Ticari defterlerin uyuşmaması tek başına davanın reddine gerekçe olamaz
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1750 E. 2025/2155 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptalikaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Davacının nitelemesi: Ticari Satımdan Kaynaklanan ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari satım
Gerekçe özeti
Ticari defter kayıtlarının taraflar arasında uyuşmaması, alacağın ispatlanamadığı sonucuna doğrudan varmak için yeterli değildir; bu farklılığın nedeni araştırılıp hangi kayda üstünlük tanınacağı belirlenmelidir. Bilirkişi incelemesi sırasında sunulması istenen ve tarafça dosyaya sunulduğu bildirilen belgeler mahkemece değerlendirilmeden, salt defter uyuşmazlığına dayanılarak davanın reddine karar verilmesi HMK 222'deki ispat kurallarına aykırıdır; mahkemenin dosyaya sunulan tüm belgeleri inceleyip cari hesap kayıtlarını değerlendirerek sonuca gitmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
Ticari defterlerin uyuşmaması ve sunulan ek belgelerin değerlendirilmemesi → kabul
İddia: Davacı vekili, davalının 2019 yılına ait ticari defter ve kayıtlarını kesin süreye rağmen sunmadığını, bu nedenle HMK 222 gereği davacının defterlerinin lehe delil sayılması gerektiğini; bilirkişi ek raporunda istenilen ödeme belgelerinin itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, ancak mahkemece bu belgeler hiç sunulmamış gibi karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir.
Gerekçe: Tarafların ticari defterlerinin uyuşmaması, tek başına davanın reddine gerekçe oluşturmaz; defterler arasındaki farklılıkların nedeni araştırılarak hangi kayda üstünlük tanınacağının belirlenmesi gerekir. Alınan bilirkişi ek raporunda, davalının 2019 yılı ticari defterlerini sunmadığı, davacının belirtilen tutarlara ilişkin ödeme belgelerini sunması halinde alacağının ispatlanabileceği değerlendirilmiştir. Davacı vekili tarafından rapora itiraz dilekçesi ekinde bu belgelerin sunulduğu beyan edilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu belgeler incelenip değerlendirilmeden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru değildir. HMK 222 uyarınca ispat kurallarına uyularak alacağın varlığı veya yokluğu değerlendirilmelidir. Davacının alıcı, davalının süt satıcısı olduğu ticari ilişkide, nisan 2021 ve mayıs 2022 tarihli faturaların dosyaya suretlerinin ibrazı sağlanarak, davacı vekilince sunulduğu belirtilen eksik belgeler değerlendirilip cari hesaba giren kayıtlar üzerinden sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, tarafların ticari defterlerinin uyuşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari defterler arasındaki uyuşmazlığın tek başına davanın reddi için yeterli olmadığı, farklılığın nedeninin araştırılması ve dosyaya sunulan ek ispat belgelerinin incelenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer ticari alacak davalarında ispat değerlendirmesi için emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter↗ cari hesap↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ itirazın iptali↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO 2025/1750
KARAR NO 2025/2155
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 02/10/2025
NUMARASI 2023/912 Esas - 2025/685 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/12/2025
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkiye dayalı cari hesap borcu olduğunu bu sebeple davalı aleyhine İstanbul Anadolu 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek takibin devamını, davalının aleyhine alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkil ile davacı şirket arasında süt ve süt ürünleri satışından kaynaklı ticari ilişki olduğunu, davacı tarafın hiçbir iddiasının müvekkili borçlu olduğuna kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketi temerrütte düşürecek bir ödemeye ilişkin herhangi bir bildirim, ihtar yapılmadığı, dava dilekçesinin deliller kısmına da alacağı somutlaştıran hiçbir delil bulunmadığını, müvekkilinin satıcı olduğunu ve ürün teslim edilmeden ödeme alınmadığı için davacı tarafa herhangi bir borçlarının olmadığını, davacı şirket takip talebinde cari hesap bedeli olarak göstermiş olsa da taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığını belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Mahkemece;
tarafların ticari defterleri bilirkişiye incelettirilmiş, her iki tarafında defterlerinin de örtüşmediği, davalı yanın ticari defterlerine göre borçlu olmadığı saptandığı, davacının ticari defterler dışında başkaca delil de sunmaması karşısında, davacı yan cari hesap alacağı bulunduğunu ispatlayamadığından, ispatlanamayan davanın reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; Davalı taraf, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 2019 yılına ilişkin ticari defter ve kayıtlarını kesin süreye rağmen sunmadığı, bu nedenle HMK'nın 222. Maddesi gereği davalı ticari defter ve kayıtlarını sunmaması sebebiyle davacının ticari defterlerin lehe delil olarak kabul edilmesi ve 2019 yılından 2020 yılına devreden tutarın tarafımız defterlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini müvekkil 01.01.2020 tarihinde davalıdan 99.074,41-TL alacaklı olduğunu, 05.05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunun değerlendirme 1 kısmında alacağın hangi belgeleri sunulursa ispat edileceğinin değerlendirildiği, rapora göre;
03. 07.2019 tarihli 8.432,11- TL,65.000- TL, 14.11.2019 tarihli 70.000- TL,70.000- TL olmak üzere 205.000 TL’lik olmak üzere toplam 213.432,11 TL ödemeye ilişkin ödeme belgelerin sunulması gerektiğinin belirtildiğini 26.05.2025 tarihli rapora itiraz dilekçesinin ekinde söz konusu belgelerin dosyaya sunulduğunu, mahkemece bu belgeler dosyaya hiç sunulmamış gibi karar verildiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece alınan;
05. 05.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda tarafların ticari defterlerinde uyuşmazlık olduğu, davalının 2019 yılı ticari defterlerini sunmadığı, davacının 03.07.2019 tarihinde 8.432,11- TL ve 65.000- TL, 14.11.2019 tarihli 70.000- TL, 70.000- TL olmak üzere 205.000 TL’lik olmak üzere toplam 213.432,11 TL ödemeye ilişkin ödeme belgeleri sunulması gerektiği, davacı vekili tarafından ödeme belgeleri sunulduğunda alacağın ispat edileceğinin değerlendirildiği, Rapora karşı 26.05.2025 tarihli itiraz dilekçesinin ekinde bilirkişi tarafından sunulması gerektiği belirtilen belgelerin dosyaya sunulduğunun belirtildiği ; bu belgelerin mahkemece incelenip değerlendirilmediği, davanın ispatlanamadığından reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların ticari defterlerin uyuşmaması davanın reddine gerekçe olamaz.Tarafların ticari defterlerindeki farklılıkların nedeni araştırılarak hangi kayda üstünlük tanınacağının belirlenmesi gerekir. Alınan ek raporda eksikliklere işaret edilmiş, davalının 2021 nisan ve mayıs 2022 tarihli faturalarının davalı lehine değerlendirilemeyeceği görüşü bildirilmiştir. Davacı vekilince 16.05.2025 tarihli dilekçe ekinde bilirkişi tarafından istenilen belgelerin sunulduğu beyan edilmiş, bu belgelerin değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. HMKnın 222 maddesinde ispat kurallarına uyularak alacağın varlığı veya yokluğu değerlendirilmelidir.Açıklanan nedenlerle; ticari ilişkide davacının alıcı, davalının da süt satıcısı olduğu, nisan 2021, mayıs 2022 tarihli faturaların dosyaya birer suretinin ibrazı sağlanarak;
davacı vekilince sunulduğu belirtilen eksik belgeler değerlendirilerek dosyadaki cari hesaba giren kayıtların değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tarafların ticari defterlerin uyuşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 Tarih 2023/912 Esas - 2025/685 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287051 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi