Limited şirkette pay devrinde menfaat çatışması varsa kayyım atanmalı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2021/575 E. 2025/2206 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tespitkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali
Davacının nitelemesi: Pay Defteri Kaydına İlişkin (Limited Şirket Esas Sermaye Payı Devrinin Tescili) mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İki ortaklı limited şirkette ortaklar arasındaki esas sermaye payı devrinde, noterde yapılan hisse devir sözleşmesi devreden ortak açısından devre muvafakat niteliğinde sayılır ve bu durumda pay devrinin onayı için ayrıca oybirliği koşulu aranmaz. Ancak şirketi müşterek imza ile temsile yetkili ortaklardan birinin davacı tarafta yer alması, davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması doğurur; bu hâlde davalı şirketin gerçek anlamda temsil edilebilmesi için şirkete kayyım atanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesi gerekir, aksi halde taraf teşkili sağlanmamış olur ve bu husus kararın kaldırılmasını gerektirir.
Ele alınan sorunlar
İki ortaklı limited şirkette esas sermaye payı devrinin onayı için oybirliği koşulu → kabul
İddia: Davacı vekili, şirketin iki ortaklı olduğunu, her iki ortağın da şirket müdürü olduğunu, esas sermaye payının devri için iki ortağın birlikte katılımının gerektiğini, devri onaylayacak bir genel kurul bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 595 uyarınca limited şirketlerde pay devri için devir eden ile devir alan arasında yazılı ve noterce onanmış devir sözleşmesi yapılmalıdır; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri ortaklar genel kurulunun onayına bağlıdır ve devir bu onayla geçerli olur. TTK 598 uyarınca pay geçişinin tescili için şirket müdürlerince ticaret siciline başvurulur; otuz gün içinde başvuru yapılmazsa ayrılan ortak kendi adının silinmesi için sicile başvurabilir. Ancak iki ortaklı limited şirkette ortaklar arasındaki pay devirlerinde, noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekir; bu nedenle iki ortaklı şirkette alınan dava konusu kararda artık oybirliği koşulunun aranmayacağı kabul edilmelidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2019 tarih, 2014/9143-14323 sayılı kararına atıfla). Bu durumda pay devrinin tescili koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Şirketi müşterek imza ile temsile yetkili ortağın davacı safında yer alması nedeniyle menfaat çatışması ve kayyım atanması gerekliliği → kabul
Gerekçe: Davalı şirketin esas sözleşmesinde şirketin temsil ve ilzamı için müdürlerin müşterek imza ile hareket etmeleri öngörülmüştür. Şirketi müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili olan ortaklardan biri davacı safında yer aldığından davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunmaktadır. Bu nedenle davada davalı şirketin temsil edilebilmesi için şirkete kayyım atanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır. Ayrıca dairenin önceki kaldırma kararında (2018/730-846 sayılı ilamında) bu eksikliklere işaret edilmiş olmasına rağmen kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ortağın sicilden adının silinmesi talebi ile pay devrinin tespiti ve tescili talebinin hukuki sonuçlarının farklılığının gözetilmemesi → kabul
Gerekçe: TTK'nın 598. maddesinde şirket hissesini devreden ortağın sicilden adının silinmesi için talepte bulunması ile davacının hisselerinin diğer ortağa devredildiğinin tespiti ve ticaret sicilinde tescili istemlerinin hukuki sonuçlarının farklı olduğu dikkate alınmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İki ortaklı limited şirkette pay devrine ilişkin noter sözleşmesinin devreden ortak açısından devre muvafakat sayılacağı ve oybirliği koşulunun aranmayacağı yönündeki tespit ile şirketi temsile yetkili ortağın davacı safında olması halinde şirkete kayyım atanması gerektiği yönündeki tespit, benzer iki ortaklı limited şirket uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- hukuki yarar (birleşen davada davacının hukuki yararı bulunmadığı ilk derece mahkemesince değerlendirilmiş, BAM bu hususu doğrudan tartışmadan taraf teşkili eksikliği nedeniyle kararı kaldırmıştır)
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket esas sermaye payının devri↗ genel kurul onayı↗ TTK 595↗ TTK 598↗ menfaat çatışması↗ kayyım atanması↗ taraf teşkili↗ pay devrinin tescili↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2021/575
KARAR NO 2025/2206
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 27/10/2020
NUMARASI 2018/670 Esas - 2020/620 Karar
DAVA
Tespit
DAVA TARİHİ 20/12/2017
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ATM'NİN2018/1018 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ 26/10/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2025
Asıl davada...'a açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine, birleşen davada davacının hukuki yararı bulunmadığından reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Asıl ve birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin ½ hissedarı iken bu hissesini şirketin diğer hissedarı olan davalı ...'a devrettiğini, devirden dolayı şirketin tek hissedarının ... olduğunu, ancak ...'ın hisse devrini ticaret sicil ilanı için gerekli işlemleri yapmaktan imtina ettiğini, kendisinin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin şirket ile herhangi bir bağı olmamasına rağmen ortak olarak gözüktüğünü belirterek bu durumun kamu kurumlarına ve 3.kişilere karşı sorumluluk doğurmaması için davacının davalı şirket nezdindeki hisselerinin devredildiğinin tespitini ve devrin ticaret siciline tescilini ve ilanını talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı ıslah dilekçesi ile öncelikle pay devri sözleşmesi gereğince payını davalıya devrettiğinin tespiti ve tesciline, aksi takdirde TTK m.595/2 ve 638/2 maddeleri gereğince şirket ortaklığından ayrıldığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamış, duruşmada asıl davada davalı ... adına vekili tarafından davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının davalı şirkete başvuruda bulunmadığı salt noter devir sözleşmesi uyarınca tescil talep ettiği, kendi üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, bu hali ile talebinin dinlenilebilir olmadığı, hukuki yararının bulunmadığı, davacının tescil talep işlemleri için kendi üzerine düşen yükümlülükleri ifa etmediği, bu durumun kendisi lehine haklı nedenle çıkma sebebi olarak da değerlendirilmeyeceği gerekçesiyle davalı.....'a açılan davanın pasif husumet nedeni ile reddine, birleşen Bakırköy 7.ATM 2018/1018 Esas 2018/1008 Karar sayılı dosyası yönünden davacının hukuki yararı bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili ; şirketin iki ortaklı olduğunu, her iki ortağın da şirket müdürü olduğunu, esas sermaye payının devri için iki ortağın birlikte katılımının gerektiğini, iki ortaktan başka ortak bulunmadığından alınan kararın genel kurul kararı olarak kabul edilmesi gerektiğini, çünü bu devri onaylayacak bir genel kurul bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, limited şirket esas sermaye payının devrinin tescili istemine ilişkin olup, iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirket ortağı ...'nun davalı şirketteki hisselerini davalı diğer ortağa 11/05/2016 tarihli noterde yapılan hisse devir sözleşmesi ile devrettiği dosya kapsamı ile sabittir. 6102 Sayılı TTK'nın 595. Maddesi gereğince limited şirketlerde pay devri için devir eden ortak ile devir alan kişi arasında devir sözleşmesi yazılı biçimde yapılmalı ve imzası noterce onanmış olmalıdır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir.
Bunun dışında başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır. Pay devrinin tescili ise Kanun'un 598. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna hükme göre esas sermaye paylarının geçişlerinin tescil edilmesi için, şirket müdürleri tarafından ticaret siciline başvurulur. Başvurunun otuz gün içinde yapılmaması hâlinde, ayrılan ortak, adının bu paylarla ilgili olarak silinmesi için ticaret siciline başvurabilir. Bunun üzerine sicil müdürü, şirkete, iktisap edenin adının bildirilmesi için süre verir.Bahsi geçen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere 6102 S.lı TTK'nın 595 vd. maddeleri gereğince limited şirketlerde kanuna uygun devir sözleşmesinin yapılmasıyla esas sermaye payı devralana kendiliğinden geçmemekte, bununla birlikte şirketin bu devre onay vermesi ve bunun için de payın devrinin şirkete bildirilmesi gerekmektedir.
Ancak iki ortaklı limited şirkette ortaklar arasında pay devirlerinde esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle iki ortaklı olduğu anlaşılan davalı şirkette alınan dava konusu kararda artık oybirliği koşulunun aranmayacağı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/09/2019 tarih, 2014/9143-14323 sayılı kararı). Bu durumda pay devrinin tescili koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.Davalı şirketin esas sözleşmesinde şirketin temsil ve ilzamı için müdürlerin müşterek imza ile hareket etmeleri öngörülmüştür. Şirketi müşterek imza ile temsil ve ilzama yetkili olan ortaklardan ... davacı safında yer aldığından davacı ile davalı şirket arasında menfaat çatışması bulunmaktadır.
Bu nedenle davada temsil edilebilmesi için davalı şirkete kayyım atanması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm tesisi doğru olmamıştır.Esasen Dairemizin 2018/730-846 sayılı ilamında tüm bu eksiklere işaret edilmiş iken ,kaldırma kararının gereği yerine getirilmeden yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle;TTK nın 598 maddesinde şirket hissesini devreden ortağın sicilden adının silinmesi için talepde bulunması ile "davacının hisselerinin diğer ortağa devir edildiğinin tesbiti ve ticaret sicilinde tescili "istemlerinin hukuki sonuçlarının farklı olduğu dikkate alınmadan ,taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)a-4-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../10/2020 Tarih, 2018/... Esas - 2020/.... Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-4 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Asıl ve birleşen davalar yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"
Davacı tarafından yatırılan 50-TL peşin istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/293563 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi