Kredi kefaletinde itirazın iptali davasında hak düşürücü süre ve bilirkişi raporu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1869 E. 2026/58 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalHak düşürücü süre
Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İtirazın iptali davasında İİK 67'deki bir yıllık hak düşürücü süre, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü üzerine düzeltilen itiraz tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Genel kredi sözleşmesinde delil sözleşmesi olarak kararlaştırılan banka kayıtlarına dayanılarak hazırlanan ve karşı tarafça aksi yönde belge sunulmayan bilirkişi raporu, alacağın tespitinde hükme esas alınabilir.
Ele alınan sorunlar
İtirazın iptali davasının hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı → ret
İddia: Davalılar, ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin icra hukuk mahkemesi kararının 25/12/2018 tarihinde kesinleştiğini, buna göre 30/12/2019 tarihinde açılan davanın İİK 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İİK'nın 67. maddesine göre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davasının açılması gerekir. Süre, tebliğ işleminin usulsüzlüğüne ilişkin şikayetin kabulü üzerine düzeltilen itiraz tebliğ tarihinden başlar; olayda itiraz dilekçesi alacaklı vekiline 20/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 30/12/2019 tarihinde açılan dava bu tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Alacak miktarının hesaplanmasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterliliği → ret
İddia: Davalılar, ilk bilirkişi raporunda davacının alacağı olmadığının tespit edildiğini, hükme esas alınan ikinci raporda ise sadece banka kayıtlarının incelendiğini, kredi borçlusu şirketin kayıtlarının incelenmediğini ve raporun hükme elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İlk kök ve ek bilirkişi raporlarında banka kayıtları incelenemediğinden mevcut belgelere göre borç tespiti yapılamadığı bildirilmiştir. Genel kredi sözleşmelerinde delil olarak kararlaştırılan banka kayıtları incelenerek hazırlanan ikinci bilirkişi raporu, davalılar tarafından aksi yönde herhangi bir belge sunulmaması karşısında benimsenmiş ve bu rapordaki tespitlere göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Genel kredi sözleşmelerinde banka kayıtlarının delil olarak kararlaştırılması halinde bu kayıtlara dayanan bilirkişi raporunun, aksi belge sunulmadıkça hükme esas alınabileceği ve itirazın iptali davasında hak düşürücü sürenin usulsüz tebliğ nedeniyle düzeltilen tebliğ tarihinden başlayacağı yönündeki tespitler bakımından emsal niteliktedir.
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- İİK 67 uyarınca itirazın iptali davası, borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır; süre, usulsüz tebliğ şikayetinin kabulü halinde düzeltilen tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ hak düşürücü süre↗ müteselsil kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ delil sözleşmesi↗ bilirkişi raporu↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1869
KARAR NO 2026/58
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/03/2022
NUMARASI 2019/1020 Esas - 2022/235 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 30/12/2019
İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/01/2026
Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, temlik eden ... ile asıl borçlu ... şirketi arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müteselsil kefil olarak imzalandığını, kredi borçları ödenmediğinden 20/07/2012 tarihli kat ihtarı keşide edildiğini, borç ödenmeyince davalı kefiller aleyhine Silivri İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalıların takibe itiraz ettiklerini belirterek, davalıların itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili, icra takibindeki ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü sebebiyle Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın kabulüne ilişkin kararın 25/12/2018 tarihinde kesinleştiğini, buna göre 30/12/2019 tarihinde açılan işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını; dava dışı şirket tarafından 2012 yılında rotatif kredi kullanıldığını,davacıya verilen müşteri çeklerinin %75'inin kredi olarak verildiğini, kalanının teminat olarak alındığını, bu çeklerin 82.992-TLdışındaki kısmının ödendiğini, davacının teminat olarak aldığı ve tahsil ettiği çeklerden kalan 32.341,75-TL'yi şirkete ödemediğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalıların 2010 ve 2012 tarihli iki ayrı genel kredi sözleşmesini toplam 766.000-TL limitle müteselsil kefil olarak imzaladıkları; hükme esas alınan ...2022 tarihli ikinci bilirkişi raporuna göre kat ihtarında yazılı...... nolu hesaptan dolayı davacının takip tarihi itibariyle 155.177,18-TL asıl alacak, 1.290,17-TL işlemiş akdi faiz, 517,26-TL temerrüt faizi ve 437,30-TL masraf olmak üzere toplam 157.512,28-TL alacaklı olduğu, davacının takipte 157.620,72-TL talep ettiği ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davalıların itirazının 157.512,28-TL alacak bakımından iptaline,fazla istemin ve icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili, cevap dilekçesinde belirttikleri üzere davanın 1 yıllık sürede açılmadığını; davacının aldığı çeklerden tahsil ettiği 62.341,75-TL'yi müvekkillerine ödemediği gibi bir de dava açtığını; ilk bilirkişi raporunda davacının alacağı olmadığının belirlendiğini;ikinci bilirkişi raporunda sadece banka kayıtlarının incelendiğini ,kredi borçlusu şirketin kayıtlarının incelenmediğini ve hükme elverişli olmayan rapora göre karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredi borcunun tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Temlik eden banka ile asıl borçlu şirket arasındaki 28/09/2010,13/04/2012 tarihli sözleşmelere 766.400-TL limitle davalılar müteselsil kefil olmuşlardır. Alacaklı banka, 20/07/2012 tarihli kat ihtarını keşide ederek 30/07/2012 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Kat ihtarı ekinde 5 adet hesap ekstresi bulunmakta olup, icra takibinde ...... nolu hesaba ilişkin 155.177,18-TL asıl alacak olmak üzere kat öncesi ve sonrası işlemiş akdi ve temerrüt faizleri toplamı 157.620,72-TL'nin %24 temerrüt faizi ve faizin %5 bsmv'si ile tahsili istenilmiştir. Davalıların usulsüz tebliğe ilişkin şikayetleri kabul edilerek ödeme emri tebliğ tarihi düzeltilmiştir. İİK'nın 67. maddesine göre borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde itirazın iptali davasının açılması gerekir.İtiraz dilekçesi alacaklı vekiline 20/02/2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 30/12/2019 tarihinde hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
Hükme esas alınan ...2022 tarihli raporunda, ...... nolu hesaba ilişkin hesap ekstresinde borçlu şirkete kullandırılan rotatif nakit kredilerden kaynaklı borçlu cari hesap (BCH) kredisi hesabı olduğu, en son 31/05/2012 tarihinde kullandırılan 44.000-TL'nin hesaba borç kaydıyla borç bakiyesinin 249.239,50-TL'ye ulaştığı, bu tarihten itibaren 19/07/2012 hesap kat tarihine kadar toplam 94.062,32-TL tutarında tahsilattan sonra kat tarihindeki 155.177,18-TL (takipteki asıl alacak) tutarında borç bakiyesinin 20/07/2012 tarihinde tasfiye hesabına aktarıldığı; davalıların 30/07/2012 tarihinde temerrüde düştüğü, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek takip tarihi itibariyle davacının 155.177,18-TL asıl alacak, 1.290,17-TL işlemiş faiz, 517,26-TL kattan sonra işlemiş faiz ve 437,30-TL masraf olmak üzere toplam 157.512,28-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.
Davalılar vekili alınan ilk bilirkişi raporunda borç bulunmadığının tesbit edildiğini,ikinci bilirkişi raporunda sadece banka kayıtlarının incelendiğini ileri sürmüş ise de; alınan ilk kök ve ek bilirkişi raporlarında banka kayıtları incelenemediğinden eldeki mevcut sunulanlara göre borç tesbiti yapılamadığının bildirildiği, genel kredi sözleşmelerinde delil olarak kararlaştırılan banka kayıtları incelenerek hazırlanan ikinci bilirkişi raporu benimsenerek, davalılar tarafından aksi yönde hiç bir belge sunulmamasına göre ikinci bilirkişi raporundaki tespitlere göre karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda,karara ilişkin ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 10.759,66-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.690,70-TL harcın mahsubu ile kalan 8.068,96-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288432 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi