İkinci kez eksik bilirkişi incelemesiyle karar verilmesi nedeniyle kaldırma
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/2008 E. 2025/406 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
BAM'ın önceki kaldırma kararında işaret ettiği şekilde (belirli nitelikte uzmanlardan oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden araç üzerinde inceleme yaptırılması gibi) somut inceleme talimatı verilmişse, ilk derece mahkemesinin bu talimata uymayıp eksiklikleri gidermeksizin aynı bilirkişiden ek rapor alarak karar vermesi, kararın yeniden kaldırılmasını ve dosyanın yeniden görülmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini gerektirir; bu durumda sair istinaf sebepleri incelenmez.
Ele alınan sorunlar
İlk derece mahkemesinin, Dairenin önceki kaldırma kararında işaret edilen inceleme (3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden yeni rapor alınması) yapılmadan aynı bilirkişiden ek rapor almak suretiyle karar vermesi → kabul
İddia: Davalılar vekilleri; mahkemenin Dairenin önceki kaldırma kararı doğrultusunda otomotiv kürsüsünden/3 kişilik uzman heyetinden rapor alınması gerekirken tek bilirkişi ile inceleme yaptırdığını, bu nedenle kararın eksik incelemeye dayandığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dairenin önceki kaldırma kararında, dosyadaki bilirkişi raporunun gerekli teknik ayrıntıları içermediği ve davalıların savunma ve itirazlarının yeterince irdelenmediği dikkate alınarak, teknik üniversitelerde görev yapan konularında uzman kişilerden oluşan 3 kişilik yeni bilirkişi heyetinden araç üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınması ve TBK 227/4 kapsamında DPF sisteminin değiştirilmesiyle sorunun giderilip giderilemeyeceğinin araştırılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Mahkemece bu kaldırma kararı doğrultusunda hareket edilmeyip, eksiklikler giderilmeksizin ve gerekli değerlendirme yapılmaksızın aynı bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru değildir. Kaldırma kararında belirtilen şekilde inceleme yapılmadan karar verildiğinden, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin kararın kaldırılması gerekmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İlk derece mahkemesinin, BAM'ın önceki kaldırma kararında somut olarak belirttiği inceleme yöntemine (belirli nitelikte bilirkişi heyetinden yeni rapor alınması) uymayıp eksik inceleme ile karar vermesi halinde, BAM'ın sair istinaf sebeplerini incelemeksizin kararı yeniden kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine gönderdiğini gösteren bir karardır; kaldırma kararlarına usulüne uygun uyulmasının denetimi bakımından örnek niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gizli ayıp↗ bilirkişi incelemesi↗ kaldırma kararına uyma yükümlülüğü↗ TBK 227/4↗ misli ile değişim↗ bedel indirimi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/2008
KARAR NO 2025/406
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/10/2024
NUMARASI 2023/700 Esas - 2024/870 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkili tarafından davalılardan ...A.Ş.'nin ithalatçısı olduğu, diğer davalı ...A.Ş.'nin ise satıcısı olduğu ... plakalı ... markalı aracı 08/01/2016 tarihinde aldığını, aracın satın alınmasından itibaren defalarca arızalandığını, yetkili servise götürmek zorunda kalındığını, araç yeni alındığında dahi bir kaç kez kullanıldığında "egzoz filtresi dolu" ibaresi ile uyarı verdiğini, uyarıdan bir müddet sonra aracın çekişten düştüğünü ve hızlanamadığını, arızaların hep bu şekilde gerçekleştiğini, her arızadan sonra yetkili servise götürülen aracın bir kaç gün serviste kaldıktan sonra tamir oldu diye müvekkiline verildiğini, ancak kısa bir müddet sonra tekrar aynı arızanın ortaya çıktığını, müvekkilince 01/08/2018 tarihinde ihtarname gönderilerek davalılardan aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep ettiklerini, ancak davalıların araçta ayıp bulunmadığını belirterek bu talebi reddettiğini, servise girdiklerinde servisin arızaların sürücü hatasından kaynaklandığını bildirip, bedeli karşılığında tamir etmeye başladığını belirterek öncelikle aracın 0 km bir araçla değiştirilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise aracın satış bedeli olan 598.712,11-TL'nin satış tarihinden itibaren uygulanacak reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili; dava konusu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın yasanın öngördüğü ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafın taleplerini terditli olarak ileri süremeyeceğini, TBK gereği davacının seçimlik haklardan sadece birini seçebileceğini, müvekkili şirketin dava konusu aracın ithalatçısı olduğunu, satış bedelini müvekkili şirketin almadığını, bu nedenle bedel iadesi gibi bir talebinin de müvekkilinden istenemeyeceğini, dava konusu araçta üretim hatası bulunmadığını, davacı tarafın ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasından kaynaklandığını, ayrıca aracın motor garantisi içinde hataların bedelsiz giderildiğini, davacının aracı kullanırken ve kullanımından faydalanırken ödediği satış bedelinin faizle iadesini talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili; hak düşürücü sürenin aşıldığını, yeni aracın satın alındıktan 2 yıl geçtikten sonra müvekkili şirkete göndermiş bulunduğu ihtarnamede seçimlik hakkını kullanmak istediğini bildirdiğini, TTK'nın 23/3 ve TBK'nın 223/2. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçirildiğini, araçtaki servis işlemlerinin aracın sürüş güvenliğini azaltmadığını, değerini düşürmediğini, orjinalliğini bozmadığını, bu nedenle aracın ayıplı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki davacının servise müracaat etmek suretiyle seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığından bu davayı açma hakkının kalmadığını, aracı kullanırken vermiş bulunduğu satış bedeline faiz talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ
Mahkemece, araçtaki ayıbın gizli ayıp olması, kullandıkça ortaya çıkması, tamir edildikten sonra yeniden ortaya çıkmayacağı düşünülerek kullanılmaya devam ettiğinde tekrarlamakta olduğu, davadan sonra da tekrarlayacağı nazara alındığında, zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalılardan ...A.Ş.'nin satıcı sıfatıyla, diğer davalı şirketin ise garanti veren ithalatçı sıfatıyla sorumlululuğunun bulunduğu, bu nedenle davalıların husumet itirazlarının yerinde olmadığı, davacı tarafından aracın 08/01/2016 tarihinde faturalı olarak satın alındığı, satın alma tarihi ile dava tarihi arasında 3 yıl 1 ay 14 gün geçtiği, bu müddet zarfında aracın 100.607 km yol kat ettiği, bu süre içinde araçta 17 kez DPF arızası meydana geldiği, bu arızanın egzoz sistemindeki partikül filtre doluluk oranının sınırları aşmasından meydana gelen bir arıza olduğu, arızanın rejenarasyon yapılmak suretiyle servisçe tamir suretiyle giderilmesi gerektiği, bilirkişilerin açıkladığı üzere süre olarak satın alma tarihi ile dava tarihi arasında ortalama her 67 günde bir, km olarak ise ortalama her 5.918 km'de bir bu arızanın gerçekleştiği, yetkili servisler tarafından yapılan ancak arızayı tamamen gideremeyen onarımlar ile davacının sürekli oyalandığı, bu nedenle davalıların aracı yenisiyle değiştirmeyip, yetkili servisin geçici tamirleri ile alıcıya tekrar teslim etmesine göz yumdukları, bu şekilde ağır kusurla hareket ettikleri, bu nedenle de zaman aşımı süresinden TBK 231/2 madde gereğince yararlanamayacakları, tüm dosya kapsamına nazaran aracın satılırken ayıplı olduğunun belli olduğu, vermiş bulunduğu DPF arızasının satıştan çok kısa süre sonra ortaya çıkması sebebiyle ve sürekli tekrarlaması nedeniyle esasen satılmadan önce fenni kontrolleri yapılsaydı ortaya çıkabileceği, bu haliyle aracın ayıplı olarak satılmış olduğu, bilirkişi raporunda aracın DPF arızasının üretimden kaynaklı gizli ayıp bulunması nedeniyle meydana geldiğinin ve devam ettiğinin, jenerasyon işlemlerinden hemen sonra motorun normal çalıştığının ve metal partikül filtre tıkanmaya başladığında performansının düştüğünün, tıkanmanın kritik seviyeye ulaştığı hallerde motorun kendini kapatarak arıza moduna geçeceğinin tespit edildiği, yine araçtaki arızanın 27/07/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklanmadığının, üretimden kaynaklanan gizli ayıp sebebiyle aracın teknik ve güvenlik yönünden bu şekilde kullanılmasının uygun olmadığının, bu nedenle yenisiyle değiştirilmesinin veya bedelinin iadesinin gerektiğinin belirtildiği, yargılama esnasında aracın bir kazaya karıştığının belirlendiği, bilirkişi tarafından kaza nedeniyle değer düşüklüğünün 10.150-TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile TBK'nın 227.
Maddesi gereğince ... plakalı ve ... motor, ... seri nolu aracın yenisi ile değiştirilmesine, (2016 model ... marka ... modelli kazasız ve takyidatsız bir araçla), kararın infazı esnasında 10.150-TL'nin davacıdan alınıp davalılara ödenmesine karar verilmiştir. Karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiş olup, Dairemizin 2021/243 Esas, 2023/1308 Karar sayılı hükmünde; "mahkemece, teknik üniversitelerde görev yapan konularında uzmanların bulunduğu, 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının şikayetlerinin kullanım hatası nedeniyle meydana gelip gelmediği, bu kapsamda arızanın rejenerasyon işlemi için kullanma kılavuzunda belirtilen talimatlara uyulmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dizel partikül filtresinin kısa sürede dolmasının ve arızalanmasının araçtaki ayıptan ileri gelip gelmediği, bu hususun ayıp niteliğinde olup olmadığı hususlarında denetime elverişli ve taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınması gerektiğinden ve 6098 sayılı TBK m.
227/4 kapsamında araçtaki sorunun DPF sisteminin tamamen değiştirilmesi ile giderilip giderilemeyeceği hususunda inceleme yaptırılmaması, aracın benzeri ile değişimi yerine bu şekilde onarımın somut olaya uygun düşüp düşmediği hususunun değerlendirilmemesi doğru görülmediğinden davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince; aracın bizzat yetkili servis tarafından kronik dizel partikül filitre sorunu olarak araç hatasının tespit edildiği, BAM kaldırma kararında her 200 km'de araç kullanıcıları tarafından yüksek devir ve düşük viteste aracın 60 ila 70 km sabit hızlarla kullanılarak filtrenin temizlenmesi işlemi ile bu araçtaki sorunun giderilemeyeceği, oradaki kurum birikmesi ile buradaki ayıbın tamamen farklı olduğu;
satılan araçta tamir ile giderilmesi mümkün olmayan kronik bir rahatsızlığın bulunduğu, bu nedenle aracın tam 17 kez servise girdiği ortalama her 5000-6000 km de bir bu arızanın gerçekleştiği; gerçekleşen arızanın yoğun trafikte hatalı kullanımdan kaynaklanmadığı, servis tarafından araçla yapılan yol testlerinde zaten araca herhangi bir müdahalede bulunmadan otomotik olarak rejenerasyona aracın kendiliğinden girdiği nazara alınarak ve bu sebeple egzoz temizlemek için aracın esasen dışarıdan 60-70 km sabit hızla kullanımına gerek kalmadan otomatik olarak aracın bunu sağladığı veya vites düşürerek aynı devirleri daha düşük hızlarda sağladığı nazara alındığında, araçta gizli ayıp olduğu, bununda ayıpsız misli ile değiştirilme sebebi bulunduğu nazara alınarak;
oluşan bu duruma nazaran artık akademik kariyerli öğretim görevlilerinden rapor alınmasına gerek görülmeyerek, davanın kabulüne, TBK'nın 227. maddesi gereğince ... plakalı ve ... motor, ... seri nolu aracın misli ile değiştirilmesine, (2016 model ... marka ... modelli kazasız ve takyidatsız bir araçla), misli ile değiştirilmesi sağlandığı taktirde İİK 24. madde gereğince aracın davalı ... Servis ve Tic. A.Ş veya davalıların talebi halinde ... Tic. A,Ş. adına tesciline, kararın infazı esnasında 10.150-TL'nin de davacıdan alınıp davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davalı Borusan ...A.Ş. vekili; aracın 2015 model olduğu halde hükümde 2016 model olduğu belirtilmek suretiyle hatalı karar verildiğini, misli ile değişime ilişkin kararın çelişkili olarak verildiğini, Mahkemece zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, dava konusu talepler yönünden 2 yıllık zamanaşımının dolduğunu, davacının ayıp ihbarı yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle dava açma hakkının ortadan kalktığını, DPF rejenerasyonunun aracın kullanım kılavuzunda yer aldığını, araçtaki filtre özelliği hakkında bilgilendirilmediği iddialarının yersiz olduğunu, davacının basiretli tacir olarak 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğini, sadece bir makine mühendisinden alınan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, İstanbul BAM 12.
Hukuk Dairesi'nin kararında da aynı hususa işaret edildiğini, aracın otomotiv kürsüsüne gönderilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından aracın kullanım kılavuzunun incelenmediğini, araçtaki DPF şikayetinin nereden kaynaklandığının araştırılmadığını, raporun bilimsel ve teknik kriterleri taşımadığını, aracın DPF rejenrasyonunun kullanım kılavuzunda açıkça yer aldığını, bu hususun davacıya anlatıldığını, yol testlerinde de rejenerasyonun otomatik olarak devreye girdiğini, kaldı ki davacının aracı kullanım kılavuzu ile birlikte satın aldığını ve nasıl bir özelliğe sahip olduğunu açıkça bildiğini, tüm servis girişlerinin müşteri memnuniyetsizliğine dayalı olduğunu, söz konusu rejenerasyon sürecinin her seferinde davacıya açıklandığını, müşteri memnuniyetsizliğinin ve kullanıcı hatalarının gerekçesiz ve teknik değerlendirme olmadan ayıp olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, keşif esnasında da araçta performans düşüklüğü tespit edilmediğini, DPF bulunan araçlarda kullanım kılavuzuna göre DPF rejenerasyonunun yapılabilmesi için aracın 60 km/s ile 122 km/s hızları arasında sabit sürülmesi gerektiğini, Ankara 12.
Tüketici Mahkemesinde görülen davada davanın reddine karar verildiğini, bahsi geçen dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunda da bahsi geçen hususların belirtildiğini ve raporun hükme esas alınarak davanın reddedildiğini, dava konusu araçta ayıplı olarak nitelendirilebilecek bir husus bulunmadığını, her ne kadar davanın reddine karar verilmesi gerekmekte ise de kabule göre de mahkemece bedel indirimine gidilmesi gerektiğini, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin kararına rağmen bu hususta değerlendirme yapılmadığını, ayrıca davacının aracı 2 yılı aşkın süredir aracı kullanmaktan olayı elde ettiği faydaların da dikkate alınması gerektiğini, yine aracın davacının elinde iken geçirdiği kaza sonrası oluşan hasardan dolayı meydana gelen değer kaybının daha fazla olacağını, bilirkişinin değer kaybına ilişkin tespitlerinin eksik incelemeye dayalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı ...A.Ş. vekili; kanundaki ihbarla ilgili hak düşürücü sürelerin aşıldığını, araçtaki servis işlemlerinin aracın sürüş güvenliğini azaltmadığını, değerini düşürmediğini, orjinalliğini bozmadığını, bu nedenle aracın ayıplı kabul edilmesininde mümkün olmadığını, karara dayanak olarak rapora karşı itirazların dikkate alınmadığını, raporda aracın onarımı nedeniyle değer kaybı meydana gelip gelmeyeceğinin incelenmediğini, bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğuna, şikayetin giderilmediğine, araçtan beklenen faydanın sağlanamadığına, sürüş güvenliğinin bulunmadığına dair tespitlerinin hukuki ve teknik dayanağının bulunmadığını, mahkemece bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda otomotiv kürsüsü tarafından alınacak rapora göre değerlendirme yapılması gerekirken tek bilirkişi ile inceleme yapıldığını, davacının tüm servis giriş çıkış kayıtlarını arıza kaydı gibi gösterilmeye çalışıldığını, davacının her DPF ikazı yandığında aracı servise getirdiğini, oysa aracın 17 kez değil sadece 1 kez DPF arızası verdiğini, DPF ikazının yanmasının arıza olmadığını, doğru kullanım ile ışığın kendiliğinden söneceğini, rejenerasyon işlemi için 60-112 km hız ile kullanım gerektiğini, bu işlemin başarılı olarak tamamlanmaması halinde sarı ikaz ışığının kırmızıya döndüğünü, bu hususların kullanıcıya defalarca kez anlatıldığını, aracın 10 aydır arıza vermediği halde bilirkişilerin arızanın devam ettiğine dair tespitlerinin çelişkili olduğunu, raporda hem şikayet halinin ve performans düşüklüğünün görülmediğinin belirtildiğini, hem de arızanın devam ettiğinden bahsedildiğini, aracın DPF şikayeti ile servise en son 22/02/2019 tarihinde 100.607 km'de iken getirildiğini, aracın hali hazırda 118.000 km olmasına rağmen 9 ay boyunca herhangi bir arızasının ortaya çıkmadığını, aynı konuya ilişkin Ankara 12.
Tüketici Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporu ile ilgili herhangi bir teknik inceleme yaptırılmadan davanın reddine karar verildiğini, bahsi geçen raporda sürücü tarafından rejenerasyon işleminin tamamlanması gerektiğinden bahsedildiğini, mahkemenin yargılamadaki en hatalı değerlendirmesinin DPF ikazını arıza olarak değerlendirmesi olduğunu, diğer müşterilerin DPF ikazı yandığında kullanım kılavuzun da belirtildiği şekilde aracı kullanıp ışığı kendiliğinden söndürdüklerini, kaldı ki, davacı yasanın kendine tanıdığı seçimlik haklardan yetkili servislerine başvurmak suretiyle onarım seçimini kullanmasına rağmen iş bu davayı açma hakkı kalmadığını, davacının şikayetlerinin tamamen giderildiğini, aracın ayıplı olmadığı açık ise de, aracın ücretsiz onarılması ya da bedel indirimine karar verilmesi gerekirken misli ile değişime karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişim veya bedel iadesi istemine ilişkin olup, mahkemece aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin 15/10/2020 tarihli karar davalılarca istinaf edilmiştir. Dairemizin 24/10/2024 tarihli 2021/243 E. 2023/1308 K. sayılı kaldırma kararında; teknik üniversitelerde görev yapan konularında uzmanların bulunduğu, 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, araç üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının şikayetlerinin kullanım hatası nedeniyle meydana gelip gelmediği, bu kapsamda arızanın rejenerasyon işlemi için kullanma kılavuzunda belirtilen talimatlara uyulmamasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dizel partikül filtresinin kısa sürede dolmasının ve arızalanmasının araçtaki ayıptan ileri gelip gelmediği, bu hususun ayıp niteliğinde olup olmadığı hususlarında denetime elverişli ve taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınması, araçta ayıp bulunması halinde TBK'nın 227/4 maddesi kapsamında araçtaki sorunun DPF sisteminin tamamen değiştirilmesi ile giderilip giderilemeyeceği hususunda inceleme yaptırılarak aracın benzeri ile değişimi yerine bu şekilde onarımın somut olaya uygun düşüp düşmediğinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Dairemizin 24/10/2024 tarihli kararından sonra mahkemece; daha önce görevlendirilen bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir. Ancak, Dairemizin 24/10/2024 tarihli kaldırma kararında dosyada mevcut bilirkişi raporunun gerekli teknik ayrıntıları içermediği ve davalıların savunma ve itirazlarının yeterince irdelenmediği dikkate alınarak teknik üniversitelerde görev yapan ve konularında uzmanların bulunduğu 3 kişilik yeni bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiği belirtildiği halde, mahkemece 24/10/2024 tarihli kaldırma kararı doğrultusunda eksiklikler giderilmeksizin ve değerlendirme yapılmaksızın aynı bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.
Dairemizin 24/10/2024 tarihli kararında belirtilen şekilde inceleme yapılmadan karar verilmesi doğru olmadığından, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/700 Esas - 2024/870 Karar sayılı 24/10/2024 tarihli kararının, HMK'nin 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davalı ... A.Ş tarafından yatırılan 10.225-TL istinaf karar harcının istek halinde kendine iadesine, Davalı ... Paz. ve Tic. A.Ş tarafından yatırılan 10.224,50-TL istinaf karar harcının istek halinde kendine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/03/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/31269 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi