Denetim kayyımı atanmış şirkette kira geliri için ek tedbir gereksizliği
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1854 E. 2025/576 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
Şirketin feshi ve tasfiyesi davasında mal varlığının korunması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, mevcut koruma tedbirlerinin (denetim kayyımı atanması, taşınmaz üzerinde tedbir bulunması gibi) yetersiz kaldığının gösterilmesi gerekir; şirket yönetiminin karar ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına bağlı kılındığı ve pay sahibinin hakları bu şekilde teminat altına alınmış olan hallerde, şirketin olağan gelirlerinin (kira geliri gibi) ayrıca yeni bir hesaba yatırılıp bloke edilmesi şeklinde ek bir tedbir konulması, şirketin ticari faaliyetinin sürdürülmesi bakımından gerekli olmadığından yerinde görülmez.
Ele alınan sorunlar
Kira gelirinin yeni açılan hesaba yatırılması ve bloke konulmasına ilişkin tedbirin yerindeliği → kabul
İddia: Davalılar vekili, kira gelirinin zaten şirketin mevcut banka hesabına ödendiğini, bu gelirden vergi ve giderlerin karşılandığını, yeni bir hesap açılarak kiraların bu hesaba yatırılmasının ve şirketin bu gelir üzerindeki tasarruf yetkisinin tamamen kısıtlanmasının hukuka ve davanın mahiyetine aykırı olduğunu, şirketin resmi giderleri ve mahkeme masraflarının nasıl karşılanacağına dair bir çözüm üretilmediğini ileri sürerek tedbirin kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 389 uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı ya da imkânsız hale geleceği hallerde ihtiyati tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca talep eden taraf tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmeli ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Davanın dayanağı olan TTK'nın tasfiyeye ilişkin hükümleri, alacaklıların ve pay sahiplerinin korunması amacıyla şirket mal varlığının dava sürecinde muhafazasını zorunlu kılar; bu sağlanmadığında fesih ve tasfiyeye konu olacak şirket mal varlığının kalmama olasılığı bulunduğundan, mevcut durumun korunması gerekliliği HMK 389'a uygundur. Somut olayda davalı şirket faaldir, vergisel yükümlülükleri ve olağan işletme giderleri bulunmaktadır; faaliyetinin devamı için masraf yapılması ticari hayatın gereğidir. Dosya kapsamından, davacının talebi üzerine önceden şirketin yönetim organının her türlü karar ve işleminin denetim kayyımının onayına bağlı kılındığı ve şirkete denetim kayyımı atandığı, bu kararın kesinleştiği, ayrıca davalı şirkete ait taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Davacının şirkette %30 oranında pay sahibi olduğu da gözetildiğinde, davacının hakları bu tedbirlerle zaten teminat altına alınmıştır. Bu durumda şirketin kira gelirinin yeni açılacak bir hesaba yatırılmasının pratikte bir faydası bulunmadığı gibi, denetim kayyımı atanmış olması nedeniyle şirket yöneticisinin denetim kayyımı onayı olmadan para üzerinde tasarrufta bulunması da mümkün değildir. Bu nedenle, kira gelirinin yeni bir hesaba yatırılmasına ve hesap üzerine bloke konulmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Fesih ve tasfiye davalarında şirket mal varlığının korunmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesinde, önceden alınmış koruma tedbirlerinin (denetim kayyımı, taşınmaz üzerindeki tedbir) yeterliliğinin gözetilmesi gerektiğine, ayrıca ek tedbir konulmasının şirketin olağan faaliyetini ve ticari hayatın gereklerini engellememesi gerektiğine ilişkin değerlendirme içermesi nedeniyle bölgesel olarak ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ ihtiyati tedbire itiraz↗ denetim kayyımı↗ şirketin feshi ve tasfiyesi↗ mal varlığının korunması↗ yaklaşık ispat↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1854
KARAR NO 2025/576
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/10/2024 (Ara Karar) - 04/04/2024 (Ara Karar)
NUMARASI 2016/871 Esas
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İhtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne ilişkin 16/10/2024 tarihli ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
