6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13886 E. 2016/9322 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
direnme kararı marka hakkına tecavüz terkin taşıyan haksız rekabet dahili dava teslim i̇i̇k 72/son

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan değerlendirmeye göre; davacının ... ibaresini içeren üç ayrı markasının dava açıldığı tarihte başvuru halindeyken yargılama safhasında davacı adına tescil edildiği, KHK'nın 9. maddesi kapsamında davacının marka tescilinden doğan haklarının mevcut olduğu, ancak davalının ... ibaresini davacının markasını taklit eder veya davacı markasına tecavüz teşkil eder şekilde kullanmayıp, bu ibareyi terkinine karar verilen unvanında olduğu gibi kullandığı, dosyaya sunulan materyallerde görüldüğü üzere ... ... ve ... Petrol ibarelerinin adres de belirtilmek suretiyle kullanıldığı, davalının ibareyi kullandığı dönemde henüz davacının marka başvurusundan haberdar dahi olamayacağı ve dolayısıyla fiilinin markaya tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulü ile davalının ticaret sicilinde tescilli unvanından ... ibaresinin terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve davalının ticaret unvanından “... ” ibaresinin terkini istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının “... ” ibaresini kullanımının haksız rekabet yaratmadığı gibi davacının marka hakkına tecavüz de oluşturmadığı, ancak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının ticaret unvanında bu ibareyi kullanmayacağı gerekçesiyle davalının ticaret unvanından “... ” ibaresinin terkinine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar Dairemizin 27.03.2013 tarih 2012/5898 Esas 2013/6076 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmayarak önceki karar direnilmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurul'unun 29.06.2016 tarih 2014/11-1124 Esas 2016/905 Karar sayılı ilamında da ifade ediliği üzere, mahkemece direnme olarak nitelendirilse de karar bozma ilamı gereği yerine getirilerek oluşturulmuş yeni bir hüküm niteliğindedir. Dairemizin bozma ilamı sonrası mahkemece 556 sayılı KHK'nın 9/son ve aynı maddenin 2. fıkrası d. bendi kapsamında değerlendirme yapılarak davalının ... ibaresini kullanım şeklinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığına karar verilmiştir.

Marka tescilinden doğan hakların kapsamı 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; marka sahibi, markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini talep edebilir. Ayrıca, üçüncü kişilerce, işaretin mal veya ambalajı üzerine konulması, işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması da yasaklanabilir.

Somut olayda, davalının, davacı yana ait ... , ... Petrol ve ... Akaryakıt ibareli markaları, müşterilerine dağıttığı ıslak mendil, araba kokusu gibi ürünlerde kullandığı sabit olup, markayı oluşturan işaretin davalının iş evrakı ve reklamlarında kullanılması marka tescilinden doğan hakların kapsamında kalacağı, davalının ... ibaresini ön plana çıkararak söz konusu ürünlerde markasal olarak kullandığı, bu haliyle davalının eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun kabulü ile sonuca varılması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçelerle davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5898 E. 2013/6076 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2016/13886 E.  ,  2016/9322 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... .Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2013/151-2014/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin uzun zamandır İstanbul ... İlçesi'nde akaryakıt ve petrol ürünleri ticareti ile uğraştığını, müvekkilinin maruf ve meşhur hale getirdiği şirket unvanını, 25/09/2002 tarihinde ticaret siciline tescil ettirdiğini, ayrıca ... ibaresini taşıyan marka başvurularının da bulunduğunu, davalının ise unvanını 22/04/2008 tarihinde tescil ettirdiğini, ticaret unvanını kullanma hakkının münhasıran müvekkiline ait olduğunu, aynı zamanda davalının, müvekkiline ait ... Akaryakıt, ... Petrol ve ... markalarını kullanarak haksız rekabette bulunduğunu, davalının reklamlarında “... Petrol ... Ailesine Katıldı” ifadelerini kullanmasının da müvekkili ile bağlı bulunduğu BP grubu arasında sorunlara yol açtığını ileri sürerek aynı işle iştigal eden davalının, müvekkilinin ticaret unvanına, işletme adına ve marka hakkına tecavüz ederek yaptığı eylemin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, men’ini, "...

" ibaresinin ticaret unvanından terkinin, anılan ibarenin yazılı olduğu tabela, basılı evrak ve sair tanıtım araçları ile mamullerin toplatılmasını, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirket unvanında yer alan ... kelimesinin İstanbul’un bir ilçesinin adı olduğunu, davacı unvanında bulunan gıda, nakliyat, oto kelimelerinin müvekkili unvanında bulunmadığını, müvekkili ticaret unvanı ile davalı unvanının farklı olduğunu, ayrıca söz konusu markaların davacı adına tescil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, herkes tarafından kullanılabilecek bir ilçe isminin bir kişinin tekeline bırakılmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece Dairemiz bozma ilamı üzerine yapılan değerlendirmeye göre; davacının ... ibaresini içeren üç ayrı markasının dava açıldığı tarihte başvuru halindeyken yargılama safhasında davacı adına tescil edildiği, KHK'nın 9. maddesi kapsamında davacının marka tescilinden doğan haklarının mevcut olduğu, ancak davalının ... ibaresini davacının markasını taklit eder veya davacı markasına tecavüz teşkil eder şekilde kullanmayıp, bu ibareyi terkinine karar verilen unvanında olduğu gibi kullandığı, dosyaya sunulan materyallerde görüldüğü üzere ... ... ve ... Petrol ibarelerinin adres de belirtilmek suretiyle kullanıldığı, davalının ibareyi kullandığı dönemde henüz davacının marka başvurusundan haberdar dahi olamayacağı ve dolayısıyla fiilinin markaya tecavüz oluşturmayacağı gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, davanın kısmen kabulü ile davalının ticaret sicilinde tescilli unvanından ...

ibaresinin terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni ve davalının ticaret unvanından “... ” ibaresinin terkini istemine ilişkin olup, mahkemece, davalının “... ” ibaresini kullanımının haksız rekabet yaratmadığı gibi davacının marka hakkına tecavüz de oluşturmadığı, ancak davacı ile aynı alanda faaliyet gösteren davalının ticaret unvanında bu ibareyi kullanmayacağı gerekçesiyle davalının ticaret unvanından “... ” ibaresinin terkinine karar verilmiştir. Mahkemece verilen karar Dairemizin 27.03.2013 tarih 2012/5898 Esas 2013/6076 Karar sayılı ilamında yazılı gerekçelerle bozulmuştur. Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmayarak önceki karar direnilmesi yönünde hüküm kurulmuş ise de;

Yargıtay Hukuk Genel Kurul'unun 29.06.2016 tarih 2014/11-1124 Esas 2016/905 Karar sayılı ilamında da ifade ediliği üzere, mahkemece direnme olarak nitelendirilse de karar bozma ilamı gereği yerine getirilerek oluşturulmuş yeni bir hüküm niteliğindedir. Dairemizin bozma ilamı sonrası mahkemece 556 sayılı KHK'nın 9/son ve aynı maddenin 2. fıkrası d. bendi kapsamında değerlendirme yapılarak davalının ... ibaresini kullanım şeklinin davacının marka hakkına tecavüz oluşturmadığına karar verilmiştir.

Marka tescilinden doğan hakların kapsamı 556 sayılı KHK'nın 9. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; marka sahibi, markanın tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal ve/veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve/veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılmasının, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılmasının önlenmesini talep edebilir.

Ayrıca, üçüncü kişilerce, işaretin mal veya ambalajı üzerine konulması, işareti taşıyan malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, işareti taşıyan malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması da yasaklanabilir.

Somut olayda, davalının, davacı yana ait ... , ... Petrol ve ... Akaryakıt ibareli markaları, müşterilerine dağıttığı ıslak mendil, araba kokusu gibi ürünlerde kullandığı sabit olup, markayı oluşturan işaretin davalının iş evrakı ve reklamlarında kullanılması marka tescilinden doğan hakların kapsamında kalacağı, davalının ... ibaresini ön plana çıkararak söz konusu ürünlerde markasal olarak kullandığı, bu haliyle davalının eylemlerinin davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğunun kabulü ile sonuca varılması gerekirken, mahkemece yazılı gerekçelerle davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/329748300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.