6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şifresiz kredi kartı harcamalarında bankanın güvenlik önlemi ihmali ve kat yetkisinin kötüye kullanımı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1305 E. 2025/1393 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatdiğerKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: sınır-aday → 18/19/46/57 (kredi kartı) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Kredi kartı ile yapılan internet üzerinden harcamaların 3D Secure sistemi kapsamında tek kullanımlık şifreyle gerçekleştirildiğini ispat yükü bankadadır; banka bu ispatı yapamazsa (5464 sayılı Kanun m.12, 15 uyarınca güvenlik önleminde ihmali bulunduğundan) kart hamili söz konusu harcamalardan sorumlu tutulamaz. Kredi kartı borcunun tartışmalı/ispatsız olması, kart hamilinin diğer taksitli kredilerinde vadesi gelmeden yapılan ve sözleşmesel dayanağı bulunan kat işlemini haksız/hakkın kötüye kullanımı hâline getirmez. Alacağını temlik ettiğini bildiren ve bu suretle taraf sıfatını kaybettiğini kendisi beyan eden tarafın, sonradan yaptığı istinaf başvurusu taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Şifresiz/3D Secure'suz kredi kartı harcamalarından kart hamilinin sorumluluğu → ret

İddia: Temlik alan davalı-birleşen davada temlik alan davacı vekili; harcamaların davacının kendi tercihiyle 3D Secure sistemini kapatması sonucu gerçekleştiğini, kart hamili haricinde üçüncü kişilerce bu işlemlerin yapılmasının mümkün olmadığını, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, menfi tespit talebinin reddi ve birleşen davanın tümüyle kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İşlemlerin internet üzerinden kredi kartı ile yapıldığı, bu işlemlerin 3D Secure sistemi kapsamında cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifrelerle gerçekleştirildiğine dair davalı bankanın herhangi bir belge sunamadığı bilirkişi kök ve iki ek raporla tespit edilmiştir. 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu'nun 12. ve 15. maddeleri uyarınca şifreli usulüne uygun gerçekleştirilen işlemlerden kart hamilinin sorumlu olacağı, uluslararası kart kuruluşları kurallarına göre 3D güvenlik altyapısı kullanılarak ve şifre girilerek gerçekleştirilen işlemlerde bankanın güvenlik zafiyetinin bulunmayacağı ve sorumluluğun kart hamiline ait olacağı kabul edilmekle birlikte, somut olayda işlemlerin 3D güvenlik altyapısı ile yapıldığının ispatlanamadığı; bu durumda bankanın işlemlerde gereken güvenlik önlemini yerine getirmekte ihmali olduğu kabul edilmiştir. Kart hamili tarafından yapılmadığı ileri sürülen harcamalardan bir kısmının banka tarafından kabul edilerek borçtan düşülmesi de, harcamaların 3D güvenlik altyapısıyla yapıldığının bilirkişi raporlarıyla belirlenemediğini teyit etmektedir. Bu nedenlerle kredi kartı hamilinin harcamalardan sorumlu olmadığına ilişkin ilk derece kararı yerinde bulunmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kredi kartı borcu tartışmalıyken taksitli kredilerin kat edilmesinin hakkın kötüye kullanımı sayılıp sayılmayacağı → ret

İddia: Davacı-birleşen davada davalı vekili; mahkemenin, banka kusurunu esas alarak kredi kartı borcundan sorumlu olmadığına karar vermesine rağmen bu borcun ödenmemiş gibi değerlendirilerek genel kredi borçlarının muaccel hâle getirilmesine müdahale etmediğini, bankanın muacceliyet uygulamasının hakkın açıkça kötüye kullanımı olduğunu, takibin bu kısım bakımından devamına hükmedilmesinin çelişki olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesi kapsamında kullandırılan birden fazla taksitli kredide, kat tarihi itibariyle herhangi bir taksit gecikmesi bulunmadığı, ancak kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle tüm kredi hesaplarının vadesi gelmeden kat edildiği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki ticari kart sözleşmesinin 6.1. maddesi, borç tutarlarından herhangi birinin vadesinde ödenmemesi hâlinde bankaya herhangi bir neden göstermeden kartı iptal edip sözleşmeyi feshetme veya bakiyeleri talep etme yetkisi vermektedir. Kredi kartı borcu ile taksitli krediler ayrı borçlar olsa da, kart hamilinin kredi kartı borcundan görünüşte sorumlu olmasının (gerçekte sorumlu olmadığı sonradan belirlenmiş olsa da) sözleşmesel kat yetkisinin kullanılmasını haksız kılmadığı, bu nedenle bankanın kat yetkisini kötüye kullandığının kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, varlığında ihtilaf bulunmayan taksitli krediler yönünden itirazın iptaline ilişkin ilk derece kararı yerinde görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Alacağın temlikinden sonra temlik edenin (davalı bankanın) istinaf başvurusunda taraf sıfatının bulunup bulunmadığı → ret

Gerekçe: Temlik eden davalı-birleşen davada davacı ... vekili, dava dosyasına sunduğu 12.7.2024 tarihli dilekçesinde icra takibindeki alacaklarını temlik ettiğini ve bu nedenle taraf sıfatının kalmadığını bildirmiştir. Bu bildirime rağmen gerekçeli kararın tebliği üzerine kararı istinaf etmiştir. Alacağını temlik ederek taraf sıfatını kaybettiğini kendisi bildiren tarafın, sonradan istinaf yoluna başvurmasında hukuki menfaati/taraf sıfatı bulunmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Şifresiz/3D Secure onaysız kredi kartı harcamalarında ispat yükünün bankada olduğu ve bankanın güvenlik önlemlerini ispat edemediği hâllerde kart hamilinin sorumlu tutulamayacağı yönündeki değerlendirme ile alacağın temliki sonrası temlik edenin taraf sıfatının kalmadığına ilişkin usuli tespit, benzer bankacılık/kredi kartı uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Usul tespitleri

Dava şartı
Alacağını temlik ederek taraf sıfatını kaybettiğini bildiren tarafın istinaf başvurusunda taraf sıfatı (husumet) bulunmadığı kabul edilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit itirazın iptali 3D Secure ispat yükü kat yetkisi hakkın kötüye kullanılması temlik taraf sıfatı icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu — 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu 125464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu 15

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1305

KARAR NO 2025/1393

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/07/2024

NUMARASI 2024/23 Esas - 2024/454 Karar

DAVA

Menfi Tespit -

BİRLEŞEN DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 10/05/2023 - 18/07/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2025

Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; Müvekkilinin tarım faaliyeti ile uğraşan bir çifçi olduğunu, müvekkilinin ...'dan aldığı kredi kartını bir kez 150-TL'lik benzin almak için kullandığını, kredi kartının dolandırıcılar tarafından 11/12/2022 ile 25/12/2022 tarihleri arasında 110 ayrı işlemle harcama yapıldığını, müvekkilinin 61.000-TL'lik borç çıkarıldığını ancak bu borcun müvekkiline ait olmadığını, harcama yapılan iş yeri ... olarak gözüktüğünü firma hakkında basit bir internet taramasıyla daha çok sayıda dolandırıcılık şikayetine rastlandığını, müvekkilinin kart ve kimlik bilgilerini hiçbir zaman üçüncü kişilerle paylaşmadığını ve bu harcamalar yapılırken müvekkilinin telefonuna gönderilen hiçbir kod olmadığını, müvekkilinin bankaya bu harcamalardan sorumlu tutulmaması gerektiğine dair dilekçe verdiğini, dilekçe sonucunda 61.000-TL'lik tutar banka tarafından bir kısmının kendi kusuru olduğu kabul edilerek 20.000-TL'nin mahsup edilmesi sonucu 41.000-TL'ye düşürüldüğünü, müvekkilinin hesabından şifresiz, onaysız olarak çekilen ...

firmasına ait kredi kartı borcundan sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini karşı yanın müvekkiline kötüniyet tazminatı ödemesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; müvekkili bankanın Sakarya Adapazarı şubesi ile yaptığı sözleşme sonucunda ticari kredi kartını kullanmaya başladığını, Uluslararası Mastercard kurallı gereği en fazla 15 adet itirazın incelemeye alınabildiğini , yani banka tarafından bir kusur kabulü söz konusu olmayıp müşteri memnuniyet amacı ile Uluslararası Mastercard kuralları dikkate alınarak, 15 adet en yüksek işlemler toplamının davacıya iade edildiğini, beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili; Davalı ile davacı banka arasında imzalanan kredi kartı ve kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacaklar ödenmeyince önce ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borç ödenmeyince alacakların tahsili amacıyla Sakarya 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrini tebellüğ eden davalı borçlu borca itiraz etmek suretiyle takibi durdurduğunu, belirterek, itirazın iptalini, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalının geçimini çiftçilikle sağlayan bir kişi olduğunu, kendisinin olan bitenden habersiz dolandırıcılık fiillerine maruz kaldığını, davacı bankaya ait kredi kartının eki mahiyetinde olan karttan kendisinin haberi olmaksızın "Yunanistan" üzerinden dolandırıcılar tarafından yaklaşık 110 ayrı işlemle harcama yapıldığını, bunun sonucunda davalının 61.000- TL tutarında kendisine ait olmayan bir borç ile karşı karşıya kaldığını, kötü niyetli üçüncü kişilerce gerçekleştirilen bu dolandırıcılık fiilleri sırasında bankanın davalıyı hiçbir şekilde haberdar etmediğini, telefonuna güvenlik amacıyla onay kodu göndermediğini, mobil uygulama onayı sormadığını, davanın reddine hukuka aykırı olarak davalıya karşı icra takibi yapan davacının aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; asıl davada alınan bilirkişi kök ve ek raporlar benimsenerek taraflar arasında 17.11.2021 tarihinde imzalanan Ticari Kart Sözleşmesi'ne istinaden davalı bankaya ait **** 1921 numaralı kredi kartını kullandığı, davacı ...'nin kredi kartı üzerinden dava konusu ihtilaflı işlemlerin yapıldığını, işlemlerin ek kart üzerinden yapıldığı ve toplamının 60.381,06-TL olduğunu, aynı kredi kartı ekstresinde 15 adet 1.399,99-TL'lik toplam 20.999,85-TL'lik 28.11.2022 tarihli ihtilaf/alacak/satış açıklaması ile iade işlemi yapıldığını, anılan işlemlerin internet üzerinden kredi kartı ile yapılan işlemler olduğunu, anılan işlemlerin 3D Secure sistemi kapsamında cep telefonuna gönderilmiş olan tek kullanımlık şifrelerle gerçekleştiğine dair davalı bankanın belge sunamadığını, 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu'nun 12.

ve 15. maddelerinde şifreli usulüne uygun gerçekleştirilen işlemlerden kart hamilinin sorumlu olacağı belirtilmiş olup, uluslararası kart kuruluşları tarafından belirlenmiş kurallara göre, 3D güvenlik altyapısı kullanılarak ve şifre girilerek gerçekleştirilen işlemlerde bankanın sorumluluğu olmayacağı, sorumluğun kart hamiline ait olacağını ancak yapılan işlemlerin 3D güvenlik altyapısı ile yapıldığının görülemediğini, bankanın işlemlerde gereken güvenlik önlemi konusunda sorumluluklarını yerine getirmekte ihmali olduğu gerekçesiyle kredi kartı borcundan davacının menfi tesbit isteminin kabulü gerektiğini, birleşen davada kredi kartı borcu dışında kalan takibe yönelik itirazın kısmen iptali ile takibin 66.551,30-TL asıl alacak, 4.310,08-TL işlemiş faiz ile 222,10-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 71.083,48-TL alacak üzerinden takipteki diğer koşullarla birlikte devamına, fazla istemin reddine, alacak miktarının likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan 71.083,48-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazla istemin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

1- Temlik eden davalı-birleşen davada davacı ... A.Ş vekili; kart hamili davacının 27/12/2022 tarihinde müvekkili bankaya başvurarak 11/12/2023 tarihinden 25/12/2023 tarihinde kadar kredi kartından bilgisi dışında harcama yapıldığı itirazı üzerine 15 adet en yüksek montanlı işlem bedelinin davacıya iade edildiğini, Uluslararası Mastercard kuralları gereği en fazla 15 adet itirazın incelemeye alınabildiğini, mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, 11.12.2022 / 25.12.2022 tarihleri arası dönemde yapılan 101 işlem ve müvekkili banka tarafından gönderilen 101 başarılı yani cep telefonuna ulaşmış SMS'e rağmen işlemleri müvekkili bankaya bildirmediğini, 24.12.2022 tarihinde gelen SMS ile haberdar olduğunu iddia ettiğini, ...'nin ek kredi kartında 3D secure sisteminin kendi tercihi ile kapalı ya da kısıtlı olması sonucunda işlem öncesi SMS gitmediğini, bu durumun sebebi ve sorumlusu bizzat kart sahibi olduğunu, dolandırıcılık işlemlerinden ...'nin sorumlu olduğunu ancak mahkemece ...'nin 42.014,76-TL'den sorumlu olmadığına karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.2-Davacı-birleşen davada davalı vekili;

mahkeme, bankanın kusurunu esas alarak müvekkilini sorumlu tuttuğu borcun, müvekkilinin ayrı ve bağımsız olarak çektiği ticari kredilerin tamamını muaccel hâle getirmesi uygulamasını hukukî denetime tabi tutmadığını,kredi kartı borcundan sorumlu olmadığına kanaat getirmesine rağmen bu borcun banka tarafından ödenmemiş gibi değerlendirilip genel kredi borçlarının ödeme planına müdahale edilmesini göz ardı ettiğini, bankanın muacceliyet uygulamasının hakkın açık şekilde kötüye kullanımı olduğunu , takibin anılan kısmı bakımından devamına hükmetmesinin çelişki olduğunu ileri sürerek birleşen davada kabul edilen kısım yönünden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.3-Temlik alan davalı- birleşen davada temlik alan davacı vekili;

Mahkemece bilgi ve belgeler yönünden herhangi bir araştırma yapılmadığını, davalı bankaya açıklama ve belge sunma imkânı verilmediğini, söz konusu işlemlere ilişkin SMS/OTP kayıtları, işlem anına ait log ve IP kayıtları, varsa sesli onay işlemlerine ve çağrı merkezi görüşmelerine ilişkin tüm ses kayıtlarının sunulmasına izin verilmediğini, işlemlerin güvenliğine ilişkin teknik inceleme açısından hem de davacının onayı ve bilgisi dışında işlem yapılıp yapılmadığının tespiti açısından doğrudan etkili olduğunu, harcamalar davacının, 3D secure sistemini kapatması sonucu gerçekleştiğini, dava konusu işlem 3D secure sistem üzerinden davacının tercihi doğrultusunda gerçekleşmediğini, kart hamili haricinde 3.

kişiler tarafından dava konusu alışverişlerin gerçekleştirilebilmesi mümkün olmadığını,asıl davada menfi tespit davası yönünden verilen kabul kararının eksik inceleme sebebiyle kaldırılmasına, birleşen dosyanın ise menfi tespit davasının reddi ile tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Asıl dava icra takibinden evvel açılan kredi kartı borcu nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti, birleşen dava kredi kartı borcu dahil olmak üzere asıl dava davacısının taksitli kredi borçlarının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ... AŞ ile davalı ... arasında;

17. 11.2021 tarihli 300.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesi ve ticari kart sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmeye istinaden ...'ye ticari kredi kartı ve taksitli ticari krediler kullandırılmıştır.Birleşen davada davacı banka tarafından davalıya imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında 17.11.2021 tarihinde 22.000-TL tutarlı kredi kullandırılmış, kredinin 6.12.2022 tarihli taksiti ödenip, 5.12.2023 tarihli ikinci taksit ödenmemiştir.22.5.2020 tarihinde 60 ay vadeli 45.000-TL tutarlı kredi kullandırıldığı, 30.12.2020, 2021, 2022 tarihli taksitlerin ödendiği, 2023 ve 2024 tarihli 4 ve 5 taksit ödenmemiştir.

13. 11.2020 tarihli 36 ay vadeli kredinin 1.11.2021, 31.10.2022 tarihli ilk iki taksiti ödenmiş, 30.10.2023 tarihli üçüncü taksiti ödenmemiştir.06.04.2021 tarihli 36 ay vadeli 34.000-TL kredinin 28.4.2022, 2023 tarihli ilk iki taksiti ödenmiş 29.04.2024 tarihli taksit ödenmemiştir.

17. 11.2021 tarihli kredinin 17.12.2022 tarihli ilk taksiti ödenmiş, 7.12.2023 tarihli ikinci taksiti ödenmemiştir. Davalı alacaklı banka 01.03.2023 tarihli ihtarı keşide ederek kredi hesaplarını kat etmiş esasen doğan ancak ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle taksitli kredilere ilişkin hesaplar birlikte kat edilmiştir. Taksitli kredilerde kat tarihi itibariyle bir gecikme olmamasına rağmen kredi kartı borcu ödenmediğinden tüm kredi hesaplarının ödeme günü gelmeden kat edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 27.12.2022 tarihli gogle prokxima beta şirketi hesabına 1.399,99-TL ve daha düşük miktarlarda 24.12.2022 tarihine kadar 110 ayrı işlemle kredi kartı harcamaları yapıldığı anlaşılmaktadır. Esasen davacı ...'nin harcama itirazı kabul edilerek ancak çok sayıda işlem yapılması nedeniyle ancak 15 adedinin kabul edilebileceği gerekçesiyle en yüksek harcamalar toplamının davacıya iade edildiği bildirilmiştir.

Davacı kredi kartını bu işlemler için kullanmadığını, harcama yapıldığını ileri sürülen gogle proxsimanın sanal ortamda pek çok bu şekilde kart kullanımı dolandırıcılığı olaylarına karıştığının belirlediklerini ileri sürmüştür. Davacının 09.01.2023 son ödeme tarihli ektresinin tamamı adı geçen yabancı şirket e yapılan harcama işlemlerine ilişkindir. Banka tarafından ödeme talebi ayrıca mesaj yoluyla gönderilmiş olup kredi kartı borcunun hesap kat tarihi itibariyle ödenmediğinde ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı-davacı banka şifre ile işlem yapıldığından davacının borçtan sorumlu olduğunu ileri sürerek ödenmeyen kredi kartı borcu uyarınca, taksitli ticari kredilerde gecikme olmasa da görünüşte kredi kartı borcu ödenmediğinden kredi hesaplarının katı haksız kabul edilemeyecektir.

Kat yetkisinin somut durum itibariyle kötüye kullanıldığı kabul edilememiştir. Zira davacının harcama itirazı uyarınca Bilirkişilerden alınan kök ve iki ek raporda anılan işlemlerin internet üzerinden kredi kartı ile yapılmış olan işlemler olduğu, anılan işlemlerin 3D Secure sistemi kapsamında cep telefonuna gönderilmiş olan tek kullanımlık şifrelerle gerçekleştiğine dair davalı bankanın sunduğu herhangi bir evrağa rastlanılamamış olunduğu, 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu'nun 12. ve 15.maddelerinde şifreli usulüne uygun gerçekleştirilen işlemlerden kart hamilinin sorumlu olacağı belirtilmiş olup, uluslararası kart kuruluşları tarafından belirlenmiş kurallara göre, 3D güvenlik altyapısı kullanılarak ve şifre girilerek gerçekleştirilen işlemlerde bankanın herhangi bir güvenlik zafiyetinin bulunmayacağı, sorumluğun kart hamiline ait olacağı, ancak yapılan işlemlerin 3D güvenlik altyapısı ile yapıldığının görülemediği, hiçbir bağlayıcılığı olmamak üzere davalı banka tarafından bankanın işlemlerde gereken güvenlik önlemi konusunda sorumluluklarını yerine getirmekte ihmali olduğu tesbitleri yapılmıştır.

Davalı banka tarafından kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesinde ve itirazın iptali davasında bu miktarın düşülerek kalan taksitli ticari kredilerden doğan alacağa hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır."Taraflar arasında münakit ticari kart sözleşmesinin 6.1 maddesinde "banka kredi kartın kurallara uygun olmadan kullanılması, ticari kart için tahsis edilecek kart limiti ve diğer limitlerin aşılması veya müşteri veya diğer ilgili kart hamilinin iş bu sözleşmenin herhangibir hükmüne uymaması hesap veya dokümanlarda yer alan herhangibir beyan ,garanti taahhüdüne aykırı davranması veya yerine getirmekten kaçınması hesap özetinde veya ayrı ayrı yahut toplam olarak gösterilen borç tutarlarından herhangibirinin yahut ferilerinin vadesinde ödenmemesi veya müşterinin veya kart hamilinin ölümü, ödeme gücünü kaybetmesi ...hallerinde herhangibir neden göstermeden ticari kartın kullanımını durdurabilir, kartı iptal ile sözleşmeyi feshedebilir veya ödenmemiş borç bakiyelerini ferileri ile birlikte talep edebilir."hükmünü haizdir.

Davalının kredi kartı borcu ile taksitli kredileri birbirinden ayrı borçlar teşkil etmekte ise de, nakit borçlardan kredi kartı borcunda yaşanan görünüşte gerçekte kart hamili davacının sorumlu olmaması sonucu değiştirmemektedir. Alacaklı bankanın kat yetkisini kötüye kullandığı kabul edilmemiştir.Bu sebeble ,varlığında ihtilaf olmayan taksitli krediler bakımından itirazın iptali kararı yerinde bulunmuştur.Kart hamili tarafından yapılmadığı ileri sürülen harcamalardan bir kısmının davalı banka tarafından kabul edilerek işlem bedellerinin ...'nin borcundan düşülmesi de harcamaların 3D güvenlik altyapısı kullanılarak ve şifre girilerek gerçekleştirilen işlemler olduğu bilirkişi raporları kapsamında belirlenemediğinden kredi kartı hamili davacının kredi kartı harcamalarından sorumlu olmadığına yönelik mahkeme kararı yerinde bulunmuştur.Davalı ...

AŞ vekili kararı istinaf etmiş ise de dava dosyasına sunduğu 12.7.2024 tarihli dilekçesinde Sakarya 2 İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyadaki alacaklarını temlik ettiği alacakları nedeniyle taraf sıfatı kalmadığını bildirmesine rağmen, gerekçeli kararın tebliğ üzerine kararı istinaf etmiş ise de taraf sıfatı kalmadığından istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Asıl davada davacı, birleşen davada davalı, asıl davada temlik alan davalı, birleşen davada temlik alan davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurularının esastan reddine, temlik eden ... vekilinin istinaf başvurusunun taraf sıfatı olmadığından usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı-birleşen davada davalı ve temlik alan davalı-birleşen davada temlik alan davacı vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Temlik eden davalı-birleşen davada davacı ... vekilinin taraf sıfatı olmadığından istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,Davacı-birleşen davada davalı ...'den n alınması gereken 4.855,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 4.240,31-TL harcın davacı-birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Temlik alan davalı-birleşen davada temlik alan davacı ...... AŞden alınması gereken 3.485,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 2.870-TL harcın temlik alan davalı-birleşen davada temlik alan davacı ......

AŞden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Temlik eden davalı-birleşen davada davacı ... tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3358 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.