Yabancı para üzerinden kurulan ticari ilişkide alacağın ispatı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/225 E. 2026/151 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da, faturaların düzenli olarak belirli bir yabancı para cinsinden kesilmesi ve ödemelerin de aynı para birimi üzerinden yapılması halinde, ticari ilişkinin o yabancı para üzerinden kurulduğu kabul edilir. Alacaklının alacağını icra takibine konu ederken TL'ye çevirmesi, bu tespiti değiştirmez ve ticari ilişkinin Türk Lirası üzerinden kurulduğunu göstermez. Taraf defterlerindeki kayıtların (faturalar ve karşı faturalar) birbirini doğrulaması, alacağın varlığının ispatı için yeterli kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin hangi para birimi üzerinden kurulduğu → ret
İddia: Davalı vekili, taraflar arasında Türk Lirası üzerinden anlaşıldığını, bunun davacının icra takibini TL üzerinden başlatmasından da anlaşıldığını, döviz cinsinden anlaşma olması halinde kur farkı faturası düzenlenmesi gerektiğini, ancak böyle bir fatura düzenlenmediğini, ödeme gününde davacının sadece döviz hesap numarası verdiği için döviz ödemesi yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı tarafça tüm faturalar Euro para cinsi üzerinden düzenlenmiş ve davalı tarafça da ödemeler yine Euro cinsi üzerinden yapılmıştır. Bu durumda taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu kabul edilmelidir. Alacaklının alacağını TL'ye çevirerek icra takibine konu etmesi, ticari ilişkinin Türk Lirası ile kurulduğunu göstermez; bu, sadece takip anındaki bir çevrim işlemidir. Davacının Euro cinsinden düzenlediği faturalar davalının ticari defterlerine itirazsız olarak kaydedildiğinden, akdi ilişkinin Euro cinsinden kurulduğu kanıtlanmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacağın miktar itibariyle ispatlanıp ispatlanmadığı → ret
Gerekçe: Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, davacının defterlerine göre davalıdan 104.230,72-TL, davalının defterlerine göre ise davacının davalıdan 115.852,14-TL alacaklı olduğu belirlenmiş; ticari defterler arasındaki fark, davalı tarafça yapılan ödemenin davalı defterlerinde 134.879,60-TL, davacı defterlerinde ise 146.501,02-TL olarak kayıtlı olmasından kaynaklanmıştır. Davalı tarafından davacıya yapılan Euro ödemeleri ile davalının düzenlediği fiyat farkı faturalarının karşılıkları düşüldükten sonra davacının bakiye 15.028,57-Euro alacağının kaldığı hesaplanmıştır. Davacının Euro bedelli faturaları toplamından ödemeler ve karşılık fatura bedelleri düşüldüğünde, davacı tarafça talep olunan 14.580,71-Euro alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması, davalının düzenlediği fiyat farkı faturalarının da davacıda kayıtlı olması nedeniyle kayıtların birbirini doğruladığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yazılı sözleşme bulunmayan ticari ilişkilerde, faturaların ve ödemelerin sürekli olarak belirli bir yabancı para cinsinden yapılmış olmasının, akdi ilişkinin o para birimi üzerinden kurulduğunu ispata yeterli sayılması yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca alacaklının icra takibini TL üzerinden başlatmasının, akdi ilişkinin para birimi konusunda aleyhe delil oluşturmayacağı tespiti dikkat çekicidir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
İtirazın iptali↗ Ticari satım↗ Yabancı para borcu↗ Ticari defter delili↗ Bilirkişi incelemesi↗ İcra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2023/225
KARAR NO 2026/151
TÜRKMİLLETİADINAKARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 26/10/2022
NUMARASI 2022/298 Esas - 2022/936 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/01/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilince üretilen tekstil ürünlerinin davalıya teslim edildiğini,11.11.2021 tarihli 5.052,10-Euro, 05.11.2021 tarihli 6.260-Euro , 03.11.2021 tarihli 5.025,13-Euro,08.10.2021 tarihli 13.932,60-Euro bedelli olmak üzere toplam 35.269,83-Euro bedelli faturaların düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından 23.11.2021 tarihinde 10.710-Euro ve 29.11.2021 tarihinde 8.266,10-Euro olmak üzere toplam 18.976,10-Euro ödeme yapıldığını, bakiye alacak için Bakırköy 16. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu,davalının, müvekkili şirket yetkilisini arayarak indirim talep ettiğini ve müvekkilinin de bu talebi kısmen kabul ederek cari hesaplarına bu indirimi yansıttığı, sonuçta davalının müvekkiline 14.580,71-Euro bakiye borcunun kaldığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin TL üzerinden anlaştıklarını, davacının icra takibini TL üzerinden başlatmasının da bunu doğruladığını, davacının ödeme gününde müvekkiline sadece döviz hesap numarası vermesi nedeniyle müvekkilinin davacıya döviz ödemesi yaptığını, müvekkilinin fatura toplam TL tutarını ödeme yaptığı günde dövize çevirip davacıya ödediğini, bazı ürünlerin birim fiyatları yanlış yazılmış olup, bunun taraflar arasındaki yazışmalar ile düzeltildiğini, müvekkilinin davacı ile yapılan işten dolayı 3. kişilerin zararına neden olduğunu, bu husustaki bildirimlerine rağmen zararın davacı tarafça giderilmediğini, bu nedenle davacıya 40.000-TL tutarlı reklamasyon faturası kesildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; faturaların Euro olarak düzenlendiği,TL karşılığının belirtildiği, ödemelerin Euro olarak yapıldığı dikkate alındığında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu, icra takibinin TL üzerinden açıldığı ve dava değerinin 208.577-TL olarak gösterildiği, bu miktarın icra takip talebinde belirtilen 1 Euro karşılığı 14,3050-TL üzerinden karşılığının 14.580,71-Euro'ya isabet ettiği, bilirkişi raporunda davacı alacağının 15.028,57 Euroya isabet ettiğinin belirtildiği, raporda hesaplanan miktarın icra takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanmasında davaya konu miktardan daha yüksek olduğu gerekçesiyle, taleple bağlı kalınarak davalının itirazının iptaline, takibin 208.577-TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında yasal faiz işletilmesine, kabul edilen 208.577-TL‘nin %20’si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı ile müvekkilinin Türk Lirası üzerinden anlaştıklarını, davacının bunun aksini ispat edemediğini, davacının icra takibini TL üzerinden başlatmasının da bunu ortaya koyduğunu, döviz cinsi üzerinden anlaşma olması halinde davacının kur farkı faturası düzenlemesi gerektiğini, ancak davacının böyle bir fatura düzenlemediğini, davacının ödeme gününde müvekkiline sadece döviz hesap numarası vermesi nedeniyle müvekkilinin davacıya döviz ödemesi yaptığını, müvekkilinin fatura toplam TL tutarını ödeme yaptığı günde dövize çevirip davacıya ödediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye 16.415,62-Euro alacağın 14,3050 kur karşılığı 233.073,22-TL asıl alacak ve 1.752,62-TL işlemiş faiz alacağının tahsili için davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının Türk Lirası üzerinden anlaştıkları, bu nedenle faturaların Türk Lirası bedelinin ödeme günündeki döviz karşılığının davacıya ödendiği, ayrıca satışı yapılan mallar nedeniyle uğradıkları zarar nedeniyle davacıya 40.000-TL tutarlı reklamasyon faturası düzenlendiği ileri sürülerek borcun olmadığı savunulmuştur. Tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde;
davacının defterlerine göre davalıdan 104.230,72-TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre ise davacının davalıdan 115.852,14-TL alacaklı olduğu, ticari defterler arasındaki 11.621,42-TL farkın, davalı tarafça yapılan ödemenin davalı defterlerinde 134.879,60-TL olarak kayıtlı iken davacının defterlerine 146.501,02-TL olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı, faturaların tamamının Euro olarak düzenlendiği, TL tutarlarının da faturalarda belirtildiği,davalı tarafından davacıya 24.11.2021 tarihinde 10.710-euro 29.11.2021 tarihinde 8.266,10-euro ödeme yapıldığı,davalı tarafından davacıya 30.11.2021 tarihinde 3 adet fiyat farkı açıklamalı fatura ların karşılığı 359,78-euro318,20-Euro ve 587,18-Euro'nun düşülmesi sonucunda davacının bakiye 15.028,57-Euro alacağının kaldığı hesaplanmıştır.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, davacı tarafça tüm faturalar Euro para cinsi üzerinden düzenlenmiş ve davalı tarafçada ödemeler de yine Euro cinsi üzerinden yapılmıştır.
Bu halde taraflar arasındaki ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu kabul edilmelidir. Davacı tarafça kalan euro cinsi alacağı takip tarihinde ki kurdan TL ye çevrilerek icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır:Alacaklının alacağını TL ye çevirerek talep etmesi ticari ilişkinin Türk Lirası ile kurulduğunu göstermemektedir.Davacının euro bedelli faturaları toplamından ödemeler ve karşılık fatura bedelleri düşüldüğünde davacı tarafça talep olunan 14.580,71-Euro alacağın varlığı kanıtlandığından davalının karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacının itirazın iptalini talep ettiği alacağın varlığının kanıtlandığı;davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının düzenlediği fiyat farkı faturalarının da davacıda kayıtlı oldukları böylelikle kayıtların birbirini doğruladığı anlaşılmaktadır.Davacının euro cinsi düzenlediği faturalar davalının ticari defterlerine itirazsız kayıt edildiğinden davacı tarafça euro cinsinden kurulu akdi ilişkinin kanıtlandığı anlaşılmaktadır.Ticari ilişkinin TL cinsinde kurulduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 14.247,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.561,97-TL harcın mahsubu ile kalan10.685,93 -TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.29/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/289519 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi