Havale ile ödenen bedelin, malın teslim edilmemesi nedeniyle iadesi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1683 E. 2025/2039 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Alacakkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık
★ Emsal
Gerekçe özeti
Havale, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yönünde yasal karineye sahip bir ödeme vasıtasıdır; bu karinenin tersini ileri süren taraf bunu ispatla yükümlüdür. Satım konusu malın teslim edilmediği ve bedelin havale yoluyla ödendiği yazışma, fatura ve diğer delillerle ortaya konulduğunda, alacaklının ayrıca ticari defter ibraz etmesi gerekmez. Ancak alacaklı, aynı alacağı dava öncesinde başlattığı icra takibinde Türk Lirası olarak talep ederek TBK 99/3 kapsamındaki seçim hakkını kullanmışsa, bu yenilik doğurucu haktan geri dönemez ve sonradan açtığı alacak davasında aynı alacağı yabancı para cinsinden talep edemez; alacak, dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı olarak hüküm altına alınmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Havale bedelinin iadesi talebinin ispatı ve ticari defter ibrazının gerekliliği → ret
İddia: Davalı, davacının tacir olduğu, delil olarak dayandığı ticari defterlerini ibraz etmediği, fotokopi belgeler üzerinden karar verildiği ve Türkiye'de dava açan davacının Türk Hukukuna tabi olmayı kabul ettiğinden davasını buna göre ispatlamak zorunda olduğunu, bu nedenle iddiasını ispat edemediğini ileri sürmüştür. Ayrıca havale belgesinin alacağın değil, borcun ödendiğinin kanıtı olduğunu belirtmiştir.
Gerekçe: 6098 sayılı TBK'nın 555 vd. maddelerinde düzenlenen havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur; bu karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Taraflar arasındaki e-posta yazışmaları, proforma fatura, havale dekontu ve icra takip belgeleri ile ayrıca davalı şirket temsilcisinin ceza soruşturmasındaki ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, tarafların 280.000-Euro bedelle vincin satımı hususunda anlaştıkları, davacının bildirilen banka hesabına belirtilen miktarı havale ile ödediği, davalının ise vinci teslim etmediği anlaşılmıştır. Davacı iddiasını tüm dosya kapsamındaki deliller ile kanıtlamış olup, bu durumda davacının ayrıca ticari defterlerini ibraz etmesine gerek bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yabancı para alacaklısının seçim hakkını icra takibinde TL yönünde kullanmasının, sonraki alacak davasında bağlayıcılığı → kabul
İddia: Davalı, davacının aynı alacak için işbu davadan önce başlattığı icra takibinde TL cinsinden alacak talep ettiğini, davada ise farklı tutar ve para biriminde (Euro) talepte bulunulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: TBK'nın 99/3. maddesinde, ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklının, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez. Davacı, dava tarihinden önce başlattığı icra takibinde, 280.000-Euro alacağının Türk Lirası karşılığını asıl alacak olarak talep ederek seçim hakkını TL yönünde kullanmıştır; bu nedenle icra takibinden sonra açtığı alacak davasında artık alacağını yabancı para olarak isteyemez. Dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanan TL karşılığı üzerinden hüküm kurulması gerekir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kararın gerekçesindeki tutar hatası ve temerrüt tarihinin belirlenmesine ilişkin istinaf itirazları → ret
İddia: Davalı, kararın gerekçesinde alacak tutarının 289.980-Euro, hükümde ise 279.980-Euro olarak gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu nedenle kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kararın gerekçesinde ödemenin maddi hata sonucu 289.980-Euro olarak yazıldığı, oysa davacının dava değerini 279.980-Euro olarak gösterdiği; temerrüt tarihinin de takip tarihi değil, takipteki ödeme emrinin tebliğ tarihi olarak alınmasının doğru olduğu görülmüştür. Bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Yabancı para alacaklısının, dava öncesi başlattığı icra takibinde alacağını Türk Lirası olarak talep etmesi halinde, TBK 99/3'teki yenilik doğurucu seçim hakkını kullanmış sayılacağı ve sonraki alacak davasında bu alacağı yabancı para cinsinden talep edemeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır. Ayrıca havalenin borç ödemesi karinesinin çürütülmesi ve bu durumda ticari defter ibrazına gerek olmadığı yönündeki değerlendirme de emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
havale↗ ispat yükü↗ yasal karine↗ yabancı para alacağı↗ seçim hakkı (TBK 99/3)↗ temerrüt↗ ticari defter ibrazı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/1683
KARAR NO 2025/2039
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 23/03/2022
NUMARASI 2020/364 Esas - 2022/246 Karar
DAVA
Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 28/08/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, Fransa'da mukim müvekkili şirketin, davalıdan vinç almak için davalıdan istediği teklifin davalı tarafından e-posta ile gönderildiğini, davalının 02/08/2019 tarihinde vinç bedeli 280.000-Euro bedelli vinç detaylarını içeren proforma faturayı e-posta yoluyla gönderdiğini, müvekkilinin proforma faturada yazılı 280.000-Euro tutarı banka havalesiyle davalının hesabına 08/08/2019 tarihinde gönderdiğini;teslimatın yapılacağı gün ve Liman detayı yazışmalarının gerçekleştiğini, ödemenin davalı tarafça tahsil edildiğini ancak vincin teslim edilmediğini, davalıya defalarca e-posta gönderildiğini,teslimatın yapılmayacağını anlayan müvekkilinin bedelin iadesini istediğini ancak iade edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.800-Euro'nun 08/08/2019 temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.maddesi uyarınca işleyecek faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH Davacı vekili, 28/07/2021 tarihli dilekçesiyle, 2.800-euro olan talebinin, 279.980-Euro'ya yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacının müvekkiline karşı İstanbul 2. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla takip yaptığını, ödeme emrinde 1.761.200-TL asıl alacak ve 6.514,03-TL işlemiş faiz istenildiğini, müvekkilinin takibe itiraz ettiğini, davacının itirazın iptali davası açmak yerine doğrudan alacak davası açarak, ancak takip ile alacak davasında farklı tutarlarda ve farklı ödeme birimleri üzerinden alacak talebinde bulunduğunu, icra takibi itirazla durmuş ise de, hukuk aleminde varlığını sürdürdüğünü, icra takibinde "Borcun sebebi:
06. 11.2019 tarihli, 1.761.200.TL tutarlı asıl alacak" şeklinde belirtilmiş iken, davada 08/08/2019 tarihli banka havalesine dayanarak 280.000-Euro talepte bulunamayacağını,takip öncesi veya dava tarihinden faiz talep edemeyeceğini; havale ödeme vasıtası olup karine olarak var olan bir borcun ödendiğini gösterdiğini, davacının alacak dayanağı olarak gösterdiği banka havale dekontunda havale nedeni gösterilmediğini,havale belgesinin alacağın değil, borcun ödendiğinin kanıtı olduğunu,proforma fatura ve içeriğinin kabulünün mümkün olmadığını, kasko değeri 700.000-Euro olan vincin 280.000-Euro'ya satılabileceğine inanmanın ticari hayatta mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davacının Fransız şirketi olması nedeniyle TTK hükümlerine göre defter tutmadığından ve davalı da ticari defterlerini ibraz etmediğinden bilirkişi tarafından incelenemediği, davalının düzenlediği fatura sonucu davacının banka havalesiyle 289.980-Euro ödediği, ancak davalının vinci teslim ettiğini kanıtlayamadığı; davacının İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesi'nin... esas sayılı dosyasıyla başlattığı takipte ödeme emrinin davalıya 28/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, takipte aynı borç istendiğinden davalının bu tarihte temerrüde düştüğü gerekçesiyle, davanın kabulü ile 279.980-Euro'nun temerrüt tarihi olan 28/11/2019 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca TCMB tarafından Euro için bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, davacının aynı alacak için işbu alacak davasından önce yaptığı takibinde TL cinsinden alacak talep ettiğini, alacağın tutarının gerekçede 289.980-Euro, hükümde ise 279.980-Euro olarak gösterildiğini, gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi gerektiği; tacir olan davacının delil olarak dayandığı defterlerini ibraz etmediğini, fotokopi belgeler üzerinden karar verildiğini; Türkiye'de dava açan davacının Türk Hukukuna tabi olmayı kabul ettiğini ve davasını ona göre ispat etmek durumunda olduğunu, defterlerini sunmayan davacının iddiasını ispat edemediğini; alacağını havale makbuzuna dayandırıldığını,dekontta havale nedeni olarak bir açıklamanın yazmadığını, havale belgesinin alacağın değil borcun ödendiğinin kanıtı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ödendiği ancak mal teslimi yapılmadığı ileri sürülerek ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK nın 555 vd. maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin tersini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (Yargıtay HGK'nın 2017/13-2137 E., 2018/1860 K. sayılı ve 06/12/2018 tarihli ilamı)Somut olayda; davacı, Türk şirketi davalıdan vinç satın almak için davalının banka hesabına 08/08/2019 tarihinde havaleyle 280.000-Euro gönderdiğini, ancak davalının vinci teslim etmediğini ve parayı da iade etmediğini belirterek, 279.980-Euro'nun ödeme tarihinden faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında, davalının muhasebe sorumlusu ... ..., davacı çalışanı ...'a 02/08/2019 tarihli e-posta ekinde proforma fatura göndermiştir.02/08/2019 tarihli "İnvoice" (fatura) başlıklı belgenin,davacı adına düzenlendiği, vincin plakasının "...", markasının ..., tipinin GMK4100L, şasi numarasının ...12524, ....0588, model yılının 2010 olduğu ve davalının Halk Bankası Taşdelen şubesindeki hesap-iban nosu ile swift kodunun bulunduğu; 08/08/2019 tarihli davacının davalıya gönderdiği e-postada proforma faturanın alındığı,teslim tarihine ilişkin bilgilerin gönderilmesinin beklendiği; 16/08/2019 tarihli davacı e-postasında, vincin Borusan Liman'ına 20/08/2019 tarihinde teslim edileceği için teşekkür edildiği;
22/08/2019 tarihli davacının taşıma işini organize eden şirketin (Atm Solutions) davalı ile davacıya gönderdiği e-postada, nakliye hususunda bilgiler verdiği ve ihracat belgeleri hususunda bilgi istediği; 23/08/2019 tarihli davalı e-postasında, Türkiye'deki tatilden dolayı alınması gereken evrakların bankadan alınamadığı ve bir sonraki teslim tarihinin bildirilmesinin istenildiği; 06/09/2019 tarihli davalı e-postasında, Fransa'ya gidecek makinenin bankada yaşanan sıkıntılardan dolayı evraklarının tamamlanamadığı, sorun çözüldüğünde evrakların gönderileceği; aynı tarihteki davalının başka bir e-postasında, bankadaki durumdan dolayı evrakların tamamlanamadığı; 07/09/2019 tarihli e-postada, davacıdan bu uygunsuzluk için özür dilendiği ve problem çözülürse 13/09/2019 teslim tarihinde makineyi teslim etmeyi deneyeceklerini;
11/09/2019 tarihli davacının e-postasında işlemler hakkında bilgi istenildiği, gümrük işlemlerinin ne zaman yapılacağının sorulduğu, 12/09/2019 tarihli davacının e-postasında Liman'a teslimat tarihinin sorulduğu, 13/09/2019 tarihli davacının e-postasında cevap istenildiği, aynı tarihte davalının e-postasında problemin çözülemediği, makinenin gönderilmediği az bir süre istenildiği ve gün içinde dönüş yapılacağı; 25/09/2019 tarihli davalı e-postasında, makinenin kazaya uğraması sebebiyle şirketin tüm banka hesapları ve mülkiyetindeki inşaat makinelerine el konulduğu, tüm adli makamlara danışıldığını ancak bir cevap alınamadığı, olumsuz sebepten ötürü bir teslimat tarihi verilemediği, mümkün olduğunda paranın iade edileceğinin bildirildiği;
08/10/2019 tarihli davacı e-postasında, vinç teslimatı için halen beklendiği, Salih'in (diğer e-postaların da gönderildiği kişilerden) telefonuna ulaşılamadığı, vinci alabilmek için yüklü miktarda paranın ödendiği, cevap alınamazsa polise başvurulacağı; 18/10/2019 tarihli davacının e-postasında bir açıklama yapılmasının istenildiği, 280.000-Euro ödendiği ve soruların cevaplanmadığı, aynı tarihli davalı e-postasında devrilen vinçle ilgili bir çok bankanın sorunu olduğunu, bu sorunlar çözüldükten sonra sıkıntıdan kurtulacağı, aynı tarihli davacı e-postasında bu durumu kanıtlayan belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir.Davacının faturada belirtilen davalı banka hesabına 08/08/2019 tarihinde 279.980 euro ödendiği, havale dekontunun açıklama kısmında 0190958PO32 5143 davacının unvanı yazılıdır.Davacı tarafından 23/11/2019 tarihinde başlatılan İstanbul 2.
İcra Dairesi'nin... esas sayılı takip dosyasında takip talebi ve ödeme emrinde, "1.761.200- TL 08/08/2019 tarihli 280.000-Euro ödemenin iadesi (malın teslim edilmemesinden kaynaklı) 6.514,03-TL işlemiş faiz 1.767.714,03 TL toplam alacağın tahsili tarihine kadar yasal kanuni faiziyle tahsili", alacağın sebebi kısmına "08/08/2019 tarihli ödemenin iadesi yazıldığı, takip talebine aynı havale dekontunun eklendiği belirlenmiştir. İstinaf aşamasında davacı vekili tarafından sunulan dilekçe ekinde; Anadolu CBS'nin 2023/15405 soruşturma nolu dosyasında, davalı şirketin münferit temsile yetkili müdürü ...'nın şüpheli olarak verdiği 31/03/2023 tarihli ifadesinde, şikayet dilekçesinde belirtilen 2010 model ...
plakalı vincin satımı hususunda müştekiyle anlaştıklarını, şirketin muhasebe sorumlusu ... ...'ın 280.000-Euro bedelli proforma faturayı müştekiye e-postayla gönderdiğini, müştekinin de buna istinaden şirketinin Halkbank'taki hesabına 280.000-Euro gönderdiğini, ancak şirketin yaşadığı sıkıntılardan dolayı vinci müştekiye teslim edemediğini, alınan parayı da şirket işlerinde kullandığını, müştekiye borucunun bulunduğunu, fakat dolandırıcılık kastının olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamında göre ;tarafların davacıya 280.000-Euro bedelle ... plakalı vincin satımı hususunda anlaştıkları, davacının proforma faturada kendisine bildirilen davalının banka hesabına belirtilen miktarı havale ile ödediği davalının da davacıya vinci teslim etmediği bellidir.Davacı iddiasını tüm dosya kapsamı deliller ile kanıtlamıştır.Davacının ayrıca ticari defterlerinin ibrazına gerek bulunmamaktadır.
Eldeki 28/08/2020 tarihli alacak davasından önce davacının 23/11/2019 tarihinde davalı aleyhine başlattığı icra takibinde, davaya konu 280.000-Euro alacağının Türk lirası karşılığı 1.761.200-TL'yi yasal faiziyle asıl alacak olarak istemiş; takip davalının itirazı üzerine durmuştur. TBK'nın 99/3. maddesinde ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklının, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişi bu kararından geri dönemez (Yargıtay 11.
HD'nin 2018/4145 esas 2020/1212 tarar sayılı ve 11/02/2020 tarihli ilamı) Davacı alacaklı seçim hakkını TL yönünden kullandığından icra takibinden sonra açtığı alacak davasında artık alacağını yabancı para olarak isteyemez.İlk derece mahkemesince ;davalının temerrüt tarihi 28/11/2019 olarak kabul edilerek ıslahla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilip kararın bu kısımları davacı tarafından istinaf edilmediğinden kararın bu kısımları davacı bakımından kesinleşmiştir.Mahkemece; yabancı para üzerinden alacak talep edilemeyeceği gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Dava tarihinde TCMB efektif satış kuru 8,7184-TL olup talep edilen 279.980-Euro'nun karşılığı 2.440.977,63-TL olarak hesaplanmıştır.Kararın gerekçesinde ödemenin maddi hata sonucu 289.980-Euro olarak yazıldığı, davacın dava değerini 279.980-Euro gösterdiği ve temerrüt tarihinin takip değil takipteki ödeme emrinin tebliğ tarihi alınmasına göre, davalının bu yönlere ilişkin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;davacının mal bedeli olarak gönderdiği bedelin karşılığı vincin davacıya teslim edilmediği gibi bedelin de iade edilmediği anlaşılmakla ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesi yerinde ise de ;yabancı para alacaklısı tercih hakkını elde ki davadan evvel Türk Lirası yönünde kullandığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmuştur.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kabulü ile 2.440.977,63-TL'nin 28/11/2019' tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/03/2022 Tarih 2020/364 Esas - 2022/246 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kabulü ile 2.440.977,63-TL'nin 28/11/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine "İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 166.743,18-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 417,20-TL, 40.957-TL ıslah tamamlama harcı olmak üzere toplam 41.374,20-TL harcın mahsubu ile kalan 125.368,98-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 417,20-TL peşin harç, 40.957-TL ıslah harcı, 7,80-TL vekalet harcı ve 900-TL bilirkişi ücreti, 381,60-TL tebligat/müzekkere ücreti olmak üzere toplam 42.718-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 107.762,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan 41.685,80-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde isteği halinde davalıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 88-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1.
maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287130 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi