Tediye makbuzu aslını ibraz edemeyen davacının bedelsizlik iddiası ispatlanamadı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1289 E. 2025/1399 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çek verdiğini/avans ödediğini iddia eden taraf, satış sözleşmelerinde edimlerin eş zamanlı ifası kuralının aksini ileri sürdüğünden bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek kural olarak bir ödeme aracı olduğundan, çekin ödeme dışında (avans) bir amaçla verildiği iddiası yazılı delille ispatlanmalıdır. Tediye makbuzu ödemeyi yapan tarafça düzenlendiğinden, makbuz aslının ödemeyi yaptığını ileri süren tarafta bulunması gerekir; bu tarafın makbuz aslını ibraz edemeyip karşı taraftan istenmesini talep etmesi kabul edilemez ve fotokopi üzerinden imza incelemesi yaptırılması talebi de bu durumda yerinde değildir.
Ele alınan sorunlar
Çeklerin araç satışına ilişkin avans niteliğinde verildiği ve bedelsizlik iddiasının ispatı → ret
İddia: Davacı vekili, tediye makbuzu aslının davalı uhdesinde bulunması sebebiyle ibraz edilemediğini, buna rağmen sunulan makbuz suretinin imza incelemesine konu edilebileceğini, mahkemenin makbuz aslını celp etmediğini ve imza inkarına rağmen imza incelemesi yaptırmadığını, bunun delillerin serbestçe takdiri ilkesine (HMK m. 198), davayı aydınlatma yükümlülüğüne ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 207 uyarınca satış sözleşmelerinde aksi kararlaştırılmadıkça taraflar edimlerini eş zamanlı ifa etmekle yükümlüdür; bu nedenle malı teslim almadan satıcıya avans ödediğini iddia eden davacı bu iddiasını ispat yükü altındadır. Çek, kural olarak bir ödeme aracıdır ve mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilir; çekin ödeme dışında başka bir amaçla (avans olarak) verildiği iddiası davacı tarafça (HMK 200 gözetilerek) ispatlanmalıdır. Tediye makbuzu ödemeyi yapan tarafça düzenlenir ve makbuz aslının, ödemeyi yaptığını ileri süren tarafta (davacıda) bulunması gerekir; ödemeyi yapan tarafın belge aslını karşı tarafa teslim ettiğini ileri sürerek bu belgenin karşı taraftan istenmesini talep etmesi kabul edilemez. Davalı ödemeyi (çekleri) aldığını inkar etmediğinden, uyuşmazlık HMK 31 ile ilgili değildir; davacı avans iddiasını ancak kendi düzenlediği tediye makbuzuyla kanıtlayabilir. Davalı böyle bir makbuz imzalamadığını savunmuş, davacı da makbuz aslını ibraz edememiş, sadece aslının karşı yanda olduğunu ileri sürmüştür. Davacının iddiasının, elinde makbuz aslı bulunmayan bir kişinin fotokopi belge sunarak ispat imkanı elde etmesi sonucunu doğuracağından kabulü mümkün değildir. Bu nedenle belge aslının davalıdan istenmesi ve fotokopi üzerinden inceleme yaptırılması talepleri yerinde değildir; davalının elinde bulunan kambiyo senetleri borç ikrarı niteliğinde olup, fotokopi tediye makbuzundaki imzaların davalı tarafça inkarı nedeniyle davacı ancak makbuz aslını ibraz ederek iddiasını kanıtlayabilirdi. Makbuz asıllarının sunulmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin ilk derece kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çekin avans niteliğinde verildiğine dayalı menfi tespit davalarında, ödeme belgesinin (tediye makbuzu) aslının ödemeyi yapan tarafta bulunması gerektiği ve bu tarafın makbuz aslını ibraz edemeyip karşı taraftan istenmesini talep etmesinin kabul edilemeyeceği yönünde bölgesel ikna edici bir ilke içermektedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bedelsizlik iddiası↗ ispat yükü↗ peşin satış karinesi↗ tediye makbuzu↗ kambiyo senedi↗ borç ikrarı↗ avans↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1289
KARAR NO 2025/1399
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 18/04/2025
NUMARASI 2025/128 Esas 2025/337 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 29/06/2022
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkil şirket ile davalı arasında ... plakalı 2008 model ...marka ... aracın alım satımı konusunda toplam 460.000-TL'ne anlaştıklarını, davalı tarafa; Keşideci ...Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından ... San. ve Tic. Ltd. Şti. emrine düzenlenen ... Bakırköy Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 30.07.2022 tarihli, 100.000-TL, E1-... çek seri numaralı, 30.08.2022 tarihli, 100.000-TL bedelli çekler ile; Keşideci ... EDT..Ltd. Şti. tarafından davacı emrine düzenlenen ... Tuzla Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 24.08.2022 tarihli, 40.000-TL, ... çek seri numaralı, 27.08.2022 tarihli, 40.000-TL bedelli çek, ... çek seri numaralı, 31.08.2022 tarihli, 40.000-TL bedelli çek olmak üzere toplamı 320.000-TL bedelli çekleri 11.05.2022 tarihli tediye makbuzu karşılığında, keşideci davacı tarafından davalı emrine düzenlenen ...
Tuzla Şubesi’ne ait ... çek seri numaralı, 30.08.2022 vade tarihli, 140.000-TL bedelli çek 18.05.2022 tarihli Tediye Makbuzu karşılığında davalıya teslim edildiğini, ancak aracın teslim edilen çeklere rağmen müvekkil şirkete devir tesliminin yapılmadığını, Kadıköy 13. Noterliğinden ... Yevmiye numara ve 27.05.2022 tarihli ihtarname gönderilerek, ihtarın tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 gün içinde ... plakalı 2008 model ...marka ... ... aracın müvekkil şirkete devir işlemlerinin gerçekleştirilmesini veyahut çeklerin müvekkil şirkete iade edilmesini aksi halde yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini,ihtarın davalıya 31.05.2022 tarihinde bizzat tebliğ edilmesine rağmen aracın devri yapılmadığı gibi çeklerin iade edilmediğini, müvekkil şirketin davalıya davaya konu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava dilekçesinde belirtilen ... plakalı araca ilişkin, tarafların bir anlaşması olmadığını, aracın müvekkiline ait olmadığını, bu aracın kime ait olduğunun Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak konunun aydınlatılmasının mümkün olduğunu, çeklerin alınma sebebinin, anılan araç ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, tarafların kendi aralarında gelişen, farklı bir konudan dolayı alınan çekler olduğunu, kaldı ki; buna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı taraf keşidecisi olduğu dava konusu çekleri dava konusu aracın ileride yapılacak devir tescil işlemlerine mukabil olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından dava konusu aracın devir tescil işlemlerinin yapılmadığını iddia ederek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunduğu, çeklerin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, ... plakalı aracın satışına ilişkin 11.05.2022 tarihli 320.000-TL bedelli tediye makbuzu ve 18.05.2022 tarihli 140.000-TL bedelli tediye makbuzu dışında yazılı bir sözleşme vs. yazılı delil ibraz edilemediği, makbuzlarda yer alan imzaya davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine imza incelemesi amacıyla makbuz asıllarının dosyaya ibrazı için davacı tarafa kesin süre verildiği, ancak kesin süre içerisinde makbuz asılları dosyaya sunulamadığı, belge içeriğinde yer alan imzanın davalıya ait olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği, bununla birlikte dava konusu araca ilişkin aktif pasif sicil kayıtları incelendiğinde de aracın davalı adına hiçbir zaman kayıtlı olmadığı, davacı tarafça dava konusu çeklerin iddia edilen araç satım işlemine ilişkin olarak davalı tarafa verildiği, bunun karşılığında tediye makbuzlarının alındığı hususlarının ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili, makbuz aslının davalı uhdesinde bulunması sebebiyle dosyaya sunulamamış olsa da, dosyaya ibraz edilen suret, belge içeriği ve üzerindeki imza itibariyle aslına ciddi anlamda şüphe uyandıracak veya sahte olduğuna dair bir kanaat oluşturacak nitelikte olmadığını, tediye makbuzunun aslı davalı tarafta bulunmasa dahi, sunulan belge sureti üzerinden ilk dijital imza incelemesi veya belge üzerindeki işaret ve ibarelerin teknik açıdan incelenmesine yönelik bir bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olduğunu, ilk derece mahkemesi, delil niteliği taşıyan belgeye ilişkin olarak, belgenin aslına ulaşma yönünde bir celp işlemi gerçekleştirmediği gibi, imza inkarı bulunmasına rağmen imza incelemesine başvurma yönünde de herhangi bir işlem yapmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurduğunu, işbu husus delillerin serbestçe takdiri ilkesine (HMK m.
198), davayı aydınlatma yükümlülüğüne ve adil yargılanma hakkına açıkça aykırı olduğunu, davalının kendi üzerine hiçbir kayıt tesis etmemiş olması, kendisi açısından kötü niyetin açık bir göstergesi iken; mahkemece bu durumun adeta lehine yorumlanması, hukuk güvenliği ilkesine ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir değerlendirme niteliği taşıdığını, davalının taraflar arasında süregelen bir borç ilişkisi bulunduğuna ilişkin açık ikrarı doğrultusunda herhangi bir araştırma yapılmadığını; makbuz asıllarının davalı tarafta bulunduğu açıkça beyan ve ikrar edilmesine rağmen zikredilen belgelerin davalıdan celp edilmemesi sebebiyle haksız ve salt yargılamayı sürüncemede bırakmak adına davalı tarafça ileri sürülen imza inkarına ilişkin imza incelemesi yapılamadığını, mahkemenin delilleri değerlendirme ve toplama yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, çekler nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı taraf ... plakalı 2008 model ...marka ... ... aracın 460.000-TL'ye satışı konusunda anlaşıldığı, bunun üzerine davacı tarafça davalı tarafa dava konusu toplam bedeli 320.000-TL olan çeklerin 11.05.2022 tarihli 320.000- TL bedelli tediye makbuzu ve 18.05.2022 tarihli 140.000-TL bedelli tediye makbuzu karşılığında teslim edildiği, ancak aracın davacı şirkete devir işleminin gerçekleştirilmediği, Kadıköy 13. Noterliğinden ... yevmiye numaralı ve 27.05.2022 tarihli ihtarnamesi ile dava konusu aracın devir ve tesliminin davalıdan talep edildiği, buna rağmen aracın aracın davacı şirkete devir teslim işleminin gerçekleştirilmediği iddia edilerek araç alım satımına ilişkin verilen çeklerden kaynaklı olarak davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti talep edilmiştir.TBK'nın 207.
maddesi, “Satış sözleşmesi, ... sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Hükümden anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde ödeme yaptığını ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.Alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çek verdiğini iddia eden davacı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla (örneğin avans olarak) verildiğini iddiasının davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmektedir.Tediye makbuzu, ödeme yapan taraf tarafından düzenlenirken tahsilat makbuzu ise ödeme alan taraf tarafından düzenlenir. Davacı da iki adet tediye makbuz fotokopisi sunarak, çeklerin tediye makbuzuyla karşı yana teslim edildiğini ileri sürmektedir. Makbuzu düzenleyen davacı olduğu, ödemeyi yaptığını ileri sürmesine göre makbuz aslının davacıda bulunması gerekir. Zira ödemeyi yapan taraf ödeme yaptığını ispata yarayacak belge aslını karşı tarafa teslim ettiğini ileri sürmesi ve bu belgenin karşı taraftan istenilmesi gerektiğini ileri sürmesi kabul edilebilir değildir.
Tediye makbuzu ödemeyi yapan tarafından ödeme yapılanın inkarı ihtimaline binaen ödeme yapılandan alınır. Davacı tarafın iddialarının HMK'nın 31 maddesiyle bir ilgisi olmayıp ödemeyi (çekleri ) aldığını karşı taraf zaten inkar etmediğinden makbuzun üzerinde ki " ... plakalı aracın satışına karşılık" yazılı kayıt nedeniyle tediye makbuzuna dayandığından avans iddiasını ancak kendi tarafından düzenlenen tediye makbuzu ile kanıtlayabilir. Davalı ise böyle bir makbuz imzalamadığını savunmuş olup makbuza dayanan davacı makbuzun aslını ibraz edememekte ancak aslının karşı yanda olduğunu ileri sürmektedir. Davacının iddiasının kabulü elinde makbuz aslı bulunmayan bir kişinin fotokopi belge sunarak ödemenin makbuz ile yapıldığını kanıtlama imkanı elde edecektir.Davacı vekilinin belge asılının davalıdan istenmesi gerektiği, fotokopi makbuz incelemesi yaptırılması talepleri yerinde olmayıp ,davalının elinde borç ikrarı niteliğinde kambiyo senetleri mevcut olup, fotokopi tediye makbuzunda ki imzaların davalı tarafça inkarı nedeniyle ancak elinde ki makbuz aslını ibraz ederek iddiasını kanıtlayabileceğinden makbuz asıllarının sunulmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;
davalının elinde ki borç ikrarı niteliğinde bulunan çeklerin bedelsizliği davacı tarafça kanıtlanamadığından davacı vekilinin karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/09/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/3323 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi