Çekin rızası dışında elinden çıkması ve kötüniyetli/ağır kusurlu iktisap ile istirdat
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/127 E. 2026/98 K. · · İlk derece: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Çek istirdadı davasında (TTK m.792) davacı; çekte yetkili hamil olduğunu, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle veya iktisapta ağır kusurlu olarak edindiğini ispatlamak zorundadır. Davalının çeki edinme nedenini açıklama yükümlülüğü yoktur; bu, çekin mücerretlik vasfının bir sonucudur. Ancak ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular (sahte ciro, keşide tarihinde tahrifat, çekin şüpheli/soruşturması bulunan kişiler eliyle dolaşımı) ve ilgili kişilerin ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde, çeki bu şekilde edinen davalının iktisapta ağır kusurlu olduğu sonucuna ulaşılabilir ve bu durumda istirdat talebinin kabulü gerekir.
Ele alınan sorunlar
Çek istirdadı davasında ispat yükünün kapsamı ve davalının çeki iktisapta ağır kusurlu olup olmadığı → kabul
İddia: Davacı vekili, çekteki son ciranta davalının, çeki kötü niyetli olarak eline geçiren kişilerden ciro ile aldığını, bu ciro silsilesinin hukuken geçerli olmadığını, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan davanın reddedildiğini belirterek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Dava TTK m.792'ye dayalı çek istirdadı istemine ilişkindir. TTK m.792'ye göre çek herhangi bir şekilde hamilin elinden çıkmışsa, çeki eline geçiren yeni hamil, çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır kusuru bulunduğu takdirde geri vermekle yükümlüdür. TTK m.790'a göre ise cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çek istirdadı davalarında davacı; çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır; aksi kabul çekin mücerretlik vasfını ortadan kaldırır. Somut olayda davacının çekte yetkili hamil olduğu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı, ceza soruşturma dosyasındaki delillerle kanıtlanmıştır. Çekin keşide tarihinin tahrif edildiği bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiş; ceza yargılamasında bir sanığın sahtecilik ve dolandırıcılıktan mahkumiyetine karar verilmiş, imza incelemesinde bazı cirantalara atfen atılan imzaların o cirantalardan sonra gelen kişinin eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Bu kişinin ifadelerinde çeki davalının babasına kırdırarak veya davalıya kırdırarak para aldığını beyan etmesi, davalının ise iktisap nedenine ilişkin çelişkili savunmalarda bulunması karşısında; ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular ve sanık ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, keşide tarihi tahrif edilmiş ve benzer suçlardan soruşturmaları bulunan kişiler eliyle dolaşıma girmiş bu çeki davalının iktisapta ağır kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince reddedilmesi yerinde görülmemiş; hata yeniden yargılamayı gerektirmediğinden istinaf başvurusu kabul edilerek doğrudan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Çek istirdadı davalarında ispat yükünün dağılımı (davacının yetkili hamillik ve rıza dışı elden çıkma ile davalının kötüniyet/ağır kusur ispatı), davalının iktisap nedenini açıklama yükümlülüğünün bulunmayışı ve ceza yargılamasındaki kesinleşmiş maddi olguların hukuk davasında ağır kusurun tespitinde nasıl değerlendirilebileceği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek istirdadı↗ TTK 792↗ TTK 790↗ yetkili hamil↗ kötüniyetli iktisap↗ ağır kusurlu iktisap↗ çekin mücerretlik vasfı↗ ciro silsilesi↗ ceza yargılamasındaki maddi olguların hukuk davasında delil değeri↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/127
KARAR NO 2026/98
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 06/07/2022
NUMARASI 2016/35 Esas - 2022/581 Karar
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 14/01/2016
İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/01/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; ... Bankası ... şubesine ait 150.000-TL bedelli, 31.07.2015 keşide tarihli ... numaralı 1 adet çekin müvekkili banka şubesince verilen kuryede iken taşıma esnasında çalındığını, ödeme yasağı talepli olarak İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/518 esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını ve çek hakkında mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin vekil hamili olan müvekkili bankanın elinden rıza dışında çıkan bu çek için davalı tarafından İstanbul 1. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takip başlatıldığını, takibe karşı İstanbul 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/659 esas sayılı dosyasında itiraz ettiklerini, akabinde üzerinde tahrifat olduğu çıplak gözle fark edilen bu çek için İstanbul C Başsavcılığının 2015/132154 soruşturma numaralı dosya üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin son cirantası olduğunu belirten davalının, çeki kötü niyetli olarak eline geçiren kişilerden ciro aldığını, hukuki olarak bu ciro silsilesinin bir geçerliliğinin bulunmadığını belirterek, söz konusu çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ...; davacı tarafça çekin rızası hilafına kaybolduğu beyan edilmiş ise de çekin kuryeye verildiğine ilişkin bir belge sunulamadığını, çekin kuryede iken çalındığı hususunun ispat edilemediğini, müvekkilinin söz konusu çeki ticari ilişkisi nedeni ile ve usulüne uygun ciro ile aldığını ve usulüne uygun bir şekilde ibraz ile icra takibine geçtiğini, çekin istirdadına karar verilebilmesi için öncelikle çekin davacının rızası hilafına kaybolduğunun ve daha sonra müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davaya konu çekin keşidecesinin ... İnşaat, lehtardan sonraki cirantaların sırasıyla ..., ..., ... ve ... olduğu, çekin 30/09/2015 tarihinde ödeme için ibraz edildiği ancak işlem yapılmadığı, çekin ... tarafından takibe konu edildiği, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/434 esas 2019/341 karar sayılı dosyasında sanıklardan ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması için dava açılmış ise de, yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı müsnet suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı, yeterli delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, kararın İstanbul BAM 34. Ceza Dairesinin 2020/1708 esas 2021/1886 karar sayılı esastan ret kararı ile kesinleştiği, TTK'nın 792.
maddesi uyarınca davacının çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası dışında elinden çıktığını ve ayrıca davalının çeki kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat yükü altında olduğu, davacı tarafça davalının rızası dışında elinden çıkan çeki niteliğini bilerek kötü niyetle veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davacı vekili; çekteki son ciranta davalının, çeki kötü niyetli olarak eline geçiren kişilerden ciro ile aldığını, hukuki olarak bu ciro silsilesinin geçerliliğinin bulunmadığını, mahkemece yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çekin istirdatı istemine ilişkindir.TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.Çek istirdatı davalarında davacının;
çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.Somut olayda; dava konusu...bank ... Şubesine ait keşidecisi ... İnşaat olan 150.000-TL bedelli, 31.09.2015 keşide tarihli, ... numaralı çekin ... İnşaat şirketi lehine keşide edildiği, çek arkasındaki cirantaların lehtar firma sonrasında sırasıyla ..., ..., ... ile davalı ... olduğu, çekin davacı banka tarafından verilen kuryede iken çalındığı, davacı tarafından açılan zayi nedeniyle iptal davasında ödeme yasağı kararı verildiği, çekin ödeme yasağı nedeniyle ibrazında bankaca ödeme yapılmaması üzerine, davalı tarafından çeke dayalı olarak keşideci şirket ile davalının da aralarında bulunduğu cirantalar aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmaktadır.
İspat yükü üzerinde bulunan davacı, öncelikle çekte yetkili hamil olup çekin rızası dışında elinden çıktığını, sonrasında ise davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu kapsamda davacının çekte yetkili hamil olduğu ve çekin rızası dışında elinden çıktığı ceza soruşturma dosyasındaki deliller ile kanıtlanmıştır. Çek 31.07.2015 keşide tarihli olmasına rağmen, keşide tarihinin tahrifat yapılarak 31.09.2015 olarak değiştirildiği keşidecinin icra hukuk mahkemesinde açtığı davada yaptırılan bilirkişi incelemesi ile tespit edilmiştir. Yine çek cirantaları hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı açılan kamu davasında İstanbul 34.
Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/434 esas 2019/341 karar sayılı ilamıyla, şüpheli ...'ın beraatine, ...'nin her iki suçtan mahkumiyetine, ...'ın sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmiş olup, mahkemece yaptırılan imza incelemesinde, çek üzerinde cirantalar ... ve...'e atfen atılan imzaların bu kişilerin eli ürünü olmayıp kendilerinden sonra gelen ciranta ...'nin eli ürünü olduğu belirlenmiştir. Çekte davacıdan önce ciranta olan ... ceza soruşturması ve yargılamasında alınan ifadelerinde, çeki ...'dan aldığını, kendisinden önce gelen ... ve... adına ciroları kendisinin yazarak imzaladığını, çeki davalının babası olan ...'a kırdırarak karşılığında para aldığını, diğer ifadesinde ise davalıya kırdırarak para aldığını beyan etmiştir.Davalı ...
ise 02.05.2018 tarihli savunmasında, çeki ...'ye kredi çekerek verdiği para karşılığında aldığını savunmuş iken, mahkeme huzurundaki savunmasında, babasının ...'den alacağı karşılığında çeki bu kişiden aldığını savunmuştur.Ceza yargılamasında kesinleşen maddi olgular ve sanıkların ifadelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; üzerinde cirosu bulunmasa da keşide tarihi tahrif edilmiş çekin hakkında benzer suçlardan dolayı dava ve soruşturmalar bulunan ... tarafından ...'ye verildiği, ...'nin 2 kişi adına sahte ciro düzenleyerek sonrasında kendisi adına da ciro etmek suretiyle, daha önce de çek kırdırdığı ...'ın oğlu olan davalı ...'a verdiği sonucuna varılmaktadır. Bu tespitler karşısında davalının çeki iktisapta ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmekte olup, davanın kabulü gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile "davanın kabulüne" karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2022 Tarih 2016/35 Esas - 2022/581 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulüne, ...bank ...Şubesine ait keşidecisi ... İnşaat olan 150.000-TL bedelli, 31.09.2015 keşide tarihli, ... çek numaralı çekin davalıdan alınarak davacıya verilmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 10.246,50-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 2.561,62-TL harcın mahsubu ile kalan 7.684,87-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 2.590,83-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından sarf edilen 700-TL bilirkişi ücreti, 147-TL posta masrafı olmak üzere toplam 847-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 108-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK'nın 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/289070 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi