Ayıp iddiası cevap süresinde ileri sürülmese de inkar sayılır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1610 E. 2025/998 K. · · İlk derece: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ EmsalGörev ve yetki
Gerekçe özeti
Yetki ilk itirazı cevap süresinde ileri sürülmemişse ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilirken yetkili icra dairesi gösterilmemişse, bu itiraz geçersiz sayılır. Ayıp iddiası cevap süresinde ileri sürülmemiş olsa da, bu durum davacının dava dilekçesindeki vakıalarının inkarına yönelik beyanda bulunmayı engellemez; ayrıca uyuşmazlık konusu faturanın önceden düzenlenip davalı tarafından iade edildiği ve sonradan yeniden düzenlenerek davacı kayıtlarına girdiği anlaşılıyorsa, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi tek başına davacı defterlerine göre karar verilmesi için yeterli sayılmaz. Sözleşmede sarf malzemelerinin garanti kapsamı dışında bırakıldığı hallerde, bilirkişi incelemesinde cihazın ayıplı olduğuna ilişkin tespit bulunmuyor ve davalının parça değişiminin yapıldığına dair bir itirazı yoksa, değişimi yapılan parça sarf malzemesi kapsamında kabul edilerek satıcının parça ve servis hizmet bedeline hak kazandığı sonucuna varılır.
Ele alınan sorunlar
İcra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz → ret
İddia: Davalı, sözleşmenin 11. maddesi gereğince Silivri mahkemelerinin ve icra dairesinin yetkili olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı yetki ilk itirazını cevap süresinde ileri sürmemiştir. İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de yetkili icra dairesi gösterilmediğinden geçerli bir yetki itirazı bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Süresinde ileri sürülmeyen ayıp iddiasının niteliği ve ticari defterlerin ispat gücü → kısmi kabul
İddia: Davalı, cihazın kronik olarak arızalandığını, ayıplı olduğunu, davacının onarım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, garanti kapsamındaki onarım için fahiş bedel talep edildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Mahkemece davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği gerekçesiyle davalı tarafından ileri sürülen iddialar incelenmemiş ise de, somut olayda bu durum davalının dava dilekçesindeki vakıaların inkarına yönelik beyanda bulunmasına engel değildir. Uyuşmazlık konusu fatura önce 20/09/2022 tarihinde düzenlenmiş, davalı tarafından 26/09/2022 tarihli fatura ile iade edilmiş, daha sonra davacı tarafından 15/12/2022 tarihinde yeniden düzenlenmiştir. Faturanın daha önce davalı tarafından iade edilerek itiraza uğradığı ve davacının kayıtlarına bu şekilde girdiği anlaşıldığından, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması münhasıran davacının defterlerine göre karar verilebilmesi için yeterli değildir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Fatura konusu parça değişimi ve servis bedelinin ayıptan mı yoksa sarf malzemesi değişiminden mi kaynaklandığı → ret
İddia: Davalı, davacının satışını yaptığı cihazın ayıplı olduğunu, garanti kapsamındaki onarım işlemleri için ücret talep edilemeyeceğini, seçimlik haklarının kullanmaktan mahrum bırakıldığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Delil tespiti talebi üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda cihazın çalışır durumda olduğu, inceleme tarihinde herhangi bir arızası bulunmadığı tespit edilmiş, fatura muhteviyatı parça değişimi ve servis hizmetinin cihazdaki ayıptan ileri geldiğine dair bir tespitte bulunulmamıştır. Sözleşmede sarf malzemelerinin garanti haricinde olduğu belirtilmiş olup davalının fatura konusu parça değişiminin yapılmadığına yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığa konu olan lazer kesim kafası değişiminin sarf malzemesi kapsamında kaldığı kabul edilerek davacının fatura konusu yol, parça ve servis hizmet bedeline hak kazanacağı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Cevap süresinde ileri sürülmeyen ayıp iddiasının inkar niteliğinde değerlendirilebileceği ve ticari defter ibrazından kaçınmanın tek başına davacı kayıtlarının esas alınması için yeterli olmayacağı yönündeki değerlendirme, benzer itirazın iptali davalarında ispat yükü ve savunma sınırları açısından bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yetki ilk itirazının cevap süresinde ileri sürülmemesi ve icra dairesinin yetkisine itiraz edilirken yetkili icra dairesinin gösterilmemesi halinde geçerli bir yetki itirazı bulunmadığı kabul edilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ yetki itirazı↗ ayıp iddiası↗ ticari defter↗ ispat yükü↗ garanti kapsamı↗ sarf malzemesi↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1610
KARAR NO 2025/998
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/05/2024
NUMARASI 2023/236 Esas 2024/428 Karar
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ 05/04/2023
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 12.08.2021 tarihli satış sözleşmesine istinaden fiber lazer kesim makinası (model ... No: ...) satışının yapıldığını, bu satışa istinaden müvekkilinin makinenin servis ve bakım hizmeti verilmesine rağmen davalının cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini, cihaz hakkında gerçek dışı arızalar uydurarak makine ayarlarıyla oynayarak, makinenin çalışması için uygun koşulları sağlamayarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müvekkilinin alacağının tahsili için davalı hakkında Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla 120.973-TL alacağın tahsili için takip başlattığını, davalının borca, faize ve yetkiye haksız olarak itiraz ettiğini, davalının haricen yaptığı ödemeler neticesinde ticari hesaptan kaynaklanan bakiye borcunun dava tarihi itibariyle 84.060,21-TL olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, takipten sonra davadan önce haricen ödenen 24.161,79-TL için ödenmeyen icra vekalet ücretinin harç ve masraflarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; lazer kesim makinesinin davacıdan finansal kiralama yoluyla alındığını, taraflar arasında 12.08.2021 tarihinde işbu makineye ilişkin olarak satış sözleşmesi imzalandığını, davacının makinenin sorunsuz çalışmasından, eksiksiz ve sağlam olmasından sorumlu olduğunu, lazer kesim makinesinin ilk günden itibaren muhtelif tarihlerde arızalandığını, bu arızalar sebebiyle defalarca kez yetkili servise başvurulmasına ve parça değişimi yapılmasına rağmen kalıcı bir çözüm sağlanamadığını, söz konusu lazer kesim makinesinin kronik olarak arızalanması sebebiyle davacıya defaten ayıp bildirimi ve arızanın düzeltilmesine ilişkin talep e-postaları gönderildiğini, davalının kayıtsız kalarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacıya sözleşmeden dönülmesi, malın iadesi için ihtarname gönderildiğini, 13.02.2023 tarihinde Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/32 D.
İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, davacının basiretli tacir ilkesine aykırı davranarak ayıplı malın bedelini iade etmediği gibi aynı zamanda makinede yer alan ayıpları da gidermediği halde fahiş bir servis ücretini haksız şekilde talep ettiğini belirterek davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinde davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen dava konusu döneme ait tüm ticari defterlerini usulüne uygun ve eksiksiz olarak sunmaktan kaçındığı, davalı tarafça cevap dilekçesinde her ne kadar ayıp itirazında bulunulmuş ise de, cevap dilekçesinin yasal süresi içerisinde sunulmamış olması sebebiyle yalnızca inkar kapsamında değerlendirme yapılabileceği gözetilerek ayıp savunmasına itibar etme olanağı bulunmadığı, HMK m.222 uyarınca davacının ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacının defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan takip tarihi itibari ile 84.059,21-TL alacaklı olduğu, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kısmen iptali ile takibin 84.059,21-TL üzerinden aynen devamına, şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı tarafından müvekkiline teslim edilen makinenin servo motor hatası, tabla ve switch hatası, sensör alarmı, cam kararması, kafa takılma, çapaklı kesim, aşırı yağlanma, körüklerden yağ gelmesi, nozzle uç dokunma hatası, yeterli olmayan düşük kesim hızı, hava kesme ve cam kirletme, çapraz kesim sorunu, optiklerin kısa sürede yanması vb. şeklinde hatalar verdiğini, müvekkilinin üretiminin durması nedeniyle büyük zararlara uğradığını, davacıya ayıba dayalı olarak sözleşmeden dönmek üzere ihtarname göndermesine, delil tespiti yapılmasına rağmen davacının kayıtsız kaldığını, davalının ayıplı malın bedelini iade etmediği gibi fahiş servis ücreti talep ettiğini, sözleşmenin 11. maddesi gereğince Silivri mahkemelerinin ve icra dairesinin yetkili olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davalının onarım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, makinenin ayıplı olduğunu bilmesine rağmen ücret talep ettiğini, sözleşmenin 6.
maddesi uyarınca söz konusu malın 24 ay garantili olduğunu, bütün onarım ve servis işlemlerinin 24 aylık garanti süresince yapıldığını, davalı yanın kendi kusuru ve ayıplı malı nedeniyle garanti kapsamındaki onarım işlemlerine yönelik fiyat biçmesinin, üstelik 120.000-TL tutarında fahiş bir talepte bulunmasının ticaret hayatının olağan akışıyla bağdaşmadığını, davalının makinenin düzgün olarak çalışmasını sağlayamadığı halde hangi onarım bedelini talep etmesinin anlaşılamadığını,makinenin imalat hatalarına karşı 24 ay garantili olduğunu, arızaların kronik olması nedeniyle makinenin kullanılamaz halde bulunduğunu, davacının garanti taahhüdü çerçevesinde ayıba karşı tekeffül borcu sebebiyle sorumlu olduğunu, müvekkilinin TBK'nın 227.
maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanmaktan mahrum bırakıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalının cihazın yapılan onarım nedeniyle düzenlenen faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 12/08/2021 tarihli satış sözleşmesi kapsamında davalıya fiber lazer kesim cihazının satışı yapılarak teslim edildiği, cihazda oluşan arızanın giderilmesi için ulaşım bedeli, parça değişimi, hizmet bedeli açıklamalı 15/12/2022 tarihli faturanın düzenlendiği, davalının fatura bedelini ödememesi üzerine davalı hakkında takibin başlatıldığı ve itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından mahkemenin yetkisine dayalı olarak istinaf nedeni ileri sürülmüş ise de davalının yetki ilk itirazını cevap süresinde ileri sürmemiştir.
İcra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise de yetkili icra dairesi gösterilmediğinden geçerli bir yetki itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının yetkiye ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Davalı tarafça, davacı tarafından satışı yapılan cihazın ayıplı olduğu ileri sürülmüş ise de cevap süresinde ileri sürmemesi nedeniyle bu iddianın dinlenemeyeceği, davalının bilirkişi incelemesine defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle davacının kayıtlarının geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; davacı tarafından davalıya 12/08/2021 tarihinde 110.000-USD karşılığında satışı yapılan lazer kesim cihazı için imalat hatalarına karşı 24 aylık garanti süresi öngörüldüğü, ayna, optik lens, fiber kablo, nozzle gibi saf malzemelerinin garanti harici olduğu kararlaştırılmıştır.
Davalı tarafından ürün teslim alınmasından sonra 2022 yılının 7, 8, 9, 10 aylarında arıza kayıtları açtırılmış olup, üründeki ayıptan kaynaklanan ve garanti süresinde ortaya çıkan, ancak davalı tarafından gereği gibi onarılamayan arızalardan dolayı ücret talep edilemeyeceği ileri sürülmüştür.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Mahkemece davalının süresinde cevap dilekçesi vermediği gerekçesiyle davalı tarafından ileri sürülen iddialar incelenmemiş ise de somut olayda göre dava dilekçesindeki vakıaların inkarına yönelik beyanda bulunmasına engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık konusu faturanın önce 20/09/2022 tarihinde düzenlendiği, bu faturanın davalı tarafından 26/09/2022 tarihli fatura ile iade edildiği, daha sonra davacı tarafından 15/12/2022 tarihinde yeniden düzenlendiği tespit edilmiştir. Buna göre değerlendirme yapıldığında bahsi geçen faturanın daha öncesinde davalı tarafından iade edilerek itiraza uğradığı, davacının kayıtlarına girdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınması münhasıran davacının defterlerine göre karar verilebilmesi için yeterli değildir. Ne var ki davalı tarafından ayıp iddiasında bulunulmuş ise de delil tespiti talebi üzerinde düzenlenen bilirkişi raporunda cihazın çalışır durumda olduğu, inceleme tarihinde herhangi bir arızası olmadığı tespit edilmiş, uyuşmazlık konusu fatura muhteviyatı parça değişimi ve servis hizmetinin cihazdaki ayıptan ileri geldiğine dair bir tespitte bulunulmamıştır.
Diğer taraftan sözleşmede sarf malzemelerinin garanti haricinde olduğu belirtilmiş olup davalının fatura konusu parça değişimi yapılmadığına yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlığa konu olan "lazer kesim kafası" değişimi işleminin sarf malzemesi kapsamında kaldığı kabulü ile davacının fatura konusu yol, parça ve servis hizmet bedeline hak kazanacağı anlaşılmakla davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 5.742,08-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.436-TL harcın mahsubu ile kalan 4.306,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 30-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/29576 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi