Limit ipoteğinde teminat mektubu bedeli depo edilirse ipotek fekkedilir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1769 E. 2025/2014 K. · · İlk derece: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
Üçüncü kişi tarafından limit ipoteği verilmesi halinde ipotek verenin sorumluluğu, asıl borçlunun tüm borçları değil, ipotek limiti ve fiilen kanıtlanmış risk (örn. teminat mektubu bedeli ve buna bağlı komisyon borcu) ile sınırlıdır; bankanın bu tutar dışında bir risk bulunduğunu delillendirmesi gerekir. İpoteğin fekki davalarında, dava tarihi itibariyle teminat altına alınan borcun varlığı tespit edilse de, usul ekonomisi gözetilerek davacıya bu tutarı bir mercie veya mahkeme veznesine depo etmesi için süre verilip, depo ve ödeme yapılması halinde ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekir; dava tarihindeki borç durumuna dayanılarak doğrudan davanın reddi doğru değildir.
Ele alınan sorunlar
Üçüncü kişi ipotek verenin sorumluluk kapsamı → kabul
İddia: Davacı, kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, dolayısıyla toplam bedeli 21.816-TL olan iki adet teminat mektubu dışında bir sorumluluğu bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İpoteğin limit ipoteği olduğu, davacının genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu veya müteselsil kefil sıfatının bulunmadığı, davacının üçüncü kişi ipotek veren olarak şirketin doğmuş ve doğacak borçlarından sadece 250.000-TL limit ile sorumlu olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davalı banka, iki adet teminat mektubu dışında nakit veya gayrinakit borç bulunduğu yolunda delil sunmamış, bilirkişi incelemesinde de başkaca bir borç tespit edilmemiştir. Davalı vekilinin davacının sorumluluğunun ipotek limiti kadar olduğu yönündeki savunması somutlaştırılmamıştır; teminat mektupları ve komisyonu dışında bir risk bulunduğunu ortaya koyup delillendirme yükü davalı bankaya aittir. Dava dışı şirkete kredi limiti açılmış olması bankayı alacaklı hale getirmez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminat mektuplarının iade edilmemesi nedeniyle riskin devam edip etmediği → kısmi kabul
İddia: Davacı, ihalenin gerçekleşmediğini, teminat mektuplarının bu ihale için verilmiş olup artık kullanılmasının söz konusu olmayacağını, komisyon bedellerini kendisinin ödediğini ve bankanın zararı bulunmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Teminat mektuplarının kesin ve süresiz olduğu, SGK ilişiksizlik belgesi sunulmadan iade edilmeyeceğinin ilgili kurum yazısıyla bildirildiği, lehine mektup verilen şirketin sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle bu belgenin temin edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, bankanın riskinin şeklen devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu risk teminat mektubu bedelleri (21.816-TL) ile teminat mektup bedelinin depo edileceği tarihe kadar oluşacak komisyon borcu ile sınırlıdır; bu tutarın dışında kalan kısım için ipoteğin sürdürülmesinde davalının hukuki yararı yoktur.
Gerekçe kaynağı: özgün
İpoteğin fekki davasında karar tarihine göre depo yoluyla sonuca gidilmesi → kabul
İddia: Davacı, teminat mektubu bedelinin ilgili idareye bildirilecek miktarla sınırlı olarak ödeneceğini taahhüt etmiş, mahkemenin bu yönde bir müzekkere yazıp sonucuna göre karar vermesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İpoteğin fekki davalarında kural olarak dava tarihi itibariyle ipoteğin teminat altına aldığı borcun varlığı halinde davanın reddi gerekirken, yargı uygulaması zaman içinde borcun ödenerek ipoteğin fekkinin sağlanabileceği yönünde gelişmiştir. Somut olayda lehine teminat mektubu verilen şirket terkin edilmiş, teminat mektuplarının iadesi mümkün olmamakla birlikte, istinaf karar tarihi itibariyle aradan geçen yirmi yıla yakın süre içinde lehdarın tazmin talebinin bulunmadığı, bankanın hesabı kat etmediği ve ipoteğin paraya çevrilmesini istemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı bankanın teminat mektup bedeli ile varsa komisyon bedelleri kadar riskinin halen mevcut olduğu gözetilerek, davacı tarafa bu tutarın bankada açılacak faizsiz bir hesaba depo edilmesi ve varsa komisyon borçlarının ödenmesi için süre verilmesi, depo ve ödeme yapıldığı takdirde ipoteğin fekkine karar verilmesi gerekirken, dava tarihi itibariyle borcun devam ettiğinin tespitiyle davanın reddedilmesi doğru olmamıştır. Usul ekonomisi gözetilerek, ipotekle teminat altına alınan alacağın davacı tarafından mahkemenin göstereceği bir mercie veya mahkeme veznesine yatırılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerekir; bu durumda davalı dava tarihi itibariyle haklı olduğundan karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmaz, davacı ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olur ve ipoteğin fekkine karar verilir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararda, ipoteğin fekki davalarında dava tarihindeki borç durumuna göre değil, usul ekonomisi gözetilerek davacıya teminat bedelinin depo edilmesi için süre verilmesi ve depo halinde ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiği yönünde bir kural benimsenmiş, ayrıca Yargıtay 19. HD ve dairenin önceki kararına atıfla bu yaklaşımın yerleşik uygulama olduğu belirtilmiştir. Bu yönüyle karar, limit ipoteğinde üçüncü kişi ipotek verenin sorumluluk sınırı ve depo usulü açısından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ipoteğin fekki↗ limit ipoteği (üst sınır ipoteği)↗ üçüncü kişi ipotek veren↗ teminat mektubu↗ gayrinakit risk↗ usul ekonomisi↗ depo şartına bağlı hüküm↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/1769
KARAR NO 2025/2014
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/10/2025
NUMARASI 2025/660 Esas 2025/651 Karar
DAVA
İpoteğin Fekki
İSTİNAF KARAR TARİHİ 08/12/2025
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, dava dışı ... Nakliyat..Ltd Şti ile davalı banka arasında 01.01.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, kredi sözleşmesinin şirketin ...ve Alkol İşletmeleri AŞ nin açtığı ihaleye katılmak için gereken kesin teminat mektuplarının davalı bankadan alınarak idareye teslim edilmesi amacına yönelik olduğunu,dava dışı 3.kişi olan...i adına kayıtlı olan İstanbul Eyüp İlçesi Alibeyköy Mahallesinde kain tapunun ... . ... arsa paylı kat irtifakı tesis edilen taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 03.07.2006 tarih ve ... yevmiye sayısıyla 250.000-TL meblağlı 1.derecede ipotek tesis edildiğini, ipotek tesis edildikten sonra davalı banka tarafından şirkete 05/07/2006 tarih, 074-LI-010330 numaralı, ...
seri numaralı ve 12.600-TL meblağlı, 05/07/2006 tarih, 074-LI-010329 numaralı, 0006482 seri numaralı ve 9.216-TL meblağlı olmak üzere toplamda 2 adet kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğini, müvekkili tarafından 22.04.2011 tarihinde verilen taahhütname ile mevcut ipoteğin müvekkil adına kayıtlı olan aynı taşınmazda A Giriş Zemin Kat 1 ... arsa paylı kat irtifakı tesis edilmiş taşınmaz üzerine mevcut ipoteğin trampa edilmesine muvafakat edilerek 25.04.2011 tarih ve 6273 yevmiye sayısıyla davalı banka lehine 1.derecede 250.000-TL meblağlı ipoteğin trampa edildiği, ancak şirketin ihaleyi kazanamadığını, ihalenin ipoteğin teminat olarak verildiği firma tarafından kazanılamaması üzerine bu kişi tarafından teminat mektuplarının iadesi amacıyla yapılan başvurunun Tekel tarafından 18.11.2009 tarih ve B.02.2.TTT.0.73.003.03.647 sayılı cevap yazısı ile kuruma verilen teminat mektuplarını iadesi için SGK, ilişiksizlik belgelerinin getirilmesi halinde teminat mektuplarının iade edileceğinin bildirildiğini,aradan 8 yıl geçmesine rağmen davalı banka tarafından ipotek kaldırılmadığı gibi şirket tarafından Tekel cevap yazısında belirtilen şartlar yerine getirilmediğinden teminat mektuplarının iadesinin sağlanamadığını ,müvekkili tarafından teminat mektubu komisyon bedellerini ödemekle mükellef olmamasına rağmen bugüne kadar tahakkuk eden tüm komisyon bedellerini ödediğini,şirketin 18.02.2015 tarihinde sicilden terkin edildiğini belirterek ihaleden beri 11 yılı aşkın süredir teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yoluna başvurulmdığı,bu halde kurumun ihale nedeniyle herhangi bir zararı bulunmadığının açık olması, davalı bankanın kredi sözleşmesi kapsamında verdiği teminat mektupları komisyon bedellerinin bugüne kadar müvekkil tarafından düzenli olarak ödenmesi nedeniyle banka zararı bulunmaması, lehine ipotek verilen şirketin faaliyette olmaması ve bu şirketin hissedarlarına 11 yıldır ulaşılamaması nedeniyle borçsuzluk belgesinin alınmasının mümkün bulunmaması, Tekel Tütün ..AŞ tarafından bildirilecek alacak miktarının (ki teminat mektubu bedelleri olan 21.816-TL ile sınırlı olarak) müvekkili tarafından ödenme güvencesi verildiği gözetilerek, kredi sözleşmesinde imzası bulunmaması nedeniyle 2004 sayılı İİKnın 150/c.3 maddesi gereğince ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili müvekkili bankanın, dava dışı ...'a kredi sözleşmesi kapsamında bir kredi limiti tahsis ettiğini, kredi ilişkisinin güvencesi olarak, başkaca bir kısım kefaletler ile birlikte, TMKnın 881 maddesi uyarınca, yine dava dışı ... adına kayıtlı bir adet taşınmaz üzerine ipotek verildiğini, ipoteğin, ''üst sınır ipoteği'' olarak tesis edildiğini, bu ipotek türünün yasa gereği doğmuş ve doğacak tüm risklerin teminatı olarak tesis edildiğini ve teminat kapsamının maddi üst sınırı ipotek akit tablosunda açıkça gösterildiğini, dava dışı ... ve davacı arasındaki bir kısım özel münasebetler nedeni ile müvekkili Bankaya aynı yerin yalnızca kapı numaraları değişmek üzere davacı adına trampa yapılması teklifi yapıldığını ve yine davacı/malikin kendi rızası ve muvafakati ile trampa gerçekleştiğini, ilişkinin tek dayanağının bahsedilen genel kredi sözleşmesi olmadığını, davalı bankanın bir katılım bankası olduğunu uygulamada kredi talebinde bulunan müşterilerine belirli bir limit tahsis ettiğini ve kredi sözleşmesinde taraflarca belirlenen bu limit ile bunu güvence altına alacak teminatlar mukabilinde devamlılık arz eden kredi kullandırımı sağlandığını, kredilere mahsuben yapılan geri ödeme nispetinde de tekrar limit açıldığını, ipotek verenin sorumluluğunun süresiz kefalet olarak değerlendirileceğini, davanın ...
şirketine ihbarı gerektiğini belireterk davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacı vekili ipotek işleminin dayanağı olan kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığından müvekkilinin bu kredi sözleşmelerinden teminat mektubu bedelleri olan 21.816-TL dışında sorumluluğu bulunmadığını, teminat mektuplarının bu ihale için verilmesi ve de ihalenin gerçekleşmemiş ve artık gerçekleşmeyecek olması nedeniyle verilen teminat mektuplarının kullanılması gibi bir hususun söz konusu olmadığını, teminat bedelinin davalı bankaya ödeyebileceklerini belirterek ipoteğin fekki talebinde bulunduğu, davacı tarafından 25/04/2011 tarihinde edinilen Alibeyköy Mah. ... ada, 21 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüm üzerindeki ... Bankasının 250.000- TL bedelle ipoteğinin bulunduğu ve bu ipoteğin fekkinin talep edilip taşınmazın dava dışı ...
şirketinin davalı banka ile olan 01/01/2006 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şahsa ait iken taşınmaza 250.000- TL bedelle ipotek tesis edildiği ve banka tarafından iki adet teminat mektubunun dava dışı şirkete verildiği ancak söz konusu teminat mektubunun iptal edildiği veya bankaya ibrazının söz konusu olmadığı ve 12.600-TL ve 9.216- TL meblağlı toplamda iki adet kesin ve süresiz teminat mektubunun bankaya olan riskinin devam ettiği ve ilişiksizlik belgelerinin alınmadığı, ipoteğin fekki koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; ipotek işleminin dayanağı olan kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını,müvekkilinin bu kredi sözleşmelerinden teminat mektubu bedelleri olan 21.816-TL dışında sorumluluğu bulunmadığını,teminat mektuplarının komisyon bedellerinin de bugüne kadar müvekkili tarafından ödenmesi nedeniyle davalı bankanın zararı bulunmadığı dikkate alınarak ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava açılırken, lehine ipotek verilen şirketin faaliyette olmaması ve bu şirketin hissedarlarına 11 yıldır ulaşılamaması nedeniyle ilgili borçsuzluk belgesinin alınmasının ve de teminat mektuplarının iadesinin yasal olarak mümkün bulunmaması nedeniyle ilgili idareye müzekkere yazılarak bu müzekkere sonucunda bildirilecek olan 21.816-TL' nin (müvekkili açısından bu yönde sınırlı) müvekkili tarafından ödeneceğinin belirtildiğini, Mahkeme tarafından bu talebin yerine getirilmediğini, bu talep yerine getirilseydi bu teminat bedelinin ilgili bankaya ödeneceğini ve fek işleminin tamamlanacağını, ilgili idare tarafından açılan ihalenin gerçekleştirilmediğini, teminat mektuplarının bu ihale için verilmiş olması ve de ihalenin gerçekleşmemiş ve artık gerçekleşmeyecek olması nedeniyle verilen teminat mektuplarının kullanılması gibi bir husus söz konusu olmadığını belirterek kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; dava dışı şirketin borçlarını temin etmek üzere davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Dava dışı ... Nakliyat...Ltd. Şti. ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi 01.01.2006 tarihli imzalandığı, kullanılan kredinin teminatını teşkil etmek üzere dava dışı kişi adına kayıtlı Eyüpsultan İlçesi, Alibeyköy Mah., ... ada ..nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmaz üzerine 03/07/2006 tarihinde davalı banka lehine 250.000-TL tutarlı ipotek tesis edildiği, ipotek tesis tarihinden sonra davalı bankanın dava dışı şirket lehine ...ve Alkol İşletmeleri’ne 05/07/2006 tarihli, 9.216-TL ve 12.600-TL tutarlı iki adet teminat senedi mektubu sunduğu, teminat mektuplarının henüz bankaya iade edilmediği, davacının 22/04/2011 tarihli muvafakati ile bahse konu ipoteğin davacı adına aynı taşınmazda bulunan Zemin Kat, A Blok, 1 nolu bağımsız bölüm ile trampa edildiği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.İpoteğin limit ipoteği bulunduğu;
davacının genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu ve müteselsil kefil sıfatı bulunmadığı; tesis edilen ipoteğin üçüncü şahıs olduğu ve davacının şirketin doğmuş ve doğacak borçlarından sorumluluğu sadece 250.000-TL limit ile sorumlu olduğu hususunda da bir uyuşmazlık yoktur. Davacı; davalı bankanın toplam bedelleri 21.816-TL olan iki adet teminat mektubu dışında bir borcu olmadığını ileri sürmüş davalı banka ise iki adet teminat mektubu dışında nakit veya gayrinakit borç bulunduğu yolunda delil sunmamıştır. Banka kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesinde de başkaca bir borç bulunmadığı belirlenmiştir. Teminat mektupları içeriği ve Tekel'in 18.11.2009 tarihli yazısında SGK ilişiksizlik belgesi sunulmadan teminat mektuplarının iade edilmeyeceği bildirilmiştir.
Lehdarın elinde bulunan teminat mektuplarının kesin ve süresiz bulunduğu, davalı banka açısından riskin şeklen devam ettiğinin kabulü gerekir. Bu halde davalı bankanın riski teminat mektubu bedelleri olan 21.816-TL ile ve teminat mektubunun bedelinin depo edileceği tarihe kadar olan şirketin komisyon borcu ile sınırlıdır. Bu halde; bu miktarın dışında kalan tutar bakımından ipoteğin sürdürülmesinin davalı bakımından hukuki yararı yoktur. Davacı doğan komisyon borcunun müvekkili tarafından ödendiğini ileri sürmüş ise de bilirkişi raporunda bu konuda bir inceleme yapılmamıştır. Yargı uygulamasında ; İpoteğin fekki davalarında dava tarihi itibariyle ipoteğin teminat altına aldığı borç var ise davanın reddi iken zaman içinde borcun ödenerek ipoteğin fekki gerektiği yolunda gelişmiştir.
Esasen somut olayda lehine teminat maktubu verilen şirketin terkin edildiği, teminat mektuplarının iadesinin de mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte; aradan geçen zamana göre (istinaf karar tarihi itibariyle 20 yıla yakın bir süredir.)lehdarın tazmin talebi olmadığı, bankanın da hesabı kat etmediği, ipoteğin paraya çevrilmesini istemediği anlaşılmaktadır. Bu halde; halen meri olduğu ve davalı banka açısından teminat mektup bedeli+var ise komisyon bedelleri kadar riskinin mevcut olduğu gözetilerek davacı tarafa 21.816-TL gayrinakit borcun deposu,depo kararı tarihine kadar komisyon bedellerini ödemek üzere süre verilerek;teminat mektup bedellerinin bankada açılacak" faizsiz bir hesaba" depo edilmesi ,varsa komisyon borçları ödenmek üzere süre verilmesi,depo edildiği ve ödeme yapıldığı takdirde ipoteğin fekkine karar verilmek gerekirken dava tarihi itibariyle borcun varlığının devam ettiğinin tesbit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Somut olaya emsal olan Yargıtay 19 HD nin 2018/2119 esas, 2019/4616 esas sayılı ve 3/10/2019 tarihli ilamında "Elbette genel olarak dava, dava tarihindeki hukuki duruma göre sonuçlandırılır.
Ancak somut olayda usul ekonomisi de gözetilerek ipotekle teminat altına alınan davalı alacağının davacı tarafından mahkemenin göstereceği bir mercie veya mahkeme veznesine yatırıldığı takdirde davanın kabul edilmesi gerekir.Yargıtay uygulamaları da bu şekildedir.Davalı, dava tarihi itibariyle haklı olduğu için karar harcı ile davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu olmaz iken, davacı ise karar harcı ile davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacak ve ipoteğin de fekkine karar verilecektir." denilmiştir. (Dairemizin 2019/256 esas, 2020/834 karar sayılı kararı ile bu kararı onayan Yargıtay 11 HD nin 2020/8195 esas, 2022/3463 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.) Açıklanan nedenlerle;
davalı bankanın gayrinakit riskinin+depo tarihine kadar ödenmemiş komisyon borcu var ise teminat mektup bedeli kadar devam ettiği, davalı vekili tarafından davacının sorumluluğunun ipotek limiti kadar olduğunu ileri sürse de bu savunmanın somutlaştırılmadığı, teminat mektupları ve komisyonu dışında bir risk var ise bu durumun davalı banka tarafından ortaya konulup delillendirilmesi gerektiği, dava dışı şirkete limit açılması ile bankanın alacaklı hale gelmeyeceği ,davacı tarafın ileri sürdüğü gibi Tekel İşletmelerinden borç durumu sorularak bir tesbit yapılamayacağı;genel kredi sözleşmesinin asıl borçlusu ve müteselsil kefili olmayan davacının ipotek bedelinden başkaca bir sorumluluğu olmadığı , mektup bedelleri kadar gayrinakit riskin depo edilmesi+varsa komisyon borçlarının ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 Tarih 2025/660 Esas 2025/651 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287075 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi