6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede önce ifa yükümlülüğü

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/324 E. 2026/71 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan Bakiye Alacak mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, sözleşme koşulları taraflardan birine daha sonra ifa etme hakkı tanımıyorsa, bakiye bedel talep eden tarafın kendi teslim/ifa edimini yerine getirmiş veya ifasını önermiş olması gerekir; edimini ifa etmeyen taraf karşı taraftan sözleşme kapsamında ifa talep edemez. Ayrıca e-arşiv faturasına süresinde itiraz edilmemiş olması, faturanın alıcıya ayrıca teslim veya tebliğ edildiğinin ispatlanamadığı hallerde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz.

Ele alınan sorunlar

E-arşiv faturasına itiraz süresi ve fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması → ret

İddia: Davacı, davalının faturaya süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle fatura içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bahsi geçen fatura e-arşiv faturası olarak düzenlenmiş olup bu nedenle davalının defterlerine doğrudan kaydedilmemektedir; e-faturadan farklı olarak alıcıya ayrıca teslimi ya da gönderilmesi gerekir. Davalı 27/08/2020 tarihli ihtarla bu faturaya açıkça itiraz etmiştir. Davacı, faturayı davalıya daha öncesinde teslim veya tebliğ ettiğine ilişkin bir delil sunmamıştır. Bu nedenle davacının iade faturasının itiraz süresi içinde düzenlenmediği gerekçesine dayalı istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmede önce ifa yükümlülüğü ve bakiye alacak talebi → ret

İddia: Davacı, yazılım ve güncellemenin tesliminin sözleşmeye göre davalının tüm bedeli ödemesine bağlı olduğunu, kendi edimini ifa ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dışı üçüncü kişiden davacıya iletilen fatura ve e-postada '1 yıl' hizmet kaleminin başlangıç tarihi 01/12/2019, bitiş tarihi 30/11/2020 olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının en geç 01/12/...tarihinde yazılımı kurması gerekir; tüm taksitlerin ödenmesinin beklenmesi davalının 8 aylık kullanım hakkı kaybına neden olacağından davacı 01/12/...tarihi itibariyle üzerine düşen edimi ifa etmelidir. TBK'nın 97. maddesinde karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olduğundan, davacının bakiye alacağı talep edebilmesi için öncelikle kendi teslim borcunu ifa etmesi zorunludur. Davacı tarafından ürün teslimi yapılmadan ve davalıya kullanım hakkı tanınmadan kendi edimini ifa etmiş sayılmayacağından davacının bakiye alacak talebi yerinde görülmemiştir. Davalının 08/10/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde TBK 97 uyarınca bedel talep eden tarafın önce kendi edimini ifa etmesi gerektiği ve e-arşiv faturaya süresinde itiraz edilmemesinin, faturanın karşı tarafa teslim/tebliğ edildiği ispatlanmadıkça fatura içeriğinin kabulü sonucunu doğurmayacağı yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali karşılıklı borç yükleyen sözleşme önce ifa yükümlülüğü (TBK 97) e-arşiv fatura faturaya itiraz sözleşmeden dönme

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 97

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/324

KARAR NO 2026/71

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2022

NUMARASI 2021/751 Esas - 2022/792 Karar

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ 29/11/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/01/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında sipariş formu imzalanmak suretiyle kurulan ticari ilişki kapsamında 30.07.2020 tarihinde 12.980-USD değerinde fatura düzenlediğini ve faturanın davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin müvekkiline kısmi ödemeler yaptığını, kalan 8.107-USD nin ödenmediğini, davalı şirket aleyhine başlatılan İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına haksız olarak itiraz edildiğini, faturaya yönelik itirazda bulunulmadığını belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, 19.11....tarihli sipariş formunda sadece müvekkilinin imzasının bulunduğunu, müvekkiline sözü edilen programın teslim edilmediğini, kurulum yapılmadığını, müvekkilinin ürün gelmemesine rağmen ilk üç ödemeyi yaptığını, davacı taraftan ürünü yine alamadığını, müvekkilinin davacı tarafa bir borcu olmadığı gibi kendisine teslim edilmeyen ürün için ödediği miktarı talep etme hakkı olduğunu, sipariş formunda belirtilen "..." isimli programın teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin işlerinin bozulduğunu, davacının teslim etmediği ürünün parasını talep ettiğini, davacının düzenlediği faturaya itiraz edildiğini, müvekkilinin söz konusu yazılımın teslim edileceğine güvenerek 25.11....tarihinde 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde 9.600-TL, 27.01.2020 tarihinde 9.600-TL olmak üzere toplam 28.551,44-TL ödeme yaptığını belirterek davanın reddine, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; 19/11/...tarihli Sipariş formuna istinaden "... 2019 ...Paket ve 1 Yıllık versiyon Güncelleme" ürününün teslimi hususunda tarafların anlaşma sağladığı, sipariş formuna istinaden davalının 25.11....tarihinde 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde 9.600-TL ve 27.01.2020 tarihinde 9.600-TL ödeme gerçekleştirdiği, sipariş formunda taksit sayısının 8 olarak belirlendiği, davalının ilk 3. taksitini ödediği, dava dışı ...’den davacıya iletilen fatura ve e-postada 1 yıllık hizmet kaleminin başlangıç tarihinin 01/12/2019, bitiş tarihinin 30/11/2020 olarak belirlendiği, bilirkişi tarafından 01.12.2019’da başlayacak olan lisansı davacının en geç bu tarihte davalıya teslim etmesi gerektiği yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu, bu haliyle davacının yazılımı davalıya zamanında teslim etmediği, sonuç olarak salt faturanın düzenlenmesinin alacak hakkı doğurmayacağı, fatura düzenleyenin hizmeti teslim ettiğini kanıtlaması gerektiği, bilirkişi incelemesi neticesinde hizmet tesliminin gerçekleştirilmediğinin tespit edildiği, davacının davalıdan olan alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; 28/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin davalıdan 8107-USD alacağının tespit edildiğini, müvekkili şirketin siparişten kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalının da kısmi ödemeler yaptığını, müvekkilinin sipariş formaına konu lisansın davalı şirket adına satın alma işlemini gerçekleştirdiğini, buna ilişkin lisans sertifikasının ve e-postanın dosyada bulunduğunu, davalı adına gerekli lisanslama işleminin yapılmasından sonra ürünlerin davalı şirketin haricinde kullanılmasının mümkün olmadığını, bedelin müvekkili tarafından yurt dışı firmaya ödendiğini, müvekkili şirket tarafından lisans kurulum işlemleri için davalıya ulaşılmaya çalışılmış ise de davalıya ulaşım sağlanamadığını, sipariş formuna göre ödemelerin tamamının yapılmasından sonra ürün tesliminin gerçekleştirileceğini, ödeme planında belirtilen vadelerde ödemelerin bir kısmı veya tamamının yapılmaması halinde ürünlerin tüm haklarının müvekkiline geçeceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile belirlenen hususların ticari teamüllere göre yorumlanmasının doğru olmadığını, tüm bu hususlara rağmen müvekkilinin iyiniyetli olarak kargo ile teslimatı yaptığını, buna ilişkin kargo teslimat bilgilerinin sunulduğunu, davalı şirketin bahsi geçen ürünleri lisanssız kullandığını ve uzlaşma teklifi çerçevesinde lisansı satın almayı kabul ettiğini, taraflar arasındaki karşılıklı borç yükleyen sözleşme bulunmakta olup borcunu ifa etmeyen davalının müvekkilinden sözleşme kapsamında ifada bulunmasını bekleyemeyeceğini, e-posta yazışmalarının incelenmesinde davalının fatura borcunu kabul ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, dava satış sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Somut olayda; davalı tarafından imzalanarak sözleşme halinde gelen 19/11/...tarihli sipariş formuna göre davacının davalıya "... ... Paketi ve 1 Yıllık versiyon Güncelleme" ürününün teslimi, karşılığında davalı tarafından 12.980-USD ödeme yapılması hususunda anlaştıkları, ödemenin ilki 25/11/...tarihinde olmak üzere 8 taksitte yapılmasının kararlaştırıldığı, davalının 25.11....tarihinde (1. taksit) 9.351,44-TL, 26.12....tarihinde (2. taksit) 9.600-TL ve 27.01.2020 tarihinde (3. taksit) 9.600-TL ödeme yaptığı, davacının 30/07/2020 tarihli 12.980-USD bedelli e-arşiv faturayı düzenleyerek davalıdan bakiye alacak talebinde bulunduğu, davalının ise 27/08/2020 tarihli ihtarname ile faturaya itiraz ettiği, 08/10/2020 tarihli ihtarla ise davacıya ödenen 28.551,44-TL tutarın iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 19/11/...tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirip getirmediği, sözleşme ile belirlenen bedele hak kazanıp kazanmadığı hususunda toplanmaktadır.

Davacı, davalının faturaya süresinde itiraz etmeyerek fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını ileri sürmekte ise de bahsi geçen faturanın e-arşiv faturası olarak düzenlendiği, bu nedenle davalının defterlerine doğrudan kaydedilmediği, e-faturadan farklı olarak alıcıya ayrıca teslimi ya da gönderilmesi gerektiği, davalının 27/08/2020 tarihli ihtarla bu faturaya açıkça itiraz ettiği, davacının bahsi geçen faturayı davalıya daha öncesinde teslim veya tebliğ ettiğine ilişkin bir delil sunmadığı anlaşılmakla davacının iade faturasının itiraz süresi içinde düzenlenmediği gerekçesine dayalı istinaf nedeni yerinde değildir.

Davacı, bahsi geçen yazılım ve güncellemenin teslimi için sözleşmede davalının tüm bedeli ödemesi gerektiğini ileri sürmekte ise de dava dışı ...’den Davacıya iletilen fatura ve e-postada “......... "1 yıl” hizmet kaleminin başlangıç tarihi 01/12/2019, bitiş tarihinin 30/11/2020 olarak belirlenmiştir. Bu durumda bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının en geç 01/12/...tarihinde yazılımı kurması gerekir. Tüm taksitlerin ödenmesinin beklenmesi davalının 8 aylık kullanım hakkı kaybına neden olacağından davalının 01/12/...tarihi itibariyle üzerine düşen edimi ifa etmelidir. TBK'nın 97. maddesinde karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerektiği düzenlenmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin de her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme olması nedeniyle bahsi geçen düzenleme uyarınca davacının bakiye alacağı talep edebilmesi için öncelikle kendi teslim borcunu ifa etmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

Açıklanan nedenlerle; Davacı tarafından ürün teslimi yapılmadan ve davalıya kullanım hakkı tanınmadan kendi edimini ifa etmiş sayılmayacağından davacının bakiye alacak talebi yerinde görülmemiştir. Davalının 08/10/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden döndüğü, taraflar arasındaki ilişkinin sona erdiği anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/01/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288134 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.