Genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizi ve taleple bağlılık ilkesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/521 E. 2025/388 K. · · İlk derece: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin belirlenmesinde, bankanın Türkiye Bankalar Birliği'ne bildirdiği oran değil, müşteriye fiilen uyguladığı ve belgelendirilebilen akdi faiz oranı esas alınır; sözleşmede bu oranın belirli bir katı öngörülmüşse temerrüt faizi bu esasa göre hesaplanır. Dava dilekçesindeki talep miktarından daha yüksek bir miktar üzerinden değerlendirme yapılarak hüküm kurulması taleple bağlılık ilkesine aykırıdır; bu ilke kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca istinaf konusu edilmemiş olsa da mahkemece ve istinaf incelemesinde resen gözetilir. Ayrıca dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemelerin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınacağı şeklinde hüküm kurulması gerekir; bu hususun gözden kaçırılması hükmü hatalı kılar.
Ele alınan sorunlar
Temerrüt faizi oranının belirlenmesinde esas alınacak akdi faiz oranı → ret
İddia: Davacı vekili, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesine uygun olarak ...'ye bildirilen ve dosyaya sunulan faiz genelgelerinde belirtilen azami faiz oranları çerçevesinde uygulanan faiz oranları üzerinden talepte bulunulmasına rağmen, nasıl belirlendiği anlaşılmayan bilirkişi raporundaki faiz oranları üzerinden hatalı hesaplama yapılarak hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yerleşik yargısal uygulamalar gereğince temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, bankanın müşterisine fiilen uyguladığı faiz oranı olup, ...'ye bildirilen oran değil, belgelenmesi halinde fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınmalıdır. Dava konusu kredi sözleşmelerinde ayrıca bir akdi veya temerrüt faiz oranı belirlenmediğinden ve davacı tarafça fiilen uygulanan faiz oranına ilişkin belge sunulmadığından, öncelikle bu oranın tespiti gerekmiştir. Davacı vekilinin sunduğu sistem raporuna göre krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı yıllık %14,28 olarak belirlenmiş, genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesine göre bunun iki katı tutarında yıllık %28,56 temerrüt faizi bulunmuştur. Davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yapılan hesaplama usulüne uygun olduğundan, davacı vekilinin temerrüt faizi oranına ve buna bağlı hesaplamaya yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Takip talebinin 3. sırasındaki kredi alacağında taleple bağlılık ilkesinin ihlali → kabul
İddia: Davacı vekili, dava dilekçesinde takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı için takip sonrası ödemeler düşülerek 983.500,96-TL üzerinden devam talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebindeki 1.056.749,86-TL üzerinden değerlendirme yapılarak 7.609,79-TL fazla talebin reddine karar verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava dilekçesinde dava konusu edilen takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı için takip sonrası ödemeler düşülerek 983.500,96-TL alacak talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebindeki 1.056.749,86-TL üzerinden değerlendirme yapılarak bu alacak kalemi yönünden kısmen kabul kararı verilmesi ve buna bağlı olarak reddedilen 7.609,79-TL yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. Hüküm davalılarca istinaf konusu edilmemiş olsa da, taleple bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır; bu ilkeye uygun karar verilip verilmediği yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı bakımından 983.500,96-TL alacak üzerinden, davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yıllık %7,5 temerrüt faizi esas alınarak hüküm verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödemenin infazda dikkate alınması → kabul
Gerekçe: Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, davacı bankaca dava tarihi sonrasında 02.07.2018 tarihinde kredi borçlarına mahsuben 380.138,82-TL tahsilat yapıldığı tespit edilmiş olup, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta bir hüküm verilmemesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın temerrüt faizi oranının belirlenmesinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranının esas alınacağına ve taleple bağlılık ilkesinin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğine dair tespitleri, benzer ticari kredi alacaklarına ilişkin itirazın iptali davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Genel kredi sözleşmesi↗ Temerrüt faizi↗ Fiilen uygulanan akdi faiz oranı↗ Taleple bağlılık ilkesi↗ Kamu düzeni↗ Usuli kazanılmış hak↗ İcra inkar tazminatı↗ Kısmi ödemenin infazda dikkate alınması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/521
KARAR NO 2025/388
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 14/09/2023
NUMARASI 2023/194 Esas - 2023/694 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/03/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; icra takip talebinin 1, 5 ve 6. sırasında kayıtlı krediler takip tarihi sonrasında tahsil edildiğinden harca esas değere dahil edilmediğini, müvekkili bankanın ... Şubesi tarafından davalı ... firmasına 09.02.2016,24.03.2017 ve 26.09.2017 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığını, davalı ...'un da sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,kredi borcunun ödenmemesi üzerine Beyoğlu ... Noterliğinin 07.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile hesap kat edildiğini, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine borçlular tarafından itiraz edildiğini, talep edilen faizin sözleşmelerin 2.6 ve 2.7 maddelerine dayandığını, taraflar tacir olup ticari işlerde faiz oranının TTK'nın 8 ve 9.
maddelerine gereği serbestçe belirleneceğini, talep edilen faizin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu,kefaletin şekil şartlarına uygun olduğunu, davalıların kat ihtarının tebliği ile temerrüde düştüklerini belirterek, davalıların takibe itirazının iptali ile takibin takip talebinin 2. sırasındaki taksitli ticari kredi alacağı için 1.893.448,11-TL üzerinden,3. sırasındaki işlek kredi alacağı için 983.500,96-TL üzerinden,4. sırasındaki işlek kredi alacağı için 1.187.297,38-TL nakit alacak üzerinden devamına, takip talebinin B bendinde yer alan gayrı nakit alacağa ilişkin depo taleplerinin kabulüne, davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... AŞ vekili; davacı bankanın keşide ettiği hesap kat ihtarına itiraz edildiğini, müvekkili şirketin borçlu olduğu esasına dayalı hesap kat ihtarı tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkili şirket bakımından temerrüdün gerçekleşmediğini, temerrüt gerçekleşmeden icra takibine başlanamayacağından, takibe itirazlarının yerinde olduğunu, takipte talep edilen alacak tutarında tarafların mutabık olmadıklarını, diğer yandan işlemiş faizin neye göre belirlendiğinin anlaşılamadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili; müvekkili ile davacı banka arasında geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını, kefalet sözleşmesinin TBK’nın 583.
maddesindeki nitelikleri taşımadığını, iki ayrı kefalet sözleşmesi bulunduğundan alacağın hangi kefalet sözleşmesine dayalı olarak talep edildiğinin ortaya konulması gerektiğini, davacı bankanın kredi borçlusunun başka kefilleri de bulunmasına rağmen sadece müvekkili hakkında takip yapılmasından, söz konusu kefillerin kefaletinin müvekkilinin onayı alınmaksızın ortadan kaldırıldığını gösterdiğini, bu nedenle aynı miktarda müvekkilinin sorumluluğunun da ortadan kalkacağını, TBK’nın 587. maddesi gereği kefaletin düştüğünü, TTK'nın 396. maddesindeki anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin kendileri ile işlem yapma yasağı gereğince de kefaletin geçersiz olduğunu, davacı banka ile borçlu arasındaki kredi ilişkisinin ...
garantisi ile sağlandığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun ... tarafından karşılanmayan miktarla sınırlı olduğunu, ayrıca davacının takipte kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davalı kefilin kefaleti geçerli olup şirketin yönetim kurulu başkanı olan davalı bakımından eş muvafakatine gerek olmadığı, davalının TBK nın 587. maddesindeki "Alacaklı, kefilin aynı alacak için başka kişilerin de kefil olduğunu veya olacağını varsayarak kefalet ettiğini biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, bu varsayımın sonradan gerçekleşmemesi veya kefillerden birinin alacaklı tarafından kefalet borcundan kurtarılması ya da kefaletinin hükümsüz olduğuna karar verilmesi durumunda kefil, kefalet borcundan kurtulur." hükmüne dayalı savunmada bulunmuş ise de, buna ilişkin bir delil sunulmadığı gibi sözleşmeye kefil olan tek kişinin kendisi olduğu, asıl borçlu davalı ...'e hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, kat ihtarı 07.03.2018 tarihi itibariyle davalılara tebliğ edilmiş olup, verilen 1 günlük sürenin sonu olan 09.03.2018 tarihinde davalıların temerrüde düştüğü, sözleşmede kefilin çek kredisi ile ilgili depo yükümlülüğüne ilişkin açık bir düzenleme bulunması nedeni ile davalı kefilin depo sorumluluğunun bulunduğu, sözleşmede her ne kadar ...'ye bildirilen en yüksek faiz, temerrüt faizinin belirlenmesinde ölçü olarak alınmış ise de, Yargıtay HGK'nın 2017/19-1650 esas, 2019/507 karar sayılı ilamındaki bankaların ...’na bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı, hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt faizinin de sözleşme hükmüne göre belirlenmesi gerektiği yönündeki gerekçe doğrultusunda temerrüt faizinin tespitinde fiilen uygulanan akdi faizin baz alınması gerektiği, kredilere fiilen uygulanan akdi faiz yönünden davacı vekiline verilen süre üzerine davacı vekilince sunulan kayıtlara göre kredilere aylık 1,19, yıllık ise 14,28 oranında akdi faiz uygulandığı, sözleşmenin 2.7.1.1l.maddesi uyarınca akdi faizin 2 katı mertebesinde taksitli ticari kredide %28,56 (14,28 x 2), ...
no'lu işlek kredi yönünden %7,5 (3,75x2), ... no'lu işlek kredi yönünden %7,80 (3,90x2) oranında temerrüt faizi belirlendiği, takip talebinin 2. sırasındaki taksitli ticari krediden dolayı %28,32 oranında temerrüt faizi talep edilmiş olup, bu kredide temerrüt faizi yönünden taleple bağlı kalındığı, depo talebine konu miktar dava tarihinden sonra tazmin edildiği, ödeme emrinde takip sırasında tazmin halinde depo talebinin tazmin tarihinden itibaren işleyecek faizi ile alacak talebine dönüştürülmesi talebi bulunduğundan, her ne kadar bu olgu dava tarihinden sonra olsa da ödeme emrindeki bu kayıt nedeniyle dava tarihinden sonra gerçekleşen bu durum dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiği,...
ödemesi nedeniyle bu miktarın takip ve dava konusu yapılamayacağı iddia edilse de, .. kredilerinde ... adına davacı bankanın bu bedeli davalılardan tahsil etmekle yetkili ve yükümlü olduğu anlaşıldığından, bu savunmanın yerinde görülmediği, ... no'lu kredili mevduat hesabı, ... no'lu DBS kredisi ve ... no'lu teminat mektubu tazmin bedeli kredisi kalemlerine itiraz açısından takip sonrası ve dava tarihi öncesi tahsil edildiği belirtilerek, davacı tarafça dava konusu edilmediğinden bu kalemlere ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, dava tarihinden önce yapılan tahsilatın dava konusu olmayan ... no'lu teminat mektubu tazmin bedeli kredisi kaleminden davacı tarafça mahsubu yapılmış olup, dava konusunu ilgilendirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, takip talebinde ve ödeme emrinde davacı alacaklının, işlemiş temerrüt faizi miktarını, işlemiş akdi faiz miktarı içinde birlikte "akdi faizi" başlığı altında istemiş olduğu, ayrıca davacı bankaca kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında hesaplanan akdi faizin asıl alacağa ilave edilmediği, bu durumun borçlu lehine bir durum olup, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faizin işlemiş temerrüt faizine ilave edilmesi gerektiğinden, takip sonrası işleyecek faizin kat sonrası temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faiz miktarı hariç sadece asıl alacak üzerinden işletilecek şekilde hüküm kurulduğu, dava konusu alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleştiği, reddedilen kısım bakımından kötü niyet sabit olmadığından kötü niyet tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalıların takibe itirazlarının;
... no'lu taksitli ticari kredi yönünden 1.879.972,04-TL asıl alacak, 8.880,71-TL işlemiş temerrüt faizi, 444,03-TL %5 gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 1.889.296,78 TL üzerinden iptaline, 4.151,33-TL fazla talebin reddine, işleyecek temerrüt faizi oranına itirazın %28,32 yıllık temerrüt faizi üzerinden iptaline, ... no'lu işlek kredi yönünden 1.047.764,89-TL asıl alacak, 1.309,70-TL işlemiş temerrüt faizi, 65,48-TL işlemiş faizin %5 gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 1.049.140,07-TL üzerinden iptaline, 7.609,79-TL fazla talebin reddine, işleyecek temerrüt faizi oranına itirazın %7,5 üzerinden iptaline, ... no'lu işlek kredi yönünden 1.179.250-TL asıl alacak, 1.533,02-TL işlemiş temerrüt faizi, 76,65-TL işlemiş faizin %5 gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 1.180.859,67-TL üzerinden iptaline, 6.437,71-TL fazla talebin reddine, işleyecek temerrüt faizi oranına itirazın % 7,80 üzerinden iptaline, takipten sonra ödenen gayri nakdi kredi bedeli olan 766.600-TL'ye itirazın iptali ile 766.600-TL'ye 25.05.2018 tarihli bankanın ödeme tarihlerinden itibaren ticari reeskont faizi ve BSMV'si uygulanmasına, başlangıçta depo olarak talep edilen alacak hariç diğer alacaklarda asıl alacak miktarının toplamı olan 4.119.296,52-TL'nin %20'si oranındaki 823.859,30-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,kısmen reddedilen miktarlar açısından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ...
no'lu kredili mevduat hesabı, ... no'lu DBS kredisi ve ... no'lu teminat mektubu tazmin bedeli kredisi kalemlerine itiraz açısından takip sonrası ve dava tarihi öncesi tahsil edildiği belirtilerek davacı tarafça dava konusu edilmediğinden bu kalemlere ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, ... A.Ş. kaynaklı 1.751.870,74-TL dava sonrası yapılan tahsilat miktarı açısından davacının takip yetkisi bulunduğundan, bu miktarın kapak hesabında dikkate alınmamasına, dava tarihinden önce yapılan tahsilatın dava konusu olmayan ... no'lu teminat mektubu tazmin bedeli kredisi kaleminden davacı tarafça mahsubu yapılmış olup, dava konusunu ilgilendirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dava konusu olmayan kısmi alacak kalemi için karar verildiğini, dava dilekçesinde, dava konusu edilen alacak kalemlerinden, takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı için takip sonrası ödemeler düşülerek 983.500,96-TL üzerinden devamı talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebindeki 1.056.749,86-TL bakımından itirazın iptali talep edilmiş gibi 7.609,79-TL fazla talebin reddine karar verildiğini, davaya kısmen dahil olan takip talebinin 3. sırasındaki ... no'lu işlek kredi yönünden talep sonucu takibin 983.500,96-TL üzerinden devamı iken mahkemece itirazın 1.049.140,07-TL üzerinden iptaline ve 7.609,79-TL fazla talebin reddine hükmedildiğini, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporlarına karşı itirazları dikkate alınmayarak hatalı hüküm kurulduğunu, bu kapsamda taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine uygun olarak, müvekkili tarafından ...'ye bildirilen ve dosyaya sunulan faiz genelgelerinde belirtilen azami faiz oranları çerçevesinde uygulanan faiz oranları üzerinden talepte bulunmalarına rağmen, nasıl belirlendiği anlaşılmayan bilirkişi raporundaki faiz oranları üzerinden yapılan hatalı hesaplamalara dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, bilirkişi tarafından TBK'nın 88 ve 120. maddelerine göre avans faizi oranının %50 fazlası akdi ve %100 fazlası temerrüt faizi esas alınarak yapılan hesaplamaya istinaden oluşturulan bilirkişi raporu esas alınarak verilen 27.02.2020 ilk hükmün davacı vekilince istinafı üzerine, Dairemizin 2020/875 esas 2023/318 karar sayılı 02.03.2023 tarihli ilamıyla; takip talebinin nakdi alacaklara ilişkin 1. sırasında yer alan ... no'lu kredi, 5. sırasında yer alan ... no'lu DBS kredisi ve 6. sırasında yer alan ... no'lu tazmin edilen gayrı nakdi kredi alacağının, takip sonrası ve dava tarihi öncesi tahsil edilmesi nedeniyle davacı tarafça dava konusu edilmemiş olmasına rağmen taleple bağlılık ilkesi ihlal edilerek bu alacak kalemleri bakımından hüküm verilmesinin doğru görülmediği, Yargıtay 11 ve kapatılan 19.
Hukuk Daireleri ile HGK'nın yerleşik uygulamaları gereğince, temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için ...'ye bildirilen oranın değil, belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınmasının gerektiği, dayanak kredi sözleşmelerinde ayrıca bir akdi veya temerrüt faiz oranı belirlenmemiş olup, davacı tarafça fiilen uygulanan faiz oranlarına ilişkin bir belge de sunulmadığı, bu durumda davacı bankanın uyuşmazlık konusu kredilere uyguladığı akdi faiz oranlarının tespitinin gerektiği, bu kapsamda davacı bankaca davalıya kullandırılan ve takip talebinin 2.
sırasında yer alan taksitli ticari krediye fiilen uygulanan faiz oranlarını açıklaması ve bu krediye fiilen uygulanan faiz oranlarını gösterir belgeleri ibraz etmesi için davacı vekiline süre verilmesi, bankacı bilirkişiden ek rapor alınarak bankaca davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz oranı ve sözleşme hükmü doğrultusunda temerrüt faizi oranı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca ayrıca davacı bankaca kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında hesaplanan akdi faizin asıl alacağa ilave edilmediği, temerrüt tarihine kadar işleyen akdi faizin işlemiş temerrüt faizine ilave edilmesi gerektiğinden, anılan ilkelere göre hesaplama yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.Taraflarca akdedilen genel kredi sözleşmelerinin 2.6 maddesinde, ödeme planına bağlanmış kredilerde ödeme planında belirtilen faiz oranlarının, diğer kredilerde ve ödeme planında faiz oranlarına yer verilmediği durumlarda ise kredi kullandırım tarihinde bankanın bildirdiği faiz oranının geçerli olacağı, müşteri ile ayrıca mutabakata varılmamış ise faiz oranının, kullandırım tarihinde aynı tür krediler için cari olan en yüksek oranları geçmemek üzere bankaca belirleneceği;
2. 7 maddesinde ise, borcun muaccel hale gelmesi halinde bu tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar geçecek süreye kadar bankaca uygulanan cari en yüksek işlek kredi faiz oranının uygulanacağı, temerrüt tarihinden itibaren bankanın müşteriye kullandırdığı kredi türlerine kredi kullandırım tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki süre içinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranının iki katı tutarında, esas alınacak nakdi kredi riskinin bulunmaması halinde ise bu dönem içerisinde bankanın nakdi ticari kredilere uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının iki katı tutarında temerrüt faizi uygulanacağı düzenlenmiştir.Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece davacı vekiline dava konusu taksitli ticari krediye fiilen uygulanan faiz oranlarını bildirmesi için süre verilmiş olup, davacı vekilince sunulan sistem raporuna göre fiilen uygulanan akdi faiz oranının yıllık %14,28 olduğu belirlenerek düzenlenen ek bilirkişi raporunda;
%14,28 akdi faiz oranı üzerinden sözleşmenin 2.7.1 maddesine göre iki katı tutarında olmak üzere temerrüt faizi oranının %28,56 olduğu, ancak davacının takipteki talebi ile bağlı kalınarak %28,32 oranında temerrüt faizi uygulanması gerektiği, buna göre dava konusu kredilerden ... no'lu (takip talebi 2.sıra) taksitli ticari krediden dolayı davacının 1.879.972,04-TL asıl alacak, 8.880,71-TL işlemiş faiz, 444,03-TL %5 gider vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 1.889.296,78 TL, ... no'lu (takip talebi 3. sıra) işlek krediden dolayı 1.047.764,89-TL asıl alacak, 1.309,70-TL işlemiş faiz, 65,48-TL işlemiş faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.049.140,07-TL, ... no'lu (takip talebi 4. sıra) işlek krediden dolayı 1.179.250-TL asıl alacak, 1.533,02-TL işlemiş faiz, 76,65-TL işlemiş faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 1.180.859,67-TL alacağının bulunduğu, davacı bankaca dava tarihi sonrasında 02.07.2018 tarihinde kredi borçlarına mahsuben 380.138,82-TL tahsilat yapıldığı, davacı bankaca borçlu şirket lehine açılan 200.000-USD tutarlı akreditif bedelinin 25.05.2018 tarihinde tazmin edilerek nakit krediye dönüştüğü, akreditif karşılığının 888.500-TL olduğu bildirilmiştir.Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekilince sunulan sistem raporuna göre krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı yıllık %14,28 olarak belirlenmiş olup, genel kredi sözleşmesinin 2.7.1 maddesine göre iki katı tutarında olmak üzere yıllık %28,56 temerrüt faizi belirlenmiştir.
Dolayısıyla davacının talep edebileceği temerrüt faiz oranı usulüne uygun olarak belirlenmiş olmakla, davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yapılan hesaplama gözetilerek davanın kısmen kabulü yerindedir. Bu nedenle davacı vekilinin temerrüt faizi oranına ve buna bağlı hesaplamaya yönelik olarak ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak dava dilekçesinde dava konusu edilen takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı için takip sonrası ödemeler düşülerek 983.500,96-TL alacak talep edilmesine rağmen, mahkemece takip talebindeki 1.056.749,86-TL üzerinden değerlendirme yapılarak, bu alacak kalemi yönünden kısmen kabul kararı verilmesi ve buna bağlı bağlı olarak reddedilen 7.609,79-TL yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Hüküm davalılarca istinaf konusu edilmemiş olsa da, taleple bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda usuli kazanılmış hakkın istisnasıdır. Bu ilkeye uygun karar verilip verilmediği yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Bu nedenle takip talebinin 3. sırasındaki işlek kredi alacağı bakımından 983.500,96-TL alacak üzerinden, davacının takipteki talebiyle bağlı kalınarak yıllık %7,5 temerrüt faizi esas alınarak hüküm verilmesi gerekmektedir.Diğer yandan hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, davacı bankaca dava tarihi sonrasında 02.07.2018 tarihinde kredi borçlarına mahsuben 380.138,82-TL tahsilat yapıldığı tespit edilmiş olup, dava tarihinden sonra yapılan bu ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususta bir hüküm verilmemesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle;
mahkemece taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak hüküm kurulması ve dava tarihinden sonra yapılan kısmi ödeme bakımından bir hüküm kurulmaması doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak,kararın kesinleşen kısımlarının tekrarı ve davacının takipteki temerrüt faizi oranı talepleri ile bağlı kalınarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 Tarih 2023/194 Esas 2023/694 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 14. İcra Dairesinin ... sayılı icra takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin; Takip talebinin 2. sırasında yer alan ... no'lu taksitli ticari kredi yönünden 1.879.972,04-TL asıl alacak, 8.880,71-TL işlemiş faiz ve 444,03-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.889.296,78-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,32 yıllık temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, Takip talebinin 3. sırasında yer alan ...
no'lu işlek kredi yönünden 983.500,96-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %7,5 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV uygulanmasına,Takip talebinin 4. sırasında yer alan ... no'lu işlek kredi yönünden 1.179.250-TL asıl alacak, 1.533,02-TL işlemiş faiz, 76,65-TL BSMV olmak üzere toplam 1.180.859,67-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %7,80 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,Takip talebinin B bendinde yer alan, takip ve dava tarihi sonrasında ödenerek nakde dönüşen alacak bakımından takibin 766.600-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa 25.05.2018 tarihinden itibaren reeskont faizi ve %5 BSMV uygulanmasına, fazlaya dair istemin reddine,başlangıçta depo talep edilen gayrı nakit alacak hariç kabul edilen toplam 4.053.657,41-TL nakit alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında 810.731,48-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından reddedilen kısım bakımından kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, dava tarihi sonrasında 02.07.2018 tarihinde kredi borçlarına mahsuben yapılan 380.138,82-TL ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına."İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Nakit alacak yönünden alınması gereken 276.905,33-TL ve gayrinakit alacak yönünden 615,40-TL olmak üzere toplam 277.520,73-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 47.669,76-TL ve icra veznesine yatırılan 21.737,41-TL olmak üzere toplam 69.407,17-TL harcın mahsubu ile kalan 207.498,16-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 69.443,07-TL peşin harçların davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 4.750-TL bilirkişi ücreti ve 311,30-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 5.061,30-TL yargılama giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 5.048-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı ...
tarafından yapılan 197,90-TL posta masrafından ibaret yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan nakdi alacak yönünden 468.292,59-TL, gayrinakdi alacak yönünden 30.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Davalılar vekilleri için reddedilen kısım üzerinden takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 214-TL istinaf yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 213-TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı ...
A.Ş. tarafından yapılan 57,90-TL istinaf yargı giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/31314 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi