6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tacirler arası satımda ayıp iddiasında zamanaşımı ve ağır kusur

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1911 E. 2025/169 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalZamanaşımı

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satımAyıba karşı tekeffül

Davacının nitelemesi: Misliyle değişim ve manevi tazminat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tacirler arası satıma konu malın ayıbından doğan sorumluluk davalarında, satıcı ayıplı malı devretmekte ağır kusurlu olmadıkça, dava satılanın alıcıya devrinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresine tabidir; ayıp daha sonra ortaya çıksa da bu süre işlemeye başlar. Ağır kusurun varlığı, hal ve şartların gerektirdiği özen ve tedbir ödevlerine tam bir aldırmazlık gösterildiğinin ispatına bağlıdır; davacı tarafça satıcının ağır kusurlu olduğu kaza öncesi/sonrasına ilişkin somut bir arıza tespiti veya iddia ile ispat edilemediği takdirde iki yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve süre geçtikten sonra açılan dava reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Ayıptan doğan sorumluluk davasında zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı → ret

İddia: Davacılar vekili, davalıların araçtaki gizli ayıptan doğrudan sorumlu olduğunu, ağır kusurlu satıcının ayıbın süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, davalı şirketin ağır kusurlu davrandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: TBK 231 uyarınca satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Ağır kusur, aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel/basit dikkat ve özenin gösterilmemesi, hal ve şartların yüklediği özen ve tedbir ödevlerine tam bir aldırmazlık gösterilmesi olarak tanımlanır. Somut olayda delil tespiti raporunda, yangının aracın elektrik tesisatı kablolarının aşınma, izole soyulma veya hasardan dolayı kısa devre oluşturması sonucu başladığı ve büyüyerek devam ettiği, yangının araç sürücüsünün davranışından meydana gelmediği tespit edilmiş; ancak bilirkişi tarafından bu yangının davalı satıcının ağır kusuruna delalet eden kaza öncesi veya sonrasına dair bir arıza tespiti yapılmamış, bu yönde bir iddia da ileri sürülmemiştir. Aracın kaza tarihinde 6. yılını doldurduğu da gözetilerek, davalıların ağır kusurlu olduğu davacı tarafça ispatlanamadığından iki yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Aracın satın alındığı tarih üzerinden garanti ve zamanaşımı süresi dolduğundan davanın reddi isabetlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, satılanın ayıbından doğan sorumluluk davalarında iki yıllık zamanaşımı süresinden ancak satıcının ağır kusurunun ispatı halinde kurtulunabileceği ve ağır kusurun ispat ölçütünün ne olduğu somut biçimde uygulanmıştır; bölgesel ikna edici bir örnek oluşturur.

Usul tespitleri

Zamanaşımı
TBK 231 uyarınca satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin dava, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise bu iki yıllık süreden yararlanamaz.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıptan sorumluluk zamanaşımı ağır kusur satılanın ayıbı tacirler arası satım delil tespiti

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 231

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1911

KARAR NO 2025/169

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/09/2024

NUMARASI 2023/794 Esas - 2024/721 Karar

DAVA

Tazminat

Davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirketin 25.12.2013 tarihinde 173.600-TL bedel ile davalı ...A.Ş.'nin distribütörlüğünü yaptığı, diğer davalı ...A.Ş.'nin satıcısı olduğu, ..., ... plakalı aracı satın aldığını, müvekkili şirketin yetkilisi olan diğer müvekkili ...'un bu araç ile kaza geçirdiğini, kazada aracın çok kısa sürede neredeyse tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, delil tespiti dosyasında alınan 07.03.2020 tarihli bilirkişi raporunda yangının aracın elektrik aksamındaki tesisat kablolarında kısa devre oluşması sebebiyle başladığı ve büyüyerek devam ettiğinin tespit edildiğini, bu denli küçük bir kazada yalnızca 6 yıldır kullanılan aracın tamamen yanarak pert olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, fabrikanın ve davalıların durumdan haberdar edildiğini, ancak mağduriyeti giderecek herhangi bir cevap alınamadığını belirterek aracın ayıpsız yenisi ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde satış bedelinin faizi ile iadesine, 100.000-TL manevi tazminatın aracın müvekkiline satıldığı 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

1- Davalı ...A.Ş. vekili; müvekkilinin dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, satış bedelini tahsil eden taraf olmaması itibari ile bedel iadesi ve tazminat gibi mali yükümlülükleri bulunan taleplerin müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, davanın davacı ... açısından aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, süresi içeresinde usulüne uygun bir ayıp ihbarında bulunulmadığını, 6 yıldır sorunsuz bir şekilde kullanıldığı beyan edilen aracın ayıplı olduğunu iddiasının gerçeğe aykırılık teşkil ettiğini, davacının dayanak olarak gösterdiği raporun müvekkilinin gıyabında yapılan inceleme sonucunda hazırlandığını, bilirkişi raporunun hiçbir teknik ve bilimsel inceleme içermediğini, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ...A.Ş. vekili; davacı şirketin davaya konu aracı sattığı göz önünde bulundurulduğunda aracın ayıpsız bir misliyle değişiminin mümkün olmadığını, müvekkiline teslimi mümkün olmayan araca dair bedel iadesinin de mümkün olmayacağını, bu kapsamda davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu araçta gizli ayıp olduğunu kabul etmemekle birlikte, ayıbın mevcut olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacı tarafın ayıp bildirimine ilişkin hak düşürücü sürelere uymadığını, davaya konu ihtilafa ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin davaya konu aracın satışı aşamasında ve akabinde ise servis hizmetleri noktasında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davaya konu aracın gizli ayıplı olduğu ve müvekkilinin bu aracı satmış olmasının da ağır kusur kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığı, yangın tarihine dek 6 yıl boyunca aracın sorunsuz şekilde kullanıldığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; dava konusu edilen ayıbın zamanaşımı süresi dolduktan sonra 2019 yılında ortaya çıktığı, davalı satıcının ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bu durumda davalıların, satılanın ayıbından doğan sorumluluğuna dayalı talebinin zamanaşımına uğradığı, eldeki davada kazanın 21/11/2019 tarihinde meydana geldiği, davacının delil tespitine 28/01/2020 tarihinde başvurduğu, raporun 07/03/2020 tarihinde düzenlendiği, bu hali ile davacının zararı ve tazminat yükümlüsünü bilirkişi raporu ile öğrendiğinin kabulü halinde dahi, dava tarihi olan 01/11/2023 tarihi itibari ile 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; müvekkilinin aracın yandığı tarihe kadar düzenli bir şekilde aracın her türlü bakım gerekliliklerini yerine getirdiğini, davalıların araçtaki gizli ayıptan doğrudan sorumlu olduğunu, ayrıca ağır kusurlu satıcının satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamayacağını, satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hükmün geçerli olduğunu, davalı şirketin kullanmaması gereken yanıcı maddeleri araç üretiminde kullandığı ve özellikle aracın elektrik sağlayıcısı olan akü çevresinde bulunmaması gereken çok yanıcı maddeleri kullanmak suretiyle ağır kusurlu davrandığını, delil tespiti raporu ile bağımsız bir makine mühendisinden alınan rapora rağmen mahkemece hatalı değerlendirme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkilinin davalı ...A.Ş.'den 25/12/2013 tarihinde satın aldığı aracın 21/11/2019 tarihinde geçirdiği kaza neticesinde yanmaya başlaması üzerine kullanılamaz hale geldiğini, kazadan sonraki yangın hadisesinin araçtaki ayıptan kaynaklandığını belirterek terditli olarak misli ile değişim ve bedel iadesi talebi ile davacı Mustafa yönünden manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalılar ise süresinde zamanaşımında defiinde bulunmuş olup, mahkemece davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu durumda uyuşmazlık; dava konusu araçtaki yangının ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığı ve zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktalarında toplanmaktadır. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir. Hukuk uygulamasında kusur; hukuki açıdan ağır, hafif ve orta olmak üzere bir ayrıma tabii tutularak derecelendirilmektedir. Kusurun değerlendirilmesinde ölçü nitelik olmaktan ziyade niceliktir. Birinden diğerine geçiş çoğu zaman takdir ve değerlendirilmeye dayalıdır. Ağır kusur yargısal kararlarda "aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en ilkel,basit) dikkat ve özenin gösterilmemesidir. Ağır kusurda, hal ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara "tam bir aldırmazlık" söz konusudur.

Ağır kusur bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır (Yargıtay HGK 2003/11-756 esas ,2003/743 karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı şirket adına 25/12/2013 tarihinde davalı ...A.Ş.'den satın alınan, diğer davalının ithalatçısı olduğu ... plaka sayılı aracın 21.11.2019 tarihinde meydana gelen tek taraflı kaza sonucunda yanarak pert olduğu anlaşılmaktadır. Delil tespiti raporunda, aracın mekanik ve plastik parçalarında yanma olmadığı, bu nedenle aracın trafik kazası nedeniyle ve sonrası oluşan bir sorun nedeniyle yandığı, aracın motor ve elektrik tesisatı kablolarının yanma şeklinde hasar gördüğü, erime ve boncuklaşma olduğu, oto yangınlarının elektrik tesisatının nötr devresinin şase motor aksamına sirayetle oluştuğu, dava konusu araçtaki yangının da elektrik aksamındaki tesisat kablolarının aşınma izole soyulma veya hasardan dolayı kısa devre oluşması nedeniyle başladığı, döşeme, yalıtım plastik, yağ gibi aksamlarıyla büyüyerek devam ettiği, yangın olayının araç sürücüsünün davranışından meydana gelmediği belirtilmiştir.

Bununla birlikte kazanın meydana geldiği tarih itibariyle aracın 6. yılını doldurduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından araçtaki yangının davalı satıcının ağır kusuruna delalet eden kaza öncesi veya sonrasına dair yangınla bağlantılı bir arıza tespiti bulunmadığı gibi bu yönde bir iddia da ileri sürülmemiştir. Bu durumda davalıların ağır kusurlu olduğu ispatlanamadığından somut olayda iki yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir. Açıklanan nedenlerle; Aracın satın alındığı tarih üzerinden garanti ve zamanaşımı süresi dolduğundan mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/33309 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.