6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/12393 E. 2017/298 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bozma sonrası karar müktesep hak olumsuz oy ayırt edicilik dava sebebi

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların, harf ve sayılardan ibaret olup, ayırt edicilik taşımayan ve belli bir sektörde mal veya hizmetin vasfını, miktarını, ölçülerini göstermeye yarayan nitelikte oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı adına kayıtlı 2006/31193 no’lu “.. 3000” ibareli, 2006/31194 no’lu “... 3000” ibareli, 2006/31195 no’lu “... 2000” ibareli, 2006/31187 no’lu “.. 2000” ibareli, 2006/31188 no’lu “.. 3000” ibareli, 2006/31191 no’lu “. 3000” ibareli, 2006/31192 no’lu “... 4000” ibareli ve 2006/31196 no’lu “P 4000” ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve her ne kadar bozma ilamına uyulduktan sonra dava konusu yapılan ve üçüncü kişilere ait olduğu anlaşılan markalar yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetli değil ise de, bu husus temyiz nedeni yapılmadığından bozma sebebi sayılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak hüküm tesisi cihetine gidildiği belirtilmiş ise de, bozma öncesi verilen karar ile dava konusu 3. kişilere ait olduğu anlaşılan markalar dışında kalan ve davalı adına tescilli olan markaların kapsadığı bir kısım mallar bakımından kısmen hükümsüzlüklerine ve sicilden terkinine karar verilmesine ve işbu yönden kararın bozma kapsamı dışında kalan mallar bakımından kesinleşip, davalı lehine usuli müktesep hak oluşturmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılama ile anılan markaların kapsadığı tüm emtiayı kapsayacak şekilde hükümsüzlüklerine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12817 E. 2013/17997 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Markanın hükümsüzlüğü | Markanın hükümsüzlüğü | Sicilden terkini

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9693 E. 2013/9279 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2015/12393 E.  ,  2017/298 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 29/01/2014 tarih ve 2013/151-2014/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı adına 17. sınıftaki bir kısım emtia yönünden tescilli olan markaların sektörde ürün cinsi, karakteristiği, ölçüleri ile ilgili olarak bilgi verici mahiyette olan kısaltmalardan ibaret olduklarını, buna rağmen tescil edildiklerini ileri sürerek, 556 sayılı KHK'nın 7/c ve 42/1-a maddeleri uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinlerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, markaların malın cinsini, üretimini, üretim yerini, değerini, karakteristiğini gösteren ibareler olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların, harf ve sayılardan ibaret olup, ayırt edicilik taşımayan ve belli bir sektörde mal veya hizmetin vasfını, miktarını, ölçülerini göstermeye yarayan nitelikte oldukları gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davalı adına kayıtlı 2006/31193 no’lu “.. 3000” ibareli, 2006/31194 no’lu “... 3000” ibareli, 2006/31195 no’lu “... 2000” ibareli, 2006/31187 no’lu “.. 2000” ibareli, 2006/31188 no’lu “.. 3000” ibareli, 2006/31191 no’lu “. 3000” ibareli, 2006/31192 no’lu “... 4000” ibareli ve 2006/31196 no’lu “P 4000” ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve her ne kadar bozma ilamına uyulduktan sonra dava konusu yapılan ve üçüncü kişilere ait olduğu anlaşılan markalar yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetli değil ise de, bu husus temyiz nedeni yapılmadığından bozma sebebi sayılamayacak olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak hüküm tesisi cihetine gidildiği belirtilmiş ise de, bozma öncesi verilen karar ile dava konusu 3. kişilere ait olduğu anlaşılan markalar dışında kalan ve davalı adına tescilli olan markaların kapsadığı bir kısım mallar bakımından kısmen hükümsüzlüklerine ve sicilden terkinine karar verilmesine ve işbu yönden kararın bozma kapsamı dışında kalan mallar bakımından kesinleşip, davalı lehine usuli müktesep hak oluşturmasına rağmen, bozma sonrası yapılan yargılama ile anılan markaların kapsadığı tüm emtiayı kapsayacak şekilde hükümsüzlüklerine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318484200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.