Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/5204 E. 2014/8563 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalıların murisin şirkete olan borcunu kabullenerek bu borcu taşınmaz devri ile ödedikleri, miras bırakanlarının tüm borçlarını miras ile birlikte kabullendikleri, murisin şirketten aldığı bu borç nedeniyle ortaya çıkan vergi borcundan da sorumlu oldukları, davalıların zaman aşımı definin ise yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 83.012,83 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Vergi ziyaı cezası tahsili | Ceza tahsili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2973 E. 2013/21504 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz kararda… cundan da sorumlu oldukları, davalıların zaman aşımı definin ise yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 83.012,83 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda beli …
Benzer bu kararda… undan da sorumlu oldukları, davalıların zaman aşımı definin ise yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne 83.012,83 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · mirasçılık · zamanaşımı def'i · rücu · def'i · ıslah · zamanaşımı
Benzer bu kararda1-Dava, davacı şirketin ortağı olan davalıların murisinin almış olduğu borçtan kaynaklanan vergi «ziyaı» cezasının tahsili istemine ilişkin olup, davacı şirket, alınan borç nedeniyle tahakkuk eden faizin KDV'sinin ödenmemesi sebebiyle 2007 ve 2008 yıllarında cezaların ödendiğini bildirerek bu cezanın tahsilini talep etmiş, davalılar ise süresinde verdikleri cevap dilekçesiyle «zamanaşımı def»'inde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların «zamanaşımı def»'inin yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmişse de davalıların zamanaşımı def'inin ne sebeple reddedildiği açıklanmamış, bahsi geçen 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/5 maddesi hükmü çerçevesinde bir inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda, davacı şirketin davalılara «rücu» ettiği vergi cezalarının hangi tarihte ödendiği saptanmak suretiyle gerek dava gerekse «ıslah» tarihi itibariyle «zamanaşımının» dolup dolmadığının tespiti gerekirken, yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/5 maddesi gereğince bir şirket akdine dayanan, ortaklar arasında veya şirket ile ortaklar arasında açılmış bulunan davalar 5 yıllık «zamanaşımına» tabidir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2014/5204 E. , 2014/8563 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/11/2012 gün ve 2010/266-2012/354 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.11.2013 gün ve 2013/2973 - 2013/21504 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi olan ...'in davacı şirketin ortağı olduğunu, davalılar murisinin davacı şirkete olan borcu nedeniyle bir kısım gayrimenkullerinin mülkiyetinin davacı şirkete devredildiğini, kalan bakiye borcu için mirasçılarına ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonrasında mirasçılardan ...'in hissesine düşen borcu ödediğini ancak davalıların borcu ödemeyi kabul etmediklerini, davacı şirket hakkında yapılan vergi incelemesi sonucu 2007 yılı 10. ayı itibariyle ortakların aldığı borç paraların fatura edilmesi ve KDV ödenmesi gerektiğinin belirlendiğini, şirketin vergi cezasına çarptırıldığını, kesilen vergi cezasının ortakların hisseleri oranında ödemesi hususunda ortaklara ihtarname çıkarıldığını, davalıların bu sorumluluklarını da yerine getirmeyerek borçlarını ödemediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Islah dilekçesiyle talebini 83.012,83 TL'ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, davacı şirkete borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalıların murisin şirkete olan borcunu kabullenerek bu borcu taşınmaz devri ile ödedikleri, miras bırakanlarının tüm borçlarını miras ile birlikte kabullendikleri, murisin şirketten aldığı bu borç nedeniyle ortaya çıkan vergi borcundan da sorumlu oldukları, davalıların zaman aşımı definin ise yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne 83.012,83 TL'nin 05.05.2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan miras payları oranında alınarak davacıya verilmesine dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/345325900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz