İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1415 E. 2017/641 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödemezlik defi↗ ödemezlik def'i↗ hisse devri sözleşmesi↗ kötüniyet tazminatı↗ hisse devri↗ cezai şart↗ hisse devir sözleşmesi↗ icra takibine itiraz↗ ifa↗ def'i↗ kötüniyet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Irak'ta bulunan bir hastane ile ilgili hisse devri sözleşmesi imzalandığı ancak devrin gerçekleştirilmediği davalı tarafın tehdit edildiği, Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığı, davalının ödemezlik definin yerinde olduğu, kendi edimini ifa etmeyen davacının karşı taraftan edimini ifa etmesini beklemesinin objektif iyi niyet kuralları ile de bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosya içeriğinde yer alan tercüme edilmiş belge içeriğine göre davalının, davaya konu göz merkesinde hisse sahibi olmamasına ve ödemezlik def'inin yerinde bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de davacı, İİK 67/2. maddesi uyarınca, sözleşmeye dayalı olarak, cezai şarta ilişkin icra takibinde haksız olmakla birlikte, icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken kabul edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4105 E. 2019/2882 K.
Ortak:ödemezlik def'i · hisse devri · ifa · def'i
İncelediğiniz karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Irak'ta bulunan bir hastane ile ilgili «hisse devri sözleşmesi» imzalandığı ancak devrin gerçekleştirilmediği davalı tarafın tehdit edildiği, Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığı, davalının «ödemezlik definin» yerinde olduğu, kendi edimini «ifa» etmeyen davacının karşı taraftan edimini ifa etmesini beklemesinin objektif iyi niyet kuralları ile de bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişti …
… saya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosya içeriğinde yer alan tercüme edilmiş belge içeriğine göre davalının, davaya konu göz merkesinde hisse sahibi olmamasına ve «ödemezlik def»'inin yerinde bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Benzer bu karardaDavalı, sunulan «ihtarnameye» yeni delil ikamesi olduğundan bahisle itiraz etmiş ise de, davacının edimini ifaya hazır olduğuna ilişkin bu iradesi dikkate alınmayarak, davacının kendi edimini «ifa» etmeden davalı taraftan edimini ifa talebinde bulunamayacağı, davalının «ödemezlik def»'i ileri sürmekte haklı olduğu gerekçesiyle de davanın reddi doğru olmamış, hükmün açıklanan bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının «ödemezlik def»’inde bulunduğu ve haklı olduğu, ayrıca taşınmaz devrine ilişkin hükümler içeren sözleşmenin «geçerlilik şartına» uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Öte yandan, yine sözleşmenin (A) maddesinde öngörülen edimin ifası sırasında «ödemezlik def»'i ileri sürmeyen davalının, diğer edimlerin ifası talep edildiğinde ödemezlik def'i ileri sürmesi de MK 2'ye açıkça aykırıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gizli ortaklık · geçerlilik şartı · adi ortaklık · kamu düzenine aykırılık · iş bölümü · kamu düzeni · protokol · ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının davalı şirkette önce gizli (gayri resmi) ortak olduğu, sonradan hissedar olup ve nihayetinde «hisse devri» ile «ortaklık ilişkisinin» sona ermiş olduğu, «protokolde» tarih de bulunmadığından dava konusu protokolün «gizli ortaklığın» tasfiyesi amacıyla yapılmış olduğu kanaatine varıldığı, bu suretle taraflar arasında «adi ortaklık» ilişkisi bulunduğundan bahsedilemeyeceği de gözetildiğinde; ilk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde davacı vekilinin istinaf nedeni olarak ileri sürdüğü hususların karşılandığı ve bu kapsamda hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi «kamu düzenine aykırılık» da görülmediği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının «ödemezlik def»’inde bulunduğu ve haklı olduğu, ayrıca taşınmaz devrine ilişkin hükümler içeren sözleşmenin «geçerlilik şartına» uygun yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Taraflar arasında akdedilen ''Ortaklığın Bitirilmesi'' konulu sözleşme, davacı ile davalılardan ... arasındaki «gizli ortaklığın» tasfiyesine ilişkin olup, davalı tarafça sözleşme inkar edilmiş ise de, yine kendisi tarafından sunulan ve sözleşmenin bazı maddelerinin iptal edildiğine ilişkin kendi imzasını «taşıyan» sözleşmenin ikinci sayfasının «ibrazı» karşısında, davalının sözleşmenin «geçersiz» olduğu savunmasına itibar edilemez.
Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, taraflar arasında yapılan bir sözleşmedeki edimlerin büyük «bölümü» taraflarca karşı çıkılmaksızın yerine getirilmiş ise, sözleşmenin «geçersiz» olduğu ileri sürülerek, sözleşmedeki diğer edimlerin ifasından kaçınılamaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1415 E. , 2017/641 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2015 tarih ve 2012/493-2015/283 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında Irak'ın ... kentindeki göz hastanesinin %25 hissesinin devri konusunda bir anlaşma yaptıklarını, davalının bu hisse devir sözleşmesindeki bedeli ödeyebilmesi için ayrıca başka bir sözleşme yaptıklarını ve bu iki sözleşmeye de 60.000 $'lık cezai şart maddesi koyduklarını, davalının iki sözleşmeye de aykırı davranması nedeniyle cezai şartların ödenmesi için davalı aleyhinde ...
7. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6989 Esas sayılı dosyası ile genel haciz yolunu kullanarak takip yaptıklarını ancak davalının süresinde itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın edimini yerine getirmediğini, hisse devrinin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Irak'ta bulunan bir hastane ile ilgili hisse devri sözleşmesi imzalandığı ancak devrin gerçekleştirilmediği davalı tarafın tehdit edildiği, Türkiye'ye dönmek zorunda kaldığı, davalının ödemezlik definin yerinde olduğu, kendi edimini ifa etmeyen davacının karşı taraftan edimini ifa etmesini beklemesinin objektif iyi niyet kuralları ile de bağdaşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir,
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dosya içeriğinde yer alan tercüme edilmiş belge içeriğine göre davalının, davaya konu göz merkesinde hisse sahibi olmamasına ve ödemezlik def'inin yerinde bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, hisse devir sözleşmesine dayalı cezai şartın tahsiline ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmiş ise de davacı, İİK 67/2. maddesi uyarınca, sözleşmeye dayalı olarak, cezai şarta ilişkin icra takibinde haksız olmakla birlikte, icra takibinde kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir. Bu nedenle kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken kabul edilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/317971500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz