6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ayıp iddiasının takip dışı faturaya ait mallarla ilgisiz olması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2432 E. 2026/109 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında inceleme, icra takibine konu alacağın dayanağı olan faturalarla sınırlıdır; davalının, takip konusu faturalarla ilgisi bulunmayan başka bir işleme ait mal teslimindeki ayıp iddiasına dayanarak mahsup talep edebilmesi için, bu ayıp iddiasını ve buna bağlı alacağını ispatlaması gerekir. Ayıp iddiası ispatlanamamışsa ve takip konusu faturalar ayrı bir işleme ilişkinse, mahsup talebi kabul edilmez ve takip alacağı yönünden davanın kabulü gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ayıp iddiasının, takip konusu faturalardaki mallarla ilgisi bulunmadığından mahsuba esas olamaması → ret

İddia: Davalı vekili, ihtilafın 09/03/2018 tarihinde gönderilen ürünlerle ilgili olduğunu, bu ürünlerin ayıplı olduğunu, e-posta yazışmalarında davacının ayıbı kabul ettiğinin görüldüğünü ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, takibe dayanak faturalar peçete satımına ilişkindir. Faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olup, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce yaptığı kısmi ödemeden sonra her iki tarafın da uyumlu kayıtlarına göre davacı davalıdan alacaklı durumdadır. Davalının ayıp savunmasını dayandırdığı emtia ise davalıya 2018 yılında satılmış olup davaya konu faturalarla ilgisi yoktur; davacı bu emtiadaki ayıbı kabul etmemiş, davalı da ayıp iddiasını ve bu ayıptan dolayı mahsuba esas olacak şekilde davacıdan alacaklı olduğunu ispat edememiştir. Bu nedenle takibe konu faturalar yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İtirazın iptali davasında incelemenin takip konusu alacağın dayanağına sıkı sıkıya bağlı olduğu ve takip dışı bir işleme ilişkin ayıp iddiasının, ispatlanmadığı takdirde mahsuba esas alınamayacağı yönündeki değerlendirme bakımından emsal niteliktedir; kararın etkisi bölgesel ve ikna edici düzeydedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari satım sözleşmesi ayıplı mal mahsup ispat yükü ticari defter kaydı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2432

KARAR NO 2026/109

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2022

NUMARASI 2021/464 Esas - 2022/654 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 02/06/2021

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilin davalıya sattığı peçete emtiasından dolayı 3 adet faturaya dayalı alacağının bulunduğunu, bu kapsamda davalı aleyhine 47.239,46-TL asıl alacağın tahsili için Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 27/01/2020 tarihinde 12.677,79-TL ödeme yaptığından kalan 34.561,66-TL için işbu davanın açıldığını ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, ihtilafın davacının müvekkiline 09/03/2018 tarihinde gönderdiği ürünlerle ilgili olduğunu, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, davacını da ayıbı kabul ettiğini ve müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığın belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının 2019 yılına ait 3 fatura bedeline ilişkin takip başlattığı, davalının ayıplı mal iddiasının 2018 tarihinde teslim edilen “kağıt sandwich poşet” ürünlerine ilişkin olduğu anlaşılmakla, davalı bilirkişi itiraz dilekçesinde, davacının ayıbın kendilerinden kaynaklı olduğunu kabul ettiklerini, malları iade almayı teklif ettiklerini ve cari hesap çerçevesinde mahsuplaşılacağı yönünde iradenin mevcut olduğunu iddia etmişse de, dosyaya bu iddiayı ispata yarar delil olarak sunulan e-postaların incelenmesinde, ayıplı olduğu iddia edilen malların iadesinin davalıca talep edildiği, davacının ise malların iadesini kabul etmediği, bu kapsamda dosyada davacının 2018 yılına ait ürünlerin ayıplı çıktığı iddiasını kabul ederek, mahsuplaşma iradesiyle cari hesabın yeniden düzenleneceğinin taahhüt edildiği yönündeki iddiasını ispata yarar herhangi bir delilin veya yazılı delil başlangıcının dosya kapsamında mevcut olmadığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda; taraflar arasında ayıplı mallara ilişkin mahsuplaşma yönünde bir anlaşmanın bulunmadığı görülmekle, itirazın iptali davasının icra takibine konu edilen alacağın dayanağına sıkı sıkıya bağlı olması, takibe konu faturalar dışındaki ürünlere ilişkin ayıp iddiasının dikkate alınmasının mümkün olmaması nedeniyle, itiraz uğramayarak davalı defterlerine kaydı yapılan icra takibine konu 3 fatura yönünden davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle, davalının takibe itirazın iptaline, toplam alacak miktarı olan 34.561,66-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacağın % 20'si üzerinden hesaplanan 6.912,33-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, ihtilafın davacının müvekkiline 09/03/2018 tarihinde gönderdiği ürünlerle ilgili olduğunu, söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, e-posta yazışmalarında davacının ayıbı kabul ettiğinin görüldüğünü ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı davalı aleyhine 24/01/2020 tarihinde Bakırköy 4. İcra Dairesi'nde 3 adet faturaya dayalı olarak 47.239,46-TL asıl alacağın tahsili için takip başlatmış; ödeme emri davalıya 28/01/2020 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalının 03/02/2020 tarihli itirazı üzerine takip durmuştur.Mali müşavir ve kimya mühendisinden oluşan bilirkişi heyet raporunda, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, takibin dayanağı 29/08/2019, 03/09/2019 ve ve 17/10/2019 tarihli üç adet faturanın da davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce 27/01/2020 tarihinde 12.677,79-TL ödediği, davacının 34.561,66-TL alacağının kaldığı;

davalının kayıtlarının davacıyla aynı olduğu ve 34.561,66-TL davacıya borçlu olduğunun görüldüğü; davalının ayıp savunmasında ileri sürdüğü ve bilirkişi tarafından incelenmiş malların sandviç torbası olduğu, o malların davalıya 2018 yılında satıldığı, sunulan e-posta yazışmalarının da o mallarla ilgili bulunduğu, davaya konu faturalara konu malların ise peçete olduğu, ayıp iddiasının davaya konu mallarla ilgili olmadığı görüşü belirtilmiştir. İtirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, takibe dayanak faturalar peçete satımına ilişkindir. Faturalar davalının defterlerinde kayıtlı olup, davalının ödeme emrinin tebliğinden önce yaptığı kısmi ödemeden sonra her iki tarafın da uyumlu kayıtlarına göre davacı davalıdan 34.561,66-TL alacaklı durumdadır.

Davalının ayıp savunmasını dayandırdığı sandviç torbası emtiası ise davalıya 2018 yılında satılmış ve davalı malların ayıplı olduğun iddia etmekte ise de, davacının ayıbı kabul etmediği, davalının da ayıp iddiasını ve ayıptan dolayı mahsuba esas olacak şekilde davacıdan alacaklı olduğunu ispat edememiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 2.360,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 670,92-TL harcın mahsubu ile kalan 1.689,98-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 36-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288794 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.