Yargıtay 11. HD 2015/15737/2017/1596
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/15737 E. 2017/1596 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/12659 Esas 2015/9431 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12659 E. 2012/1440 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iş makinesi tescili · sigorta ettiren · sigorta sözleşmesi · muvafakat · taraf ehliyeti · sigorta poliçesi · hasar · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre «sigorta poliçesinde» «sigorta ettiren» davacı şirket olmakla birlikte, sigortalının Deniz Finansal Kiralama A.Ş. olduğunu, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan haklardan sigortalının faydalanacağı, sigortalının 26.02.2009 tarihli «muvafakatname» ile 3.717.57 USD tazminat tutarının davacıya ödenmesine sakınca bulunmadığını bildirdiği, ancak bu miktarı aşan tutar hakkında davacıya talepte bulunması için muvafakat verilmiş olmadığı, dava tarihi itibariyle davacının aktif dava «ehliyetinini» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ayrıca «hasarın» gerçekleşmesinden evvel iş makinesinin bedelinin tamamen ödenmesi sonucu davacının mülkiyetine geçtiğine dair iş «makinesi tescil» belgesi de dosyaya «ibraz» edildiği halde mahkemece bu konuda değerlendirme yapılmamıştır.
Ancak, davanın açılmasından önce davalı ... tarafından «hasar» bedeli 3.717.57 USD olarak belirlenmiş ve dava dışı Deniz Finansal Kiralama A.Ş. bu hasar bedelinin davacıya ödenmesine «muvafakat» etmiştir.
Bu durumda «hasar» tarihi itibariyle iş makinesinin mülkiyeti davacıya geçmiş olduğu takdirde davacının hasar bedelinin tahsilini isteyebileceği gözetilmek, mülkiyeti davacıya geçmemiş ise davacıya Deniz Finansal Kiralama A.Ş.'den bu davada talep edilen kısım için «muvafakat» temin etmesi için süre vermek ve oluşacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. .../...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13799 E. 2014/19878 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortağı · feri müdahil · pay defteri · fesih · limited şirket · kâr payı · haciz · ek tasfiye
Benzer bu karardaHaciz, istek üzerine, «pay defterine» işlenir." hükmünü haiz olup, adı geçen yasada «limited şirket ortağının» şahsi borçları nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesini isteme hakkı düzenlenmemiştir.
Dava, «limited şirket ortağının» şahsi borcu nedeniyle alacaklının şirketin «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Henüz bilanço düzenlenmemişse alacaklı bilançonun düzenlenmesi sonucunda borçluya düşecek kâr ve «tasfiye» «payı» üzerine «haciz» koydurabilir. (2) Sermaye şirketlerinde alacaklılar, alacaklarını, o ortağa düşen kâr veya tasfiye payından almak yanında, borçlularına ait olan, senede bağlanmış …
Davacı taraf, davalı şirketin ortağı olan «feri müdahil» Ilhan'ın borcu nedeniyle başlatılan takip sonucu pay haczi yapıldığını ve borcun ödenmediğini ileri sürerek, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi isteminde bulunmuş, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ortaklardan birinin payını haczettirmiş olan alacaklının şirketin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/15737 E. , 2017/1596 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2014 gün ve 2012/267-2014/97 sayılı kararı bozan Daire’nin 17/09/2015 gün ve 2014/12659-2015/9431 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 40 yıldan beri ...'da kendisine ait tat ve lezzette, özel ve gizli bir formül ile “... " isimli tatlının üretim ve satışını yaptığını, müvekkilinin uzun yıllardır sağladığı tanınmışlıktan haksız kazanç sağlamak kastı ile hareken eden davalı şirketin ... soran müşterilerine “...” adı ile üretimini gerçekleştirdiği tatlıyı sattığını, davalının ürününü, müvekkilinin ürürünün lezzet, şekil ve ticaret unvanı olan ... ibaresi ile benzerlik yaratacak şekilde üretip satışa sunmasının haksız rekabet oluşturduğunu, müşteriler tarafından ... istendiğinde davalının müvekkilinin ürünü ile aynı lezzete sahip olmayan kendi ürününü sattığını, ...'nın damla şeklinde üretildiğini söyleyerek TTK'nın 56, 57/b.
2 ve 5. maddeleri uyarınca haksız rekabet yarattığını, müvekkilinin ürettiği ...'nın lezzetini, görünümünü taklit etmeye çalışarak tüketicileri yanıltmak suretiyle iltibasa yol açtığını, davalı şirketin eylemlerinin MK'nun 2. ve TTK'nın 20. maddelerine de aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesini, haksız rekabetin ortadan kaldırılmasını, verilecek kararın ilanını, uğranılan zarar nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile 25.509,26 TL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... bir tatlı çeşidi olup, bu tatlı çeşidini üretmenin davacının tekelinde olmadığını, müvekkilinin üretip sattığı ürünlerde "..." ibaresinin kullanılmadığını, müvekkilinin ürünlerini "..." olarak üretip satışa sunduğunu, müvekkilinin ürettiği ürünlerin ne şekil, ne marka, ne de isim olarak davacının ürünlerine benzemediğini, müvekkilinin haksız rekabet fiilini işlemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/12659 Esas 2015/9431 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 7,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/322347300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz