Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/8117 E. 2016/1870 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefaletin kapsamı↗ kredi kartı sözleşmesi↗ hesap kat ihtarı↗ kat ihtarı↗ takas-mahsup↗ hesap kat↗ takas↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ bloke↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ mahsup↗ kefil↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet kapsamında olmayan borçlardan dolayı 40.000 TL parasına bloke konulduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece genel kredi sözleşmesinin 41. maddesi gereğince davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyada sadece ilk ve son sayfaları mevcut olup, sözleşmenin 41. maddesi ile takas, mahsup, rehne ilişkin 33. maddeleri incelenip denetlenemediği gibi, hesap kat ihtarında bahsi geçen iki adet hesap numarasına, kredi kartına ait sözleşmeler ibraz edilmemiş, 28.11.2008 tarihinden önce imzalanan diğer sözleşmelerin tam metinleri dosyaya sunulmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece hesap kat ihtarında bahsi geçen hesap numaraları, kredi kartı, 28.11.2008 tarihinden önce kullanılan kredilere ilişkin sözleşmeler ile davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesi getirtilerek, hesap kat ihtarına konu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, kredi kartı sözleşmesinin, davacının imzası bulunan genel kredi
sözleşmesinin eki niteliğinde olup olmadığı, davacının bu borçlardan dolayı kefaletinin devam edip etmediği belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 03.02.2015 gün 2014/15100-2015/1165 sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8890 E. 2016/1536 K.
Ortak:hesap kat ihtarı · kat ihtarı · takas-mahsup · hesap kat · takas · müşterek borçlu müteselsil kefil · müteselsil kefil · kefalet
İncelediğiniz karardaOysa, davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu 28.11.2008 tarihli «genel kredi sözleşmelerinin» dosyada sadece ilk ve «son» sayfaları mevcut olup, sözleşmenin 41. maddesi ile «takas, mahsup», rehne ilişkin 33. maddeleri incelenip denetlenemediği gibi, «hesap kat» ihtarında bahsi geçen iki adet hesap numarasına, kredi kartına ait sözleşmeler «ibraz» edilmemiş, 28.11.2008 tarihinden önce imzalanan diğer sözleşmelerin tam metinleri dosyaya sunulmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece «hesap kat» ihtarında bahsi geçen hesap numaraları, kredi kartı, 28.11.2008 tarihinden önce kullanılan kredilere ilişkin sözleşmeler ile davacının imzası bulunan «genel kredi sözleşmesi» getirtilerek, «hesap kat ihtarına» konu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, «kredi kartı sözleşmesinin», davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olup olmadığı, davacının bu borçlardan dolayı «kefaletinin» devam edip etmediği belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 03.02.201 …
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin «genel kredi sözleşmesini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığını, «kefalet kapsamında» olmayan borçlardan dolayı 40.000 TL parasına «bloke» konulduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece genel kredi sözleşmesinin 41. maddesi gereğince davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaOysa, davacının «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzalarının bulunduğu, 1995, 2001 ve 2005 tarihli «genel kredi sözleşmelerinin» dosyada sadece ilk ve «son» sayfaları mevcut olup, «takas, mahsup», rehne ilişkin sözleşme maddeleri incelenip denetlenemediği gibi, «hesap kat» ihtarında bahsi geçen beş adet hesap numarasına ait ve 2009 ve 2010 tarihinde çekilen kredilere ilişkin sözleşmeler de dosyaya «ibraz» edilmemiştir.
Bu itibarla, mahkemece «hesap kat» ihtarında bahsi geçen hesap numaraları ve 2009, 2010 yılında çekilen kredilere ilişkin sözleşmeler ile davacının imzası bulunan 1995, 2001, 2005 tarihli «genel kredi sözleşmeleri» getirtilerek, «hesap kat ihtarına» konu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, davacının imzası bulunan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların kapatılıp kapatılmadığı, sonradan imzalanan kredi sözleşmelerinin, davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesinin eki niteliğinde olup olmadığı, davacının bu kredilerden dolayı «kefaletinin» devam edip etmediği belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının 1995-2005 arası düzenlenen «genel kredi sözleşmelerini» «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı, hisseler devredilse bile genel kredi sözleşmesinin yürürlükte olduğu, sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat
Benzer bu karardaDava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «istirdat» istemine ilişkin olup, davacı vekili dava dışı şirketin bankadan kredi kullandığını, müvekkilinin hisselerini 2005 yılında devrettiğini, devirden sonra kullanılan 2009 ve 2010 tarihli krediler nedeniyle hesaplarından rızaları olmadan 100.000 TL tahsil edildiğini ileri sürmüş, mahkemece davacının 1995-2005 arası düzenlenen genel kredi sözleşmelerini «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla imzaladığı, hisseler devredilse bile genel kredi sözleşmesinin yürürlükte olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15149 E. 2013/23356 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/8117 E. , 2016/1870 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAYİLAMI
MAHKEMESİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy(Kapatılan) 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27/12/2011 gün ve 2011/499 - 2011/221 sayılı kararı onayan Daire'nin 03/02/2015 gün ve 2014/15100 - 2015/1165 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Ltd. Şti'nin 2008 yılında davalı Banka'dan kullandığı kredi için verilen teminat mektubu ile ilgili olarak müvekkilinin azami 40.000,00 TL’ye kadar kefalet beyanında bulunduğunu, kredi borçlusu ... Ltd. Şti'nin kredi kartı ve çek karneleri ile ilgili borçları nedeniyle hesap kat edilip asıl borçlu ile birlikte müvekkiline de ihtar gönderildiğini, ihtara konu alacak kalemleri kefaletten önce gerçekleşen borçlar olup kefalet kapsamında bulunmadığını, bankanın bloke işleminin haksız olduğunu ileri sürerek, bloke edilen 40.000,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kefalet kapsamında olmayan borçlardan dolayı 40.000 TL parasına bloke konulduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmış olup, mahkemece genel kredi sözleşmesinin 41. maddesi gereğince davalının borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 28.11.2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinin dosyada sadece ilk ve son sayfaları mevcut olup, sözleşmenin 41. maddesi ile takas, mahsup, rehne ilişkin 33. maddeleri incelenip denetlenemediği gibi, hesap kat ihtarında bahsi geçen iki adet hesap numarasına, kredi kartına ait sözleşmeler ibraz edilmemiş, 28.11.2008 tarihinden önce imzalanan diğer sözleşmelerin tam metinleri dosyaya sunulmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece hesap kat ihtarında bahsi geçen hesap numaraları, kredi kartı, 28.11.2008 tarihinden önce kullanılan kredilere ilişkin sözleşmeler ile davacının imzası bulunan genel kredi sözleşmesi getirtilerek, hesap kat ihtarına konu borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığı, kredi kartı sözleşmesinin, davacının imzası bulunan genel kredi
sözleşmesinin eki niteliğinde olup olmadığı, davacının bu borçlardan dolayı kefaletinin devam edip etmediği belirlenerek, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle Dairemizin 03.02.2015 gün 2014/15100-2015/1165 sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 03.02.2015 gün 2014/15100-2015/1165 onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/333045600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz