6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinden istirdat davasında GİK ve mahsup itirazlarının reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2418 E. 2025/2186 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakdüzelterek yeniden esas hakkında hükümKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Çek

Davacının nitelemesi: İstirdat mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesindeki hükümlerin genel işlem koşulu niteliğinde olduğu ileri sürülse de, bankanın sözleşme öncesinde imzalı bir belge ile müşteriyi sözleşme içeriği hakkında bilgilendirdiğini ve sözleşme örneğini teslim ettiğini ispatlaması halinde, bu hükümlerin geçersizliği iddiası kabul edilmez. Banka ile müşteri arasındaki kredi sözleşmesinde bankaya tahsilatları dilediği alacak kalemine mahsup etme yetkisi tanınmışsa, bu yetkinin kullanılması sözleşmeye uygun kabul edilir. Davanın reddine karar verilen hallerde davalı yararına hükmedilecek vekalet ücreti, dava değeri üzerinden değil, AAÜT gereğince maktu ücretten az olmamak kaydıyla nispi esasa göre belirlenmelidir; bu hususun hatalı uygulanması, yeniden yargılama gerektirmiyorsa istinaf mahkemesince düzeltilerek karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Genel kredi sözleşmesi hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde ve geçersiz olduğu iddiası → ret

İddia: Davacılar vekili, TBK 20 vd. maddeleri gereğince davalı bankanın müvekkillerini aydınlatması ve sözleşmeyi inceleme olanağı vermesi zorunlu olup buna ilişkin ispat yükünün davalı banka üzerinde olduğunu, davalı tarafça bu konuda hiçbir delil sunulmadığını, bu nedenle sözleşme hükümlerinin yazılmamış sayılması ve feri alacakların talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı banka tarafından sunulan ve davacı şirketin kaşe ve imzasını içeren 08.10.2013 tarihli yazıda, genel kredi sözleşmesine ilişkin olarak banka yetkililerince kendilerine bilgi verilerek içeriğini öğrenmelerine imkan sağlandığı ve sözleşmenin bir örneğinin boş olarak kendilerine verildiği belirtilmiştir. Bu suretle davalı banka tarafından sözleşme içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından davacıların sözleşme imzası öncesinde yeterince bilgilendirildikleri anlaşıldığından, bu istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İade edilen çek yapraklarına ilişkin sorumluluk bedellerinin gayrı nakit alacaktan düşülüp düşülmediği → ret

İddia: Davacılar vekili, dava dilekçesi ekinde sunulan 2 adet çek fotokopisi üzerinde banka personelinin sicil numaraları ve imzaları mevcut olmasına rağmen bilirkişi tarafından bu iki çek bedelinin depo bedeli tutarından düşülmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacı vekilince ileri sürülen 2 adet çek yaprağının bankaya ibrazında bankaca çek sorumluluk bedelinin ödendiği ve ödenen bedellerin nakit alacak kapsamında değerlendirildiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, bu çeklere ilişkin çek sorumluluk tutarları gayrı nakit alacaktan düşülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tahsil edilen çek bedellerinin hangi borç kalemine mahsup edileceği → ret

İddia: Davacılar vekili, tahsilatı yapılan 7.831,66-TL çek bedelinin ... kredisinden, 20.000-TL çek bedelinin ise ticari kredi kartı borcundan mahsup edildiğini, bu çek bedelinin faiz oranı yüksek olan ... kredi borcundan mahsup edilmemesi nedeniyle müvekkilinden fazla temerrüt faizi tahsil edildiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Bankaca tahsilatı yapılan 7.831,66-TL bedelinin ... kredisinden, 20.000-TL çek bedelinin ise ticari kredi kartı borcundan mahsup edilmesi, genel kredi sözleşmesinin 9. maddesindeki bankanın tahsilatı alacaklarından herhangi birisine mahsup yetkisi kapsamında sözleşmeye uygundur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davanın reddi halinde davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin miktarı → kısmi kabul

İddia: Davacılar vekili, mahkemece davalı lehine 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dava değeri tutarında (23.200-TL) vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava değeri 23.200-TL olup, davanın reddine karar verilmekle hüküm tarihindeki AAÜT gereğince maktu ücretten az olmamak üzere davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda davalı yararına 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava değeri kadar 23.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi tarife hükümlerine aykırıdır. Bu hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece kararı bu yönden düzeltilerek yeniden hüküm kurulmuştur.

Gerekçe kaynağı: düzeltme

Emsal değeri

Bankanın sözleşme öncesi bilgilendirme belgesi ibraz etmesi halinde genel işlem koşulu itirazının bertaraf edilmesi ve davanın reddi halinde vekalet ücretinin dava değeri üzerinden değil nispi esasa göre belirlenmesi gerektiği yönündeki tespitler bakımından bölgesel emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel işlem koşulu ispat yükü mahsup/takas istirdat hak düşürücü süre müteselsil kefalet nispi vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 20 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2418

KARAR NO 2025/2186

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/09/2022

NUMARASI 2020/730 Esas 2022/689 Karar

DAVA

Alacak

DAVA TARİHİ 28/12/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ 31/12/2025

Davanın reddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinden ... İnşaat ... Ltd. Şti. ile davalı arasında birden fazla sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmeleri diğer müvekkillerinin de kefil olarak imzaladıklarını, davalı tarafça keşide edilen 24.10.2018 tarihli kat ihtarında 63.677,22-TL borcun ödenmesi ile 44.800-TL çek sorumluluk bedelinin depo edilmesinin ihtar edildiğini, daha sonra ise 10.12.2020 tarihinde İstanbul 24. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 63.692,37-TL asıl alacak ve 40.000-TL çek yasal sorumluluk bedeli üzerinden takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, müvekkili ...'ün Büyükçekmece'de bulunan taşınmazına haciz konulduğunu, müvekkilinin taşınmazı üstündeki ipoteğin kaldırılması için borcu ödemek istediğini ve yazılı olarak davalıdan güncel borcun bildirilmesini istediğini, bankaca icra dosya borcunun 05.11.2019 tarihi itibari ile 80.855,12-TL, vekalet ücretinin 7.356-TL, icra harç ve masraflarının 3.000-TL, çek sorumluluk bedeli olarak depo edilmesi gereken tutarın 22.950-TL ve toplam borcun 114.161,12-TL olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin bu bedelleri 05.11.2019 tarihinde bankaya ödediğini, ancak yapılan ödemenin toplam borç bedelini aştığını, zira müvekkili şirket tarafından davalı bankaya kredi borcu karşılığında 31.10.2018 keşide tarihli 7.831,66-TL tutarlı ve 15.01.2019 keşide tarihli 20.000-TL tutarlı çekler verildiğini, ilk çekin icra takibi öncesinde, 2.

çekin ise icra takibinden sonra tahsil edildiğini, ancak tahsil edilen çek bedellerinin borçtan düşülmediğini, sözleşmelerin müvekkillerinin incelemesine fırsat verilmeden imzalatıldığını, genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini, kefalet sözleşmesi kanunun aradığı unsurları taşımamakta olup ...'ün ... ...'e kefaletinde eş rızası bulunmadığını, müvekkili şirketçe 3005199 numaralı çek yaprağı 26.11.2018, 3005334 numaralı çek yaprağı ise 25.09.2019 tarihinde davalıya iade edilmesine rağmen bu çeklere ilişkin 3.200-TL sorumluluk bedelinin borçtan düşülmediğini, bu suretle müvekkillerinden toplam 31.031-TL fazla tahsilat yapıldığını, çek kredisi ve ... alacağına %72 oranında fahiş temerrüt faizi işletildiğini, müvekkili şirketin imzaladığı ticari kredi kartı sözleşmesinde diğer müvekkillerinin imzası bulunmadığını belirterek, müvekkillerden fazladan tahsil edilen 23.200-TL'nin ödemenin yapıldığı 05.11.2019 itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte iadesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; istirdat davası 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olup 05.11.2019 tarihinde yapılan ödemeye karşılık 28.12.2020 tarihinde açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, genel kredi sözleşmelerinde yer alan hükümlerin genel işlem şartları içerdiğinden bahisle sözleşmelerin geçersiz olduğu iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin imza tarihinde davacı Aysel asıl borçlu şirkette ortak olduğundan kefaletin geçerliliği için eş rızası gerekmediğini, kat ihtarından ve takip tarihinden sonra iade edilen çeklerin bedellerinin çek depo bedeli alacağından düşüldüğünü, davacı tarafça verilen 2 adet çekten 30.10.2018 keşide tarihli olan çek bedelinin 05.11.2018 tarihinde, 15.01.2019 keşide tarihli olanın ise 23.01.2019 tarihinde davacıların borcundan mahsup edildiğini, talep edilen faiz oranlarının sözleşmeye uygun olduğunu, davacılara 05.11.2019 tarihinde verilen borç bildirim belgesinde yer alan alacak kalemlerinin, o tarihte mevcut alacaklar olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davalı banka ile davacı ... İnşaat arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı ... ile ... ...'ün müteselsil kefil sıfatı ile genel kredi sözleşmesini imzaladıkları, davalı bankanın asıl borçlu şirketin borcu nedeni ile İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile toplam 63.692,37-TL alacak için davacılar aleyhine ilamsız icra takibine giriştiği, takibin itiraz edilmeden kesinleştiği, alacaklı vekilinin takip dosyasına sunduğu dilekçe ile dosyanın haricen tahsil ile kapatılmasını talep ettiği, davacı tarafından ödemenin 05/11/2019 tarihinde yapıldığı, arabuluculuk başvurusunun 03/11/2020 tarihinde yapılıp son tutanağın 28/12/2020 tarihinde düzenlendiği, davanın aynı tarihte 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, alınan bilirkişi kök ve ek raporu ile davacılardan fazladan tahsilat yapılmadığının tespit edildiği, sözleşme de yer alan bir hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olmasının, onun geçersiz olması sonucunu doğurmayacağı, genel işlem koşulu niteliğindeki sözleşme maddesinin geçersiz sayılması için, hükmün dürüstlük kuralına aykırı olmasının gerektiği, sözleşmenin imzalandığı tarih ile dava tarihi arasında yaklaşık 7 yıllık sürede sözleşmenin taraflar arasında geçerli olması ve dürüstlük kuralına aykırı hüküm bulunmaması nedeniyle bu savunmaya itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davacılar vekili; genel işlem koşullarına ilişkin TBK'nın 20 vd. maddeleri gereğince davalı bankanın müvekkillerini aydınlatması ve sözleşmeyi inceleme olanağı vermesi zorunlu olup, buna ilişkin ispat yükünün davalı banka üzerinde olduğunu, bankanın ispat edememesi halinde ise bu hükümlerin yazılmamış sayılması gerektiğini, somut olayda ise davalı tarafça bu konuda hiç bir delil sunulmadığını, faiz oranları ve BSMV gibi feri alacak kalemlerinin alacak bakiyesinden düşülmesi gerekirken bunun yapılmadığını, dava dilekçesi ekinde sundukları 2 adet çek fotokopisi üzerinde banka personelinin sicil numaraları ve imzaları mevcut olmasına rağmen bilirkişi tarafından bu iki çek bedelinin depo bedeli tutarından düşülmemesinin hatalı olduğunu, tahsilatı yapılan 7.831,66-TL çek bedelinin ...

kredisinden, 20.000-TL çek bedelinin ise ticari kredi kartı borcundan mahsup edildiğini, bu çek bedelinin faiz oranı yüksek olan ... kredi borcundan mahsup edilmemesi nedeniyle müvekkilinden 4.000-TL fazla temerrüt faizi tahsil edildiğini, yine 3005199 ve 3005334 numaralı çek yaprakları bankaya iade edilmesine rağmen her bir çek yaprağı için 1.600-TL sorumluluk bedeli ve 1.000-TL fazladan faiz tahsil edildiğini, ayrıca mahkemece davalı lehine 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava değeri tutarında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı bankaca genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsil için başlatılan takipte ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir. Somut olayda; davalı banka ile davacı ... İnşaat arasında 11.10.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi ile bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedildiği, diğer davacıların genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, bankaca borcun ödenmemesi üzerine 24.10.2018 tarihli kat ihtarnamesi ile asıl borçlu ve kefil olan davacılardan nakit borcun ödenmesi ve gayrı nakit borcun depo edilmesinin ihtar edildiği, buna rağmen ödeme yapılmaması üzerine davacılar aleyhine İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ...

esas sayılı dosyası ile toplam 63.692,37-TL nakit alacak ile 40.000-TL gayrı nakit alacak için ilamsız takip başlatıldığı, takibin kesinleştiği, davacı kefil ... tarafından taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılması konusunda davalı bankaya başvuru yapıldığı, bankaca 05.11.2019 tarihli yazı ile konut kredisi bakiyesinin kapatılması ve ... İnşaat'ın 05.11.2019 tarihi itibariyle 80.855,12-TL kredi borcu, 7.356-TL vekalet ücreti, 3.000-TL icra harç ve masrafları, 22.950-TL çek sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 114.161,12-TLnin ödenmesi halinde ipoteğin kaldırılacağı bildirilmiş,davacı asıl borçlu şirket tarafından 05.11.2019 ve 06.11.2019 tarihlerinde bankanın bildirdiği borcun ödenmesi üzerine , davalı banka vekili tarafından icra dosyasına haricen tahsil bildirimi yapılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporunda;

davacının ödeme kayıtları ile banka kayıtlarının örtüştüğü, davacı tarafça verilmiş olan 7.381,66-TL tutarlı çek tahsil edilerek ... borcundan mahsup edildiği, 20.000-TL bedelli çekin ise ticari kredi kartı borcundan mahsup edildiği, davacı tarafça iade edildiği ileri sürülen 3005199 ve 3005334 numaralı çekler iade edilmemiş olup ibrazında bankaca çek sorumluluk bedellerinin ödendiği, sonuç olarak banka tarafından davacılardan fazla tahsilat yapılmadığı, genel kredi sözleşmesinin 9.2 ve 9.3 maddeleri gereğince bankanın teminat ve bedelleri alacaklarından herhangi birine veya bir kaçına takas veya mahsup hakkı bulunduğu bildirilmiştir. Davacılar vekili tarafından genel kredi sözleşmesi hükümleri TBK'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulu niteliğinde olup, geçersiz olduğu ve yazılmamış sayılması gerektiği ileri sürülmüştür.

Ancak davalı banka tarafından sunulan ve davacı şirket kaşe ve imzasını içeren 08.10.2013 tarihli yazıda, genel kredi sözleşmesine ilişkin olarak banka yetkililerince taraflarına bilgi verilerek içeriğini öğrenmelerine imkan sağlandığı, sözleşmenin bir örneğinin de taraflarına boş olarak verildiği belirtilmiştir. Bu suretle davalı banka tarafından sözleşme içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından, davacıların sözleşme imzası öncesinde yeterince bilgilendirildikleri anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacılar vekilinin sözleşmedeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümlerin geçersiz olduğu ve bu nedenle feri alacakların talep edilemeyeceği yönünde ileri sürdüğü istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davacı vekilince ileri sürülen 2 adet çek yaprağının bankaya ibrazında bankaca çek sorumluluk bedelinin ödendiği ve ödenen bedellerin nakit alacak kapsamında değerlendirildiği bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup, bu çeklere ilişkin çek sorumluluk tutarları gayrı nakit alacaktan düşülmüştür. Yine bankaca tahsilatı yapılan 7.831,66-TL bedelinin ... kredisinden, 20.000-TL çek bedelinin ise ticari kredi kartı borcundan mahsup edilmesi, genel kredi sözleşmesinin 9. maddesindeki bankanın tahsilatı alacaklarından herhangi birisine mahsup yetkisi kapsamında sözleşmeye uygundur. Bu nedenle davacılar vekilinin bankaca fazla tahsilat yapıldığına yönelik istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Ancak dava değeri 23.200-TL olup, davanın reddine karar verilmekle hüküm tarihindeki AAÜT gereğince maktu ücretten az olmamak üzere davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir.

Bu durumda davalı yararına 9.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava değeri kadar 23.200-TL vekalet ücretine hükmedilmesi tarife hükümlerine aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; tarife hükümlerine aykırı olarak davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın kaldırılmasına yeniden karar verilerek , davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 Tarih 2020/730 Esas 2022/689 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın reddine"İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 396,20-TL harcın mahsubu ile kalan 219,20-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacılar tarafından yapılan yargı giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,Davalı lehine takdir olunan 9.200-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"Yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacılara iadesine, Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

31/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287122 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.