Taşıma bedeli alacağında zamanaşımı süresi ve def'i serbestisi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2024/1543 E. 2025/1204 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalZamanaşımı
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan/Taşıma Bedelinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında borçlu, icra takibindeki itiraz sebepleriyle bağlı olmayıp cevap süresi içinde tüm savunma sebeplerini (zamanaşımı def'i dahil) ileri sürebilir. Taraflar arasındaki ilişki uluslararası kara taşımasına dayanıyor ve alacak taşıma hizmet bedeline ilişkinse, zamanaşımı def'i CMR ve TTK'nın taşımaya ilişkin özel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir; bu tür alacaklar genel zamanaşımı süresine değil, 1 yıllık özel zamanaşımı süresine tabidir ve süre, sözleşme yoksa son faturadan itibaren işleyen 3 aylık dönemin sonunda başlar.
Ele alınan sorunlar
İcra takibinde ileri sürülmeyen zamanaşımı definin itirazın iptali davasında ileri sürülebilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, icra takibine itirazında zamanaşımı def'i ileri sürmeyen davalının, itirazın iptali davasında bu def'i ileri süremeyeceğini, borçlunun itiraz sebepleriyle bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: İtirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir; borçlu tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilir. Bu nedenle davalının icra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmamış olması, davada zamanaşımı def'i ileri sürmesine engel değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Taşıma hizmet bedeli alacağına uygulanacak zamanaşımı süresi ve başlangıcı → ret
İddia: Davacı vekili, uyuşmazlığın zarardan değil fatura alacağından kaynaklandığını, bu nedenle TTK 855 maddesinin geniş yorumlanamayacağını ve 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Taraflar arasındaki ilişkinin uluslararası kara taşımasına dayalı olduğu ve faturaların da taşıma hizmet bedeline ilişkin olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı def'inin CMR hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Gerek CMR gerekse TTK hükümlerine tabi taşımalarda navlun bedeline ilişkin alacak talepleri 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. CMR 32/1-c bendine göre süre, mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlar. Taraflar arasında akdedilmiş bir taşıma sözleşmesi bulunmadığından, davacının düzenlediği son navlun faturasının tarihi (11.07.2018) esas alınmış; bu tarihten itibaren işleyen 3 aylık sürenin sonu olan 11.10.2018 tarihinden başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi 11.10.2019 tarihinde dolmuştur. İcra takibi 04.04.2023 tarihinde başlatıldığından, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacak zamanaşımına uğramıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın iki temel tespiti emsal niteliktedir: (1) itirazın iptali davasında borçlunun icra takibindeki itiraz sebepleriyle bağlı olmayıp yeni savunma sebepleri (zamanaşımı def'i dahil) ileri sürebileceği; (2) uluslararası kara taşımasından kaynaklanan navlun bedeli alacaklarının, taraflar arasında sözleşme bulunmasa bile CMR ve TTK'nın özel zamanaşımı hükümlerine (1 yıl) tabi olduğu ve sürenin başlangıcının CMR 32/1-c'ye göre belirleneceği.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Uluslararası kara taşımasına dayalı navlun bedeli alacaklarında, CMR ve TTK hükümleri uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresi uygulanır; taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunmaması halinde bu süre, CMR 32/1-c uyarınca son faturanın düzenlendiği tarihten itibaren işleyen üç aylık dönemin sonundan itibaren başlar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ zamanaşımı def'i↗ CMR↗ navlun bedeli↗ taşıma sözleşmesi↗ açık hesap alacağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2024/1543
KARAR NO 2025/1204
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/07/2024
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 22/06/2023
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; davalı borçlu aleyhinde İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında faturalardan kaynaklanan bakiye 882.840,37-TL cari hesap alacağına istinaden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini, taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, işbu ticari ilişkiye istinaden davalı adına düzenlenen faturalara dayalı cari hesap alacağı bulunduğunu, borca itiraz eden davalı tarafından borcun ödendiğine ilişkin ödeme belgesi ibraz edilmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığından icra takibine süresinde itiraz edildiğini, davalının uluslararası eşya taşımacılığı alanında faaliyet göstermekte olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin taşıma işi üzerine kurulu olduğunu, takip dayanağının muhtelif taşıma işlerinden doğan navlun bedeli alacaklarına ilişkin olduğunu düşündüklerini, takip tarihinin 04.04.2023 olduğu dikkate alındığında TTK 855/1 ve CMR Konvansiyonu 32/1 maddelerinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, takip dayanağı yapılan cari hesaba göre ilgili alacak kayıtlarının 01.01.2018 ve 11.07.2018 tarihlerine ait olduğunu, geçmiş yıllarda davacı tarafça verilen hizmetlere ilişkin bedellerin ödendiğini, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin tek başına delil vasfı taşımadığını, faturaların sunulmadığını, taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığını,alacağın kanıtlanamadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle davalının zamanaşımı def'inin ilgili taşıma mevzuatı hükümleri nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiği, 6102 sayılı TTK'nın 855. maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacakların bir yılda zaman aşımına uğrayacağı, davacı tarafça düzenlenen faturaların en son 2018 tarihli olduğu gözetildiğinde, icra takibinin başlatıldığı 04/04/2023 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; alacağın zamanaşımına uğramadığını, zamanaşımına ilişkin TTK 855 maddesi hükmünün geniş yorumlanarak taraflar arasındaki faturalardan kaynaklanan ticari ilişkiye uygulanmasının hatalı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık zarardan değil, fatura alacağından kaynaklandığı için 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini,davalı tarafın icra takibine itirazında zamanaşımı defi ileri sürülmediği, itiraz sebepleriyle bağlı olduğundan davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, taşıma hizmet bedeli faturalarından kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptal istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı tarafça davalıya uluslararası kara taşıma hizmeti verildiği, düzenlenen faturalardan doğan açık hesap alacağının tahsili için 04.04.2023 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafça yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Davacı vekilince, icra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı borçlunun, davada zamanaşımı defiinde bulunamayacağı ileri ileri sürülmüş ise de, itirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir.
Borçlu, tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilecektir. Taraflarca dosyaya ibraz edilen fatura örneklerinden, taraflar arasındaki ilişkinin uluslararası kara taşımasına dayalı ve faturaların da taşıma hizmet bedeline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalının zamanaşımı definin CMR hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekir. Gerek CMR gerekse 6102 TTK hükümlerine tabi taşımalarda, navlun bedeline ilişkin alacak talepleri 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edilmiştir. Taraflar arasında akdedilmiş bir taşıma sözleşmesi bulunmamakta olup, sunulan taşıt sözleşmesi başlıklı belgeler de 2012 yılına ilişkindir.
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde ise, davacının düzenlediği son navlun faturasının 11.07.2018 tarihli olduğu anlaşılmakla, en geç bu tarihten itibaren 3 aylık süre sonu olan 11.10.2018 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 1 yıllık zamanaşımı süresi, 11.10.2019 tarihinde dolmuştur. Açıklanan nedenlerle, Davacı tarafça icra takibi 04.04.2023 tarihinde başlatılmış olmakla, icra takip tarihi ve dava tarihi itibariyle alacak zamanaşımına uğramış olup, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/29313 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi