Bedelsiz kalma iddiasında ispat yükü ve sözleşmeye dayalı borç hesabı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2035 E. 2025/2141 K. · · İlk derece: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Bonodan Kaynaklanan Borçlu Olmama mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Kira ile satın alma seçeneğinin birlikte düzenlendiği sözleşmelerde, alıcı satın alma hakkını kullanmamış ve malı kiralayana iade etmişse (veya mal başka bir icra takibinde haczedilerek kiralama ilişkisi sona ermişse), borçlunun sorumluluğu malın kullanıldığı süreye ilişkin kullanım bedeli ile sınırlıdır; sözleşme hükümlerinin satış sözleşmesi gibi uygulanarak borçlunun tüm senet bedellerinden sorumlu tutulması hatalıdır. Bununla birlikte, hesaplanan kullanım bedeli ile borçlunun diğer borçları toplamı takip konusu senet bedellerini aşıyorsa, gerekçe hatalı olsa da sonuç itibarıyla menfi tespit davasının reddi gerekir; bu durumda istinaf başvurusu gerekçe yönünden kabul edilip karar kaldırılır, ancak yeniden yargılamaya gerek görülmeksizin değişen gerekçeyle aynı sonuca (reddine) hükmedilir.
Ele alınan sorunlar
Senetlerin bedelsiz kaldığı iddiasının ispat yükü → kısmi kabul
İddia: Davacı, sözleşme konusu malların iade edildiğini, bu nedenle senetlerin bedelsiz kaldığını ve borçlu olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı, takip konusu bonoların da içinde bulunduğu 49 adet bononun taraflar arasındaki satım/kiralama sözleşmeleri uyarınca düzenlenip teslim edildiğini kabul etmektedir; bu durumda uyuşmazlık, sözleşme konusu ... adlı ürünün iade edilip edilmediği ve buna bağlı olarak bonoların bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmede, ilgili cihazın kiralanması ve bedelinin ödenerek satın alınması seçeneklerinin düzenlendiği, bir yılın sonunda alıcının 24 senedi geri almak kaydıyla kiralamadan vazgeçebileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir. Dosyada davacının bu cihazı satın almak istediğine ilişkin delil bulunmadığı, aksine davalının düzenlediği faturanın davacı tarafından kabul edilmeyip iade edildiği ve davacının ihtarname ile cihazın iadesini talep ettiği anlaşıldığından, davacının satın alma hakkını kullanmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda davacının sorumluluğu, cihazı davalıya iade ettiği (veya kiralama ilişkisinin sona erdiği) tarihe kadar doğan kullanım bedeli ile sınırlıdır; diğer ürün (Ioma Sphere II) ise ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin davalı tarafından iade alındığından bu ürün nedeniyle davacının sorumluluğu bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kullanım bedeli hesabı ve toplam borcun senet bedellerini aşıp aşmadığı → kısmi kabul
İddia: Davacı, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, muhafaza altına alınan ürünlerin satış bedelinin raporda yer almadığını ve itirazlarının incelenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava konusu cihazın davalı tarafça başlatılan başka bir takipte 28/09/2018 tarihinde davacının elinde iken haczedilip muhafaza altına alındığı, 18/02/2020 tarihinde alacağa mahsuben davalıya ihale edildiği ve haciz tarihi itibarıyla kiralama ilişkisinin sona erdiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının cihazı teslim aldığı tarihten muhafaza işleminin uygulandığı tarihe kadar geçen süreye ilişkin kullanım bedelinden sorumlu olduğu, bu tutara davacının defterlerinde davalıya borçlu göründüğü tutarın da eklenmesi halinde toplam borcunun, davalının başka bir icra dosyasında takip ettiği senet bedelleri ile dava konusu takipteki senet bedellerinin toplamını aştığı tespit edilmiştir. Bu nedenle davacının toplam borcunun takip konusu senet bedelini aştığı, davanın bu gerekçeyle reddi gerekirken, ilk derece mahkemesinin davacının tüm senetlerden dolayı sorumlu olduğu yönünde hatalı bir gerekçeye yer vermesinin doğru olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla istinaf başvurusu hükmün gerekçesi yönünden kabul edilerek karar kaldırılmış, yeniden yargılama yapılmasına gerek görülmeksizin değişen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Karma nitelikte kira/satım sözleşmelerinde alım hakkı kullanılmadığında sorumluluğun kullanım bedeliyle sınırlı olacağı ve hatalı gerekçeye dayanan ret kararının, sonuç itibarıyla doğru olması halinde yeniden yargılama yapılmaksızın gerekçe değiştirilerek onanabileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit↗ bono↗ ihdas nedeni↗ bedelsiz kalma↗ ispat yükü↗ kira/satım karma sözleşme↗ kullanım bedeli↗ haciz↗ mahsuben ihale↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2035
KARAR NO 2025/2141
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 17/05/2022
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ 14/07/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 25/12/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında 15.05.2018 tarihinde akdedilen 3 ayrı sözleşmeye dayalı olarak müvekkilinin davalı lehine her biri 16.05.2018 tanzim tarihli ve 10.000-TL tutarlı 49 adet senet keşide ettiğini, senetlerin sözleşmelerde adı geçen ürünlerin kiralama bedeline esas olarak taksitlendirilmiş tutarlar olduğunu, adı geçen ürünlerin davalı tarafa iade edilmesine rağmen senetlerin iade edilmediğini, 20.10.2018, 01.11.2018 ve 15.11.2018 ödeme tarihli 3 senedin tahsili için İstanbul 20.İcra Dairesi'nin ... sayılı takibinin başlatıldığını, taraflar arasındaki üç sözleşmenin de kira sözleşmesi olduğunu, ... (...) isimli cihaza ilişkin sözleşmenin de kira sözleşmesi niteliğinde olup istek üzerine bir yıllık kiralama sonunda satımının yapılacağının düzenlendiğini, bahse konu bonoların kira bedeli nispetinde periyodik vadelerle düzenlendiğini, ürünlerden Ioma Sphere II cihazı ve ...
cihazının müvekkiline teslim edildiğini, ancak 1 adet ... cihazının teslim edilmediğini, müşteri olmaması nedeniyle beklediği faydaları elde edemediği sözleşme konusu ürünlerin iade alınmasının, teslimi yapılmayan ürünün ise teslim edilmemesinin davalıya ihtar edildiğini, devam eden süreçte taraflar arasında 31.07.2018 tarihli iade tutanağının düzenlendiğini, bahse konu ürünlerin davalı şirket yetkilisi tarafından iade alınmasına rağmen senetlerin müvekkiline iade edilmediğini, ürünlerin iade alınarak söz konusu senetlere dayanak kira ilişkisi sona ermiş olmasına rağmen davalı tarafından İstanbul 20.İcra Dairesi’nin ... E.sayılı dosyaları ile 20.10.2018, 01.11.2018 ve 15.11.2018 ödeme tarihli, her biri 10.000-TL tutarında üç adet senet için yasal takip başlatıldığını belirterek İstanbul 20.İcra Dairesi’nin ...
sayılı icra takibine dayalı senetler yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, müvekkili lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında akdedilen sözleşmelerle dava konusu makinaların kiralanması ve satışı koşullarının kararlaştırıldığını, ayrıca müvekkili firmaya ait ürünlerin satışının yapılması amacıyla 15.05.2018 tarihinde sözleşme akdedildiğini, taraflarına iade edilmeyen 1 adet ... marka LR1818 cihazın sözleşmede de görüleceği üzere 36 adet bononun ifa uğruna edim karşılığında verildiğini, bunun üzerine söz konusu cihazın davacıya teslim edildiğini ve mülkiyetinin davacıya geçtiğini, davacının ilgili sözleşmeye istinaden edimini belirli vadelerle düzenlenmiş ve imzası ikrar edilmiş bonolar ile yaptığını, davacının zilyet konumunda olduğu cihazları tam ve eksiksiz şekilde iade etmediğini, ancak kötü niyetli olarak bunları iade etmiş gibi göstermeye çalıştığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 15/05/2018 tarihli 3 adet satım/kiralama sözleşmenin imzalandığı, satım/kiralama bedeli olarak sözleşmelerde belirtilen bonoların davacı tarafça düzenlenerek davalıya teslim edildiği, sözleşme konusu malların bir kısmının davalıya iade edildiği, takip konusu bonolarda ihdas nedeni olarak malen kaydının bulunduğu, bu durumda kural olarak söz konusu bonoların mal satışı kapsamında düzenlendiğinin kabulü gerektiği, lehdar olan davalı tarafça taraflar arasında imza edilen satım sözleşmelerine karşılık takip konusu senetlerin düzenlendiği savunulduğundan senetleri ta'lil eden davacı tarafın iddiasını ispatla mükellef olduğu, davalı tarafça sözleşme konusu ... adlı ürünün iade edilmediğinin savunulduğu ve İstanbul 23.
İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı takip dosyası kapsamında bahsi geçen cihazın davacının elinde iken haczedildiği nazara alındığında geçerli bir satış sözleşmesi kapsamında davalıya teslim edilen takip konusu bonoların bedelsiz kaldığı iddiasının ispat edilemediği, fiili haciz sonucunda muhafaza altına alınan ürünlerin satışının gerçekleşmesi halinde satış bedelininin mahsubu işlemlerinin infaz aşamasında değerlendirileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin satış sözleşmesi olarak değerlendirilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olduğunu, sözleşmedeki kiralama bedeli ve taksit sayısının dahi belli olduğunu, sözleşmede bir yılın sonunda alacağın kalan 24 senedi geri almak kaydıyla kiralamadan vazgeçebileceğinin sözleşmede açıkça düzenlendiğini, alıcının makineyi almasının kendi tercihine bağlı bir durum olduğunu, mahkemece salt ... cihazının iade edilmeyip, müvekkilinin elinde haczedildiği gerekçesiyle sözleşmenin satış sözleşmesi olarak kabulünün hatalı olduğunu, fiili haciz sonucunda muhafaza altına alınan ürünlerin satış bedelinin bilirkişi raporunda yer almadığını, muhafaza altına alınan ürünlerin ne kadarsa satıldığının anlaşılamadığını, raporun bu şekilde eksik ve hatalı tanzim edildiğini, senetlerin kiralama bedeli nispetinde periyodik vadelerle düzenlendiğini, kiralama sözleşmesine bağlı ürünlerin davalı şirket yetkilisine teslim edildiğinin tutanakla sabit olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazların incelenmeksizin karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sözleşme ilişkisi kapsamında davalı lehine keşide edilen ve icra takibine konu edilen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 3 adet sözleşme imzalandığını, sözleşmeye istinaden müvekkili tarafından her biri 10.000-TL bedelli farklı vade içeren toplam 49 adet bono imzalanarak davalıya teslim edildiğini, sözleşme konusu mallardan birinin teslim edilmediğini, diğer ikisinin davalıya iade edildiğini, bu mallar karşılığı verilen bonoların taraflarına iade edilmediği gibi davaya konu 3 adedinin takibe konulduğunu belirterek takibe konu bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, mahkemece ise davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında 15/05/2018 tarihli 3 adet satım/kiralama sözleşmesi imzalandığı, sözleşmelerde satım/kiralama bedeli olarak sözleşmelerde belirtilen bonoların davacı tarafça düzenlenerek davalıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, söz konusu bonoların davalıya teslim edildiği, davacıya sözleşme konusu mallardan ...
cihazının teslim edilmediği, 1 adet Ioma Sphere II ve Ioma Cilt bakım ürünlerinin ise davalıya iade edildiği uyuşmazlık konusu değildir. Davalı takip konusu bonoların da içinde yer aldığı 49 adet bononun iş bu satım/kiralama sözleşmeleri uyarınca düzenlenerek teslim edildiğini kabul etmekte olup, uyuşmazlık sözleşme konusu Leonnardo ... adlı ürünün iade edilip edilmediği, takip konusu bonoların bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.Sözleşmede davacıya kiralanması ve bedeli ödenerek davacı tarafından satın alınması koşullarının düzenlendiği ... cihazının bedelinin 236.000-TL olarak belirlendiği, makine kiralama bedellerinin 36 eşit taksitte ödeneceği, bir yılın sonunda alıcının 24 senedi geri almak kaydıyla kiralamadan vazgeçebileceği, satın almak istemesi halinde ödediği rakamların mahsubu ile satın alınabileceği kararlaştırılmıştır.
Dosyada bahsi geçen makinenin davacı tarafından satın alınmak istendiğine ilişkin bir delil bulunmadığı gibi davalının bu makine için düzenlediği faturanın davacı tarafından kabul edilmeyerek davalıya iade edildiği anlaşılmaktadır. Yine davacı tarafından davalıya gönderilen 26/07/2018 tarihli ihtarname ile bu cihazın iade alınması davalıdan talep edilmiştir. Bu durumda davacının sözleşmede makineyi satın alma hakkını kullanmadığı açık olup sorumluluğunun makineyi davalıya iade ettiği tarihe kadar doğacak kullanım tutarı ile sınırlıdır. Ioma Sphere II cihazının ise davacının keşide ettiği 26/07/2018 tarihli ihtarname üzerine davalı tarafından 31/07/2018 tarihinde ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin iade alındığı anlaşılmakla davacının bu cihaz nedeniyle davalıya karşı sorumluluğu bulunmamaktadır.Bahsi geçen ...
cihazının davalı tarafından başlatılan takipte 28/09/2018 tarihinde davacının elinde iken haczedildiği, muhafaza işlemi uygulanarak yediemine tevdi edildiği, 18/02/2020 tarihinde alacağa mahsuben davalıya ihale edildiği, malın haczedildiği tarih itibariyle kiralama ilişkisinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı ... makinesini teslim aldığı 15/05/2018 tarihinde muhafaza işleminin uygulandığı 28/09/2018 tarihine kadar 4,5 aylık kullanım bedeli olan aylık 10.000-TL olmak üzere (4,5 X 10.000) 45.000-TL kadar borcu bulunmaktadır. Bunun dışında davacının defterlerinde davalıya borçlu göründüğü 61.738,27-TL tutarın da ilave edilmesi halinde davacının toplam 106.738,27-TL olan borcunun davalının İstanbul 23.
İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takibe konulan 4 adet toplam 40.000-TL tutarlı senet bedeli ve davanın konusu olan İstanbul 20. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında takibe konulan 3 adet toplam 30.000-TL tutarlı senet bedeli olmak üzere toplam 70.000-TL senet bedelini aştığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının davalıya olan borcu 7 adet senet bedelini aştığı anlaşılmakla, davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, sözleşmedeki satış hükümlerinin taraflar arasındaki hukuki ilişkide uygulanma kabiliyeti kazanmadığı halde, mahkemenin kararında davacının tüm senetlerden dolayı sorumluluğunu doğuracak biçimde gerekçeye yer verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun hükmün gerekçesi yönünden kabulü ile kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, değişen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 Tarih 2020/350 Esas - 2022/366 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine,"
İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 512,33-TL harcın mahsubu ile kalan 103,07-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı lehine takdir olunan 5.100-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," Davacı yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287135 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi