Teminat bonosunda temerrüt faizi bankanın fiilen uyguladığı orana göre hesaplanır
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2233 E. 2026/38 K. · · İlk derece: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kredi sözleşmesine teminat olarak verilen bir bonoya dayalı takipte, sözleşmede belirlenen tavan temerrüt faizi oranı (fiilen uygulanan akdi faize belirli bir oranda ilave yapılarak hesaplanan oran), bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranına dayanılarak hesaplanır; banka daha yüksek bir cari faiz oranı uyguladığını belgelemedikçe, talep ettiği daha yüksek orandaki temerrüt faizi kabul edilemez.
Ele alınan sorunlar
Teminat bonosuna uygulanacak temerrüt faizi oranının belirlenmesi → ret
İddia: Davalı banka, KGF kaynaklı taksitli kredi alacağı için uygulanması gereken temerrüt faizi oranının düşük kabul edildiğini, en yüksek faiz oranı %46'nın %50 fazlası olan %69 oranının, ancak takipte istenilen %57 oranıyla sınırlı olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Davaya konu bono, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin ilgili maddesinde, temerrüt halinde bankanın kısa vadeli ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranına %50 ilavesiyle hesaplanacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı düzenlenmiştir. Yargıtay 11. ve kapatılan 19. Hukuk Dairesi ile Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik uygulamaları gereğince, temerrüt faizine esas alınacak oran, bankanın müşterilerine fiilen uyguladığı faiz oranıdır; bankanın talep ettiği daha yüksek oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için bu oranın belgelenmesi gerekir. Somut olayda davalı banka, sözleşmeye konu krediye uyguladığı faizden daha yüksek bir cari faiz oranı uyguladığına ilişkin herhangi bir belge sunmadığından, bankanın fiilen uyguladığı %16,92 oranı esas alınarak bulunan %25,38 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Teminat bonosuna dayalı takiplerde, sözleşmede tavan oran öngörülmüş olsa da temerrüt faizinin bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranı üzerinden hesaplanacağı ve daha yüksek oranın uygulanabilmesi için bunun bankaca belgelenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer kredi/teminat bonosu uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ kambiyo senedi↗ teminat bonosu↗ genel kredi sözleşmesi↗ temerrüt faizi↗ akdi faiz↗ ispat yükü↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2233
KARAR NO 2026/38
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/05/2022
NUMARASI 2021/27 Esas 2022/364 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 13/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ 12/01/2026
Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacılar vekili, davalı banka tarafından müvekkillerine karşı 20/01/2014 düzenleme ve 23/12/2020 vade tarihli, 612.000-TL bedelli senede dayalı İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasıyla kambiyo takibi başlatıldığını; takibe konu senedin 17/01/2014 tarihli 700.000-TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden teminat olarak verildiğini, taraflar arasındaki tek ilişkinin genel kredi sözleşmesi olduğu dikkate alındığında senedin teminat senedi niteliğinde olduğunu, davalının müvekkilinin bir kısım ödemelerini konkordato yargılamasında kabul ettiğini, konkordato dosyasında alacağını 402.701,03-TL olarak bildirdiğini, komiserlerin 338.849,24-TL ve bilirkişinin de 325.769,95-TL alacak belirlediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalıya takipte istenen tutar kadar borçlu olmadığının ve borç tutarının tespiti ile tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin bonodan dolayı davacıdan alacaklı olduğunu ve konkordatoda bilirkişi raporuna itiraz edilmemesinin ikrar anlamına gelmediğini belirterek, davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği, bilirkişi raporunda davalının taksitli ticari kredi hesabına uyguladığı akdi cari faizin %16,92 olduğu, sözleşme 4/6'ya göre bu oran %50 artırıldığında %25,38; iskonto kredisine %38 cari faiz uygulandığı, bunun %50 fazlasının %57 temerrüt faizi istenebileceği, davacıların nakdi kredilerden dolayı takip tarihi itibariyle 529.586,85-TL asıl alacak, resen yapılan hesaplamada 461,10-TL taleple bağlı kalınarak, hesaplanan 158,87-TL (0,0003) komisyon ücreti olmak üzere toplam 530.206,82-TL borçlu olduğu, (614.297,10-530.206,82=) 84.090,28-TL borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacıların takip tarihi itibariyle davacının davalıya 84.090,28-TL borçlu olmadığının tespitine, fazla talebin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, KGF kaynaklı taksitli kredi alacağı için uygulanması gereken temerrüt faizi oranının düşük kabul edildiğini, en yüksek faiz oranı %46'nın %50 fazlasının %69 olduğunu, fakat takipte istenilmiş %57 temerrüt faizi oranının kabul edilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine dayalı başlatılan takipte borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacı borçlu şirket ile davalı banka arasında 17/01/2014 tarihli 700.000-TL limitli genel kredi sözleşmesine davalı ...'nın müteselsil kefil olduğu, davacılardan sözleşme tarihinden 3 gün sonra 20/01/2014 keşide, 23/11/2020 vade tarihli 612.000-TL bedelli bono alındığı,şirkete taksitli ticari kredi, KMH, iskonto ve çek kredisi kullandırıldığı, kredi borcu ödenmediğinden kredi hesabının 17/12/2018 tarihinde kat edildiği,davacıların 21/12/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, bononun davalı tarafından 612.000-TL asıl alacak olmak üzere toplam 614.297,10-TL'nin %13,75 ve değişen oranlarda avans faiziyle tahsili talebiyle 27/11/2020 tarihinde icra takibine konulmuştur.Bu doğrultuda Mahkemece davaya konu bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği kabul edilerek;
ek bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesi uyarınca taksitli ticari krediye uygulanacak temerrüt faizi oranının davalı bankanın fiiline uyguladığı faizin %50 olacağı, davalı bankanın fiilen uyguladığı oranı dosyaya sunmadığı, davalının ticari kredi hesabına uyguladığı akdi cari faiz oranının %16,92 oranının %50 fazlasının %25,38 olduğu, bu kredi için bu oranın uygulanması gerektiği, buna göre takip tarihinde davacıların davalıya 320.202,13-TL asıl alacak, 209.384,72-TL işlemiş faiz ve %5 bsmv olmak üzere toplam, 529.586,85-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin 2.8.1. maddesinde, temerrüt halinde bankanın kısma vadeli ticari kredilere uyguladığı en yüksek cari faiz oranına %50 ilavesiyle hesaplanacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanacağı düzenlenmiştir.
Takip ve istinaf istemine konu nakit krediye bankaca fiilen uygulanan akdi faiz oranı %16,92'dir. Yargıtay 11. ve kapatılan 19. HD ile HGK'nın yerleşik uygulamaları gereğince, temerrüt faizine esas alınacak faiz oranı, banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan faiz oranı olup, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi işletilebilmesi için belgelenmesi halinde bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının esas alınması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle;omut olayda davalı banka tarafından, anılan krediye uygulanan faiz oranından daha fazla oranda cari faiz uygulandığına ilişkin bir belge de sunulmadığından davalı banka tarafından fiilen uygulanan oran esas alınarak bulunan orandan temerrüt faizi hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 5.744,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.436-TL harcın mahsubu ile kalan 4.308,20-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 93-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/01/2026
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288428 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi