Süreli teminat mektubunda vade önce tazmin talebi araştırılmadan karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/544 E. 2026/411 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalZamanaşımıDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Gerekçe özeti
Süreli teminat mektuplarında, muhatap tarafından mektupta belirtilen tarihten önce bankaya tazmin talebinde bulunulmuşsa, mektup süresinin daha sonra dolması muhatabın teminat mektubundan kaynaklanan hakkını sona erdirmez; bu durumda mahkeme, tazmin talebinin süresinde yapılıp yapılmadığını araştırmadan ve buna bağlı olarak bankanın garanti sorumluluğunun devam edip etmediğini tespit etmeden teminat mektubunun iadesi talebi hakkında karar veremez. Ayrıca davadan önce vadesi dolmuş bir teminat mektubunun iadesi isteminde davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığı da ayrıca değerlendirilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Süreli teminat mektubunda tazmin talebinin vadeden önce yapılıp yapılmadığının araştırılması gerekliliği → tartışılmadı
İddia: Davalı vekili, teminat mektubunun nakde dönme hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Dava konusu teminat mektubu kesin ve süreli niteliktedir. Süreli teminat mektuplarında, mektupta gösterilen tarihe kadar tazmin talebinde bulunulmaması halinde bankanın sorumluluğu son bulur. Buna karşılık muhatap, teminat mektubunda gösterilen süre içinde garanti veren bankadan tazmin talebinde bulunmuşsa, bankaya karşı bir alacak hakkı ortaya çıkar ve bu alacak, ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelir. Bu tür ilişkiler için yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden TBK'nın 146. maddesi gereği zamanaşımı süresi 10 yıldır ve bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar. Somut olayda teminat mektubunun süresi 08/07/2020 tarihinde sona ermiştir; ancak mahkemece davalının bu tarihten önce bankaya tazmin talebinde bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır. Teminat mektubunda belirtilen tarihten önce tazmin başvurusunda bulunulması halinde, mektuptaki sürenin dolması davalı muhatabın teminat mektubundan kaynaklanan hakkını sona erdirmez. Bu nedenle öncelikle davalının vadeden önce tazmin talebinde bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak bankanın davalıya karşı garanti sorumluluğunun devam edip etmediği tespit edilmeli; süresinde tazmin talebinde bulunulduğu tespit edilirse taraflar arasındaki sözleşme şartlarına göre teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Vadesi dolmuş teminat mektubunun iadesi isteminde hukuki yarar bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekliliği → tartışılmadı
Gerekçe: Kabule göre de davadan önce vadesi dolan teminat mektubundan dolayı davacının iade isteminde HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yararı bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Süreli teminat mektuplarında muhatabın vade tarihinden önce tazmin talebinde bulunmasının, mektup süresi dolsa da hakkı sona erdirmeyeceğine ve bu hususun araştırılması gerektiğine ilişkin tespit, benzer teminat mektubu uyuşmazlıklarında ikna edici emsal niteliği taşır.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Banka teminat mektubundan kaynaklanan tazmin alacağına ilişkin ilişkilerde yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden TBK'nın 146. maddesi gereği zamanaşımı süresi 10 yıldır ve bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlar.
- Dava şartı
- hukuki yarar (HMK 114/h)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka teminat mektubu↗ süreli teminat mektubu↗ tazmin talebi↗ garanti sözleşmesi↗ hukuki yarar↗ zamanaşımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2023/544
KARAR NO 2026/411
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/12/2022
NUMARASI 2022/516 Esas - 2022/800 Karar
DAVA
Banka Teminat Mektubunun İadesi
DAVA TARİHİ 20/07/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/03/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 15/05/2015 tarihli Pay Alım Satım Sözleşmesinde EK-39'da listelenen davalar neticesinde satılan şirketin ödemekle yükümlü tutulacağı meblağların %85’inin davalı alıcıya ödeneceği, ödenmemesi halinde davalının zararının teminat mektubundan karşılanacağının kararlaştırıldığını, davalıya 08/07/2020 tarihine kadar geçerli 8.000.000-TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, ancak sözleşmenin ekinde belirtilen davalar nedeniyle teminat mektubunun nakde çevrilmesini gerektiren bir durum bulunmadığını, 931 adet dava ve takip dosyasından 754 dosyanın neticelendiğini, kalanın derdest olduğunu, davalı şirket riskinin 7.500.000-TL olduğunu bildirerek teminat mektubunun süresinin uzatılmasını talep ettiğini, aksi halde teminat mektubunun paraya çevrileceğini ihtar ettiğini belirterek teminat mektubunun iadesine, mümkün olmadığı takdirde iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacıların yükümlülüklerini gerçekleştirmemeleri sebebiyle oluşan alacaklar için dava ve takipler başlatıldığını, davacıların sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle oluşan alacak tutarının faiz ve masrafları ile birlikte 100.000-TL'ye yaklaştığını, davanın arabuluculuk süreci tamamlanmadan ikame edildiğinden dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,teminat mektubunun garanti sözleşmesi niteliğine göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilip değerlendirilmesinin hiçbir önemi bulunmadığını, müvekkilinin mektubun nakde dönmesi talebinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmede belirtilen davaların kaybedilmesi durumunda ödenecek tutarların yükümlülüğünün davacılar üzerinde olduğunu savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14/04/2022 tarihli (2020/355 E 2022/221 K sayılı) kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 30/06/2022 tarihli 2022/1256-1005 sayılı ilamı ile ölüm ile vekalet ilişkisi son bulan vekile, ...'in mirasçılarına ait vekaletnameleri sunmak üzere süre tanınması, sunulmadığı taktirde mirasçılara tebligat yapılmak suretiyle davaya devam etmeleri halinde işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Taraf teşkilinin sağlanmasından sonra mahkemece; teminat mektubunun geçerlilik süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...A.Ş.'ye ait 06/07/2015 tarihli ...
numaralı geçerlilik süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren 8.000.000-TL bedelli teminat mektubunun davacılara iadesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, istinaf kararının içeriğine göre mahkemenin ilk kararla bağlı olduğundan harç ve vekalet ücretini değiştiremeyeceğini, TBKnın 128.maddesi uyarınca taahhüt edilen üçüncü kişinin fiili imkansız olsa da, bunun gerçekleşmemesi üzerine doğacak olan tazmin borcunun imkansız olmadığını, teminat mektubunun nakde dönme hakkına sahip olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında....AŞ paylarının alım satımı amacıyla 15/05/2015 tarihli "Pay alım-satım sözleşmesi" akdedildiği, davacıların satıcı davalının alıcı olduğu sözleşmede 8.3 maddesinde derdest dava ve icra takip dosyaları yönünden düzenleme bulunduğu, kapanış tarihi itibariyle derdest olan davaların EK-39 'da listelendiği, şirketin veya ...'nın ödemekle yükümlü tutulacağı meblağın tamamı, faiz dahil tüm ferileri, yargılama gideri ve vekalet ücretinin % 85'nin alıcıların talebini takiben 5 iş günü içinde davacı satıcılar tarafından ödeneceği, 8.3.2 maddesinde ödememe durumunda zararın banka teminat mektubundan karşılanacağının düzenlendiği, sözleşmenin 3 no'lu ekine uygun olarak ödememe riskini teminen davacılar tarafından davalıya dava konusu 5 yıl süreli ve 8.000.000-TL bedelli, 06/07/2015 tarihinde düzenlenen, ......
no'lu, süresi 08/07/2020 tarihinde sona eren teminat mektubunu teslim ettiği hususları ihtilaf dışı olup, davacılar, taraflar arasında pay devri sözleşmesi kapsamında davalının teminat altına alınmasını gerektiren riskin kalmadığını, teminat mektuplarının iadesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek iş bu davayı açmıştır. Dava konusu teminat mektubu kesin ve süreli niteliktedir. Süreli teminat mektuplarında teminat mektubunda gösterilen tarihe kadar tazmin talebinde bulunulmaması halinde, bankanın sorumluluğu son bulacaktır. Buna karşılık muhatabın teminat mektubunda gösterilen süresi içinde garanti veren bankadan tazmin talebinde bulunması halinde, teminat mektubunu düzenleyen bankaya karşı bir alacak hakkı ortaya çıkacak olup bu alacak ödeme talebinde bulunulmasıyla muaccel hale gelecektir.
Bu tür ilişkiler için yasada ayrı bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden, TBK'nın 146. maddesi gereği 10 yıl olup, yine genel hükümler uyarınca bu süre alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacaktır (Reisoğlu, Seza, Banka Teminat Mektupları ve Kontgarantiler, 4. Baskı, 2003, s.387). Somut olayda; davacı tarafça davalı tarafa sözleşme hükümleri uyarınca teslim ettikleri teminat mektubu 5 yıl süreli olarak tanzim edilmiş olup son günü 08/07/2020 tarihidir. Davacı tarafça yapılan başvuru üzerine İstanbul 19. ATM'nin 07/07/2020 tarihli 2020/... D.iş sayılı sayılı kararıyla teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Ancak mahkemece, davalının 08/07/2020 tarihinden önce bankaya tazmin talebinde bulunup bulunmadığı hususu bankadan araştırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulmamıştır.
Teminat mektubunda belirtilen tarihten önce tazmin başvurusunda bulunulması halinde, teminat mektubundaki sürenin dolması, davalı muhatabın teminat mektubundan kaynaklanan hakkını sona erdirmeyeceğinden öncelikle davalının teminat mektubunda belirtilen vadeden önce tazmin talebinde bulunup bulunmadığı, buna bağlı olarak bankanın davalıya karşı teminat mektubundan kaynaklanan garanti sorumluluğunun devam edip etmediğinin tespiti gerekmektedir. Şayet davalı tarafından süresinde tazmin talebinde bulunulduğunun tespiti halinde, taraflar arasındaki sözleşmedeki şartlara göre teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kabule göre de davadan önce vadesi dolan teminat mektubundan dolayı davacının iade isteminde HMK'nın 114/h maddesi uyarınca hukuki yararı bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalının teminat mektubunda belirtilen tarihten önce, bankaya tazmin başvurusu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul....... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../12/2022 Tarih 2022/..... Esas - 2022/.... Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;
"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Yatırılan 136.440,10-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/293681 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi