6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Avans iadesinde satıcının temerrüdü ve işlemiş faiz talebi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/2020 E. 2024/2000 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Taraflar arasında akdi bir satım ilişkisi bulunduğu ve gönderilen paranın satım bedeli avansı olduğu ihtilafsız ise, teslim için belirli bir süre öngörülmemiş ticari satışlarda satıcının temerrüde düşürülmesi alacaklının ihtarına bağlıdır; ihtar/temerrüt olmaksızın önceki dönem için işlemiş faiz talep edilemez ve bu durumda talebin dayanağı sebepsiz zenginleşme değil TBK 212 uyarınca satıcının temerrüdü hükümleridir.

Ele alınan sorunlar

İşlemiş faiz talebinin hukuki dayanağının belirlenmesi (sebepsiz zenginleşme mi, satıcının temerrüdü mü) → ret

İddia: Davacı vekili, gönderilen paranın avans olduğunu, davalının malı teslim etmediğini ve bakiyeyi iade etmediğini, davalının parayı gasp etmiş sayılması gerektiğini, bu nedenle dekont tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Asıl alacağa ilişkin itirazın iptali kararı davalı tarafça istinaf edilmediğinden kesinleşmiş olup, icra takibine konu paranın satım bedeli avansı olarak gönderildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan, davacının işlemiş faiz talebi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre değil, TBK 212 uyarınca satıcının temerrüdüne ve borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümlere göre değerlendirilmelidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Süresi belirli olmayan ticari satışta satıcının temerrüde düşürülmesi ve ihtar şartı → ret

İddia: Davacı vekili, davalının parayı gasp ettiğini, 'gasp eden daima temerrüt halindedir' ilkesi gereği ihtara gerek olmaksızın dekont tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK 212 uyarınca zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda satıcı temerrüde düşerse alıcı, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini isteyebilir. Somut olayda yazılı bir sözleşme bulunmadığından teslim için bir süre öngörülmediğinin kabulü gerekir. TBK 117 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; TBK 125/2 uyarınca alacaklı ifadan vazgeçtiğini bildirerek zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir. Davacı, ifa zamanı belirli olmadığı halde davalıyı ifaya davet etmemiş, verilen avansın iadesi için icra takibi başlatarak sözleşmeden döndüğü yönünde iradesini göstermiştir. İcra takibinden önce davalı satıcı temerrüde düşürülmediğinden, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi istenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Teslim süresi belirlenmemiş ticari satışlarda avans iadesi talep edilen hallerde, alacağın hukuki dayanağının sebepsiz zenginleşme değil satıcının temerrüdü hükümleri (TBK 212) olduğu ve işlemiş faiz talebinin ancak alacaklının ihtarıyla borçlunun temerrüde düşürülmesi koşuluna bağlı olduğu yönünde bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
satıcının temerrüdü borçlunun temerrüdü işlemiş faiz ihtar şartı sebepsiz zenginleşme itirazın iptali icra inkar tazminatı sözleşmeden dönme

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 212TBK 117TBK 125/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/2020

KARAR NO 2024/2000

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 30/09/2024

NUMARASI 2023/1195 Esas - 2024/863 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkil şirketin borçlu şirketin banka hesabına avans olarak 605.114,40-TL para gönderdiğini, ancak davalı şirketin müvekkili şirkete sadece 324- USD bedelli (Fatura tarihinde ki kur karşılığı=6.172,46-TL) ürün gönderdiğini, başkaca ürün göndermediği gibi bakiye avansı iade etmediğini, 598.941,94-TL borcu bulunduğunu,paranın gönderildiği tarihten takip tarihine kadar işleyen 174.516,67-TL reeskont avans faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini,başlattıkları takibe itiraz ettiğini belirterek davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili;TBK'nın 112 vd maddelerinde borçların ifa edilmemesinin sonuçları ve temerrüt hükümlerinin düzenlendiğini, müvekkilin borcunu ifa etmediğini ve temerrüde düştüğünden bahsedilebilmesi için davacının ihtar şartını sağlaması gerektiğini, hem dava dilekçesinde hem de itirazın iptali davasına konu Bakırköy ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasının takip talebi incelendiğinde davacı müvekkilinden takip tarihine kadar işlemiş olan 174.516,67-TL reeskont faizi talep ettiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkide herhangi belirlenmiş bir vade bulunmadığı gibi bir ihtarname de keşide edilmediğini, bu sebeple davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini,talep edilen asıl alacak ile birlikte hukuka aykırı olarak talep edilen işlemiş faizin tahsiline yönelik talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;her iki tarafın ticari defterlerine göre, davalının davacıya; icra takip tarihinde 598.941,94-TL tutarında borçlu olduğunda mutabık olduğu belirlenerek, kumaş alım satımı nedeniyle davalının hesabına avans olarak gönderilen bedelin iadesi istemiyle icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından 10.01.2022 tarihinde yapılan 605.114,40-TL karşılığında, davalı tarafından davacıya 23.03.2023 tarihinde 324-USD (6.172,46-TL) tutarında “muhtelif kumaş” açıklamasıyla (1) adet fatura ile mal satışı yapıldığı, kalan 598.941,94-TL karşılığında mal satışı olmadığı veya kalan tutarın davacıya iade edilmediği, itirazın (598.941,94-TL) tutarındaki asıl alacak bakımından iptaline , takipden önce davalıyı temerrüde düşüren ihtar olmadığından fazla istemin reddine, alacağın %20'si oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; müvekkil şirketin davalıya peşin avans niteliğindeki 605.114,40-TL'yi davalıya gönderdiği akabinde yalnızca 324-USD miktarda ürün alabildiğini, davacı şirkete mal vermeyen ve müvekkil şirketin yaptığı avans ödemesini iade etmeyen davalının sebepsiz zenginleştiği, paranın gönderildiği tarihten bu yana müvekkilinin ana parasını geri alamadığı giderek artan enflasyonun etkisiyle fakirleştiğini, Yargıtay içtihatlarında"Gasp eden daima temerrüt halindedir" ilkesinin benimsendiğini, müvekkil şirketin gönderdiği paranın borç olmayıp avans olduğunu, icra takibine konu tutarı gasp ettiği ortada olup dekont tarihinden itibaren işlemiş faiz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Elde ki dava; davacı tarafından kumaş alımı için gönderilen avansın mal gönderilmediğinden davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Asıl alacak bakımından verilen itirazın iptaline ilişkin karar davalı tarafça istinaf edilmemiş olup kesinleşmiştir. Buna göre taraflar arasında, icra takibine konu paranın gönderme sebebinin satım bedelinin avansı olduğu hususu kesinleşmiştir. Davacı taraf sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği paranın gönderilme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.Ne var ki taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu ihtilafsız olduğundan davacı sebepsiz zenginleşme hükümlerine değil; TBK'nın 212 maddeleri uyarınca borçlunun temerrüdü hükümlerine göre davacının işlemiş faiz isteğinin değerlendirilmesi gerekir.

TBK'nın 212 madde hükmüne göre satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır. Zilyetliğin devri için belirli bir süre konulmuş olan ticari satışlarda, satıcı temerrüde düşerse alıcının, devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesini istediği kabul edilir. Somut olayda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Teslim için bir süre öngörülmediğinin kabulü gerekir. Borçlunun temerrüdüne ilişkin; TBK'nın 117 maddesinde muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceği, 125/2 maddede alacaklı ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından hemen vazgeçtiğini bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulacakları ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilecekleri düzenlenmiştir. Belirlenen hukuki duruma göre; davacının ifa zamanı belirli olmadığı halde davalı borçluyu ifaya davet etmediği, verilen avansın iadesi için icra takibi başlatarak sözleşmeden döndüğü yolunda iradesini gösterdiği,icra takibinden evvel davalı satıcı borçluyu temerrüde düşürmediğinden icra takip tarihinden önce ki tarihler için temerrüt faizi isteyemeyecektir. Mahkemece işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davalının icra takibinden evvel temerrüde düşürülmediği, davacının talebinin hukuki dayanağının satıcının temerrüdü hükümleri olduğu ,işlemiş faiz talep hakkı bulunmadığı sonucuna varıldığından davacı vekilinin işlemiş faize ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/34182 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.