6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura bedelinin ispatı ve icra takibi sonrası düzenlenen iade faturasının etkisi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1788 E. 2026/59 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ispatında, fatura konusu mal veya hizmetin teslim edildiğini ispat yükü satıcıya aittir ve bu husus, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlanmalıdır; tarafların ticari defter kayıtları ile BA-BS bildirimlerinin birbiriyle mutabık olması alacağın varlığını destekler. İcra takibi başlatıldıktan sonra borçlu tarafça düzenlenen ve dosyaya sunulmayan, alacaklının defter kayıtlarında ve BA-BS bildirimlerinde yer almayan, usulüne uygun bir ihtara dayanmayan iade faturaları, alacağı etkileyecek şekilde dikkate alınamaz.

Ele alınan sorunlar

Mal tesliminin ve alacağın ispatı → kabul

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya (davacıya) aittir; fatura ve satıcının defter kayıtları yasal delillerle desteklenmediği sürece tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, uyuşmazlığın miktarına göre bu iddiasını yazılı delille kanıtlamak zorundadır. Somut olayda her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı, davalının da ticari defterlerinde aynı miktar kadar borçlu göründüğü; tarafların BA-BS bildirimlerinin de birbiriyle mutabık olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler, davacının alacağının varlığını doğrulamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra takibinden sonra düzenlenen iade faturalarının dikkate alınması → ret

İddia: Davalı, icra takip tarihinden sonra hasarlı ve eksik mallar için iade faturaları düzenlediğini, bu suretle davacıdan alacaklı duruma geçtiğini ve bilirkişinin bu faturaları dikkate almadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.

Gerekçe: Davalı, iddia ettiği iade faturalarını dosyaya hiçbir aşamada sunmamıştır. Bu faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, her iki tarafın BA-BS bildirimlerinde de bulunmamaktadır; dolayısıyla iade faturalarının ve içeriğinin davacıya teslim edildiği ispat edilememiştir. Ayrıca davalının eksik veya hasarlı ürünlerle ilgili davacıya süresinde ve usulüne uygun gönderdiği bir ihtarı da bulunmamaktadır. İcra takip tarihinden sonra haklı olarak düzenlendiği kanıtlanamayan iade faturalarına itibar edilemez; bu nedenle davalının bu yöndeki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu mal/hizmet tesliminin ispat yükünün satıcıda olduğu ve icra takibinden sonra borçlu tarafça düzenlenip alacaklının defter/BA-BS kayıtlarına yansımayan iade faturalarının, usulüne uygun bir ihtar olmaksızın alacağı etkilemeyeceği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ispat yükü ticari defter BA-BS bildirimi iade faturası icra inkar tazminatı ticari temerrüt faizi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1788

KARAR NO 2026/59

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 22/04/2022

NUMARASI 2021/81 Esas - 2022/456 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 26/01/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/01/2026

Davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilin davalıya sattığı tekstil emtiasından dolayı faturaya dayalı cari hesap alacağı bulunduğunu, bu kapsamda davalı aleyhine 102.838,53-TL asıl alacak ve 3.535,47-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 106.374-TL'nin tahsili için Küçükçekmece Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığın belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takipteki asıl alacak miktarı 102.838,53-TL alacaklı, davalının ticari defterlerinde de davacıya aynı miktar kadar borçlu göründüğü, davacının davalıyla arasındaki BS kayıtlarına göre 1.027.906-TL, BA kaydında 836.875-TL bildirimin bulunduğu, davalının BA-BS kayıtlarında da aynı tutarlarda bildirim bulunduğunun tespit edildiği ve takipten önce temerrüt oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline, takibin asıl alacak 102.838,53-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, likit asıl alacağın %20'si 20.567,71-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını, müvekkilinin cari hesabında 31/12/2019 itibariyle davacıdan 4.300,87-TL alacaklı göründüğünü, davacının eksik ve hatalı ürün tesliminden dolayı müvekkilinin mağdur olduğunu ve iade satış faturaları düzenlediğini, bilirkişinin o faturaları dikkate almadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve satıcının defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.Davacı davalı aleyhine 02/10/2019 tarihinde İstanbul Anadolu 16. İcra Dairesi'nde 13 adet faturaya dayalı olarak 102.838,53-TL asıl alacak ve 3.535,47-TL işlemiş faiz olmak üzere 106.374-TL'nin tahsili için takip başlattığı, davalının yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği Küçükçekmece 2.

İcra Dairesi'nin ... (yeni esas: ...) esas sayılı dosyasındaki 24/10/2019 tarihli ödeme emrinin tebliğ edildiği ve davalının 05/11/2019 tarihli itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takipteki asıl alacak miktarı 102.838,53-TL alacaklı, davalının ticari defterlerinde de davacıya aynı miktar kadar borçlu göründüğü, davacının davalıyla arasındaki BS kayıtlarına göre 1.027.906-TL, BA kaydında 836.875-TL bildirimin bulunduğu, davalının BA-BS kayıtlarında da aynı tutarlarda bildirimin bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı istinaf dilekçesinde, müvekkilinin icra takip tarihinden sonra 31/12/2019 tarihinde düzenlediği 1.663,20-TL, 2.077,98-TL ve 94.796,48-TL bedelli hasarlı ve eksik mallar için iade faturaları düzenleyerek davalıdan 4.300,87-TL alacaklı duruma geçtiği ve bu hususun müvekkilinin cari hesabından görüldüğü itirazında bulunmuştur.

Davalı söz konusu faturaları dosyaya hiç bir aşamada sunmamıştır. Faturalar davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp, her iki tarafın da BA-BS bildirimlerinde bulunmamaktadır. Dolayısıyla iade faturalarının ve içeriğinin davacıya teslim edildiği de ispat edilememiştir. Yine eksik ve hasarlı ürünler için düzenlediğini savunduğu iade faturalarına konu eksik veya hasarlı ürünlerle ilgili davacıya süresinde ve usulüne uygun gönderdiği bir ihtar da bulunmadığından, icra takip tarihinden sonra haklı olarak düzenlendiği kanıtlanamayan iade faturalarına itibar edilemeyeceğinden davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle,tarafların ticari defter ile BA-BS bildirimlerinin birbiriyle mutabakat içinde olduğu,davalının icra takip tarihinden sonra düzenlediği ve iade faturası düzenleme şartlarının oluştuğu yönünde hiç bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davacı aleyhine dikkate alınamayacağı gözetilerek davanın kısmen kabulüne ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamış,davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 7.024,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.757-TL harcın mahsubu ile kalan 5.267,89-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 87-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288434 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.