6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta acentesinin denkleştirme tazminatı talebinde önemli menfaat şartı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/67 E. 2026/76 K. · · İlk derece: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Sigorta acentelik sözleşmesinin sigorta şirketi tarafından haklı nedene dayanmaksızın feshedilmesi, acenteye kural olarak denkleştirme tazminatı talep hakkı verir; ancak bu tazminatın hükme bağlanabilmesi için 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/16 ve TTK 122 uyarınca sigorta şirketinin, fesih sonrasında acentenin yarattığı müşteri çevresi/portföy sayesinde önemli menfaat elde etmiş olması ve tazminatın hakkaniyete uygun olması şartlarının birlikte (kümülatif) gerçekleşmesi gerekir. Bu şartların varlığını ispat yükü acentededir; sigorta şirketi ise talebin hakkaniyete aykırı olduğunu veya indirim gerektiğini ispatla yükümlüdür. Fesih sonrası sigorta şirketinin elde ettiği prim/komisyon geliri düşükse ve acentenin portföyünde önceden önemli oranda kayıp yaşanmışsa, 'önemli menfaat' şartı gerçekleşmemiş sayılır ve denkleştirme tazminatı talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Denkleştirme tazminatının hukuki dayanağı ve şartları → ret

Gerekçe: 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/16. maddesi özel kanun-genel kanun ilişkisi gereği sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanır. TTK 122. madde uyarınca denkleştirme tazminatı için aranan şartlar; sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde sözleşme sona erdikten sonra da önemli menfaatler elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması ve denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır; ancak Sigortacılık Kanunu'nda ücret kaybına uğrama koşulu yer almamaktadır, aranan kıstaslar önemli menfaat elde etme ve hakkaniyettir. Bu şartlar kümülatiftir. Yeni müşteri çevresi yaratıldığını, mevcut müşterilerle ilişkinin geliştirildiğini ve bu müşteriler sebebiyle önemli menfaat elde edildiğini ispat yükü acente üzerindedir; buna karşılık sigorta şirketi, talebin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tarafların anlaşmayla sözleşmeyi sona erdirmesi, ihbar süresine riayet edilerek fesih ya da acentenin ölümü/kısıtlanması sebebiyle sona erme denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz; denkleştirme talep edilebilmesi için fesih, sigorta şirketi tarafından haklı nedenle yapılmış olmamalıdır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve ispat yükü → kabul

İddia: Davacı, feshin hiçbir sebep gösterilmeden ve haksız olarak yapıldığını, davalının şartları zorlaştırarak üretimin düşmesine sebep olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taraflar arasındaki sözleşme belirsiz süreli olup, acentelik ilişkisinin davalı tarafından tek taraflı olarak sebep bildirilmeden TTK 121(1) uyarınca üç aylık mehil verilerek sonlandırıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı tarafından sözleşmenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak feshedildiği ispatlanamadığından, kural olarak davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının davacı portföyünden önemli menfaat elde edip etmediği → ret

İddia: Davacı, bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişilerin CD üzerinden inceleme yaptığını ve tüm kayıtların ibraz edilip edilmediğinin belli olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Mahkemece 6 kez bilirkişi rapor ve ek raporu alınmış, 30.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı şirketin sisteminde yerinde inceleme yapılarak davacı ve müşterilerine ait tüm veriler incelenmiştir. Çok sayıda rapor ve ek rapor alınmış olsa da tespit ve hesaplamalarda farklılık bulunmamaktadır. Davacının portföyünde yıllar itibariyle önemli miktarda portföy kaybı olduğu, özellikle 2017 yılında bir önceki yıla göre %57 oranında düşüş bulunduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin feshinden sonra davacının portföyünden 21 poliçe, 17 müşterinin davalıda kaldığı anlaşılmakta ise de, elde edilen prim miktarına göre davalının davacının portföyünden önemli menfaat elde etmesi söz konusu değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Sigorta acenteliği sözleşmesinin feshinde denkleştirme (portföy) tazminatının, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 23/16 ve TTK 122 çerçevesinde 'önemli menfaat' ve 'hakkaniyet' şartlarının kümülatif biçimde gerçekleşmesine bağlandığı ve bu şartların ispat yükünün acentede olduğu yönündeki değerlendirme, benzer sigorta acenteliği denkleştirme tazminatı davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denkleştirme tazminatı portföy tazminatı acentelik sözleşmesi haklı fesih önemli menfaat ispat yükü bilirkişi raporu

Atıf yapılan mevzuat: Sigortacılık Kanunu — Sigortacılık Kanunu 23/16 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 122TTK 121(1)TTK 122/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2026/67

KARAR NO 2026/76

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 09/10/2024

NUMARASI 2018/845 Esas - 2024/581 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 26/09/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/01/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; taraflar arasında 27.01.2006 yürürlük tarihli acentelik sözleşmesinin davalılar tarafından feshi tarihine kadar, davacı müvekkili belirli sigorta dallarında davalıların yaptığı sözleşmelere aracılık ettiğini, müvekkilinin aracılık ettiği sözleşmelerin sayısını arttırmak ve devamlılığını sağlamak amacıyla gerekli her türlü faaliyeti yaptığını, faaliyet bölgesinde portföyünü arttırarak davalılara müşteri kazandırdığını, taraflar arasında akdedilen 27/01/2006 tarihli sözleşmenin, davalılar tarafından Beyoğlu 13. Noterliği 07.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile 07/02/2018 tarihinden geçerli olmak üzere fesih edildiğini,fesih ihbarında hiçbir sebep gösterilmediğini, davalıların 07/02/2018 tarihli Beyoğlu 13.

Noterliği ... yevmiye numaralı azilnamesi ile gösterilen hedeflerin gerçekleştirilmediğini belirttiğini, müvekkilin üretim hedeflerini tutturamamasının fesih sebebi olmadığını, feshin haksız fesih olduğunu,sözleşmede 3 ay evvel ihbarda bulunulması gerektiği belirtilmesine rağmen müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığını belirterek denkleştirme tazminatı olarak 10.000-TL’nin fesih tarihi itibaren yasal faiz işletilerek davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

ISLAH

Davacı vekili; 12/04/2021 tarihli dilekçesi ile 10.000-TL denkleştirme tazminatı talebinde dava değerini ... AŞ yönünden 105.178- TL arttırarak 115.178-TL ye çıkarmıştır.

CEVAP

Davalılar vekili; huzurdaki dava, belirsiz alacak davası olarak görülemeyeceğinden, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davalıların farklı tüzel kişilikler olup aralarında müşterek müteselsil bir ilişki bulunmadığını, acente ile aralarındaki ilişkinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, acentelik sözleşmesi haklı nedenle feshedildiğinden davacı acentenin denkleştirme tazminatı alacağı talebinin bir dayanağı bulunmadığını, davacı rapel alacağı ve ek komisyon bedelini alamadığını belirtmişse de, bu haklar mutlak olmayıp, müvekkili şirketin takdirine göre belirlenen bir ödül olduğunu, davacının faiz başlangıç tarihine dair taleplerinin de kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; Taraflar arasında 27.01.2006 yürürlük tarihli acentelik sözleşmesi akdedildiği, davalılar tarafından keşide edilen Beyoğlu 13. Noterliği ...yevmiye numaralı 07.02.2018 tarihli ihtarname ile acentelik sözleşmesinin feshedildiği,sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğine ilişkin ispat yükünün davalı tarafın üzerinde olduğu ancak davalı tarafın sözleşmenin feshinin haklı olduğunu ispatlayamadığı, davacının portföy tazminatı isteyebilmesi için TTK nın 122/1 maddesi ve Sigortacılık Kanunu 23/16 maddelerinde yer alan "sigorta şirketinin acentenin portföyünden önemli menfaatler elde etmesi" şartının sağlanması gerektiği, bilirkişi heyetinden alınan 11/09/2024 tarihli rapor ile davalıların, davacının portföyünden önemli menfaat elde etmediğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; Davalı taraf, müvekkiline 18/05/2017 tarihinde gönderdiği yazı ile trafik branşındaki faaliyetlerini sonlandırdığını belirttiğinden hiç trafik sigorta poliçe kestirmediği, son zamanlarda yüksek fiyat hedefleri koyarak müvekkilin müşterilerle poliçe imzalamaması için şartları gün geçtikçe zorlaştırdığını, 14/04/2016 tarihinde çıkan tavan-taban uygulamasından sonra davalı tarafın şartları zorlaşmasından dolayı komisyon üretiminin ciddi oranda düştüğü dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarından anlaşıldığını ,sözleşmeyi 07/02/2018 tarihinde hiçbir sebep göstermeden feshettiğini, dosya kapsamında 6 tane bilirkişi raporu aldırıldığı, bilirkişi raporları arasında çelişki olduğu halde çelişkiler giderilmeden karar verildiğini, 31/03/2021 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlar yerinde görülmeyerek ek rapor aldırılması talebinin reddine karar verilip,aynı duruşmada müvekkile davasını ıslah etmek üzere 1 haftalık süre verilmesi üzerine 31/03/2021 tarihinden önce dosya kapsamında aldırılan raporlara güvenerek ve dayanarak davasını ıslah etmek zorunda kaldığını ,sonradan 31/03/2021 tarihli duruşmadaki ara kararından dönerek defalarca kez bilirkişi raporu aldırmış ve nihayetinde davanın reddine karar vererek davalı taraflar lehine ve müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini, davanın reddi kararıyla müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka güven ilkesine ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, Sigorta Acentelik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle denkleştirme tazminatının tahsili talebine ilişkindir.

5684 sayılı Sigortacılık Kanununu 23/16. Maddesi "Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer.” şeklinde düzenlenmiş olup özel kanun-genel kanun ilişkisi gereği, Sigortacılık Kanunu'nda ki acenteye ilişkin hükümler sigorta acenteleri hakkında öncelikle uygulanacaktır. TTKnın 122 maddesi uyarınca acentenin denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için aranan koşullar;

sözleşmenin sona ermesi, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesi, acentenin ücret kaybına uğraması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olmasıdır. Ancak Sigortacılık Kanununda acentenin ücret kaybına uğraması koşulu yer almamaktadır. Sigortacılık Kanununda denkleştirme için aranan kıstaslar, müvekkilin önemli menfaat elde etmesi ve hakkaniyettir. Denkleştirme talebi için kanunun aradığı şartlar kümülatiftir. Bu bağlamda, öncelikle yeni müşteri çevresinin yaratıldığını, var olan müşterilerle ilişkinin geliştirilip genişletildiğini ve bu müşteriler sebebiyle müvekkilinin önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir.

Buna mukabil müvekkil, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır .(..., Acentelik, 2013 Baskı, sayfa 102 vd., 227 vd.) (Yargıtay 11 HD 2016/2170 E.- 2017/2780 K. Sayılı ve 10.05.2017 tarihli ilamı)

Diğer taraftan tarafların karşılıklı anlaşma ile acentelik sözleşmesini sona erdirmeleri ya da taraflardan birinin üç aylık ihbar süresine riayet ederek sözleşmeyi feshetmesi acentenin ölümü veya kısıtlanması sebebiyle acentelik sözleşmesinin sona ermesi denkleştirme talep hakkını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşme belirsiz sürelidir. Acentelik ilişkisinin davalı tarafından tek taraflı sebep bildirilmeden TTK nın 121(1) maddesi uyarınca üç aylık mehil verilerek sonlandırıldığı hususunda ihtilaf olmayıp, davalı tarafından sözleşmenin davacıdan kaynaklanan nedenlerle haklı olarak feshedildiği hususu ispatlanamadığından kural olarak davacının portföy tazminatı talep hakkı bulunmaktadır.

Denkleştirme tazminatı istenebilmesi için acentelik sözleşmesinin sigorta şirketi tarafından haklı bir nedenle feshi halinden başka bir nedenle sona erdirilmesi gerekmektedir.Esasen mahkemece de aynı gerekçe benimsenmiştir.

Davacı vekili; bilirkişilerin CD üzerinden inceleme yaptığını tüm kayıtların ibraz edilip edilmediğinin bilinmediğini ileri sürmüş ise de; Mahkemece 6 kez bilirkişi rapor ve ek raporu alınmış olup 30.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu davalı şirketlerin sisteminde yerinde inceleme yapılarak davacı ve müşterilerinin tüm verileri yerinde incelenmiş ve tüm detaylar bilirkişi raporunda gösterilmiştir. Bilirkişi raporunda; davalı ... A.Ş. tarafından Beyoğlu 13. Noterliğinin 30/10/ 2017 tarih ... yevmiye numaralı Fesih İhtarnamesi ile davacı Acente ...... Hizmetleri’ne; “ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren üç ayın bitiminde” sözleşmenin fesih olacağı iş fesih namenin sözleşmedeki yetkiye dayanılarak tek taraflı olarak tanzim ve imza edildiğinin bildirildiği, ancak tebligatın yapılamadığını, davalıların sistemleri üzerinde yapılan ve incelemenin sonuçlarını oluşturan tüm sistem dataları baz alındığında;

fesih sonrası ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu 17 müşterinin poliçe kestirdiği, kesilen poliçe sayısının 21 adet olduğu ve poliçe numaralarının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğu tespiti yapıldığı, davalı şirketin sözleşme fesih sürelerine uymasına rağmen, yapılan incelemede şirket nezdinde devam eden bir miktar Acente portföyünün kaldığını, acente portföyünden devam eden bu poliçelerin 21 adet ve 20.662,91-TL net prim elde ettiği ,2.992,86 TL komisyon geliri olduğu yolunda rapor sunulmuştur.

Esasen çok sayıda rapor ve ek rapor alınmış ise de tespit ve hesaplamalarda bir farklılık olmayıp; davacının portföyünde yıllar itibariyle önemli miktarda portföy kaybı bulunduğu, özellikle son olarak 2017 yılında bir önceki yıla göre %57 oranda düşme bulunduğu tespit edilmiştir. Sözleşmenin feshinden sonra davacının portföyünden 21 poliçe 17 müşterinin davalıda kaldığı anlaşılmakta ise de elde edilen prim miktarına bakıldığında müvekkil davalının davacının portföyünden önemli menfaat elde etmesi sözkonusu değildir.

Açıklanan nedenlerle; Davanın reddi halinde davacı aleyhine yargı giderine ve vekalet ücretine hükmedileceği HMK nın 326 madde hükmü gereğidir. Davacının portföy tazminatı talebi haklı bulunmadığından davanın reddi ile davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/01/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288101 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.