6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Dava tarihi ile aynı gün yapılan arabuluculuk başvurusunda dava şartı eksikliğinin giderilmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1853 E. 2025/2113 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Davacının nitelemesi: Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olup, bu eksiklik kural olarak sonradan tamamlanabilir nitelikte değildir ve mahkemece süre verilerek giderilmesi beklenmez. Ancak dava şartı noksanlığı mahkemece esasa girilmeden önce fark edilmemiş, davalı tarafça da ileri sürülmemiş ve hüküm anına kadar (arabuluculuk sürecinin tamamlanıp son tutanağın dosyaya ibraz edilmesiyle) giderilmişse, başlangıçtaki eksiklik nedeniyle dava usulden reddedilemez; bu durumda davanın esasının incelenmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

Ticari davada arabuluculuk dava şartı eksikliğinin dava açıldıktan sonra ama hüküm öncesi giderilmesi → kabul

İddia: Davacılar vekili, davanın açılmasından hemen sonra aynı gün arabulucuya başvurulduğunu, arabuluculuk son tutanağının mahkemenin esasa girmesinden ve cevap süresinden önce dosyaya sunulduğunu, dolayısıyla dava şartının yerine getirildiğini ileri sürerek usulden ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Dava ticari dava olduğundan dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulması dava şartıdır; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde kural olarak dosya üzerinden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilir (HUAK m.18/A/2, c.4; HUAK Yönetmeliği m.22/3) ve bu eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verilmez; zira arabuluculuk dava şartı, HMK 115/2 kapsamındaki gider avansı veya teminat gösterilmesi gibi sonradan tamamlanabilen bir dava şartı olarak düzenlenmemiştir. Bununla birlikte HMK 115/3 hükmünün uygulanmasına engel yoktur: dava şartı noksanlığı mahkemece davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca da ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü dava usulden reddedilemez. Somut olayda dava 12/12/2024 günü saat 16:01'de açılmış, davacı aynı gün saat 16:58'de arabulucuya başvurmuş, 18/12/2024 tarihli anlaşmazlık son tutanağı 25/12/2024 tarihinde dosyaya ibraz edilmiştir. Mahkemece dava açıldığında eksiklik fark edilmemiş, dava dilekçesi davalıya 23/12/2024 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı vekili ancak 06/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde arabulucuya başvurulmadığı itirazını ileri sürmüştür. Davadan önce başvuru yapılması tamamlanamaz dava şartı niteliğinde olsa da, arabuluculuk başvurusunun dava tarihiyle aynı gün yapıldığı, davalı tarafça davaya cevap verilip bu eksikliğin ileri sürülmesinden ve mahkemece son tutanağın istenmesinden önce eksikliğin giderildiği anlaşıldığından, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkâr tazminatı talebiyle katılma yoluyla istinaf başvurusu → tartışılmadı

İddia: Davalı vekili, İİK 72 uyarınca verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuştuğunu ileri sürerek müvekkili lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verildiğinden, davalı vekilinin icra inkâr tazminatına ilişkin katılma yoluyla istinaf başvurusunun konusu kalmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari davalarda arabuluculuk dava şartının, dava açılmadan önce yerine getirilmemiş olsa bile, davalı cevap vermeden ve mahkeme son tutanağı istemeden hüküm anına kadar giderilmesi halinde davanın usulden reddedilemeyeceğine ilişkin tespit, benzer usuli uyuşmazlıklarda emsal niteliği taşımaktadır. Karar, aynı yöndeki bir Yargıtay 11. HD ilamına da atıf yapmıştır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır ve arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde kural olarak dosya üzerinden dava şartı yokluğu sebebiyle usulden ret kararı verilir; bu eksikliğin giderilmesi için davacıya süre verilmez. Ancak eksiklik mahkemece esasa girilmeden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve hüküm anına kadar giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığı nedeniyle dava usulden reddedilemez.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
arabuluculuk dava şartı menfi tespit kambiyo senedi usulden ret dava şartı noksanlığının giderilmesi icra inkâr tazminatı katılma yoluyla istinaf

Atıf yapılan mevzuat: HUAK — HUAK 18/A/2, c.4 · HUAK Yönetmeliği — HUAK Yönetmeliği 22/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 115/2HMK 115/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1853

KARAR NO 2025/2113

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/09/2025

NUMARASI 2024/924 Esas - 2025/634 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 12/12/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2025

Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ilişkin kararın davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; İstanbul Anadolu 25.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından takibe konu edilen 14.11.2024 tarihli bononun tahrif edilmiş olduğu ve TTK 749/1 maddesi gereği kambiyo vasfının bulunmadığı, ayrıca bononun teminat olduğu gerçeği kapsamında müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalı tarafın kötü niyetli olmasından dolayı %20 dan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; arabuluculuk tutanağı aslı dava dilekçesi ile birlikte sunulmayarak dava şartı yerine getirilmediğinden, esasa girilmeden davanın derhal reddine, sadece, gerçeğe aykırı, soyut beyana dayalı tahrifat ve zaman aşımı iddiaları nazarı dikkate alınmayarak yazılı delil ile ispat edilemeyen, haksız, gerçeğe ve yasaya aykırı davanın reddine, kötü niyetli davacıların icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece;davanın 12/12/2024 günü saat 16:01'de açıldığı, davacının aynı gün saat 16:58'de de arabulucuya başvurarak 18/12/2024 tarihli anlaşmazlık son tutanağını 25/12/2024 tarihinde dosyaya ibraz ettiği, 6102 sayılı TTK nın 5/A maddesi gereği arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesinin dava şartı olduğu, sonradan tamamlanabilir şartlardan olmadığı, dava açılmadan önce

arabulucuya başvurulması yeterli olmayıp,sürecin olumsuz sonuçlanması ve

arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibrazının gerektiği,

ancak davacı tarafın işbu davayı açtıktan sonra arabuluculuk yoluna başvurduğu gerekçesiyle, aynı doğrultudaki emsal BAM kararları doğrultusunda davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacılar vekili; Yargıtay 3.HD'nin 2023/616 E. 2023/2371 K. Sayılı ve 21.09.2023 tarihli kararında "esasa girilmeden önce arabuluculuk işlemi tamamlandığından dava şartı yerine getirilmiş olup işin esasına girilmelidir." olarak hüküm verildiğini işbu menfi tespit davası 12/12/2024 günü saat 16:01'de açılmış, sonra aynı gün saat 16:58'de de arabulucuya başvurularak 18/12/2024 tarihli anlaşmazlık son tutanağı 25/12/2024 tarihinde dosyaya ibraz edildiğini, arabuluculuk son tutanağı mahkemenin esasa girmesinden hatta tarafların cevap sürelerinden çok daha önce dosyaya sunulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

2- Katılma yoluyla istinaf başvurusunda davalı vekili; mahkemece davacının talebi ile İİK. 72 uyarınca, %20 tazminat karşılığında, icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi zımnında ihtiyati tedbir kararı verildiği ve kararın uygulandığını tedbir nedeniyle müvekkil alacağına geç kavuşarak zarara uğradığını ileri sürerek müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava ;menfi tespit talebine ilişkindir.

Dava ticari dava olduğundan dava açılmadan evvel arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın ve dosya üzerinden davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. (HUAK m.18/A/2, c. 4; HUAK Yönetmeliği m.22/3). Burada dava şartı arabuluculuk süreci, 6100 sayılı HMKnun 115/2 maddesi çerçevesinde, gider avansı yatırılmasında veya gerekli hallerde teminat gösterilmesinde olduğu gibi tamamlanabilen bir dava şartı eksikliği olarak düzenlenmemiştir.Dava şartı noksanlığının giderilmesi ve arabulucuya başvurulması için mahkemece davacıya süre verilmeyecektir. Bununla birlikte HMK nın 115(3)maddesinin uygulanmasına engel yoktur.

Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.Davanın 12/12/2024 günü saat 16:01'de açıldığı, davacının aynı gün saat 16:58'de arabulucuya başvururarak 18/12/2024 tarihli anlaşmazlık son tutanağını 25/12/2024 tarihinde dosyaya ibraz ettiği, mahkemece dava açıldığında eksikliğin fark edilmediği, davalıya dava dilekçesinin 23.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 06.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde arabulucuya başvurulmadığını belirterek itiraz ettiği anlaşılmaktadır. Davadan önce başvuru yapılması tamamlanamaz dava şartı ise de, arabuluculuk başvurusunun dava tarihi ile aynı gün yapıldığı, davalı tarafça davaya cevap verilmeden ve dolayısıyla bu eksiklik ileri sürülmeden, mahkemece son tutanak istenmeden eksikliğin giderildiği belirlenmekle,davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

(Yargıtay 11 HD nin 2024/3454 esas,2025/1836 karar sayılı 17.03.2025 tarihli ilamı da aynı yöndedir.) Açıklanan nedenlerle;istinaf nedeni yerinde görülen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararının kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine, verilen karara göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2025 Tarih 2024/924 Esas - 2025/634 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine""davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 615,40-TL, davalı 615,40‬-TL ) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287064 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.