6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari satımda ayıplı mal, dava değeri ve harç eksikliği nedeniyle kaldırma

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1664 E. 2025/2105 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Davacının nitelemesi: Ayıplı Malın Misli ile Değiştirilmesi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Ticari satıma konu malda oluşan ayıptan TBK 219 vd. hükümleri gereği yalnızca satıcı sorumludur; elektronik pazar yeri işleticisi/aracı hizmet sağlayıcı, 6563 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca içerik veya içeriğe konu mal/hizmetten kaynaklanan hukuka aykırılıklardan sorumlu tutulamaz. Satıcı şahıs işletmesinin tür değiştirerek şirkete dönüşmesi halinde yeni şirket, TTK 194 uyarınca eski işletmenin borçlarına halef olduğundan ayıptan sorumludur. Terditli davada asıl talep olan misli ile değişimin kabul edilmesi halinde dava değeri, değişimi talep edilen malın dava tarihindeki güncel değeri üzerinden belirlenmeli; eksik harç tamamlattırılmalı ve buna göre vekalet ücreti hesaplanmalıdır; aksi halde, kabul edilen bir talep varken reddedilmiş talep gibi işlem yapılarak dava değerini aşan vekalet ücreti takdiri hatalı olur.

Ele alınan sorunlar

Aracı platformun (elektronik hizmet sağlayıcı) ayıplı maldan sorumluluğu → ret

İddia: Davacı, aracı platform durumundaki davalının da ayıplı bilgisayardan müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava konusu bilgisayarın satışı taraflar itibariyle ticaridir; ticari satıma konu malda oluşan ayıba TBK 219 vd. hükümleri uygulanır ve bu hükümlerde ayıptan kaynaklı sorumluluk yalnızca satıcıya yüklenmiştir. 6563 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir; elektronik pazar yeri işleticileri sistemde yapılan akitlerin tarafı haline gelmez. Bu nedenle aracı platformun ayıplı maldan sorumlu olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yeni bilgisayar alımının maddi zarar teşkil edip etmediği → ret

İddia: Davacı, ayıplı ürün nedeniyle muadil bilgisayar almak zorunda kaldığını ve bu bedeli maddi zarar olarak talep ettiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Malın ayıplı olması nedeniyle davacının yeni bir bilgisayar alması ve bu yeni bilgisayarın da davacının kullanımında olması nedeniyle söz konusu alım maddi zarar teşkil etmez; bu nedenle davacının maddi tazminata ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tür değiştiren satıcı şirketin (şahıs işletmesinin borçlarına halefiyet) sorumluluğu → ret

İddia: Davalı satıcı şirket, faturadaki satıcının kendisi olmadığını, satışın şahıs işletmesi tarafından yapıldığını, kendisinin sonradan kurulan farklı bir tüzel kişilik olduğunu ve pasif husumetinin bulunmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ticaret Sicil Gazetesi kaydına göre satıcı şahıs işletmesi tür değişikliği yaparak limited şirkete dönüşmüştür. TTK'nın 194 ve ilgili düzenlemeleri uyarınca tür değiştiren şirket, şahıs işletmesinin borçlarına halef olduğundan, davalı şirket dava konusu satıma ilişkin ayıptan sorumludur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ve satış bedelinin iadesi ile sorumluluğun sona erip ermediği → ret

İddia: Davalı satıcı şirket, satış bedelinin iade edildiğini ve bu nedenle sorumluluğunun sona erdiğini, ayrıca davacının ayıbı bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının dava konusu bilgisayarda oluşan arızalar için servise başvurması ayıp ihbarı niteliğindedir. Satış sözleşmesindeki ayıpta seçimlik haklar alıcıya tanındığından, satış bedelinin iade edildiğinden bahisle sorumluluğun sona erdiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Dava değerinin doğru belirlenip belirlenmediği ve harç/vekalet ücreti eksikliği → kabul

İddia: Davacı, dava değerinin misli değişim bedeline göre değil düşük gösterilen tutara göre belirlendiğini, avukatlık ücretinin de bu eksik değere göre hesaplandığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava nispi harca tabidir ve davanın değeri, misli ile değişimi talep edilen bilgisayarın dava tarihindeki değeridir. Davacı tarafından sunulan benzer nitelikteki bilgisayara ait fatura incelendiğinde dava tarihindeki güncel değerin 26.499,24-TL olduğu, dava değerinin maddi tazminat talebiyle birlikte 26.599,24-TL olduğu anlaşılmaktadır. Gösterilen dava değeri ile bu tutar arasındaki fark üzerinden eksik harcın tamamlatılması ve tamamlanan harca göre belirlenen dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, satım bedeli üzerinden gösterilen dava değeriyle davanın görülmesi ve misli ile değişim kararı verilmesi; davanın terditli açıldığı ve birincil talebin kabul edildiği halde, davalılar lehine maddi tazminat talebi dışında reddedilmiş bir talep varmışçasına vekalet ücreti takdir edilmesi ve dava değerini aşar nitelikte vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ayıplı bilgisayarın nerede olduğu ve bedel iadesinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması → kabul

İddia: Davalı satıcı şirket, dava konusu bilgisayarın kimin uhdesinde olduğunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Servis işlemlerinin sona ermesi akabinde davacıya bedel iadesi yapılacağı belirtilmiş ve davacı tarafından ödeme yapılması halinde dahi ürünün iade edileceği beyan edilmiş ise de, dava dilekçesi ekindeki yazışmalarda geri ödemenin aracı platform tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Davacının sunduğu banka hesap hareketleri ekran görüntüsü niteliğinde olduğundan ayrıca teyit edilmesi gerekirken bu yapılmamıştır. Bu nedenle ayıplı bilgisayarın halen nerede olduğu ve davacıya bedel iadesi yapılıp yapılmadığının araştırılması, harcın tamamlatılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Aracı hizmet sağlayıcının (elektronik pazar yeri işleticisinin) 6563 sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca ticari satıma konu malın ayıbından sorumlu olmadığına ve terditli davada asıl talebin (misli ile değişim) kabulü halinde dava değerinin değişim konusu malın güncel bedeli üzerinden belirlenmesi gerektiğine ilişkin tespitleri bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Davalı ... Tek..Ltd Şti vekilinin pasif husumet yokluğu itirazı, şirketin tür değiştiren satıcı şahıs işletmesinin borçlarına halef olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal misli ile değiştirme terditli dava aracı hizmet sağlayıcı elektronik pazar yeri işleticisi tür değişikliği halefiyet dava değeri nispi harç vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 111HMK 353(1)a-6HMK 362(1)-g · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 219TBK 227 · 6563 sayılı Kanun — 6563 sayılı Kanun 9 · 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 194

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1664

KARAR NO 2025/2105

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 20/05/2025

NUMARASI 2023/924 Esas - 2025/370 Karar

DAVA

Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 25/12/2023

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/12/2025

Davacının misli değişim talebinin kabulüne ,fazla istemin reddine ilişkin kararın davacı ve davalı ... Tek..Ltd Şti vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin 16/10/2020 tarihinde davalı ... şirketine ait ....com internet sitesi aracılığıyla davalı satıcı ... şirketinden ... seri numaralı, 81WC007ETX model ... IdeaPad Inter Core i7 ... 8GB 1TB+256 GB SSD ... Freedos 17.3" FHD taşınabilir bilgisayar aldığını,bilgisayarın ilk olarak 30/05/2022 tarihinde hata verdiğini, hatanın davalı üretici ... ve aracı ... şirketlerine bildirildiğini, ürünün ayıpsız benzeri ile değişiminin talep edildiğini ancak bilgisayarın onarıldığı bildirilerek iade edildiğini, anılan bilgisayarın 23/09/2022 tarihinde tekrar hata verdiğini ve söz konusu hatanın yine aynı şirketlere bildirildiğini, bilgisayarın onarıldı denilerek tekrar iade edildiğini, bilgisayarın son olarak 15/11/2022 tarihinde tekrar hata verdiğini, söz konusu hatanın aynı gün davalı üretici ...

ve davalı aracı ... şirketlerine bildirildiğini ve ürünün ayıpsız benzeri ile değişiminin talep edildiğini, ürünün davalı üretici firma servisi dava dışı ... şirketinde servise girdiğini, yapılan inceleme sonucu "ssd arızalı ürünün onarılmadığı, doa olarak değerlendirildiği, ürünün iade kabulü yapılacağı" değerlendirilmesinin yapıldığını, müvekkilinin söz konusu servis raporunu davalı ... şirketi aracılığıyla davalı satıcı ... şirketine bildirdiğini, cevaben bedel iadesi yapılacağı dönüşü aldığını ancak bedel iadesi yapılmadığını, bedel iadesi yapılsa dahi müvekkili tarafından kabul görmediğini, ivedilikle iade edileceğini, dava konusu bilgisayardaki hatanın imalat hatasından kaynaklı gizli ayıplı olduğunu, arızanın garanti süresi içinde ortaya çıktığını ve yetkili servise götürüldüğünü, ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiğini, zamanaşımının söz konusu olmadığını, gizli ayıp dolayısıyla davalıların hileli ve kusurlu davranışları olduğunu ileri sürerek, öncelikle ayıplı malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 100- TL maddi zararın davalılardan tahsiline mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönülerek ayıplı malın iadesi ile satış bedeli 8.999-TL'nin ve fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile 100- TL maddi zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Tek..Ltd Şti vekili; dava konusu bilgisayara ilişkin faturadaki satıcının müvekkili olmadığını, ...'nın '... Teknoloji' ticaret unvanlı şahıs işletmesi faturası olduğunu, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacıya satış yapan firmanın ....com üzerindeki mağazasının kapalı olduğunu, davacının başvurusu üzerine mağaza sahibinin ürün bedelini ... şirketine iade ettiğini, davacının ayıbı satıcıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkilinin değişim yükümlülüğü bulunmadığını belirterek, öncelikle pasif husumet yokluğundan reddine, aksi halde davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... .AŞ vekili, müvekkilinin aracı hizmet sağlayıcı olduğunu, satıcı sıfatına haiz olmadığını,davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesini, teknik servisin ayıplı hizmetinden doğacak zararlara ilişkin de sorumlu olmadığını, yetkili servis tarafından yapılan incelemeler sonucu alınacak seçimlik hakkın kullanılabileceğine dair belgenin müvekkiline iletilmesi halinde talebin yerine getirilebileceğini, davacının ilettiği servis raporunun satıcıya iletildiğini, satıcı firmanın ürünün yenisi ile değiştirilemeyeceğini bildirmesi akabinde durumun müşteriye bildirildiğini, bedel iadesi yapılmak istendiğini ancak müşteri onay vermediği için yapılamadığını belirterek, davanın öncelikle pasif husumet yokluğundan usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacının alıcı, davalı ...'nin satıcı, ...'nun üretici ve diğer davalı ...'in aracı platform olduğu ticari satım sözleşmesine konu ürünün gizli ayıplı olduğu, davacının süresi içinde bildirimde bulunduğu, ürünün garanti süresi içinde arızalandığı ve defaten onarım görmesine rağmen ayıbın giderilemediği, ayıptan doğrudan sorumlu olan yanın satıcı konumundaki ... şirketi olduğu, öte yandan garanti sözleşmesi kapsamında davalı üretici ... Global şirketinin de sorumlu bulunduğu, davalı ...' in ise aracı kurum olduğundan ayıplı mal/hizmet nedeniyle sorumlu tutulamayacağı, davacının ürünün ayıplı olmasına bağlı olarak maddi zarara uğradığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ...

ve ... Teknoloji şirketi bakımından kabulü ile, dava konusu 16/10/2020 tarihli fatura muhteviyatı ürün olan taşınabilir bilgisayarın davalıl ... şirketine (ürün davacı şirket uhdesinde ise) iadesi şartıyla ayıpsız misli ile değiştirilmesine, ayıpsız mislinin temin edilememesi halinde İİK'nun 24/4 maddesi gereği işlem yapılmasına, fazla talebin reddine ve ... Elektronik Hiz ve Tic AŞ bakımından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; davanın ... ve ... şirketleri yönünden kısmen kabul ... yönünden tümüyle reddedildiğini, ancak ... ve ... şirketleri lehine 9.099-TL, ... lehine 30.000-TL vekalet ücreti takdir edildiğini, dava değerinin 9.099-TL olarak gösterildiğini, davada ıslah, değer artırımı yapılmadığını, avukatlık ücretinin bu bedele göre belirlenmesi gerektiğini, tüm davalılar için ret sebebinin ortak olduğunu, ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkına ölçüsüz sınırladığını, ... ve ... yönünden davanın 100-TL'si reddedilmesine rağmen kabul edilen tutarı da kapsar şekilde vekalet ücreti takdirinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu malın ayıplı olması nedeniyle müvekkilinin ayıplı ürünün 26.499,24-TL bedelle muadilini almak zorunda kaldığını, dava dilekçesi ekinde ilişkin fatura sunduğunu, bu nedenle maddi zarara uğradığını, davalı ...

şirketinin ayıplı malın bedelini müvekkilinden bizzat tahsil ettiğini bu nedenle ayıplı maldan kaynaklı sorumluluğu bulunduğunu; bilgisayardaki ayıptan davalıların müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu bilgisayarın ayıplı olmasında davalı üretici ...'nun ağır kusurlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2-Davalı ... Tek.. Ltd Şti vekili, davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini,faturadaki satıcının ...'nın ... Teknoloji ticaret unvanlı şahıs faturası olduğunu, müvekkilinin 14/10/2022 tarihinde tescil edilen limited şirket olduğunu, müvekkilinin satış işleminin tarafı olmadığını ve ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu, tarafı olmadığı sözleşme nedeniyle sorumlu olmadığını, davacıya satış yapan ... mağazasının kapalı olduğunu, satıcının satış bedelini ...'ya iade ettiğini, davacının ayıbı bildirme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, alınan bilirkişi raporunda ayıbın gizli olarak değerlendirilmesinin gerçek dışı olduğunu, diğer taraftan ayıbın imalat hatasından kaynaklandığı belirtildiğinden üretici firmanın sorumlu olduğunu, müvekkilinin değişim yükümlülüğü bulunmadığını,kararın sonuç kısmının açık ve tereddüte mahal verecek nitelikte olduğunu, dava konusu bilgisayarın kimin uhdesinde olduğunun yargılama sırasında açıklığa kavuşturulması gerektiğini, vekalet ücreti ile ilgili davalıdan alınarak davacıya verilmesine yazmasına rağmen hangi davalıdan alınacağının açıkça gösterilmediğini, yargı giderinin müvekkilinden ve diğer davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmişse de davalıların yargılama giderinden hangi oranda ve miktarda sorumlu olduğunun yazmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satıma konu malın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve maddi tazminat ilişkindir.

HMK'nın 111. maddesinde düzenlenmiş terditli davada, davacı aynı davalıya karşı aralarında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunan birden fazla talebini, aralarında aslilik ve ferilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Terditli davadaki, taleplerden biri asıl talep iken ikincisi fer'i (yardımcı, terditli, kademeli) taleptir. Davacı, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesini ister; yardımcı talebini ise asıl talebinin reddedilmesi ihtimali için yapar. Mahkeme davacının asıl talebinin, esastan reddine karar vermedikçe fer'i talebi inceleyip karara bağlayamaz. O halde; terditli davanın dinlenebilmesi için, asıl talep ile fer'i talep arasında bir bağlantı bulunmalı ve her iki talebin de hukuki ve ekonomik bakımdan aynı veya benzer bir amaca yönelmiş olması gerekir.

Terditli davada mahkemece, ilk önce asıl talep hakkında inceleme yapılarak asıl talebin yerinde olduğu kanaatine varılırsa fer'i talebin incelenmesine gerek kalmayacaktır. Fakat ilk talep, yerinde bulunmazsa aynı hadiseden doğan ikinci talebin incelenmesi gerekecektir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.TBK'nın 227.

maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları, "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Esasen ayıplı satışlarda alıcının seçimlik haklarını terditli olarak ileri sürmesi mümkün değil ise de ;mahkemece terditli açılan davada ilk olarak misli ile değişime karar verilmiş,karar bu yönüyle taraflarca istinaf edilmemiştir.Somut olayda; davacı tarafından "... Teknoloji ..." isimli işletmeden 16/10/2020 tarihinde davalı ...'e ait satış platformundan satın alınan "...

IdeaPad Intel Core i7 ... 8GB 1TB +256GB SSD ... Freedos 17.3" FHD Taşınabilir Bilgisayar" tarafların kabulünde olduğu üzere 07/06/2022, 23/09/2022 ve 17/11/2022 tarihlerinde yetkili servise getirilmiştir.Ürünün 17/11/2022 tarihinde yapılan başvuru üzerine en son servis işlemi gördüğü yetkili servis tarafından hazırlanan 28/11/2022 tarihli formda "ssd arızalı ürün onarılmadı doa (ulaştığında arızalı) olarak değerlendirildi. Ürünsüz iade kabulü yapılacaktır" şeklinde değerlendirildiği,ancak davacının bedel iadesini kabul etmediği, ürünün misli ile değişimini, mümkün olmaması halinde sözleşmeden dönülerek ürünün iadesi ile satış bedelini, ayrıca 100 -TL maddi tazminat talep ettiği, bu hususta satıcı, üretici ve aracı platforma husumet yönelttiği anlaşılmaktadır.Dava konusu bilgisayarın satışı, alıcısı ve satıcısı itibariyle ticaridir.

Ticari satıma konu taşınır malda oluşan ayıba TBK'nın 219 vd. düzenlenen ayıptan kaynaklanan sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu itibarla dava konusu bilgisayarda oluşan ayıptan kaynaklı sorumluluğun ilgili hükümlerde yalnızca satıcıya yüklenmiş olması karşısında aracı platform olan davalı ...'in ayıplı maldan sorumlu olduğuna ilişkin davacının istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 5/11/2014 tarihli 29166 sayılı RGde yayımlanan 6563 sayılı kanunun "Hukuka aykırı içerik" başlıklı 9.madde- (başlığı ile birlikte değişik: 1/7/2022-7416/3 md.) (1) Diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmadıkça, aracı hizmet sağlayıcı, hizmet sağlayıcı tarafından sunulan içerik ve içeriğe konu mal veya hizmetle ilgili hukuka aykırı hususlardan sorumlu değildir." denilmiştir.

Elektronik hizmet sağlayıcılarının iki ayrı sistemde çalıştıkları; satım bedelinin tahsilini üstlendikleri gibi üstlenmeyebildikleri, elektronik pazar yeri işleticilerinin sistemde yapılan akitlerin tarafı haline gelmediği yasal düzenlemeden anlaşılmaktadır. Ayrıca malın ayıplı olması nedeniyle davacının yeni bir bilgisayar alması, yeni alınan bilgisayarın da davacının kullanımında olması nedeniyle yeni bilgisayar alınması maddi zarar teşkil etmeyeecğinden davacı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Dava konusu bilgisayar 16/10/2020 tarihli fatura ile satın alınmış olup söz konusu faturada satıcı "... Teknoloji- ..."dır. 20/10/2022 tarihli 10686 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde satıcı "...

Teknoloji ..."nın tür değişikliği yaptığı, yeni ticaret unvanının"... Teknoloji Sanayi ve Ticaret Ltd Şti" olduğu anlaşılmaktadır. Ticari işletmenin tür değiştirmesine ilişkin TTK'nın 194 ve ilgili düzenlemeleri incelendiğinde davalı ... Teknoloji şirketinin şahıs işletmesinin borçlarına halef olduğundan dava konusu satıma ilişkin ayıptan sorumludur.Davacının dava konusu bilgisayarda oluşan arızalar için servise başvurması da ayıp ihbarı niteliğindedir. Ayrıca satış sözleşmesindeki ayıpta seçimlik haklar alıcıya tanındığından davalı Davalı ... şirketi vekilinin satış bedeli iade edildiğinden bahisle sorumluluğun sona erdiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Dava niteliği itibariyle nispi harca tabi olup, davanın değeri, misli ile değişimi talep edilen bilgisayarın dava tarihindeki değeridir.

Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan ve dava konusu ile benzer nitelik taşıyan bilgisayara ait satış faturası incelendiğinde bilgisayarın dava tarihindeki güncel değerinin 26.499,24-TL olduğu, dava değerinin maddi tazminat talebi ile birlikte 26.599,24-TL dir.Gösterilen dava değeri ile aradaki fark üzerinden eksik harcın tamamlatılması ve eksik harcın tamamlanması halinde belirlenen dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken misli ile değişimi talep edilen bilgisayarın satım bedeli üzerinden gösterilen dava değeri ile davanın görülmesi ve misli ile değişim kararı verilmesi , davanın terditli olarak açıldığı ve birincil talep kabul edildiği halde davalılar lehine maddi tazminat talebi dışında dava değeri üzerinden red edilmiş bir talep varmışçasına vekalet ücreti takdir edilmesi ,davalı ...

şirketi lehine dava değerini aşar nitelikte vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır.Dava konusu bilgisayarın servis işlemlerinin sona ermesi akabinde davacıya bedel iadesi yapılacağı belirtilmiş ve davacı tarafından söz konusu ödemenin yapılması halinde dahi iade edileceği beyan edilmiş ise de davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan yazışmalar incelendiğinde 8 Aralık tarihinde geri ödemenin aracı platform olan ... tarafından yapıldığı belirtilmiştir. Davacı her ne kadar dava dilekçesi ekinde banka hesap hareketlerini sunarak herhangi bir bedel iadesi olmadığını beyan etmiş ise de söz konusu kart hareketleri ekran görüntüsü niteliğinde olduğundan ayrıca teyit edilmesi gerekirken yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle, ayıplı bilgisayarın halen nerede olduğu,davacıya bedel iadesi yapılıp yapılmadığı,harcın tamamlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tüm bu hususların göz ardı edilerek karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı ve davalı ...

şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, istinaf etmeyen davalı ... bakımından kararın kesinleşen yönleri dikkate alınarak dava yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı ve ... şirketi vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/924 Esas - 2025/370 Karar sayılı 20/05/2025 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı ... Tek..Ltd Şti tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 1.230,80-TL, davalı ... Tek..Ltd Şti 615,40-TL) istek halinde kendilerine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287056 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.