Davacı vekili 16.02.2024 tarihli dilekçesinde; ihtiyati tedbire konu taşınmazın semeresi niteliğindeki kira gelirlerinin kötü niyetli şirket yöneticisi tarafından dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde şahsi hesaplarına aktarıldığının dosyada mübrez bilirkişi raporları ile tespit olunduğunu, şirket hesapları ile şirket yöneticisi hesaplarının dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde aynılaştırılarak şirket aktifinin azaltılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirterek, şirkete ait taşınmazın kira gelirlerinin korunması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARI
Mahkemece 04.04.2024 tarihli ara karar ile; davacı vekilinin tedbire konu taşınmazın semeresi niteliğindeki kira gelirlerinin korumaya alınmasına ilişkin tedbir istemi yönünden yapılan incelemede, kesinleşen şirket taşınmazına ilişkin verilen BAM kararı ve Yargıtay 11. HD'nin onama ilamı ile aynı kanaat çerçevesinde ve TTK'nın 636/4 maddesi gereğince fesih davası sürecinde şirket mal varlığının korunmasına yönelik olarak, 26/12/2022 tarihli tedbir kararına konu davalı ... Ltd. Şti. adına kayıtlı İstanbul ili Maltepe İlçesi ... Mah. ... ada, .. parsel, ... no'lu taşınmaza ilişkin, kiracısı ... AŞ'den olan kira gelirinin, davalı şirkete en yakın ... Bankası şubesi nezdinde davalı şirket adına açılacak vadeli bir hesaba yatırılmasına, davalı şirket adına hesap açması için davacıya yetki verilmesine, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına, takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, ...
AŞ'ye müzekkere yazılarak kiraların davalı şirkete ödenmesine ilişkin hesap dökümünün gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
İTİRAZ
Davalılar vekili; müvekkili şirketin tek gelir kaynağı olan kira gelirinin zaten şirketin banka hesabına ödendiğini, ödenen kiralar için fatura düzenlenerek muhasebeleştirildiğini, kira gelirinin vergisi, KDV ve kira gelirinden doğan giderlerin bu hesaptan ödendiğini, bu nedenle şirket adına yeni bir hesap açılarak kiraların yeni hesaba ödenmesinin ve müvekkili şirketin bu geliri üzerinde tasarruf yetkisinin kısıtlanmasının hukuka ve davanın mahiyetine aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
ARA KARAR
Mahkemece 16.10.2024 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulü ile, mahkemenin 26/12/2022 tarihli tedbir kararına konu davalı şirket adına kayıtlı İstanbul ili Maltepe İlçesi ... Mah. ... ada, .. parsel, ... no'lu taşınmaza ilişkin, kiracısı ... A.Ş.'den olan ve davalı şirket adına mahkemenin 04/04/2024 tarihli ara kararı ile açılmış olan hesaba yatırılan kira bedellerinin blokesine, mahkeme izni olmadan taraflarca herhangi bir tasarrufta bulunulmasının yasaklanmasına, bu hususta ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak yatırılacak olan kira bedellerinin nemalandırılmasına, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına, davacının davalı şirket pay sahiplerinden olduğu ve daha önce yatırılan teminatlarda gözetilerek takdiren teminat alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili; İstanbul BAM 12. HD'nin 2024/1331 esas 2024/1238 karar sayılı kaldırma kararında araştırılması ve tartışılması gereken hususlar açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususlarda hiçbir değerlendirme yapılmadan ve gerekçelendirilmeden tedbire itirazlarının reddedildiğini, mahkemece denetime elverişli hiçbir gerekçe gösterilmeden şirketin hesaplardaki tasarrufunu tamamen kısıtlayacak nitelikte karar verildiğini, bu haliyle tedbir kararının şirketin varlığını ve işleyişini durduracak nitelikte olduğunu, karar ile taraflar arasındaki denge gözetilmediği gibi şirketin banka hesabına yatan ve muhasebeleştirilen kira gelirinin önünün kesildiğini, mahkemece tedbir kararına itirazları ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, yeni bir hesaba açılmasını gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığını, tedbir kararı verilerek banka hesabına ödenmesine karar verilen kira gelirinin, zaten halihazırda müvekkili şirketin banka hesabına ödendiğini, ödemelerle ilgili şirket adına yeni bir banka hesabı açılarak kiranın yeni hesaba ödenmesinin pratikte hiç bir gereğinin bulunmadığını, kira geliri üzerindeki şirketin tüm tasarrufu kaldırılarak şirketin tek gelir kaynağının kapatıldığını, şirketin hem resmi giderleri hem de mahkeme masraflarıyla ilgili hiçbir gelir kaynağı bulunmamakta olup, bunların nasıl karşılanacağı konusunda bir çözüm üretilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, kira geliri ile gelir vergisi, KDV, kurumlar vergisi, geçmiş dönemden gelen vergi borçları, şirketin şahıslar ve kurumlara olan borçları, ödenmesi gereken yargılama giderlerinin kira geliri ile ödendiğini belirterek, ihtiyati tedbire itirazlarının reddine ilişkin ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada, davalı şirketin kira gelirinin korunmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan TTK'nın 531 ve devam maddelerinde öngörülen tasfiye işlemlerinin, alacaklıların ve hisse sahiplerinin korunması amacıyla yapılacak işlemlerin gerçekleştirilebilmesi, şirketin envanterinde kayıtlı mal varlıklarının dava sürecinde muhafazasını zorunlu kılmaktadır. Bu sağlanmadığı takdirde davanın sonunda fesih ve tasfiyeye konu olacak şirket mal varlığının kalmama olasılığı bulunmaktadır. Dolayısıyla mevcut durumun korunması gerekliliği, HMK'nın 389. maddesindeki düzenlemeye de uygundur. Somut olayda; davacı tarafça, davalı şirkete ait kira gelirlerinin şirket yöneticisinin şahsi hesabına aktarılarak şirketin aktifinin azaltıldığı ileri sürülerek şirkete ait taşınmazın kira gelirlerinin korunması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup, mahkemece verilen 04.04.2024 tarihli ara karar ile şirkete ait kira gelirinin şirket adına açılacak banka hesabına yatırılmasına karar verilmiş, davalı vekilinin tedbire itirazı üzerine 17.07.2024 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu karara yönelik istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2024/1331 esas 2024/1238 karar sayılı kararı ile; kira bedelinin yattığı şirket hesabı da belirlenerek durumun somutlaştırılması, davacı ortağın durumunun teminat altına alınması için önlem alınıp alınması gerekmediği değerlendirilerek, önlem alınması gerektiği kanaatına varıldığı takdirde, ne şekilde önlem alınabileceği değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yeniden bir karar verilmek üzere ara kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine ise mahkemece yukarıda özetlenen ara karar ile, davalı şirket adına açılmış olan hesaba yatırılan kira bedellerinin blokesine, mahkeme izni olmadan taraflarca herhangi bir tasarrufta bulunulmasının yasaklanmasına, bu hususta ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak yatırılacak olan kira bedellerinin nemalandırılmasına, kira gelirine ilişkin yapılacak tasarrufların bu hesap üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Davalı şirket faal olup, bir takım vergisel yükümlülüklere tabi olduğu, olağan işletme giderlerinin bulunduğu, bu bakımdan faaliyetinin devamı için masraflar yapılacağı ticari hayatın gereğidir. Dosya kapsamından; davacı vekilinin talebi üzerine mahkemece 15.12.2016 tarihli ara karar ile şirketin yönetim organının her türlü karar ve işlemlerinin denetim kayyımının onayına bağlı kılınmasına ve bu bakımdan şirkete denetim kayyımı atanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, yine davalı şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulduğu anlaşılmaktadır. Davacının şirkette %30 oranında pay sahibi olduğu da gözetildiğinde, davacının haklarının bu şekilde teminat altına alındığı sabittir.
Bu haliyle şirketin kira gelirinin yeni açılacak bir hesaba yatırılmasının pratikte bir faydası bulunmadığı gibi, şirkete denetim kayyımı atanmış olması nedeniyle şirket yöneticisinin denetim kayyımı onayı olmadan para üzerinde tasarrufta bulunması da mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davalı şirketin kira gelirinin açılacak yeni bir hesaba yatırılmasına ve hesap üzerine bloke konulmasına karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 16.10.2024 tarihli ara kararının HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak, "ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulüne, mahkemece verilmiş olan 2016/871 esas sayılı 04.04.2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir itiraz eden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/871 Esas 16/10/2024 tarihli ara kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İhtiyati tedbire itirazın kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/871 Esas sayılı 04/04/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Tedbirin kaldırıldığına ilişkin bildirimlerin yapılması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine," Tedbire itiraz edenler tarafında yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
15/04/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/33032 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi