6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/14849 E. 2017/2397 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dahili dava

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ayrı ayrı markaları devralırken markaların farklı mal ve hizmet sektörlerinde tescilli olduğunu bildikleri, davacı markasının gıda sektöründe zeytin yağları için tescilli ve tanınmış marka iken, davalı taraf markasının sektör olarak aralarında bağlantı bulunmayan kişisel temizlik ve bakım ürünlerinde tescilli marka olduğu, markaların sektörlerinde uzunca bir süredir kullanılıyor olması ve ayrı ayrı marka değerlerinin bulunması sebebiyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunamadığı, davacı markasının ayırt edici karakterine zarar verilmesinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2- Dava, tanınmışlık hukuki nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, hükümsüzlüğü istenilen 2008/23082 sayılı "... ..." markasının kapsadığı ürünler içesindeki "Aşındırıcı ürünler (Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap vb. için)" malları bakımından dava konusu markanın bu ürünler üzerinde kullanılması halinde, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca mahkemece de zeytinyağı emtiası üzerindeki kullanımı nedeniyle tanınmışlığı kabul edilen davacıya ait "..." markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği veya haksız yarar sağlanıp sağlanmayacağı hususlarında bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bu hususa ilişkin davacı itirazları karşılanmaksızın bahsi geçen ürünler bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14832 E. 2016/3453 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14847 E. 2017/2900 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14846 E. 2017/2664 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

3 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14843 E. 2017/2679 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14834 E. 2017/3007 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Marka hükümsüzlüğü 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14840 E. 2017/3008 K.

    Ortak:Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/14849 E.  ,  2017/2397 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ... ... 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR

Taraflar arasında görülen davada ... ...

2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/219-2015/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı adına 03. sınıfta tescili 2008/23082 sayılı "..." markasının, davalının yetkisi dahilindeki kişisel temizlik ürünleri dışındaki tescilinin müvekkilinin zeytinyağı ve zeytinyağı ile ilişkili yemeklik sıvı yağ gibi ürünler bakımından tanınmış "..." markasının itibarını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceği gerekçesiyle, davalı markasının bir kısım mallar bakımından hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının, yenilebilir yağlar için tescili "..." markalarını devralırken başkalarının kullanımında bulunan ve farklı ürünler için tescilli "..." markalarının varlığına ve bu markaların kullanılmasına tahammül etmesi gerektiğini, müvekkilinin "..." markalarını gerçek hak sahibi olan firmadan devraldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların ayrı ayrı markaları devralırken markaların farklı mal ve hizmet sektörlerinde tescilli olduğunu bildikleri, davacı markasının gıda sektöründe zeytin yağları için tescilli ve tanınmış marka iken, davalı taraf markasının sektör olarak aralarında bağlantı bulunmayan kişisel temizlik ve bakım ürünlerinde tescilli marka olduğu, markaların sektörlerinde uzunca bir süredir kullanılıyor olması ve ayrı ayrı marka değerlerinin bulunması sebebiyle tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunamadığı, davacı markasının ayırt edici karakterine zarar verilmesinin mümkün olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2- Dava, tanınmışlık hukuki nedenine dayalı marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, hükümsüzlüğü istenilen 2008/23082 sayılı "... ..." markasının kapsadığı ürünler içesindeki "Aşındırıcı ürünler (Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap vb. için)" malları bakımından dava konusu markanın bu ürünler üzerinde kullanılması halinde, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi uyarınca mahkemece de zeytinyağı emtiası üzerindeki kullanımı nedeniyle tanınmışlığı kabul edilen davacıya ait "..." markasının itibarına zarar verilip verilmeyeceği, markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği veya haksız yarar sağlanıp sağlanmayacağı hususlarında bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle bu hususa ilişkin davacı itirazları karşılanmaksızın bahsi geçen ürünler bakımından da davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/334734400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.