Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/2902 E. 2017/454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kapitalizasyon↗ müddeabih↗ akdi faiz↗ ceza zamanaşımı↗ 3095 sayılı kanun↗ ihbar olunan↗ feri müdahil↗ işlemiş faiz↗ vade↗ fer'i müdahil↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ havale↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ temsil↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya devrinden önce... A.Ş'ye muhtelif tarihlerde para yatırıldığı, davacı tarafından yatırılan toplam 25.144,32 TL'nin off shore hesaplarına aktarıldığı, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, söz konusu paranın bankanın kendi iç menfaatleri ve yöneticileri tarafından bankaca tahsis edilmemesi gereken kredilerin tahsisi için kullanıldığı, bu şekilde davacının zararına neden olunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 25.140,32 TL'nin 2.134,47 TL'sine 16.12.1999 tarihinden, 23.005,85 TL'sine 17.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından ve temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmadığından ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, işlem tarihi itibariyle mahkemenin zamanaşımına gerekçe yaptığı ceza zamanaşımı ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına ve davacının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki 3 ve 4 numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın... hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı ile davalı banka arasında akdi ilişki bulunmadığından hesaba yatırılan paraya, paranın havale tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir. Diğer bir deyişle, hesaba yatan mevduata, havale tarihinden itibaren mevduat faizi, akdi faiz veya kapitalize edilmiş faiz yürütülmesi mümkün değildir.
Somut olayda ise davacı tarafça banka hesabına yatırılan anaparaya akdi faiz işletilerek vade sonunda ulaştığı miktarlar ile birlikte dava tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmiş olup mahkemece de, hesaba yatan paraya, vade sonuna kadar akdi faiz işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaba yatırılan paralara yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken akdi faizin de anaparaya eklenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı banka ve feri müdahil ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davacı alacağının esasen fona devredilen ... A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davalının karar harcı ve başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka ve feri müdahil ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka hesabına yatırılan anapara ile birlikte dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağını da müddeabih haline getirerek işlemiş faiz alacağının da davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece hesaba yatan paraya, vade sonuna kadar akdi faiz işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaba yatırılan paralara hesaba yatırıldığı tarihlerden dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10973 E. 2018/3344 K.
Ortak:işlemiş faiz
İncelediğiniz karardaSomut olayda ise davacı tarafça banka hesabına yatırılan anaparaya «akdi faiz» işletilerek «vade» sonunda ulaştığı miktarlar ile birlikte dava tarihine kadar «işlemiş faiz» talep edilmiş olup mahkemece de, hesaba yatan paraya, vade sonuna kadar akdi faiz işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaba yatırılan paralara yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde dava tarihine kadar «işlemiş faizin» hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken «akdi faizin» de anaparaya eklenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı banka ve «feri müdahil» ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka hesabına yatırılan anapara ile birlikte dava tarihine kadar «işlemiş faiz» alacağını da «müddeabih» haline getirerek işlemiş faiz alacağının da davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece hesaba yatan paraya, «vade» sonuna kadar «akdi faiz» işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ancak davacının takip talebinde, takip tarihine kadar «işlemiş faiz» talebi bulunmadığı halde mahkemece bilirkişi raporuyla tesbit edilen işlemiş faizin de anaparaya eklenmek suretiyle talep aşılarak hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin devamına, «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9290 E. 2014/2053 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… me kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, işlem tarihi itibariyle mahkemenin «zamanaşımına» gerekçe yaptığı «ceza zamanaşımı» ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına ve davacının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresi …
Benzer bu kararda… ma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka yöneticilerinin aralarında davacıların da bulunduğu müşterileri ...’ye yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, mevduat işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu sürenin dolmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 68.378,00 TL alacağın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, bu miktarın 400,00 TL'sine 15.10.1999, 16.193,00 TL'sine 27.10.1999, 35.000,00 TL'sine 03.11.1999, 2.950,00 TL'sine 08.12.1999 ve 13.835,00 TL'sine 29.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren «zamanaşımı» süresinin başlamasına göre davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · reeskont faizi · dolandırıcılık · ıslah · avans faizi
Benzer bu kararda2- Ancak davacı taraf dava dilekçesinde hesaba yatan paranın «reeskont faizi» ile birlikte tahsilini talep etmesine rağmen «ıslah» dilekçesi ile hesaba yatan paranın «avans faizi» ile birlikte tahsilini istemiştir.
… ma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka yöneticilerinin aralarında davacıların da bulunduğu müşterileri ...’ye yöneltmek suretiyle «dolandırdıkları», paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, mevduat işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık «zamanaşımına» tabi bulunduğu, bu sürenin dolmadığı, manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle 68.378,00 TL alacağın davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, bu miktarın 400,00 TL'sine 15.10.1999, 16.193,00 TL'sine 27.10.1999, 35.000,00 TL'sine 03.11.1999, 2.950,00 TL'sine 08.12.1999 ve 13.835,00 TL'sine 29.12.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava konusu alacağa «avans faizi» oranlarının uygulanması mümkün iken davacı taraf dava dilekçesi ile avans faizi oranından daha düşük orandaki «reeskont faizini» istemiştir.
Bu durumda, davacıların dava dilekçesi ile tercihini reeskont faizinden yana kullandığı nazara alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «avans faizine» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi yine «borcu üstlenen» davalı ...’nin 5411 sayılı Kanun'un 140'ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması da doğru görülmeyip kararın bu y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1580 E. 2013/2419 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaDavacı ile davalı banka arasında akdi ilişki bulunmadığından hesaba yatırılan paraya, paranın «havale» tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde «temerrüt faizi» yürütülmelidir.
Benzer bu kararda… dirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava ve «ıslah» konusu alacağın ödenmesi için davacı tarafça davalıya «ihtarname» gönderildiğine göre davalının «temerrüt tarihi» belirlenerek, mahkemece davaya konu alacağın anaparayı oluşturan bölümüne temerrüt tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerekirken, alacağın tamamına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmas …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · genel kredi sözleşmesi · ıslah · kredi sözleşmesi · ihtarname
Benzer bu kararda… dirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. ...-Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, dava ve «ıslah» konusu alacağın ödenmesi için davacı tarafça davalıya «ihtarname» gönderildiğine göre davalının «temerrüt tarihi» belirlenerek, mahkemece davaya konu alacağın anaparayı oluşturan bölümüne temerrüt tarihinden itibaren «temerrüt faizi» uygulanması gerekirken, alacağın tamamına dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz işletilmek suretiyle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmas …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının kredi borcunu ödemediği ve borç toplamının bilirkişi tarafından hesaplandığı gerekçesiyle, 39.786,30 TL’nin davalıdan tahsiline, alacağın 7.000 TL’na dava, gerikalan kısmına ise «ıslah» tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/2902 E. , 2017/454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2014 tarih ve 2014/927-2014/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.01.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...., davalı ... A.Ş. vekili Av. . .. ve fer'i müdahil ... vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... A.Ş'ye 17.12.1999 tarihinde 18.896,30 TL, 16.12.1999 tarihinde 1.000,77 TL ve 1.000,29 TL yatırdığını, paranın .. hesabına aktarıldığını, toplanan mevduatların paravan şirketlere aktarıldığını, ...
8. Ağır Ceza Mahkemesinde ... A.Ş'nin hakim hissedarı...'in yargılandığını, bu karar ile ... A.Ş ... Ltd. Şti. arasında organik bağın ortaya çıktığını, yatırdığı 18.896,30TL'nin vade sonunda 23.020,41 TL'ye olduğunu, bu miktarın da dava tarihine kadar 134.773,76TL'ye ulaştığını, yine 1.000,77 TL'nin vade sonunda 1.067,49 TL'ye, bu miktarın da dava tarihine kadar 6.362,13 TL'ye ulaştığını, 1.000,29 TL'nin vade sonunda 1.066,98 TL'ye, bu miktarın da dava tarihine kadar 6.359,09 TL'ye ulaştığını ileri sürerek, 134.773,76TL'nin 23.020,41 TL'sine, 6.362,13 TL'nin 1.067,49 TL'sine, 6.359,09 TL'nin 1.066,98 TL'sine dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından davalı bankaya devrinden önce... A.Ş'ye muhtelif tarihlerde para yatırıldığı, davacı tarafından yatırılan toplam 25.144,32 TL'nin off shore hesaplarına aktarıldığı, bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü oldukları, söz konusu paranın bankanın kendi iç menfaatleri ve yöneticileri tarafından bankaca tahsis edilmemesi gereken kredilerin tahsisi için kullanıldığı, bu şekilde davacının zararına neden olunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 25.140,32 TL'nin 2.134,47 TL'sine 16.12.1999 tarihinden, 23.005,85 TL'sine 17.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir.Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. O halde, ihbar olunan ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından ve temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi temyiz harcı da yatırılmadığından ... vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, işlem tarihi itibariyle mahkemenin zamanaşımına gerekçe yaptığı ceza zamanaşımı ile ilgili hükmün uygulanamayacak olmasına ve davacının parasını Off Shore Bankası'ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşılmasından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki 3 ve 4 numaralı bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Dava, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın... hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı ile davalı banka arasında akdi ilişki bulunmadığından hesaba yatırılan paraya, paranın havale tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümlerine uygun şekilde temerrüt faizi yürütülmelidir. Diğer bir deyişle, hesaba yatan mevduata, havale tarihinden itibaren mevduat faizi, akdi faiz veya kapitalize edilmiş faiz yürütülmesi mümkün değildir.
Somut olayda ise davacı tarafça banka hesabına yatırılan anaparaya akdi faiz işletilerek vade sonunda ulaştığı miktarlar ile birlikte dava tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmiş olup mahkemece de, hesaba yatan paraya, vade sonuna kadar akdi faiz işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaba yatırılan paralara yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken akdi faizin de anaparaya eklenmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı banka ve feri müdahil ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Davacı alacağının esasen fona devredilen ... A.Ş'nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 Sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davalının karar harcı ve başvuru harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı banka ve feri müdahil ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
5- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka hesabına yatırılan anapara ile birlikte dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağını da müddeabih haline getirerek işlemiş faiz alacağının da davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece hesaba yatan paraya, vade sonuna kadar akdi faiz işletilip, bulunan faiz anaparaya eklenerek paraların hesaplara yatırıldığı tarihlerden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece, davacı tarafından hesaba yatırılan paralara hesaba yatırıldığı tarihlerden dava tarihine kadar işlemiş faizin hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin de buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ve feri müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka ve feri müdahil ... yararına BOZULMASINA, (5) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ing Bank A.Ş'ye verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 24.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/318105900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz