6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fatura konusu malın teslimi irsaliyedeki imza ile ispatlanır

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2281 E. 2025/2040 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptalikaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Davalının sözleşmesel ilişkiyi kabul edip borcu inkâr ettiği açık hesap ilişkilerinde, fatura konusu malın teslim edildiğini ispat yükü davacı satıcıya aittir. Sevk irsaliyesinde teslim alan olarak adı geçen kişinin, taraflar arasında ihtilafsız diğer irsaliyelerde de aynı sıfatla yer alması ve davalının çalışanı olduğunun kabul edilmesi hâlinde, bu kişi davalı adına teslim almaya yetkili sayılır ve malın teslim edildiği ispatlanmış olur. Bu durumda, faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya davalıya usulünce tebliğ edilmemiş olması, alacağın varlığını ortadan kaldırmaz; teslim ispatlandıktan sonra borcun sona erdiğini ispat yükü davalıya geçer ve bu yönde delil sunulmaması hâlinde alacak likit sayılarak icra inkâr tazminatı koşulları oluşur.

Ele alınan sorunlar

Fatura konusu malların davalıya teslim edildiğinin ispatı → kabul

İddia: Davacı vekili, takibe konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğunu, sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde davalı adına yetkili kişilerin isim ve imzalarının bulunduğunu, bu kişilerin taraflar arasında ihtilafsız diğer irsaliyelerde de yer aldığını, dolayısıyla teslimin ispatlandığını, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmamasının veya tebliğ edilmemiş olmasının aleyhine yorumlanamayacağını ileri sürerek davanın kabulünü talep etmiştir.

Gerekçe: Fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davalı sözleşmesel ilişkiyi kabul edip borcu inkâr ettiğinden, faturalarda yazılı malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir ve davacı bunu uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dayanak faturaların sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde belirli kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan diğer sevk irsaliyelerinde de aynı kişilerin isim ve imzalarının yer aldığı tespit edilmiştir; bu nedenle bu kişilerin davalı adına malları teslim almaya yetkili kişiler olarak kabulü gerekir. Davalının ticari defterlerinde davacının alacağa dayanak 6 adet faturasının kayıtlı olmadığı ve hesabın bakiyesiz kapatıldığı tespit edilmiş olsa da, incelenen cari hesap ekstrelerine göre tarafların defterleri arasındaki farkın belirli tarihli ve tutarlı altı faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Bu faturalara ait irsaliyelerde teslim alan adı ve imzası bulunmakta olup, irsaliyelerde adı geçen kişilerin davalının çalışanı oldukları davalının da kabulündedir. Bu durumda söz konusu faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği kanıtlanmış olup, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması veya davalıya tebliğ edilmemiş olması, alacağın varlığını kabule engel değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Malların teslimi kanıtlandıktan sonra borcun sona erdiğinin ispatı → ret

Gerekçe: Malların teslimi kanıtlandıktan sonra davalı tarafça borcun ödendiği veya başka bir suretle sona erdiği ileri sürülebilir ise de, davalı tarafça ödeme yönünde bir iddia ve delil gösterilmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkâr tazminatı talebi → kabul

İddia: Davacı vekili, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Alacak likit nitelikte olup davacı yararına icra inkâr tazminatı talep koşulları oluşmuştur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Fatura konusu malın teslimi ispatında, sevk irsaliyesindeki teslim alan kişinin diğer ihtilafsız irsaliyelerde de yer alması ve davalının çalışanı olması hâlinde teslimin ispatlanmış sayılacağı ve faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olmamasının bu sonucu değiştirmeyeceği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali ticari defter ve kayıtlar sevk irsaliyesi ispat yükü açık hesap icra inkâr tazminatı likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2281

KARAR NO 2025/2040

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/06/2022

NUMARASI 2020/135 Esas 2022/493 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 20/03/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 11/12/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davalı hakkında İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini, taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesinde davalının müvekkiline borçlu olduğunun tespit edileceğini, icra takibinde talep edilen 12.035,41-TL alacağın 996,33 TL'lik işlemiş faiz kısmını talep etmediklerini, bakiye 11.035,08-TL asıl alacağı talep ettiklerini belirterek, davalının itirazının 11.035,08-TL asıl alacak bakımından iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının tanzim ettiği faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını,faturalara konu herhangi bir mal veya hizmet alımının da söz konusu olmadığını, davacının müvekkiline bu güne kadar usulüne uygun olarak tebliğ ettiği tüm gerçeğe dayalı fatura bedellerinin ödendiğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davacının ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, takip konusu alacağı oluşturan faturaların davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olduğu, 02.05.2019 takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 11.035,08-TL alacaklı gözüktüğü, fatura ve sevk irsaliyelerinin teslim alan kısımlarında ... ve ...'in isim ve imzaları bulunduğu, faturaların toplam tutarının 11.035,04 TL olduğu, davalının defterleri üzerinde yapılan incelemede ise, davacının takibe konu ettiği faturaların davalının kayıtlarında yer almadığı, davacıya herhangi bir borç ve alacak bakiyesi kalmaksızın hesabın kapatıldığının tespit edildiği,davacının defterlerinde kayıtlı faturaların davalıda kayıtlı olmadığı,faturaların davalıya tebliğ edilmediği, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel bir alacağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacı vekili; müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, takibe konu faturaların kayıtlı olduğu, faturaların sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde ... ve ...'in isim ve imzalarının bulunduğu, davalının ticari defterlerinde bulunan ve davalının kabulünde olan başkaca sevk irsaliyelerinde de aynı kişilerin isim ve imzaları bulunduğu, bu kişilerin davalı adına malları teslim almaya yetkili olarak kabulü gerektiği, müvekkilinin teslim edimini ispat ettiği hususlarının tespit edildiğini, faturaların davalının defterlerinde ise kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, davalı tarafın aslında ürünleri aldığını kabul ettiğini, ancak faturaları kendi ticari defterlerine kötü niyetli olarak kaydetmediği, faturaların kendilerine tebliğ edilmediğini iddia ettiğini, ayrıca takibe konu faturaların davalıya mail ile iletildiğini, davalının kabulünde olan ve ödeme yaptığını beyan ettiği faturaların da bu şekilde iletildiğini, davalının ticari defterlerinde dava konusu olan faturaların bulunmamasının, müvekkili aleyhine yorumlanamayacağını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, açık hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Eldeki davada davalı sözleşmesel ilişkiyi kabul etmekle birlikte, borcu inkâr etmektedir. Bu durumda faturalarda yazılı malların davalı tarafa teslim edildiğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı şirketin davalıya toplam 145.104,72-TL tutarlı faturaları borç olarak kaydettiği, karşılığında 134.069,64-TL alacak kaydetmek suretiyle takip tarihi itibariyle davalıdan 11.035,08-TL alacaklı gözüktüğü, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, dayanak faturaların sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümlerinde ...

ve ...'in isim ve imzaların bulunduğu, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan sevk irsaliyelerinde de bu kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu, bu nedenle bu kişilerin davalı adına malları teslim almaya yetkili kişiler olarak kabulünün gerektiği tespit edilmiştir. Davalının talimat yoluyla incelenen ticari defterlerinde ise davacının alacağa dayanak 6 adet faturasının kayıtlı olmadığı, davalının defterlerinin davacı şirkete borç alacak bakiyesi kalmaksızın hesabın kapatıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında tarafların cari hesapları arasındaki farklılık bakımından bir karşılaştırma yapılmamış olsa da, incelenen cari hesap ekstrelerine göre tarafların ticari defterleri arasındaki farkın, davacı tarafça davalı adına düzenlenen 12.03.2018 tarihli 3.844,57-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 1.060,45-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 4.002,27-TL tutarlı, 14.04.2018 tarihli 420,74-TL tutarlı, 23.04.2018 tarihli 119,55-TL tutarlı ve 23.04.2018 tarihli 1.586,46-TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Söz konusu faturalara ait irsaliyelerde teslim alan adı ve imzası bulunmakta olup, irsaliyelerde adı geçen kişilerin davalının çalışanı oldukları davalının da kabulündedir. Bu durumda söz konusu faturalar konusu malların davalıya teslim edildiği kanıtlanmış olup, faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmaması, alacağın varlığını kabule engel değildir. Malların teslimi kanıtlandıktan sonra davalı tarafça borcun ödendiği veya başka bir suretle sona erdiği ileri sürülebilir ise de davalı tarafça ödeme yönünde bir iddia ve delil gösterilmemiştir. Bu durumda davanın kabulü gerekirken, mahkemece sırf faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olmadığı ve davalıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Diğer yandan alacak likit nitelikte olup davacı yararına icra inkar tazminatı talep koşulları da oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle; davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2022 Tarih 2020/135 Esas 2022/493 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 11.035,08-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, %20 oranda hesaplanan 2.207,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 753,80-TL karar ve ilam harcından 188,46-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 565,34-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yatırılan 242,86-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 200-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.700-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine taktir olunan 11.035,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına," Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 66-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

11/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287126 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.