Yabancı şirketin tescilsizliği taraf ehliyetini kaldırmaz; davalı tenfiz kararında yoksa pasif husumet yoktur
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/63 E. 2026/525 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tanıma ve tenfizkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesinlik belirsiz
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)Tanıma-tenfiz usulü
Gerekçe özeti
Yabancı bir şirketin taraf ehliyeti, MÖHUK uyarınca şirket merkezinin bulunduğu ülke hukukuna tabidir; Türkiye'de ticaret siciline tescil edilmemiş olması, o şirketin kendi hukukuna göre kazandığı tüzel kişiliği ve taraf ehliyetini ortadan kaldırmaz, sadece Türkiye'de ticari faaliyette bulunma koşuludur. Ayrıca, yabancı mahkeme kararının tenfizi davasında davalı olarak gösterilecek kişi, kural olarak tenfizi istenen kararda davalı olarak yer alan kişi olmalıdır; tenfiz yargılamasının sınırlı inceleme niteliği nedeniyle organik bağ iddiası veya tüzel kişilik perdesinin aralanması incelenemez, davalı kararda yer almıyorsa pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Yabancı şirketin taraf ehliyeti - Türkiye'de ticaret siciline tescil zorunluluğu → kabul
İddia: Davacı vekili, yabancı şirketlerin tüzel kişiliğinin kendi ülke hukukuna göre belirleneceğini, taraf ehliyetinin ticaret siciline tescilden bağımsız olduğunu, müvekkilinin yabancı ülke hukukuna göre kurulmuş ve tescilli bir şirket olduğunu, Türkiye'de ticaret siciline tescilin faaliyette bulunmanın koşulu olduğunu ancak taraf ehliyetinin koşulu olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Yabancı şirketlerin kişi hallerine (ehliyet, yönetim, tasfiye vb.) ilişkin durumları, MÖHUK uyarınca şirket merkezinin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Kendi iç hukukuna göre varlık kazanan bir şirketin Türk hukukuna göre varlık kazanıp kazanmadığının araştırılmasına olanak bulunmamaktadır. Kendi hukukuna göre varlık kazandığı anlaşılan davacı şirketin Türkiye'de ticari faaliyette bulunabilmesi için Türkiye'de ticaret siciline kayıtlı olması zorunluluğu, Türkiye'deki davada taraf olmasına engel değildir. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Tenfiz davasında pasif husumet - davalının tenfizi istenen kararda taraf olmaması → kabul
Gerekçe: 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 52/1. maddesi uyarınca tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir; ancak kanunda aleyhine tenfiz istenilecek olana ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Kural olarak, yabancı mahkeme kararında davalı olarak yer alanın, tenfiz davasında da davalı olarak gösterilmesi gerekir. Somut olayda tenfizi istenen kararda davalı Türkçe çeviride ...... Şirketi, İngilizce çeviride .... olarak gösterilmiş; iş bu tenfiz davasında ise davalı olarak ... Şti gösterilmiştir. Davacının, yabancı ülkede kurulan firmanın Türkiye'deki temsilcisinin davalı şirket olduğu ve aralarında organik bağ bulunduğu iddiası, yabancı bir ülkede verilen bir mahkeme kararının Türkiye'de infaz edilebilmesi için belirli koşulların bulunup bulunmadığı hususunda sınırlı inceleme yapılan tenfiz yargılamasında incelenemez; organik bağ iddiası ve tüzel kişilik perdesinin aralanması hususunda inceleme yapılması mümkün değildir. Bu durumda iş bu tenfiz yargılamasında davalı, tenfizi istenen kararda yer almadığından davalının pasif husumeti bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı şirketlerin taraf ehliyetinin MÖHUK uyarınca merkez ülkesi hukukuna tabi olduğu ve Türkiye'de tescilsizliğin taraf ehliyetini kaldırmayacağı yönündeki tespit ile tenfiz davasında davalının, tenfizi istenen kararda davalı olarak yer alması gerektiği, organik bağ/perde kaldırma incelemesinin sınırlı tenfiz yargılamasında yapılamayacağı yönündeki tespit, tanıma-tenfiz davalarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Yabancı şirketin taraf ehliyeti, Türkiye'de ticaret siciline tescil edilmemiş olsa da, şirket merkezinin bulunduğu ülke hukukuna göre kazanılmış tüzel kişiliğe bağlı olarak vardır; tescil zorunluluğu Türkiye'de faaliyette bulunmanın koşuludur, taraf ehliyetinin koşulu değildir., Tenfiz davasında pasif husumet, davalının tenfizi istenen yabancı mahkeme kararında davalı olarak yer almasına bağlıdır; kararda yer almayan bir kişi/şirket aleyhine, organik bağ veya tüzel kişilik perdesinin aralanması gerekçesiyle tenfiz davası açılamaz.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tanıma ve tenfiz↗ taraf ehliyeti↗ MÖHUK↗ ticaret siciline tescil↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik perdesinin aralanması↗ organik bağ↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2026/63
KARAR NO 2026/525
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 15/10/2025
NUMARASI 2025/353Esas - 2025/863 Karar
DAVA
Tanıma ve Tenfiz
DAVA TARİHİ 16/01/2025
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/03/2026
Davanın taraf ehliyeti dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin ...Devleti nezdinde uluslararası faaliyet gösterdiğini, Türkiye'de ... olarak faaliyet gösterdiğini, davalının uluslararası alanda yatırım ve satış işlemlerinde danışmanlık hizmeti verdiğini, davalının birçok ülkede şubelerinin olduğunu, müvekkilinin davalıdan olan alacağın tahsili için ....'te açılan....... Genel Ticaret Mahkemesi 2. Dairesi'nin 2021/9293 sayılı davasında 04/06/2023 tarihinde 90.122.371,371-...Dinarının ödenmesine karar verildiğini, ancak davalı tarafından ödenmediğini, Türkiye Cumhuriyeti ile ...Devleti arasında ikili anlaşma bulunduğunu, davalının İstanbul ....’de faaliyet gösterdiğini, mali durumunun alacağını tahsil etmeye yeterli olduğunu belirterek alacaklarının tahsili için ....Genel Ticaret Mahkemesi 2.
Daire’nin 2021/9293 Esas sayılı dava dosyasında verilen 04/06/2023 tarihli kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; tenfizi istenen mahkeme kararı ile huzurdaki davanın taraflarının farklı olduğunu, tercüme edilen evraklarda ...Mahkemeleri'nde görülen davanın taraflarının ... ile ... olduğu, bu davada tarafların farklı olduğunu, tenfizi istenen dosyanın kesinleşmediğini, dava değerinin yanlış belirtildiğini, tenfiz talebinin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; dosya içerisine celp edilen vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davacı şirketin 31.10.2024 tarihi itibariyle vergi mükellefiyetinin başladığı ve dava tarihi itibariyle 30 günlük tescil süresinin geçirildiği, dava ve hüküm tarihi itibariyle tescilin gerçekleşmediği, taraf ehliyetinin davanın başından itibaren bulunmadığı, tescilin bilinçli olarak yapılmadığı ve tescil için 30 günlük sürenin geçirildiği, artık bu aşamada iş bu dava yönünden davacının taraf ehliyetinin tamamlamasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-d ve 115/2 gereği taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; yabancı şirketlerin tüzel kişiliğinin kendi ülke hukukuna göre belirleneceğini, taraf ehliyetinin ticaret sicilinden bağımsız olduğunu, müvekkili firmanın Kuveyt'de tescilli bir şirket olduğunu, ticaret siciline tescilin Türkiye'de faaliyette bulunulmasının koşulu olduğunu, taraf ehliyetinin koşulu olmadığını, müvekkili şirketin ...ülkesi hukuk kurallarına göre kurulan bir şirket olduğunu, kuruluş ve tescil belgelerinin tasdik edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkindir. Mahkemece, davacı şirketin Türkiye'de ticaret siciline kaydedilmemesi nedeniyle tüzel kişilik kazanamadığı, dolayısıyla taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı şirkete ait dava dilekçesinin ekinde sunulan sicil kayıtları ile davacı vekilinin vekaletnamesinin ekindeki belgelere göre davacı şirketin ... adı ve... no ile ..... Ticaret ve Sanayi Bakanlığı siciline kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Davacının unvanı, tenfizi istenen kararın Türkçe tercümesinde "...... .... Şti", İngilizce tercümesinde ise "...." olarak zikredilmiştir. Yine davacının unvanı, ...de düzenlenen resmi evrakların İngilizce tercümesinde "....", Türkçe tercümesinde "....
Şti" olarak ifade edilmiştir. Yabancı şirketlerin kişi hallerine (ehliyet, yönetim, tasfiye vb.) ilişkin durumları, MÖHUK uyarınca şirket merkezinin bulunduğu ülke hukukuna tabidir. Kendi iç hukukuna göre varlık kazanan bir şirketin artık Türk hukukuna göre varlık kazanıp kazanmadığının araştırılmasına olanak bulunmamaktadır. Kendi hukukuna göre varlık kazandığı anlaşılan davacı şirketin Türkiye'de ticari faaliyette bulunabilmesi için Türkiye'de ticaret siciline kayıtlı olması zorunluluğu, Türkiye'deki davada taraf olmasına engel değildir. Bu nedenle mahkemece davacı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer taraftan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 52/1.
maddesi "Kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes tenfiz isteminde bulunabilir..." şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda, yabancı mahkeme kararının tenfizini hukuki yararı bulunan herkes isteyebilecektir. Ancak kanunda aleyhine tenfiz istenilecek olana ilişkin bir belirleme ve düzenleme yapılmamıştır. Kural olarak, yabancı mahkeme kararında davalı olarak yer alanın, tenfiz davasında da davalı olarak gösterilmesi gerekir. Somut olayda; tenfizi istenen kararda davalı Türkçe çeviride ...... Şirketi, İngilizce çeviride .... olarak gösterilmiştir. İş bu tenfiz davasında ise davalı olarak ... Şti gösterilmiştir. Davacı, ..... yılında.....'da kurulan ....... firmasının Türkiye'deki temsilcisinin davalı şirket olduğunu, ....deki şirketle davalı arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürmektedir.
Ancak, yabancı bir ülkede verilen bir mahkeme kararının Türkiye'de infaz edilebilmesi için belirli koşullarının bulunup bulunmadığı hususunda sınırlı inceleme yapılan tenfiz yargılamasında organik bağ iddiası ve tüzel kişilik perdesinin aralanması hususunda inceleme yapılması mümkün değildir. Bu durumda iş bu tenfiz yargılamasında davalı, tenfizi istenen kararda yer almadığından davalının pasif husumeti bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle; davacının taraf ehliyeti bulunduğu halde, mahkemece davacının taraf ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2025 Tarih, 2025/.. Esas - 2025/.Karar sayılı kararının kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;
"Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732-TL karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan tarafından Hazine'ye ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Davalı vekili için takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,"
İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 25/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/294927 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi