Ticari defter delili: her iki tarafın defterleri incelenmeden eksik inceleme ile hüküm kurulamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/9 E. 2025/1981 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan Alacak ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari satıma dayalı itirazın iptali davalarında, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir; fatura ve davacının ticari defter kayıtları, diğer tarafın defterlerinin de HMK 222 uyarınca incelenmesi ve karşılaştırılması yapılmadan tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Mahkemenin sadece davacının ticari defterlerini inceletip davalının defterlerini incelemeden karar vermesi eksik inceleme oluşturur. Ayrıca alacağın muaccel olması ile borçlunun temerrüde düşürülmesi ayrı olgular olup, temerrüt ihtarı bulunmadan işlemiş faize hükmedilemez; kur farkı faturasına dayalı taleplerde de bu talebin koşullarının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun tebliğinde usulsüzlük iddiası → ret
İddia: Davalı vekili, dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu görülmekle, davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Fatura konusu mal tesliminin ispatı ve ispat külfetinin davacıya ait olması → kabul
İddia: Davalı vekili, davacı tarafın ticari defterlerinde alacaklı gözükmesinin yeterli olmadığını, faturalara konu malların müvekkiline tesliminin ispatlanması gerektiğini, davacının bu konuda belge sunmadığını ve ispat külfetini yerine getiremediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya aittir ve yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır ve bu iddiasını uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır; ayrıca sahibi ve halefleri lehine delil olabilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Somut olayda, cari hesap dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmişse de, davalının ticari defterlerinin ibrazı hususunda ara karar verilmediğinden davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı kabul edilemez. Faturaların salt davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edilmesi, alacağın varlığının ispatlandığı sonucunu doğurmaz; HMK 222'deki koşullar değerlendirilerek sonuca varılması gerekir. Dava dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayanılmış olup, HMK'nın 222. maddesine uygun şekilde incelemenin her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılması gerekirken, sadece davacının ticari defterlerinin ibrazı istenilerek eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Kur farkı faturası bakımından talep koşullarının değerlendirilmemiş olması → kabul
Gerekçe: Davacının alacağının 46.623,66-TL'si davacının düzenlediği kur farkı faturasına dayanmaktadır; kur farkı talep koşullarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
İşlemiş faize hükmedilmesi için temerrüdün gerekip gerekmediği → kabul
İddia: Davalı vekili, müvekkili temerrüte düşürülmediği halde işlemiş faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Davacı tarafça düzenlenen faturalar bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde davalıya bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır; fatura üzerinde yazılı olan vade tarihleri ancak alacağın muaccel olmasını sağlar.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari defterlerin delil olarak kullanılabilmesi için HMK 222 uyarınca her iki tarafın defterlerinin incelenmesi gerektiği, aksi halde eksik incelemeye dayalı hükmün kaldırılacağı; ayrıca temerrüt ile muacceliyetin farklı olgular olduğu ve temerrüt ihtarı olmadan işlemiş faize hükmedilemeyeceği yönündeki tespitler bakımından bölgesel emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazın iptali↗ ticari defter delili↗ ispat külfeti↗ HMK 222↗ kur farkı faturası↗ temerrüt↗ muacceliyet↗ eksik inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/9
KARAR NO 2025/1981
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 22/09/2022
NUMARASI 2022/241 Esas 2022/1281 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketten olan cari hesap alacağını tahsil edememesi üzerine Çorlu 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, ancak borçlu tarafından icra takibine hiçbir hukuki gerekçesi olmadan itiraz edildiğini, davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde, dilekçede yalnızca davalının müvekkili şirkete borcu bulunmadığının iddia edildiğini, ancak cari ekstreden de anlaşılacağı üzere müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu ve bundan doğan borcun ödenmediğini, alacağın varlığının toplanacak deliller sonucunda anlaşılacağını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; bilirkişi raporunda, davacı tarafın ticari defterlerin incelenmesi sonucu davacı şirketin davalı şirketten icra takibine konu miktar kadar alacaklı olduğunun belirtildiği, borcun ödendiğine ilişkin ispat külfetinin davalı tarafa geçtiği, ancak davalının bu husustar delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin 112.323,83-TL asıl alacak, 1.778,85-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 114.102,68-TL üzerinden devamına,alacağın %20'si oranında (22.464,76-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında bir ticari ilişki söz konusu olsa da, müvekkilince davacı taraftan alınan tüm malların bedellerinin ödendiğini, yargılama sırasında dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun müvekkili şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini ve müvekkil şirketin ticari defterlerinde yapılması zorunlu olan bilirkişi incelemesinin yapılmadığını, mahkemece sadece davacı şirketin ticari defterlerine göre karar verilmişse de, davacı tarafın ticari defterlerinde alacaklı gözükmesi yeterli olmayıp, faturalara konu malların müvekkili şirkete tesliminin ispatlanması gerektiğini, ancak davacı tarafça bu konuda hiç bir belge sunulmadığını, bu durumda davacı taraf ispat külfetini yerine getiremediğinden, davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili şirket temerrüte düşürülmediği halde,işlemiş faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma dayalı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı vekili tarafından dava dilekçesi ve bilirkişi raporunun müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ileri sürülmüşse de,yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu görülmekle, davalı vekilinin usulsüz tebligata ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Kural olarak; fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delille kanıtlamalıdır.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda mahkemece 28.04.2022 tarihli duruşmada davacının ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmişse de, davalı tarafın ticari defterlerine ilişkin bir inceleme kararı verilmediğinden davalının ticari defterleri incelenememiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının toplam 65.700,18-TL tutarlı mal satış faturaları ile 46.623,66-TL kur farkı faturası alacağını icra takibine konu ettiği, davacının toplam 13 adet faturaya dayalı 117.323,84-TL alacağından davalının 5.000-TL ödemesi düşülerek bakiye 112.323,84-TL alacaklı olduğu, davacının 1.778,86-TL işlemiş faiz talep edebileceği, buna göre davacının davalıdan toplam 114.102,68-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir. HMK'nın 222/1 maddesi gereğince mahkemece tarafların ticari defterlerinin ibrazına taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği gibi kendiliğinden de karar verebilecektir. Somut olayda cari hesap dayanağı faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmişse de,davalının ticari defterlerinin ibrazı hususunda ara karar verilmediğinden, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı kabul edilemeyecektir.
Faturaların balt davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun tesbit edilmesi alacağın varlığının ispatlandığı kabul edilemeyeceğinden HMK 222 madde deki koşullar değerlendirilerek sonuca varılması Davacının alacağının 46.623,66-TLsi davacının düzenlediği 02.12.2021 tarihli kur farkı faturasına dayanmaktadır.Kur farkı talep koşullarının bulunup bulunmadığı da değerlendirilmemiştir.Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır.Davacı tarafça düzenlenen faturalar bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde davalıya bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır. Fatura üzerinde yazılı olan vade tarihleri ancak alacağın muaccel olmasını sağlar.Dava dilekçesinde ticari defterlere delil olarak dayanılmış olup HMK'nın 222.
maddesine uygun şekilde incelemenin her iki tarafın ticari defterleri üzerinde yapılması gerekirken sadece davacının ticari defterlerinin ibrazı istenilerek,HMK nın ticari defterlerin delil olması şartlarına göre yapılacak inceleme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanıp değerlendirilmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/09/2022 Tarih 2022/241 Esas 2022/1281 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Yatırılan 1.948,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287059 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi