6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubunun kapsam dışı borç için haksız tazmini

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1741 E. 2025/1974 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümTemyiz yolu açık

★ Emsal

bayilik (acente-kıyas)

Gerekçe özeti

Belirli bir riskin (somut olayda: lehdarın belirli bir kişiden yapacağı mal alımından doğan borç) teminatı olarak verilen teminat mektubu, ancak o riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilir; mektup kapsamı dışındaki borçlar (üçüncü kişiye devredilen işletmenin borçları, sözleşmeye aykırı davranıştan kaynaklanan zararlar vb.) için tazmin edilemez. İşletmeyi devreden tarafın, devir sonrasında iyi niyetle mektubun süresini uzatması, devralanın borçlarını üstlendiği veya bu borçlar için tahsile muvafakat ettiği şeklinde yorumlanamaz; devralanın borçlarına açık bir kefalet veya garanti verilmedikçe teminat mektubu bu borçlar için kullanılamaz. Ayrıca, alacaklının aynı işletme için üçüncü bir kişiyle ayrı ve tam kapsamlı bir sözleşme yapması, önceki tarafla olan sözleşme ilişkisinin zımnen tasfiyesi olarak değerlendirilir.

Ele alınan sorunlar

Teminat mektubunun kapsamının belirlenmesi (mal alımından doğan borç ile sınırlı olması) → kabul

İddia: Davacı, teminat mektubunun yalnızca kendisinin davalıdan yapacağı mal alımlarından doğacak borçların teminatı olduğunu, kendisinin davalıdan hiçbir mal alımı olmadığını, mektubun bu kapsam dışında, işletmeyi devralan üçüncü kişinin borçları için kullanılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Akdi ilişkinin teminatı olarak verilen teminat mektupları, teminat altına aldıkları alacağın varlığının saptanması ve talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde başvurulacak unsurlardır. Nakde tahvil eden taraf, tahsil ettiği bedel kadar alacaklı olduğunu ve haklı nedenlerle tahsil ettiğini ispatla yükümlüdür. Teminat mektubu niteliği gereği, hangi somut olaya ilişkin ve neyin teminatı olarak verilmiş ise ancak o sebepten kaynaklanan riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilir. Mektupta açıkça davacının davalıdan yapacağı mal alımlarından dolayı doğacak borçların teminat altına alındığı yazılıdır. Davacı, kendisi adına hiç fatura düzenlenmediğini ileri sürmüş, davalı bunun aksini gösteren bir belge veya savunma sunmamıştır. Dolayısıyla mektup kapsamındaki risk (mal alımından doğan borç) hiç gerçekleşmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşletmenin devri sonrası mektubun süresinin uzatılmasının, devralanın borçlarına kefalet/muvafakat anlamına gelip gelmediği → kabul

İddia: Davalı, davacının işletmeyi devrettikten sonra teminat mektubunun süresini iki kez uzatmasının, devralan kişinin bayilik yükümlülüklerini yerine getirene kadar sorumluluğun devam ettiğinin kabulü anlamına geldiğini savunmuştur.

Gerekçe: Davacı, işletmeyi devrettiği kişinin (üçüncü kişinin) imzaladığı yeni bayilik sözleşmesine kefalet vermemiştir; bu yönde bir sözleşme davalı tarafça sunulmamıştır. İşletme devri nedeniyle doğan borçlardan iki yıl süreyle sorumlu olduğunu düşünen davacının bu süre içinde teminat mektubunun süresini uzatması, devralan kişinin borçlarını kabul ettiği veya teminat mektubundan bu borçlar için tahsil yapılmasına muvafakat ettiği şeklinde yorumlanamaz. Devralanın borçlarına kefalet veya garanti verilmediği ya da teminat mektubunda bu yönde bir açıklık bulunmadığı, üstelik davalının davacıdan alacak talebinde de bulunmadığı gözetildiğinde, mal alımından kaynaklanan bir borç doğmadan davalının teminat mektubuna başvurması mümkün değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

İşletmenin devri ve davalının yeni bayi ile ayrı sözleşme yapmasının, davacı ile olan bayilik ilişkisinin zımnen tasfiyesi anlamına gelip gelmediği → kabul

Gerekçe: Bayilik sözleşmesinin devir hükmüne göre bayi, şirketin yazılı muvafakati olmaksızın bayiliği bir başkasına devredemez. Davacı, bayilik sözleşmesini fiilen devretmemiş; davalı, davacıya ait iken satılan taşınmazdaki istasyonu işletmek üzere yeni bir kişiyle, aynı şartlarla ve 5 yıl süreli ayrı bir bayilik sözleşmesi imzalamıştır. Aynı istasyonda, davacı ile olan sözleşme feshedilmeden yeni bir bayi ile aynı şartlarla yeni bir sözleşme yapılması, davalının davacı ile olan sözleşmeyi tasfiye ederek ticari ilişkisini yeni bayi ile sürdürdüğünün kabulünü gerektirir. Bu durumda davacının sorumluluğu, yeni bayinin borçlarına kefalet veya garanti sağlanmadıkça devam etmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Davalının ileri sürdüğü ekipman/kurumsal kimlik iadesi vb. zararların teminat mektubu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği → kabul

İddia: Davalı, işletmeyi devralan kişinin sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini, ariyetleri iade etmediğini, kurumsal kimlik ve logo taşıyan ürünleri çöpe attığını, bu nedenle zararların karşılanmadığını ileri sürerek teminat mektubunu tazmin ettiğini savunmuştur.

Gerekçe: Teminat mektubu, ... ...'nin (davacının) mal alımı nedeniyle doğacak borçlarına karşılık verilmiş olup, başka bir borç için kullanılması mümkün değildir. Devralan kişinin borçlarına kefalet veya garanti verilmeden veya teminat mektubunda bu yolda bir açıklık bulunmadan, davalının bu tür zararlar için teminat mektubuna başvurması mümkün görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Karar, belirli bir riske özgülenmiş teminat mektuplarının kapsam dışı borçlar için (özellikle işletme devri sonrasında devralanın borçları için) tazmin edilemeyeceği ve mektup süresinin iyi niyetle uzatılmasının kefalet/muvafakat anlamına gelmeyeceği konusunda genel bir ilke koyması nedeniyle bölgesel olarak ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat mektubu garanti sözleşmesi bayilik sözleşmesi işletme devri müteselsil sorumluluk ispat yükü zımni tasfiye

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-2HMK 361/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1741

KARAR NO 2025/1974

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/06/2022

NUMARASI 2018/624 Esas - 2022/705 Karar

DAVA

Tazminat (Teminat mektubunun tazmininden kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 27/06/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/12/2025

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketten yapacağı mal alımları nedeniyle şirkete karşı doğacak borçlarının azami 50.000-TLsine kadar kısmının teminatı olarak ... Bankası AŞ tarafından verilen 05/02/2015 Tarih ve 20910000531 no'lu teminat mektubu ile garanti ettiğini,teminat mektubunun ticari işletme'nin 25/11/2015 tarihinde, davalı şirketin muvafakati ile satış yoluyla devredildiği halde, şirketin müvekkiline ricası ve müvekkilinin iyi niyeti doğrultusunda yürüyen şirket işlerinin aksamaması amacıyla, masrafları müvekkili tarafından karşılanarak 04/02/2016 ve 01/02/2017 tarihlerinde iki kez uzatıldığını, son uzatmayla birlikte 02/02/2018 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, ancak davalı şirket tarafından haksız olarak bu tarihte paraya çevrildiğini,teminat mektubunun davacının, davalıdan yapacağı mal alımlarından dolayı şirkete verildiğini, ancak keşide tarihinden bugüne kadar müvekkilinin davalıdan herhangi bir mal alımında bulunmadığını, Beyoğlu 8.

Noterliği'nin 09/01/2018 tarihli ihtarnamesi ile davalıya "Teminat mektubunun artık uzatılmayacağı, teminat mektubunda teminat altına alınan akdi işlerin hiçbirinin yapılmadığı dolayısıyla müvekkilinin davalı şirkete karşı borcu doğmadığı," teminat mektubunu paraya çevirmemesi gerektiği" nin ihtaren bildirildiğini, ancak, davalı şirket tarafından 23/09/2018 tarihli cevabi ihtarla taşınmazın akaryakıt istasyonu olması ve faaliyete başlaması için müvekkili şirketçe yatırımlar yapıldığı, istasyon vasfı kazandıktan sonra akdedilen bayilik sözleşmelerine uygun şekilde satış yapıldığı tarafınızca da bilindiği, teminat mektubunun iddia edilenin aksine yalnızca mal alımından kaynaklı borç için verilmediği, satış yaptığınız kişi olan ...'in bayilik sözleşmesi kapsamında şirkete karşı sorumluluğunu yerine getirene kadar iki kez uzattığınız, ancak bayi ...'in akdedilen sözleşmeyi süresinden önce feshettiği" denilerek mektubun paraya çevrileceğinin bildirildiğini, cevabi ihtardan anlaşılacağı üzere müvekkilinin, davalı şirketten bir mal alımında bulunmadığı, fakat davalının işletmeyi devralan ...'in borçlarından dolayı müvekkilini sorumlu tutarak teminat mektubunu paraya çevirdiğinin görüldüğünü, devir dolayısı ile müvekkili, şirkete karşı borçlarından devir tarihi itibariyle 2 yıl daha sorumlu olacağından şirketin, 25/11/2017 tarihine kadar müvekkile doğmuş bir borç için yazılı bir başvuru yapması gerektiğini, ancak böyle bir başvuru yapılmadığını, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla teminat mektubu için bankadan 02/02/2018 tarihinde tahsil edilen 50.000-TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı ... ...'nin, müvekkili şirketin bayisi ... ile olan ticari ilişki kapsamında 50.000-TL ile sınırlı kalmak üzere kefaleti ve sorumluluğu bulunduğunu, teminat mektubunun süresi uzatılmadığından nakde çevrildiğini, dava dilekçesinde davacı vekilince de beyan edildiği üzere borçlardan sorumluluğun 2 yıl olduğunu, davacının kendi iradesiyle 04/02/2016 ve 01/02/2017 tarihlerinde iki defa uzatıldığını, davacı sadece ticari işletme devrinden bahsetmekte ise de, müteselsil sorumlu olduğunu, bu sorumluluk kapsamında mektupların vadelerinde her sene uzatıma gidildiğini,mal alımı yapanın akaryakıt istasyonu olduğunu, davacı ... ...'nin kendi keyfiyetiyle sorumluluğunu 2 yıl olarak sınırladığını, bu sınırlamanın yasal dayanağı olmadığını, dava dışı ...

ile akdedilen sözleşme ile bayinin belirli bir süre müvekkilden mal alımı borcu altına girdiğini, davacının taşınmazları üzerine tesis edilen ipoteklerin, ... ile yapılan sözleşme kapsamında tesis edilen ipotekler sonrasında kaldırıldığını, davacının lehdarı olduğu 70.000-TL ve 50.000-TL tutarlı teminat mektuplarının teslim alındığını, davacı tarafça da kabul edilen hususlar neticesinde taşınmazı ...'e devretmesi sebebiyle ilgili kişi ile bayilik sözleşmesi imzalanması sonrası 70.000-TL tutarlı teminat mektubunun davacıya iade edildiğini ancak yeni bayi ... ve ... ... olarak sözleşmede belirlenen edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle müvekkilin tüm maddi, menfi ve müspet zararları karşılanmadığı sürece 50.000-TL tutarlı mektubun iadesi veya tazmininden vazgeçilmediğini devir ve satış yapılan kişi olan ...' in bayilik sözleşmesi kapsamında şirkete karşı sorumluluğunu yerine getirene kadar sorumluluğun devam ettiğini,...'in sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini, ariyetlerin şirkete teslim etmediğini, istasyonda bulunan kurumsal kimlik ile marka ve logoları taşıyan ürünlerin çöpe atıldığını, tüm zararlar yönünden fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere mektubun tazmin edildiğini ve diğer borçlar yönünden yasal başvuru hakkının bulunduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; tarafların bayilik sözleşmesi yaptığını ve dava konusu teminat mektubunu bu kapsamda verdiğini ve davacının davalı ile anlaşarak bayilik sözleşmesini sona erdirdiğini ve iş yerini ... isimli şahsa devrettiği ve devirden sonra 02.02.2018 tarihine kadar teminat mektubunun süresini uzattığı yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, davacı iş yerini 25.11.2015 tarihinde devrettiğini ve devirden sonra sorumluluğun iki yıl süre ile devam ettiğini, mektubun iki yıllık süreden sonra paraya çevrildiğini kendilerinin borcu olmadığını, devralan şirketin borcundan da sorumluluklarının kalmadığını ve teminatın iadesi gerektiğini beyan ettiği, davacının iş yeri için verdiği teminat mektubunu devirle birlikte geri alması gerekirken devirden sonra iki kez uzatması nedeniyle devralan işletmenin davalı ile olan sözleşmesi kapsamında devralan işletmenin borçları için uzattığı ve uzatma süresinin bitimine kadar teminat işlevinin devam ettiğini kabul ettiği, davacıdan iş yerini devralan ...

ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmenin incelenmesinde sadece davalı şirkete fesih hakkı verildiği, devralanın fesih hakkı olmadığını ve beş yıl süreli olarak yapıldığı anlaşıldığını, EPDK dan gelen evraklar ve davalı tarafından sunulan belgelerin incelenmesi neticesinde ...'in davalı ile olan sözleşmesini süresinden önce sona erdirerek başka bir şirket ile anlaşma yaptığı, ...'in iş yerinde bulunan ekipmanları teslim ettiğine dair delil sunulmadığı, ...'in sözleşmeye aykırı ve tek yanlı olarak teminatın güvencesinin devam ettiği sırada sözleşmeyi feshetmesi ve ekipmanları teslim ettiğini kanıtlayamaması karşısında davalının ... için verilen teminatı tahsil etmesinin haklı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili; müvekkili, davalıdan yapacağı mal alımlarından doğacak borçlarının azamî 50.000-TL’lik kısmını teminat altına almak üzere 05/02/2015 tarihli kesin teminat mektubunu davalıya tevdi ettiğini, teminat mektubunun “Şirketinizden yapacağı MAL alımlarından dolayı” doğacak ve borçlusu “... ...” olan borçları kapsadığını, lehtarın ... ...’nin sözleşme koşullarını yerine getirmediğini ve borcunu ödemediğini bildirir ilk yazılı talebi üzerine ödeme taahhüt edildiğini, işletmenin, davalının muvafakatiyle 25/11/2015 tarihinde ...’e devredildiği; teminat mektubu yalnız süre yönünden 04/02/2016 ve 01/02/2017 tarihlerinde 02/02/2018’e kadar uzatıldığını, müvekkilinin davalıdan herhangi bir mal alımı olmadığını, davalı, 23/09/2018 tarihli ihtarla mektubun yalnız mal alımı için verilmediğini, devralan ...’in bayilik yükümlülükleri yerine getirene kadar uzatıldığını,,,,in sözleşmeyi süresinden önce feshettiğini ileri sürerek mektubu 02/02/2018 tarihinde paraya çevirdiğini bildirdiğini, teminat mektupları Türk hukukunda garanti sözleşmesi niteliğinde ve temel ilişkiden bağımsız olmakla birlikte, üstlenilen risk ne ise yalnızca o risk ölçüsünde sorumluluk doğuracağını, işletme devrinin 25/11/2015 olup devredenin iki yıllık müteselsil sorumluluğu 25/11/2017 itibarıyla sona erdiğini, bu süre içinde müvekkil aleyhine herhangi bir yazılı başvuru olmadığını, süre geçtikten sonra devredenin sorumluluğunun devam ettiğinin kabulünün hukuka aykırı olduğunu, davalının ileri sürdüğü ekipman/kurumsal kimlik iadesi vb.

iddialar mektup kapsamı dışındadır; ayrıca zimmet, devir–teslim, iade tutanakları celbedilmeden davanın karara bağlandığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne;

50. 000-TL’nin 02/02/2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; davacı tarafından bayilik sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun haksız tazmin edildiği ileri sürülerek teminat mektup bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Akdi ilişkinin teminatı olarak verilen teminat mektupları teminat altına aldıkları alacağın varlığının saptanması ve talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde kendisine müracaat edilecek unsurlardır. Bu halde davalı nakde tahvil ettiği teminat mektubu bedeli kadar davacıdan alacaklı olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Davalı; haklı nedenlerle teminat mektubu bedelini tahsil ettiğini ispat yükü altındadır.Niteliği gereği teminat mektubu hangi somut olaya ilişkin ve neyin teminatı olarak verilmiş ise ancak o sebepten kaynaklanan riskin gerçekleşmesi halinde paraya çevrilebilecektir.Teminat mektubunda “...

... firmasının şirketinizden yapacağı MAL alımlarından dolayı şirketinize karşı doğacak borçlarının azami 50.000-TL sine kadar bankamız garanti ettiğinden, borçlu ... ...'nin sözleşme koşullarını yerine getirmediğini ve borcunu vadesinde ödemediğini bildiren ilk yazılı talep üzerine ödeneceği" kaydı bulunmaktadır.Davanın tarafları arasında 05.03.2014 tarihinde 5 yıllık bayilik sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 7 maddesinde bayii'nin işbu sözleşmeyle doğmuş ve doğacak tüm borçlarına teminat teşkil etmek üzere kendisine tanınan risk pozisyonunun iki katı tutarda ipotek teminatı vermek veya risk limiti oranında kesin banka teminat mektubu vermeyi taahhüt etmiştir. Yine sözleşmenin; 14 maddesinde;

sözleşme imzalanan gerçek veya tüzel kişi tarafından sözleşmenin ifa edileceği, bayi, şirketin yazılı muvafakatı olmaksızın bayiliği bir başka kişiye devir edemez hükümleri bulunmaktadır.Davacı tarafından imzalanan bayilik sözleşmesinden sonra taşınmazın ... isimli bayiye devir edildiği ve davalı şirketin aynı istasyonda 18.12.2015 tarihinde ... ile 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığı ve anılan bayii tarafından 5 yıllık süre dolmadan ...'in başvurusu üzerine 21.12.2017 tarihinde dağıtıcı tadili işlemi yaapıldığı EPDK yazısından anlaşılmaktadır. Davacı taraf; müvekkili adına hiç fatura düzenlenmediğini ileri sürmüş, davalı da aksi yönde bir belge sunmamış, savunma da bulunmamıştır.

İstasyonun yeni kurulum nedeniyle işletilmeden ...'e satılmasının sözkonusu olabileceği değerlendirilmiştir. Sözleşmede ki devir hükmüne bakıldığında aynı istasyonda davacı ile bayilik sözleşmesinin feshi yoluna gidilmeden bir başka bayii ile aynı şartlarla 5 yıllık süre ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanması davalının davacı ile olan sözleşmenin tasfiyesi yoluna gittiğini ve istasyonla ilgili ticari ilişkisinin yeni bayii ile sürdürdüğünün kabulü gerekir.Somut olayda davacı bayilik sözleşmesini devir etmemiş,davalı davacı ait iken satılan taşınmazda bulunan istasyonu işletmek ile yeni bir bayilik sözleşmesi imzalamıştır.Davalı taraf davada ki savunmasında ve davadan evvel ki ihtarnamelerde davacının sorumluluğunun sona ermediğini, ...'in borçlarından müteselsil kefaleti bulunduğunu ileri sürse de davacının 18.12.2015 tarihli sözleşmenin borçlarına müteselsil kefil olduğuna ilişkin bir sözleşme sunulmamıştır.Davalı taraf ;davacı ...

...'nin bir borcu olduğunu ileri sürmemiş,aksine ...'in ariyetleri iade etmediği,kurumsal kimlikleri çöpe attığını ileri sürmüştür. Yukarıda yazıldığı üzere teminat mektubu ... ...'nin "mal alımı" nedeniyle doğacak borçlarına karşılık verilmiş olup, başka bir borç için kullanılması mümkün değildir....'in imzaladığı bayilik sözleşmesine kefalet vermeyen; işletme devri nedeniyle doğan borçlardan iki yıl süre ile sorumlu olduğunu düşünen davacının iki yıl süre ile teminat mektubunun süresini uzatması ...'in borçlarını kabul ettiği veya teminat mektubundan tahsil edilmesine muvafakat ettiği olarak yorumlanamaz. ...'in borçlarına kefalet veya garanti verilmeden veya teminat mektubunda bu yolda bir açıklık bulunmadan, daha da önemlisi davalının bir alacak talebinde bulunmadan taraflarca zımnen tasfiye edildiği sonucuna varılan ...

... 'tarafından imzalanan 2014 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında "mal alımından" kaynaklanan bir borcun varlığı doğmadan davalının teminat mektubuna başvurması mümkün görülmemiştir. İstasyonun satışından sonra yeni malik tarafından ipotek verilmesi üzerine davacının ipoteklerinin fek edildiği, bir adet 70.000-TL teminat mektubunun iade edildiği ,bir adet teminat mektubunun iade edilmediği anlaşılmaktadır.Açıklanan nedenlerle ;davanın kabulüne karar verilmek gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ;kararın kaldırılmasına yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2022 Tarih 2018/624 Esas - 2022/705 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne;

50. 000-TL'nin 02/02/2018 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından, 853,88-TLpeşin harcın mahsubu ile kalan 2.561,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça ödenen 889,78-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 849-TL talimat, keşif, tebligat ve müzekkere giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, "Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan 300-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287113 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.