6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İşveren tarafından haklı sebepsiz fesihte rekabet yasağı sona erer

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2026/94 E. 2026/124 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

Kısmi davalarda istinaf kesinlik sınırı, dava edilen kısma göre değil, uyuşmazlığın tamamına (talep edilebilecek toplam alacağa) göre belirlenir. Rekabet yasağı sözleşmesi geçerli olsa da, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir sebep gösterilmeksizin feshedilmesi halinde TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca rekabet yasağı sona erer; bu durumda işçiden rekabet etmeme borcuna aykırılık nedeniyle cezai şart talep edilemez.

Ele alınan sorunlar

Ek kararın (istinaf talebinin kesinlik nedeniyle reddi) kaldırılması → kabul

İddia: Davacı vekili, HMK 109 uyarınca kısmi davada istinaf kesinlik sınırının dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına (bilirkişi raporunda hesaplanan 39.600-TL'ye) göre belirlenmesi gerektiğini, bu tutarın 2023 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 17.830-TL'yi aştığını, dolayısıyla istinaf yolunun açık olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kısmi davalarda istinaf kesinlik sınırı, dava edilen kısma göre değil, uyuşmazlığın tamamına göre belirlenir. Bilirkişi raporunda davacının talep edebileceği tutar davalının 12 aylık brüt ücreti olarak 39.600-TL hesaplanmıştır. Davanın açıldığı 2023 yılı istinaf kesinlik sınırı 17.380-TL olduğundan, karara karşı istinaf kanun yolu açıktır. Bu nedenle istinaf talebini kesinlik sınırı gerekçesiyle reddeden ek karar yerinde görülmemiş ve kaldırılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Rekabet yasağı sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebepsiz fesih nedeniyle sona ermesi → ret

İddia: Davacı vekili, davalının iş akdinin işveren tarafından 04 koduyla feshedildiğini kabul etmediğini, bunun doğru olduğunun kabulü halinde dahi davalının ahde vefa ve dürüstlük kuralı gereği rekabet etmeme yükümlülüğüne uymakla mükellef olduğunu, davalının görevi itibariyle müşteri datasına, fiyat bilgilerine ve ticari sırlara erişim imkanına sahip olduğunu, bu bilgileri kullanarak zarar verme ihtimalinin bulunduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: TBK'nın 444 ve devamı maddeleri uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işverenin sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması veya işçinin haksız olarak feshetmiş olması, işçinin işyerinin önemli müşteri çevresi veya ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içinde rakip işyerinde çalışmaya başlamasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin bulunması gerekir; işverenin somut bir zarara uğramış olması şart değildir, zarar verme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Somut olayda, 28.11.2019 tarihli işten çıkış bildirgesinde işten çıkış nedeni (04) olarak (işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin fesih) gösterilmiş olup, iş akdinin haklı sebeple veya davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğine ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır. TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca, sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer. İş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeden feshedildiği anlaşıldığından rekabet yasağı sona ermiştir; bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararın kısmi davada istinaf kesinlik sınırının uyuşmazlığın tamamına göre belirlenmesi gerektiğine ve TBK 447/2 uyarınca işveren tarafından haklı sebepsiz fesihte rekabet yasağının sona erdiğine ilişkin gerekçesi, benzer uyuşmazlıklarda bölgesel ikna edici emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi cezai şart kısmi dava istinaf kesinlik sınırı haklı sebepsiz fesih TBK 447/2

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 444TBK 447/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 109HMK 346(2)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2026/94

KARAR NO 2026/124

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/05/2025 (Gerekçeli Karar) - 09/09/2025 (Ek Karar)

NUMARASI 2023/480 Esas 2025/307 Karar

DAVA

Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 27/07/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/01/2026

Davanın reddine ilişkin kararın ve istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; davacı şirket ile davalı ... ...arasında 23.06.2018 tarihinde hizmet sözleşmesi akdedildiğini ve davalının araçlı portföy yöneticisi olarak çalıştığını, davalının iş akdinin 26.11.2019 tarihinde sona erdiğini, taraflar arasında akdedilen 23.06.2018 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin 3.maddesine göre, "Çalışan 4.maddedeki sınırlamalar içerisinde kalmak koşuluyla; işverenin işkolunda faaliyet göstermeyeceğini, faaliyet gösteren -bayii ve acenteler de dahil olmak üzere- bir başka gerçek ya da tüzel kişi nezdinde çalışmayacağını, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, bunlarla ortaklık ilişkisine girmeyeceğini, bunlara danışmanlık vermeyeceğini, vb...taahhüt eder" şeklinde rekabet yasağı düzenlendiğini, sözleşmenin 5.maddesinde "Çalışan, rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak 12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder."hükmünü havi olduğunu,davalının davalı şirket ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren rakip şirkette çalışmaya başladığını, davacı müvekkili ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren aynı nace kodu olan (...) dava dışı ...Şirketinde çalışmaya başladığını, davalının Portföy Yöneticisi olması hasebiyle tüm müşteri portföyüne, ticari sırlarına, işverenin yaptığı işe, müşterinin iletişim adresleri başta olmak üzere diğer kişisel bilgilerine ulaşabilecek pozisyonda olduğunu, davalının rakip işletmede çalışmaya başlamasının müvekkilinin zarara uğramasına neden olabileceğini,davalının son brüt ücreti üzerinden hesaplanan 12 aylık brüt ücretinin ödenmesini talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000- TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediğini, davalının iş akdinin davacı şirket tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, rekabet yasağının ortadan kalktığını, TBKnın 447’ maddesinde “Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene

yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer” denildiğini, rekabet yasağından söz edebilmek için işverenin korunmaya değer hukuki bir menfaati bulunması gerektiğini, müvekkilinin iş akdi haksız feshedildiğinden rekabet yasağına uyma ve sır saklama yükümlülüğünün ortadan kalktığını, rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; taraflar arasında imzalanan 28/06/2018 tarihli iş sözleşmesinin 26/11/2019 tarihinde davacı işveren tarafından SGK 04 koduyla (belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirilmeksizin feshi) feshedildiği, davalının aynı iş koduna sahip Secom Türkiye firmasında 12/07/2021 tarihinde işe başladığı, bu iş yerinden de 25/09/2023 tarihinde ayrıldığı, 28/06/2018 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin 3, 4 ve 5. Maddelerine göre davalının işten ayrılma tarihinden itibaren 2 yıl süre ile İstanbul il sınırları içinde aynı iş kolunda benzer bir başka işletmede çalışmayacağını ,aksi halde son brüt ücreti üzerinden 12 aylık cezai şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, 6098 sayılı TBK nın 444 vd maddeleri ile düzenlenen işçinin işverene karşı rekabet etmemesine ilişkin hususları düzenleyen amir hükümlerine göre dava konusu rekabet sözleşmesinin şekil şartlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, TBK'nın 447.

Madde uyarınca; "Rekabet yasağı, işverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının olmadığı belirlenmişse sona erer. Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer." hükmünü haiz olup, iş sözleşmesinin işveren davacı tarafından haklı sebep gösterilmeksizin sona erdirildiği, davalının iş sözleşmesinin feshi tarihinden 20 ay sonra benzer iş yerinde çalışmaya başladığı, davalının rekabet yasağını gerektirir iş sırrı niteliğindeki bilgilere vakıf olduğunun ve bu bilgilerin davacının önemli bir zararına sebep olacağına ve davalı tarafından kullanılacağına ilişkin ispat yükü davacı üzerinde olmakla dosyada bu hususa ilişkin ispata yarar delil ve belgenin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

EK KARAR

Mahkemece; 09/09/2025 tarihli ek karar ile; davacı karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş ise de kararın dava değeri itibariyle kesin olarak karar verildiğinden HMK'nın 432-426/F maddelerine göre istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; HMK nın 109. maddesinde düzenlenen kısmi dava durumunda istinaf kesinlik sınırı, dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirleneceği; istinaf kesinlik sınırı 1.000-TL'ye göre değil, bilirkişi raporunda talep edilmesi muhtemel cezai şart alacak tutarı olarak belirlenen 39.600-TL'ye göre belirlenmesi gerektiğini, 2023 senesinde istinaf kesinlik sınırı 17.830-TL olduğundan ve huzurdaki dava açısından kesinlik sınırında dikkate alınması gereken bedel 39.600-TL olduğundan istinaf kanun yolunun açık olduğunu, öncelikle, ek kararın kaldırılmasını, davalının iş akdinin Müvekkil tarafından 04 kodu ile fesih edildiğini kabul etmemekle birlikte, bir anlık bu tespitin doğru olduğunun kabulü halinde dahi, davalı taraf gerek ahde vefa gerek ise de dürüstlük kuralı gereği rekabet etmeme yükümlülüğüne uymakla mükellef olduğunu, davalı söz konusunu yükümlülüğüne aykırı davranarak iş sözleşmesinin feshedilmesi akabinde taahhüt ettiği rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı olarak müvekkil ile aynı faaliyet konusunda hizmet veren rakip şirkette çalışmaya başladığını, davalı, müvekkil şirket nezdindeki çalışmasının devamında görev tanımı gereği müşteri datası içeren sisteme erişim imkanına da sahip olup çalıştığı dönem içerisinde müvekkilin müşteri çevresine, mevcut ve potansiyel müşteri adres ve iletişim bilgilerine, müşteri, müvekkilin fiyat bilgilerine, ticari iş ve işleyişine sahip olduğunu, davalı müvekkilin iş yerinde çalıştığı dönem içerisinde müvekkilin müşteri çevresine erişme ihtimaline sahip olduğunu, bu kapsamda davalının müvekkil şirketteki çalışmaları sırasında müşteri ve fiyat bilgilerine de ulaşabileceği ve ulaşma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava rekabet yasağının ihlali nedeniyle cezai şartın tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince nihai karar kesin olarak verilmişse de kısmi davalarda kesinlik sınırı dava edilen kısma göre değil, uyuşmazlığın tamamına göre belirlenmektedir. Bilirkişi raporunda davacı tarafından talep edilebilecek tutar davalının 12 aylık brüt ücret olup l 39.600-TL hesaplanmıştır. İş bu davanın açıldığı 2023 senesinin istinaf kesinlik sınırının 17.380-TL olup, karara karşı istinaf kanun olu açıktır. 09/09/2025 tarihli ek karar yerinde olmadığından kaldırılarak kararın esası incelenmiştir.

6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir.

Yani rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir.

Davacı vekili iş akdinin müvekkil tarafından 04 kodu ile fesih edildiğini kabul etmediğini beyan etmekte ise de 28.11.2019 tarihli işten çıkış bildirgesinde işten çıkış nedeni (04)olarak gösterilmiştir.İş akdinin haklı sebeple veya davalı tarafından haksız şekilde fesih edildiğine ilişkin başkaca bir delil sunulmamıştır. Davacı vekili bu tespitin doğru olduğunun kabulü halinde dahi, davalı taraf gerek ahde vefa gerek ise de dürüstlük kuralı gereği rekabet etmeme yükümlülüğüne uymakla mükellef olduğunu ileri sürmektedir.

TBK'nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. Rekabet yasağı sözleşmesinin 5 maddesinde, "Çalışan,

rekabet etmeme borcuna aykırı davranır ise işverene, son brüt ücreti üzerinden hesaplanacak

12 (on iki) aylık ücretinin toplamı kadar cezai şart öder."hükmünü havidir.Ancak somut olayda; iş akdinin işveren tarafından haklı bir neden gösterilmeden feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği belirlenmektedir..

Açıklanan nedenlerle, TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işveren tarafından haklı bir sebeb gösterilmeden fesih edildiği anlaşılmakla kararlaştırılan rekabet yasağı sona erdiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin ek karara yönelik istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/480 Esas 2025/307 Karar sayılı 09/09/2025 tarihli ek kararın HMK nın 346(2) maddesi uyarınca KALDIRILMASINA;

Davacı vekilinin gerekçeli karara yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/01/2026

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/288097 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.