6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yolcu taşıma kazasında işletenin KTK 86/1 kapsamında sorumluluktan kurtulması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1667 E. 2024/1847 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

KTK 86/1 uyarınca işleten, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın zarar görenin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Çelişkili kusur raporları arasındaki çelişkinin bilirkişi kurulu marifetiyle giderilmesi sonucu sürücüye kusur izafe edilemediği ve zarar görenin olayda asli/tam kusurlu olduğu tespit edildiğinde, işletenin sorumluluktan kurtulma şartları oluşmuş sayılır ve tazminat davası reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Sürücünün/işletenin kusurunun bulunup bulunmadığı ve KTK 86/1 uyarınca sorumluluktan kurtulma şartlarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, TTK ve KTK uyarınca taşıyıcının yolcunun kazaya uğraması halinde doğacak zarardan kusursuz olduğunu ispatlamadıkça sorumlu olduğunu, ispat külfetinin davalılar üzerinde olduğuna ilişkin kurala aykırı şekilde ceza mahkemesi kararına bağlı hareket edildiğini, minibüs içi kamera kaydı bulunmadığını, araç kapısının arızalı olmasına rağmen onarılmadığını, bilirkişi raporunda sürücünün durak olmayan bir yerde kontrolsüz durarak kazaya sebep olduğunun ve kapının açık seyrettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: KTK 86/1 uyarınca işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın zarar görenin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur; işletenin kusuru varsa veya araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemişse, zarar gören ağır kusurlu olsa bile işleten sorumluluktan kurtulamaz. Ceza yargılamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ve itiraz üzerine alınan Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunda sanık sürücünün kusursuz olduğu, müteveffa yolcunun duraklayan/açık kapılı araçtan dışarı düşmesinin olayın meydana gelmesinde asli derecede etken olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinde alınan trafik bilirkişi raporu ile ceza mahkemesindeki kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda, minibüs sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı, müteveffa yolcunun ise %100 oranında ve birinci derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş, böylece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda, müteveffanın araçtan düşerek ölümü olayında davalı sürücüye kusur izafe edilemeyeceğinin kabulü gerekmekte olup, davalı sürücüye kusur izafe edilemediğinden davalı işleten bakımından sorumluluktan kurtulma şartlarının meydana geldiğinin kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yolcu taşıma kazalarında işletenin KTK 86/1 kapsamında sorumluluktan kurtulma şartlarının, çelişkili kusur raporlarının bilirkişi kurulu marifetiyle giderilmesi sonucu belirlenen kusur durumuna göre değerlendirilmesi bakımından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
destekten yoksun kalma tazminatı manevi tazminat işletenin sorumluluktan kurtulması kusur raporu bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi ağır kusur

Atıf yapılan mevzuat: KTK — KTK 86/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1667

KARAR NO 2024/1847

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/05/2024

NUMARASI 2022/91 Esas - 2024/512 Karar

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2024

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin eşi merhumun 09.07.2019 tarihinde işe gitmek amacıyla mülkiyeti davalı ...'e ait,davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı minibüsde yolcu olarak seyretmekteyken; şoförün aniden kontrolsüz şekilde durarak kapıyı açması nedeniyle minibüsten yola düşerek başından yaralandığını, acilen kaldırıldığı Esenyurt Devlet Hastanesi'nde yoğun bakıma alındığını, yaklaşık 7 ay yoğun bakımda tedavi gördükten sonra 27.01.2020 tarihinde vefat ettiğini, davalı şoförün yasak olduğu halde ayakta yolcu aldığı, durak olmayan bir yerde aniden durduğunu,kontrolsüz şekilde kapıyı açtığını belki de kapının açık şekilde seyrettiğini dolayısıyla merhum yolcunun düşmesine asli kusurlu şekilde sebep olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.006-TL maddi ,150.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... AŞ vekili, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, müteveffanın ölümü ile kaza arasında illiyet bağı kurulmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müteveffanın gelirinin resmi belgelerle kanıtlanması aksi takdirde asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatın mahsubu gerektiğini, müterafik kusurun tespiti halinde hesaplanan tazminattan indirim yapılması gerektiğini, ayrıca ceza dosyasında uzlaşma olması durumunda davanın yerleşik yargı kararları gereği hiçbir araştırmaya gerek kalmadan reddi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın usulden reddine, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, minibüsten düştüğü iddia edilen müteveffanın sara hastası olduğuna dair bulguya ulaşılamadığını ,alınan kusur raporunda; sürücüye %100 oranda kusur izafe edildiği ceza mahkemesinde alınan raporlar ile çelişki olduğundan İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda sürücünün kusuru bulunmadığı, müteveffanın %100 (yüzde yüz) oranında kusuru bulunduğunun belirtildiği Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 04/08/2023 tarihli raporda da minibüsün sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığının tespit edildiği çelişkinin giderildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, TTK ve KTK uyarınca taşıyıcının; yolcunun kazaya uğraması halinde doğacak zarardan kusursuz olduğunu ispatlamadıkça aynen sorumlu olduğunu,mahkemece ispat külfetinin davalıların üzerinde olduğuna ilişkin temel kurala aykırı şekilde tahkikat yürütülerek ceza mahkemesi kararına bağlı hareket edildiğini, minibüs içi bir kamera kaydı olmadığını,arızalanması halinde onarımından araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olduğu ancak onarım yapılmadığı ve bu durumun mezkur olayın çözümüne engel teşkil ettiği tespit edildiğini, 30/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda, kaza tespit tutanağında yer alan bilgiler ve kroki doğrultusunda olay mahalli fiilen incelenerek olay yerinin fotoğrafları alındığını ve rapora eklendiğini, davalı sürücünün durak olmayan bir yerde kontrolsüz şekilde durarak kazaya neden olduğunun tespit edildiğini, davalı sürücünün kolluk ifadesinde, araç kapısının açık seyrettiğini ölen yolcunun araçtan düştükten sonra biraz daha ilerlediğini sonra durduğunu beyan ettiğini,kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, minibüsde yolcu olarak seyretmekte iken araç kapısından dışarı düşerek vefat eden davacı murisinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.KTK nın 86/1 maddesi uyarınca “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” Bu noktada dikkat edilmelidir ki, araç işletenin kusuru varsa veya araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemişse, bu durumda zarar gören ağır kusurlu olsa bile, işleten sorumluluktan kurtulamaz.Ölüm olayı nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı ,Büyükçekmece 15.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/613 Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 10.10.2022 tarihli raporda A) Sanık sürücü ...’ in kusursuz olduğu,B) Müteveffa yolcu ...' in yolun sağ tarafında duraklamakta olan ve yolcu kapısı açık olan aracın içerisinden kaplamaya düşmüş olması, olayın meydana gelmesi üzerinde asli derecede etken olduğu bildirilmiştir.

İtiraz üzerine Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'nun 04.08.2023 tarihli raporda ;A)Sanık sürücü ...'in kusursuz olduğu, B)Müteveffa yolcu ...'nin yolcu indirmek bindirmek üzere duraklayan minibüsün, araç durmakta iken aracın açık olan kapısından araç dışına düşmüş olması asli derecede etken olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince Trafik Bilirkişi'den alınan raporda minibüs sürücüsü davalı ...'in trafik kazasının oluşumunda % 100 oranında asli düzeyde tam kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, kusur raporu ile ceza mahkemesi tarafından alınan kusur raporları arasında çelişki bulunması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için İstanbul Teknik Üniversitesi'nden oluşturulan 3 kişilik bilirkişi kurulundan alınan raporda;

... plaka sayılı minibüsün sürücüsü ...'in herhangi kusuru bulunmadığı, minibüs yolcusu ...'in ise birinci derecede ve %100 (yüzde yüz) oranında kusuru bulunduğu yolunda rapor sunulmuş ;alınan bilirkişi raporlarında çelişki giderildiğinden müteveffanın araçtan düşerek ölümü olayında davalı sürücüye kusur izafe edilemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.Davalı sürücüye kusur izafe edilmeyeceğinden davalı işletin bakımından sorumluluktan kurtulma şartlarının meydana geldiğinin kabulü gerekir.Açıklanan nedenlerle; davalı sürücünün ölüm olayında kusursuz olduğu belirlendiğinden davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34374 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Görev/iş bölümü yönünden gönderildi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2025/1011 E. 2025/1156 K. · Görev/iş bölümü yönünden gönderildi

Trafik kazasından doğan davada temyiz incelemesinin hangi daireye ait olduğu

Gerekçe özeti

Yolcu taşıma ilişkisi dâhil sigortanın taraf olduğu her türlü cismani ve maddi zararlı trafik kazasından doğan davalara ilişkin dosyaların temyiz incelemesi, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun daireler arası iş bölümü kararı uyarınca Yargıtay 4. Hukuk Dairesine aittir; uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamı bu kapsamda görülen dosya, 2797 sayılı Kanun'un 60/3 hükmü uyarınca esasa girilmeksizin ilgili daireye gönderilir.

Emsal değeri

Sigortanın taraf olduğu trafik kazasından doğan davalarda temyiz incelemesinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesine ait olduğunun iş bölümü kararına dayanılarak belirlenmesi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: daireler arası iş bölümü ön inceleme trafik kazası cismani zarar sigortacının sorumluluğu temyiz incelemesi görevi

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2025/1011 E.  ,  2025/1156 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2024/1667 E., 2024/1847 K.

DAVALILAR 1. ... vekili Avukat ...

2. ...

3.... vekilleri ...

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun (2797 sayılı Kanun) 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 inci maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; dava konusu uyuşmazlığın niteliği ve temyizin kapsamının, yolcu taşıma ilişkisi dahil sigortanın taraf olduğu her türlü cismani ve maddi zararlı trafik kazasından doğan davaya ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Yargıtay Büyük Genel Kurulunun dairelerin iş bölümüne ilişkin 18.01.2024 tarihli ve 2024/1 sayılı kararı uyarınca dosyayı inceleme görevi Yargıtay 4. Hukuk Dairesine ait olduğundan, 2797 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermek gerekir.

KARAR

Açıklanan sebeple;

Dosyanın YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,

24.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.