Ticari defter ibrazından kaçınmanın delil değeri ve fatura vadesinin temerrüde etkisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/339 E. 2026/422 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Ticari davada mahkemenin taraflara defter ibrazı için verdiği ara karara rağmen bir taraf defterini ibraz etmezse, karşı tarafın HMK 222 şartlarına uygun tutulmuş ticari defter kayıtları o taraf lehine delil olarak kabul edilir. Ayrıca, alacağın muaccel olması ile borçlunun temerrüde düşmesi ayrı hukuki olgulardır; fatura üzerindeki vadeye itiraz edilmemiş olması bu vadeyi kesin vade haline getirmez ve tek bir fatura ile yapılan münferit alım-satım işleminde TTK 1530. maddesindeki tedarik sözleşmelerine özgü ihtarsız temerrüt hükmü uygulanamaz; borçlu ancak icra takibi ile temerrüde düşer.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin ibrazından kaçınmanın delil değeri (asıl alacağın ispatı) → ret
İddia: Davalı vekili, cari hesap alacağının karşılıklı kabul edilmiş mutabakat veya imzalı hesap özeti ile ispatlanması gerektiğini, davacı kayıtlarının tek taraflı olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu ve bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacak nitelikte olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: HMK 222(1) uyarınca mahkeme ticari davalarda taraflardan defter ibrazını isteyebilir; aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre kanuna uygun tutulan defter kayıtlarının sahibi lehine delil sayılabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemiş olması gerekir. İnceleme ara kararı davalı vekilinin huzurunda verilmiş olup davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır; bu durumda davacının kanuna uygun tutulmuş ticari defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilir. Davacının defterlerinde 544.076,40-TL bakiye alacak kayıtlı olduğundan asıl alacak bakımından davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İşlemiş faiz talebinin reddi — muacceliyet ile temerrüdün ayrışması ve TTK 1530'un uygulanabilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, e-fatura sisteminden teslim edilen faturanın otuz günlük sürenin sonunda TTK 1530/4-a bendi uyarınca ihtarsız temerrüt hükmüne girdiğini ileri sürerek işlemiş faiz talebinin kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda fatura bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır; fatura üzerinde yazılı ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince fatura muhteviyatı belirlenmiş olup fatura üzerindeki vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemiş olması, bu vadenin taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabulünü gerektirmez. TTK 1530. madde tedarik sözleşmeleri için uygulanabilecek bir hüküm olup, taraflar arasında münferit bir adet fatura ile alım satım yapıldığından bu maddeye dayalı ihtarsız temerrüt iddiası yerinde değildir; davalı ancak takiple temerrüde düşmüştür. Bu nedenle takipten önceki işlemiş faiz isteğinin reddi yerindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın iki holding'i emsal değeri taşır: (1) HMK 222 kapsamında ara kararına rağmen defter ibraz etmeyen tarafın aleyhine, karşı tarafın kanuna uygun defter kayıtlarının delil olarak kabulü; (2) TTK 1530'daki ihtarsız temerrüt hükmünün yalnızca tedarik sözleşmelerine özgü olup münferit tek fatura ile yapılan alım-satımlarda uygulanamayacağı ve fatura vadesine itiraz edilmemesinin bu vadeyi kesin vade haline getirmeyeceği yönündeki tespit.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defterlerin delil niteliği↗ HMK 222↗ defter ibrazından kaçınma↗ muacceliyet-temerrüt ayrımı↗ TTK 1530↗ tedarik sözleşmesi↗ icra inkar tazminatı↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2026/339
KARAR NO 2026/422
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/11/2025
NUMARASI 2025/261 Esas - 2025/1086 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 06/03/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ve davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Davalıya satılan mallar karşılığı davalı adına keşide edilen bir adet fatura alacağının ödenmemesi üzerine Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını ,davalı takibe itiraz ettiğinden takibin durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla HMK nın109 maddesi uyarınca kısmi dava olarak şimdilik 100-TL olan alacakları için itirazın iptaline, davalı tarafın asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 13.10.2025 tarihli dilekçesi ile;
50- TL asıl alacak taleplerini 544.026,40-TL daha arttırarak 544.076,40-TL,işlemiş faiz alacağı talepleri 50-TLyi 67.385,67-TL daha arttırarak 67.435,67-TLye çıkartarak 611.512,07-TLalacakları için itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; Müvekkil şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi mevcut olduğunu, davacı taraf söz konusu cari hesap olduğu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının davalıya düzenlediği 2024 yılı 10. aya ilişkin bir adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı ön inceleme duruşmasında taraf vekillerinin hazır bulunduğu, ticari defterlerin incelemesinin yapılacağının yüze karşı tefhim edildiği, davacının 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil niteliğinde olduğu, davalının ihtarlı ara karara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği, davacı tarafın defter kayıtlarına göre takip tarihinde fatura tutarı kadar alacaklı olduğu, whatshap yazışmalarından ödeme talep edildiği, ödemenin yapılmadığının anlaşıldığı, mail yazışmalarından "sıcak yolluk" işlemine ilişkin ön çalışmaların yapıldığının anlaşıldığı, fiyat teklifinin sunulduğu, davacının davalıya faturayı gönderdiği, faturaya süresinde yapılan itiraz olmadığı,davalının HMK nın 222 maddesi uyarınca davacı defterindeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı gerekçesiyle Davalının Büyükçekmece İcra Dairesinin ...
esas sayılı takibe itirazın 544.076,40- TL asıl alacak üzerinden iptaline, temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talebinin reddine,%20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; Cari hesap alacağı iddiasında bulunan taraf, alacağını taraflarca karşılıklı kabul edilmiş cari hesap mutabakatı veya imzalı hesap özeti ile ispatlamak zorunda olduğunu ,dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde; davacı tarafından sunulan kayıtların, tek taraflı muhasebe ve ticari defter kayıtlarından ibaret olduğu,kabul edilmiş veya imzalanmış cari hesap mutabakatı bulunmadığını ,ispat yükü davacıda olmasına rağmen bu husus gözetilmeksizin davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Dosyada alınan bilirkişi raporu; taraf kayıtlarını karşılıklı olarak irdelememiş, hangi borç kaleminin hangi belgeye dayandığını açıkça göstermemiş, mahkemenin rapora ve alacağa yönelik itirazlarını değerlendirmediğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını ,taraflar arasında cari hesaba uygulanacak faiz oranı, faiz türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, eksik incelemeye dayalı kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili; Davalı tarafın borcun ödenmesi talep edilmesine karşın ödemeyi gerçekleştirmediğini, E-fatura sistemi üzerinden 17.10.2024 tarihinde teslim edilen faturanın borçlu davalı tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda 6102 sayılı TTK nın 1530. maddesi 4.fıkrası (a) bendinde yer alan ihtarsız temerrüt hali gerçekleştiğini ,otuz günlük süre sonunda davalı borçlu ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılacağını,işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılarak bu kısım bakımından da davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; bir adet fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
HMK'nın 222(1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir." Davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir.Mahkemece inceleme ara kararı davalı vekilinin huzurunda verilmiş olup;
davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun tutulmuş ticari defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilecektir. Davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu belirlenmiş olup ,davacının ticari defterlerinde 544.076,40- TL bakiye alacağı kayıtlıdır. Asıl alacak bakımından davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Davalı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde değildir.Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda, fatura bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemez.Davacı vekili TTK nın 1530 maddesi gereği davalının temerrüde düştüğünü ileri sürse de TTK nın 1530 maddesi tedarik sözleşmeleri için uygulanabilecek bir hüküm olup tarafların münferit bir adet fatura ile alım satım yaptığı davalı takip ile temerrüde düştüğünden takipten evvel ki işlemiş faiz isteğinin reddine karar verilmesi yerindedir.
Davacı vekilinin işlemiş temerrüt faizi bakımından ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, asıl alacağın varlığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, işlemiş faiz bakımından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Davalıdan alınması gereken 37.165,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 9.292-TL harcın mahsubu ile kalan 27.873,85-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/03/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/293520 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi