Temerrüt faizinde ihtarın süresinde delil olarak sunulmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/464 E. 2026/564 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Alacaklının, borçlusunu temerrüde düşürdüğüne dair delilini (örneğin yazışma kayıtlarını) bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden önce, yani yargılama süresince süresinde dosyaya sunmaması halinde, bu delile dayanma hakkı kaybedilir ve söz konusu delile dayanılarak temerrüt faizi talep edilemez; TBK 117 uyarınca temerrüt faizi için alacağın istenebilir olması yeterli değildir, alacaklının miktar belirterek yaptığı usule uygun ihtarla borçlunun temerrüde düşürülmesi veya kesin vadenin usulüne uygun ihbarla belirlenmiş olması gerekir.
Ele alınan sorunlar
Davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delillerin süresinde sunulmaması nedeniyle faiz talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtarın şekli kurallara bağlı olmadığını, ödeme yapılması gerektiğinin bildirilmesinin yeterli olduğunu, davalı şirket yetkilisine ödeme talebinin iletildiğini ve davalı yetkilisinin ekran görüntülerinde borcu ikrar ettiğini, bu nedenle davalının temerrüde düşürüldüğünün kabulü ile faizin reddine ilişkin hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK 117 uyarınca muaccel bir alacağın borçlusu, alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüde düşer; vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tespit ettiği hallerde ise sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşer. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp, alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçluyu temerrüde düşürmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış olması ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak usulen bir ihbarla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur. Dava dilekçesinde ve delil listesinde taraflar arasındaki whatsapp yazışmalarının bulunduğu belirtilmiş olmakla birlikte, yargılama süresince bu görüşmeler bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden önce dosyaya sunulmamıştır. Süresinde sunulmadığından bu delile dayanma hakkını kaybeden davacının, davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, temerrüde düşürme iddiasına dayanak yapılan delilin (whatsapp yazışmaları) yargılama sırasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden önce sunulmaması halinde delile dayanma hakkının kaybedileceği ve bunun temerrüt faizi talebinin reddine yol açacağı yönündeki tespit, delil sunma zamanlaması ile temerrüt faizi ilişkisi bakımından emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt↗ ihtar↗ temerrüt faizi↗ delil sunma süresi↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ itirazın iptali↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/464
KARAR NO 2026/564
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/12/2025
NUMARASI 2025/198 Esas - 2025/1144 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 30/03/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; davacı şirketin davalıya mal satışında bulunduğunu, bu satışlara ilişkin olarak ..., ...ve ..... numaralı faturaları düzenlediğini, söz konusu faturaların davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edildiğini, faturaların herhangi birine karşı süresinde itirazda bulunulmadığını ve bedellerinin ödenmediğini, alacağın toplam 1.479.268,98-TL olduğunu, bu nedenle İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, faturaların düzenlenmesine ve teslimine ilişkin ihtilaf bulunmadığını ileri sürerek; itirazın iptalini, takibin devamını ve davalı aleyhin %20 oranında icra inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafından düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığını, faturalara konu mal ve hizmetlerin bir kısmının teslim edilmediğini, bir kısmının ise ayıplı veya sözleşmeye uygun olmadığını, faturaların haksız ve dayanaksız olarak düzenlendiğini, davacının alacak iddiasının mesnetsiz olduğunu, bu nedenle kendileri bakımından borç doğurucu nitelik taşımadığını ileri sürerek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında 18.04.2024 tarihli ... numaralı 487.035,99 TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 179.259,28 TL faiz, 08.08.2024 tarihli ... numaralı 376.909,98- TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 84.528,52- TL faiz, 23.05.2024 tarihli ...numaralı 615.323,01- TL bedelli fatura ve bu alacağa işleyen 200.367,71-TL faiz olmak üzere toplam 1.943.424,49-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, Davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.458.116,61 TL alacaklı olduğu;
davalının ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 1.620.914,39 TL borçlu olduğu, her iki kayıt arasında 162.797,78-TL fark bulunduğu, bu farkın açılış ve ödemeden kaynaklandığı, icra takibine konu edilen faturaların toplam bedelinin 1.479.268,98 TL olduğu, davalının davacıya 21.152,37 TL ödeme yaptığı, davacının takip tarihi itibariyle 1.458.116,61 TL alacaklı olduğu belirlenmekle, bu miktar için itirazın iptaline, %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili borçlu tarafın temerrüte düşürülmesi için ihtar şartı şekli kurallara bağlanmadığı,borçlu tarafa ödeme yapması gerektiğinin bildirilmesi yeterli görüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisine 06.09.2024 tarihinden günümüze kadar davalı borçlu taraf yetkilisine ödeme yapılması talebi iletilmişse de ekran görüntülerinden de gözüktüğü üzere davalı borçlu şirket yetkilisinden açıkça bu borçların ödenmesi istenmiş ve davalı şirket yetkilisi açıkça borcunu ikrar ettiği sunulan ekran görüntüleri ile davalı borçlu şirketin temerrüte düşürüldüğünün kabulü ile yerel mahkemenin faizin iptaline ilişkin hükmün kaldırılmasına karar verilmesini vekil olarak talep etmiştir.
Dava dilekçesinde ve delil listesinde taraf şirketler arasında watshap yazışmaları bulunduğu belirtilmiş ise de yargılama süresince bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinden evvel bu görüşmeler dosyaya sunulmamıştır. 6098 Sayılı TBK nın 117. madde hükmünce muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının yöntemine uygun ihtarıyla temerrüte düşer. Vadenin kesin olarak kararlaştırıldığı veya saklı tutulan bir hakka dayanarak iki taraftan birinin usulen ihbarda bulunarak kesin vadeyi tespit ettiği hallerde sadece bu günün geçmesiyle borçlu temerrüte düşmüş olur. Buna göre bir alacağa temerrüt faizi uygulanabilmesi için alacağın istenebilir olması yeterli olmayıp alacaklının miktar da belirterek ödeme talebini içeren ihtarıyla borçlunun temerrüte düşürülmesi ya da sözleşmede kesin vadenin kararlaştırılmış ya da saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan birisinin usulen bir ihbarıyla kesin vadenin tayin edilebilir olması zorunludur.
Süresinde sunulmadığından delil olarak dayanma hakkını kaybeden davacının davalıyı temerrüte düşürdüğüne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/294305 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi