu, Bankalar Kanunu'nun 36. maddesinde de 10 yıl aranmayan mevduatlar hakkında bankaların bazı işlemleri yapmalarının gerekli olduğu, davacı banka tarafından bu işlemlerin yerine getirilmediği, «zamanaşımı» ve hak düşürücü sürelerin dolmadığı, davacının davalı bankanın Yeşilyurt Şubesi'ne 16.11.1999 tarihinde verdiği talimat ile 20.000 USD tutarlı mevduatının ...
Benzer bu karardaHukuk Dairesince sadece «dolandırıcılık» suçu yönünden «uzamış ceza zamanaşımı» incelemesi yapıldığını, «zimmet» suçu bakımından hiçbir değerlendirme yapılmadığını, zimmet suçu bakımından 5 yılın ceza «zamanaşımına kesilme» nedeni ile eklenmesi gerektiğini, bu durumda 15 yıllık sürenin söz konusu olduğunu, yönetime el koyulan 21.12.1999 tarihten itibaren 15 yılın bitimi olan 21.12.2014 tarihine kadar kısa zamanaşımına tabi olmaksızın «haksız fiil» davasının açılabileceğinden davanın zamanaşımına uğramadığını, müteselsil borç ilişkisinde bir müteselsil borçluya karşı kesilen zamanaşımı süresi kural olarak diğ …
Bozma Kararı Dairemizin 07.11.2022 tarih, 2018/5362 E., 2022/7804 K. sayılı kararı ile davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2015 yılında 10 yıllık «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece Verilen Karar Mahkemenin 21.03.2023 tarih, 2023/73 E., 2023/224 K. sayılı kararı ile davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2015 yılında 10 yıllık «zamanaşımı» süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımının kesilmesi · uzamış ceza zamanaşımı · ceza zamanaşımı · haksız fiil
Benzer bu karardaHukuk Dairesince sadece «dolandırıcılık» suçu yönünden «uzamış ceza zamanaşımı» incelemesi yapıldığını, «zimmet» suçu bakımından hiçbir değerlendirme yapılmadığını, zimmet suçu bakımından 5 yılın ceza «zamanaşımına kesilme» nedeni ile eklenmesi gerektiğini, bu durumda 15 yıllık sürenin söz konusu olduğunu, yönetime el koyulan 21.12.1999 tarihten itibaren 15 yılın bitimi olan 21.12.2014 tarihine kadar kısa zamanaşımına tabi olmaksızın «haksız fiil» davasının açılabileceğinden davanın zamanaşımına uğramadığını, müteselsil borç ilişkisinde bir müteselsil borçluya karşı kesilen zamanaşımı süresi kural olarak diğ …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3240 E. 2014/9285 K.
Ortak:havale
İncelediğiniz karardaLtd'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ...
Benzer bu karardaŞubesi'ne 17.12.1999 tarihinde 18.500 TL yatırdığı, davacının yatırmış olduğu paranın 17.12.1999 tarihli imzası davacıya ait olmayan talimat ile ... ...'a 38 günlük «vade» ile %78 faiz üzerinden «havale» yapıldığı görülmekte ise de, ...
Şti'ye yönlerdiği, davacının hesap açma talimatında imzasının bulunmadığı, uyuşmazlığın «havale» görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:akdi faiz · güven kurumu · borcun üstlenilmesi · feri müdahil · vade · temerrüt faizi · harç · avans faizi
Benzer bu kararda… ğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 18.500 TL'ye «vade» başlangıç tarihi olan 17.12.1999 tarihinden vade sonu olan 24.01.2000 dönemi için 3095 sayılı Yasa'nın 2. maddesi uyarınca «temerrüt faizi» akdi faizden az olamayacağı kuralı değerlendirilerek, %78 oranında «akdi faizin» işletilmesine, vade bitiminden dava tarihine kadar ve dava tarihinden itibaren de «avans faizi» işletilerek «borcu üstlenen» ...'den tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Şubesi'ne 17.12.1999 tarihinde 18.500 TL yatırdığı, davacının yatırmış olduğu paranın 17.12.1999 tarihli imzası davacıya ait olmayan talimat ile ... ...'a 38 günlük «vade» ile %78 faiz üzerinden «havale» yapıldığı görülmekte ise de, ...
Şti'ye fiilen gönderilmediği, bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek ...
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin ve «feri müdahil» vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/989 E. , 2014/8214 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/07/2013 tarih ve 2013/19-2013/220 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ...A.Ş. ile birleşen ... A.Ş'nin Yeşilyurt Şubesi'ne yatırdığı paranın ... Ltd. Şti'nde değerlendirilmesi yönündeki iddialar sonucunda davalı bankaya güvenerek 20.000 USD’sini ... Ltd. şirketine yatırdığını, ... A.Ş. yönetiminin 22/12/2009 tarihinde ...'ye devredildiğini, müvekkillerine faiz ödemelerinin yapılmadığı gibi, bankaya yatırılan paranın da geri ödenmediğini, müvekkili tarafından yatırılan paranın 10.000 USD‘lik kısmı için davalı aleyhine ...
2. Asliye Ticaret Mahkemesi‘nin 2001/1191 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonucunda verilen kabul kararının kesinleştiğini, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak müvekkili adına açılmış olan kısmi davadan bakiye miktarın tahsili içinde bu davanın açıldığını, davalı bankanın BK'nın 390/2 maddesinde yer alan özen ve sadakat borcuna ve TMK'nın objektif hüsniyet kurallarına aykırı davrandığını ileri sürerek, 10.000 USD'nin 22/12/1999 tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıl vadeli mevduata uyguladıkları faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 04.06.2012 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; ...
1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2002/205 Esas, 2010/410 Karar sayılı dosyası ile banka yöneticilerinin ... Ltd. Şti. hesapları üzerinden banka kurumunu aracı olarak kullanmak sureti ile toplanan paraların grup firmalara kredi olarak geri ödenmeyecek şekilde aktarıldığı, bir kısmının bizzat ...'in kullanımına sunulduğu, zimmet suçunun işlenildiği, bankanın araç olarak kullandırılması sureti ile nitelikli dolandırıcılık suçunun oluştuğu, BK'nın 60 (yeni BK'nın 72. maddesi ) maddesi gereğince davada uzamış dava zaman aşımının uygulanması gerektiği, ayrıca bankaların nezdinde bulunan mevduatın korunmasından sorumlu oldukları 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca mevduat olarak kabul edilen alacağın bankanın sorumluluğunda olduğu, Bankalar Kanunu'nun 36.
maddesinde de 10 yıl aranmayan mevduatlar hakkında bankaların bazı işlemleri yapmalarının gerekli olduğu, davacı banka tarafından bu işlemlerin yerine getirilmediği, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmadığı, davacının davalı bankanın Yeşilyurt Şubesi'ne 16.11.1999 tarihinde verdiği talimat ile 20.000 USD tutarlı mevduatının ... Ltd. Şirketi'ne alacak geçirildiği, davacının mevduat alacağının davalı banka tarafından Yahya ...'e ait şirketlere usulsüz kredi olarak verilmek suretiyle tüketildiği, alacağın ... Ltd'den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, ... Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunun davalı bankaca bilindiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olunduğu, davacının talebinin 10.000 USD olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000 USD'nin 22.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı ... A.Ş. ile fer'i müdahil ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... ve fer'i müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafça yapılan peşin harç gideri 191,34 TL’nin istek halinde karar kesinleştiğinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, 3. fıkrasında yer alan “başlangıçta yatırılan toplam 191,34 TL harç ile” ibaresinin çıkartılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 02/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345600400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz