6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirkete yönetim kayyumu atanması talebinin ihtiyati tedbir yoluyla reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1784 E. 2024/1991 K. · · İlk derece: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Genel kurul kararının iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbir (yönetim kayyumu atanması) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Miras yoluyla intikal eden şirket hisselerinin elbirliği mülkiyetine tabi olup olmadığı hususu ayrı bir dava ile çekişmeli hale gelmişse ve hisseler tereke kapsamından çıkarılıp mirasçılar adına intikal ettirilmiş durumdaysa, bu intikalin varlığını sürdürdüğü ve tereke temsilcisi eliyle kullanılmasının davacıların menfaatine olduğu ortaya konulamadığı sürece, şirkete yönetim kayyumu atanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartı gerçekleşmemiş kabul edilerek reddedilmesi gerekir; çünkü kayyum atanması davacılar dahil tüm ortakların zararına sonuç doğurabilecek niteliktedir.

Ele alınan sorunlar

Şirkete yönetim kayyumu atanması talebi (ihtiyati tedbir) → ret

İddia: Davalı şirketin, İstanbul 20. ATM'nin verdiği tedbir kararını etkisiz bırakmak amacıyla yeni yönetim kurulu seçmek üzere olağanüstü genel kurul yaptığı, yok hükmündeki kaydi yönetim kurulunun şirketi fiilen yönetmeye devam ettiği, bu nedenle genel kurul kararının icrasının durdurularak yönetim kayyumu atanması gerektiği ileri sürülmüştür.

Gerekçe: Davalı şirketteki muris hisselerinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup olmadığı hususunun çekişmeli hale geldiği, tereke dosyasında şirket hisselerinin tereke kapsamından çıkarıldığı ve bu konudaki tespitin İstanbul 3. ATM'nin ayrı bir dosyasında görüleceği anlaşılmaktadır. Terekeye dahil edilmeyen miras hisselerinin halihazırda asıl ve birleşen davacılar adına intikal ettirildiği gözetildiğinde, davacılar ile davalı şirketin menfaatleri arasında adil bir denge kurulması zaruridir. Davacıların, kendilerine yapılan intikalin eksik veya hisselerin ketmedildiği yönünde bir iddiaları bulunmamaktadır. Şirket hisselerinin mirasçılara intikalinin geçersizliği ayrı bir yargılamanın konusu olup, şirket yönetimine kayyım atanması şirketin, diğer ortakların ve davacıların da zararına sonuç verebilecek niteliktedir. Murisin ölümünden sonra yapılan ilk genel kurula (29.12.2015) tüm mirasçılar katılıp olumlu oy kullanmış, bu genel kurula ilişkin açılan dava kesin olarak reddedilmiştir. Sonraki 15.07.2016 tarihli genel kurula ilişkin yokluk kararı ise henüz kesinleşmemiştir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık ispatı yanında, mevcut durumda meydana gelebilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya ciddi bir zararın doğacağı endişesinin bulunması gerekir. Somut olayda, muris hisseleri hakkında elbirliği mülkiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ihtilaflı olup, murisin hisseleri mirasçılara intikal ettirilmiş ve bu intikal işlemi halen varlığını sürdürmektedir; bu konuda derdest dava bulunmaktadır. Tereke dosyasında murisin vasiyetinin kesinleştiği ve mirasçıların şirket ortaklığından doğan haklarını bizzat kullanmaları yerine tereke temsilcisi eliyle kullanılmasını talep ettikleri anlaşılmakla, iştirak hükümlerinin uygulanmasının davacıların hangi sebeple menfaatine olacağı izaha muhtaçtır. Bu nedenlerle şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Miras hisseleri üzerindeki elbirliği mülkiyetinin çekişmeli olduğu ve hisselerin tereke dosyasından çıkarılıp mirasçılara intikal ettirildiği durumlarda, şirkete yönetim kayyumu atanması talebinde yaklaşık ispat şartının nasıl değerlendirileceği ve davacı-şirket menfaat dengesinin nasıl kurulacağı yönünden emsal niteliktedir; ancak BAM kararının emsal değeri bölgesel ve ikna edici mahiyettedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir yaklaşık ispat elbirliği mülkiyeti yönetim kayyumu tereke temsilcisi genel kurul kararının yokluğu yürütmenin durdurulması

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2024/1784

KARAR NO 2024/1991

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 16/09/2024 (Ara Karar)

NUMARASI 2024/347 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2024

16/09/2024 tarihli ara kararın birleşen davada davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

ASIL DAVA VE TALEP

Davacı vekili 13/06/2024 tarihli dava dilekçesiyle; davalı şirket ortağı muris ...'in hisselerin mirasçılara geçmiş olup henüz paylaşılmadığından hisselerin elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğunu, murisin 2015 yılında vefat ettiğini, murisin anonim şirket statüsünde bulunan davalı şirketin elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine aykırı yapılan genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, halihazırda terekenin İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/4 Tereke numaralı dosyasında tespit ve idare edildiğini, ilgili dosyada tereke temsilcisi ve idare memuru görevlendirildiğini, diğer bir mirasçı ... tarafından davalı şirkete karşı açılan davalarda BAM'ın çeşitli dairelerinin, davalı şirketin önceki genel kurullarının da aynı nedenle yok hükmünde olduğuna karar verdiğini, davalı şirketin 2015 yılından beri yok hükmünde olan genel kurulları düzenlemekte ısrarcı olması, müvekkillerinin her birinin hukuka aykırı işleme karşı dava açmak zorunda bırakılması dikkate alındığında,davalı şirket ve müvekkilleri nezdinde telafisi imkânsız zararlar oluşacağının açık olduğunu, mirasçı ...

tarafından açılan İstanbul 20. ATM'nin 2023/515 esas sayılı dosyasında, dava konusu (yönetim kurulunun da seçildiği) genel kurulun yürütmesinin durdurulması kararı verildiğini, ancak davalı şirket yürütmenin durdurulması kararının hemen akabinde işbu dava konusu genel kurulu düzenlediğini ve aynı yönetim kurulunu tekrar seçtiğini, bir kısım mirasçıların tereke konusu hisseler üzerinde hukuka aykırı biçimde işlem gerçekleştirme iradelerini sürdürdüğünü, bu sebeple murisin çoğunluk hissedarı bulunduğu davalı şirkette gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olmasını teminen şirkete yönetim kayyumu atanmasının gelinen aşamada zorunlu hale geldiğini beyan ederek, davalı şirketin 17.05.2024 tarihinde gerçekleştirdiği, 21.05.2024 tarihinde tescil ve ilan edilen olağanüstü genel kurulda alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine,TTK nın 449 maddesi uyarınca genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; 09/08/2024 tarihli ara karar ile,TMK nın 477. maddesi uyarınca mirasçılar arasında taksime ilişkin anlaşma bulunmadığından terekeye temsilci atanması gerektiği(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/11/2022 tarih ve 2021/3662 E. - 2022/7682 K. Sayılı kararı), bu durumda eldeki uyuşmazlıkta mahkemece emsal nitelikte kabul edilen aynı şirkete ilişkin İstanbul 20. ATM' nin 2023/515 esas, 2024/374 karar sayılı ilamı ve bu dosyada verilen tedbir kararı, İstanbul BAM 43 HD' nin 2024/38 esas, 2024/293 karar sayılı ilamı da göz önüne alınarak genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla genel kurulda alınan yönetim organının seçimi gibi kararların telafisi imkansız zarar doğurma ihtimali bulunduğu görülmekle 17.05.2024 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına, şirketin organsız bulunmadığı göz önüne alınarak işbu talebin reddine karar verilmiştir.

BİRLEŞEN DAVA VE TALEP

Birleşen davada davacı vekili; davalı şirketin kaydi Yönetim Kurulunun murisden sonra giriştiği tüm tasarrufların, kendilerine yönelik ibraların, seçimlerin tamamen mutlak butlanla batıl olup hükümsüz olduğunu beyan ederek davalı şirketin 17/05/2024 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısının ve alınan kararların hükümsüzlüğüne, karara kadar yürürlüklerinin askıya alınmasına, şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini, tedbiren kararın kesinleşmesine kadar yürütmenin durdurulması ile şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece; 16/09/2024 tarihli ara karar ile, asıl davada 09/08/2024 tarihli ara karar ile birleşen dosya davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebine ilişkin karar verildiği anlaşıldığından 17.05.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına ilişkin bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Şirkete yönetim kayyumu tayini talebi açısından, Ticaret Sicil Müdürlüğü dosyasında örneği bulunan şirketin organsız bulunmadığı göz önüne alınarak işbu talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Birleşen davada davacı vekili vekili; davalı şirketin 2020 ve 2021 yıllarına ait genel kurul kararlarının hükümsüzlüğünün tespitine ilişkin açtıkları İstanbul 20. ATM'nin 2023/515 esas Sayılı dosyasında İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2024/38 esas 2024/293 karar sayılı 28.02.2024 tarihli kararı ile Davalı şirketin murisden gelen payların elbirliği halinde mülkiyet olduğunu, yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğine karar verildiğini, şirketin yok hükmünde olan kaydi yönetim kurulu İstanbul 20. ATM'nin verdiği tedbir kararı etkisiz bırakmak, mahkeme kararını dolanmak niyetiyle, Beyoğlu ... Noterliği'nin 22 nisan 2024 tarih ve ... yevmiye nolu evrakı ile yeni yönetim kurulu seçilmesi için, salt bu gündeme özgülenmiş olağanüstü genel kurul yapma kararı aldığını, batıl genel kurul toplantıları ile şirketi ele geçiren aynı kişiler şirketi yönettiğini, şirket hali hazırda yetkisiz kişilerce fiilen yönetildiğini ileri sürerek genel kurul kararının icrasını n durdurularak yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Mahkemenin 16/09/2024 tarihli ara kararına karşı birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstanbul 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/4 Tereke dosyasında muris ... tereke dosyasında, 29/04/2024 tarihli ara karar ile, mahkemece terekenin yönetimi sırasında terekeye ait olduğu tartışmasız olan, bu konuda çekişme olmayan mallar dikkate alındığını, murise ait hisseler yönünden payların mirasçılarına miras payları oranında intikal ettirilmesine ve mirasçıların paydaş sıfatıyla pay defterine kaydedilmesi işlemi yapıldığı, bu sebeple hisseler üzerindeki elbirliği mülkiyeti bulunduğu hususu tartışmalı bir hal aldığı, bu sebeple mirasçılar tarafından bu işlemin iptali için İstanbul 3.

ATM'nin 2023/455 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, yine aynı gerekçelerle şirketin 2015'den bu yana yapılan genel kurullarının iptali için davalar açıldığı, 09/05/2023 tarihli ara kararda da şirket tarafından yapılan işlemin, açılacak dava neticesinde iptal edilinceye kadar geçerli bir işlem olduğu,Terekenin resmen yönetilmesine karar veren makam olan mahkemece şirket kararının iptaline dair bir karar olmadan kararı yok saymanın yetki aşımına sebep olacağının belirtildiği, gelinen noktada davacıların hem şirket kararının ve genel kurulların iptali için görevli ticaret mahkemelerinde dava açması hem de mahkemeden bu davaları dikkate almamızı ve mahkememizce işlemin ve genel kurulların yok sayılmasını talep etmelerinin hukuki zemini bulunmadığı, davacılar ile mirasçı...

vekilinin muris hisselerinin tereke kapsamına dahil edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Anılan tereke dosyasında 9.5.2023 tarihli ara karar ile davadan sonra tereke kapsamına alınan davalı şirketin tereke kapsamında çıkartıldığı, 15.7.2016 tarihli genel kurul kararının yokluğunun tespitine ilişkin açılan davanın reddine ilişkin kararın (İstanbul 2. ATM'nin 2020/1549 esas 2023/1579 karar sayılı dosyası) İstanbul BAM 14. HD tarafından yoklukla malul olduğundan kaldırılmasına karar verildiğini ileri sürerek ara kararından rücu talebi üzerine, davalı şirkette bulunan muris hisselerinin elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olup olmadığı hususunun çekişmeli bir hal aldığı gerekçesiyle ara karardan rücu talebinin reddine karar verilmiştir.Murisin ölümünden sonra ...

tarafından açılan tereke tespiti davasının terekeye temsilci atanmasından sonra davadan feragat ettiğinden tereke dosyasının kapatılmasına karar verilip, kararın onanmakla kesinleştiği, davalı şirketin muristen sonra mirasçılara intikal işlemlerinin tereke paylaşılmadan yapıldığından geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, bu hususun tespiti için İstanbul 3. ATM'nin 2023/455 esas sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmaktadır.Mevcut durumda, davalı şirketteki muris hisselerinin tereke kapsamına alınmadığı bu aşamada, İstanbul 3. ATM'nin İstanbul 3. ATM'nin 2023/455 esas sayılı dosyasında belirleneceği, daha evvel yapılan İstanbul 20. ATM’nin 2023/515 Esas sayılı dosyasında 05/06/2023 tarihinde yapılan 2020 ve 2021 yılı olağan genel kurulda alınan kararların icrasının durdurulmasına karar verilmiş ise de;

bu halde terekeye dahil edilmeyen ve miras hisselerinin halen asıl ve birleşen davacılar adına intikal işlemlerinin yapıldığı gözetildiğinde, davacılar ile davalı şirketin menfaatleri arasında adil bir dengenin kurulması zaruridir. Davacılar tarafından yapılan Tereke dosyasından çıkartılan murisden gelen hisselerin olması gerekenden daha az intikal ettirildiği,hisselerinin ketmedildiği hususunda bir iddiaları yoktur.Şirket hisselerinin mirasçılara yapılan intikal işlemlerin geçersiz olduğu yargılama mevzu olup, şirketin yönetimine kayyım atanması ,şirketin ve diğer ortakların yanında davacıların da zararına olacak niteliktedir.Murisden sonra 29.12.2015 tarihinde yapılan ilk genel kurula tüm mirasçılar katılarak olumlu oy kullanmışlardır.

Bu genel kurul hakkında birleşen davada davacı ... tarafından açılan dava red edilmiş, red kararı istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.(İstanbul 1 ATM nin 2016/323 esas ,806 karar sayılı 17.11.2016 tarihli kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 2017/233 esas, 390 karar sayılı ilamı 12.7.2017 tarihli ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay 11 HD nin 2017/4597 esas 2019/1493 karar sayılı 25.2.2019 tarihli ilamı ile onanmıştır.) Sonra ki genel kurul olan 15/07/2016 olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğuna ilişkin BAM kararı ise henüz temyiz aşamasında olup kesinleşmemiştir.İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davanın esası bakımından davanın esası bakımından haklılığın yaklaşık olarak ispatı yanında ;

"mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemle ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."Somut halde ; muris hisseleri hakkında elbirliği mülkiyet hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda ihtilaf olduğu ,murisin hisselerinin mirasçılarına intikal ettirildiği ,bu intikal işleminin halihazırda varlığını sürdürdüğü,davacılar tarafından açılmış derdest dava bulunduğu, hisselerin tereke mahkemesince tereke dosyasından çıkartıldığı, tereke dosyasındaki bilgilere göre murisin vasiyetinin kesinleştiği,mirasçıların şirket ortaklığından doğan haklarını bizzat kullanmaları yerine tereke temsilcisi tarafından kullanılmasını talep ettikleri anlaşıldığı;iştirak hükümlerinin uygulanmasının davacıların hangi sebeble daha menfaatine olduğu hususu izaha muhtaç bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle;

sonucu itibariyle şirkete yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, birleşen davada davacı vekili ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:Birleşen davada davacı vekili ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/32585 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.