6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticari defter kayıtlarının delil niteliği ve kapanış tasdiki eksikliği

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1989 E. 2025/2092 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Alacakistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık

★ Emsal

Gerekçe özeti

Ticari defter kayıtlarının bir tarafın lehine delil sayılabilmesi için, o tarafın tüm ticari defter ve belgelerini incelemeye sunması, defterlerin birbirini teyit etmesi, tasdike tabi olanların açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunması ve kayıtların dayanak belgelerle de sabit olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir; dayanak belgeler bağımsız delil niteliği taşımadıkça tek başına delil olamaz. Ancak defterlerin usulsüzlüğü nedeniyle lehe delil sayılamadığı hallerde de, ileri sürülen alacağın varlığı dayanak belgelerle ispatlanabiliyorsa alacak hüküm altına alınabilir. Açılış tasdiki bulunup kapanış tasdiki bulunmayan defterler, o tarafın lehine delil olarak kabul edilemez; söz konusu tarafın dosyaya sunmadığı ve içeriğini karşı tarafa teslim ettiğini kanıtlayamadığı fatura kayıtları da hesaba katılamaz.

Ele alınan sorunlar

Tebligatın usulsüzlüğü ve cevap dilekçesi verilememesi iddiası → ret

İddia: Davalı, müvekkilinin yanlış adresine tebligat gönderildiğinden cevap dilekçesinin sunulamadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dava dilekçesi, davalı şirketin ticaret sicilindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi ve delillerini sunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Yemin deliline dayanılması istinaf sebebi → ret

İddia: Davalı, en azından yemin teklif edilebilseydi borç bulunmadığının ortaya çıkacağını ve davacıya yemin ettirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı, yemin deliline yargılamada usulünce dayanmadığından, bu yöne ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defter kayıtlarının delil değeri ve alacağın ispatı → ret

İddia: Davalı, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, davacıya kestiği faturaların neden iade edilmediği veya itiraz edilmediğinin araştırılmadığını ve davacının iddiasını ispat edemediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Ticari defterlerdeki kayıtların, bu defterlere dayanan taraf lehine delil olabilmesi için, bu tarafın tüm ticari defter ve belgelerini incelemeye sunması, bütün defterlerin birbirini teyit etmesi, tasdike tabi olanların açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunması, bundan sonra bu kayıtların dayanak belgelerle de sabit olması koşullarının tamamının birlikte oluşması zorunlu olup, dayanak belgeler bağımsız delil niteliği taşımadıkça tek başına delil kabul edilemez. Ancak tacirin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı için lehine delil olarak kabul edilemediği hallerde dahi, ileri sürülen alacağın varlığı dayanak belgelerle kanıtlanabiliyorsa, alacağın hüküm altına alınması gerekmektedir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, davacının davalıya kestiği faturaların toplamının 2012 yılında 102.947,18-TL ve 2013 yılında 107.455,06-TL olduğu, davalının davacıya kestiği faturaların toplamının 139.404,52-TL olduğu, davalının davacıya yaptığı 6.000-TL ödemenin kayıtlı olduğu ve davacının davalıdan 64.997,75-TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği raporda ise davalının 2012 ve 2013 yılı defterlerinin açılış tasdikinin bulunduğu fakat kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, 2014 yılında açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının defterlerinde davalıya düzenlediği satış faturalarının tamamının davalıda da kayıtlı olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin gerçekleştiği 2012-2013 yıllarına ilişkin davalı ticari defterlerinin kapanış tasdikleri bulunmadığından, usulüne uygun olmadığı ve davalı lehine delil etmediği anlaşılmıştır. Davalı, davacıda kayıtlı olmayan 01/12/2013 tarihli 65.836,80-TL satış faturasını da dosyaya sunmadığı gibi içeriğini davacıya teslim ettiğini kanıtlayamadığından, bu kaydın kabulü imkanı yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ticari defter kayıtlarının delil niteliği kazanabilmesi için gereken şartların (tüm defter ve belgelerin sunulması, birbirini teyidi, açılış-kapanış tasdiklerinin varlığı, dayanak belgelerle sabitlik) birlikte aranması ve tasdik eksikliği bulunan defterlerin lehe delil sayılmamasına ilişkin tespiti nedeniyle ticari alacak davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili açılış-kapanış tasdiki açık hesap alacağı yemin deliline dayanma Tebligat Kanunu m.35

Atıf yapılan mevzuat: Tebligat Kanunu — Tebligat Kanunu 35

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO 2022/1989

KARAR NO 2025/2092

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/06/2022

NUMARASI 2018/1105 Esas - 2022/464 Karar

DAVA

Alacak (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 24/09/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/12/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sattığı "fındık kömür" için davalıya düzenlediği 08/10/2013 tarihli 16.035,20-TL, 27/07/2013 tarihli 13.979,81-TL, 29/03/2013 tarihli 39.031,34-TL, 23/01/2013 tarihli 4.881,83-TL, 02/09/2012 tarihli 5.773,65-TL ve 01/09/2012 tarihli 5.469,30-TL bedelli faturaların ödenmediğini, 14/01/2014 tarihli ihtara rağmen ödenmeyince temerrüde düşmüş davalıya İstanbul Anadolu 22. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, itirazla takibin durduğunu ileri sürerek, 64.997-TL'nin temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, bilirkişi raporlarında her iki tarafın da defterlerinde davacının davalıya düzenlediği fatura bedelleri toplamının 210.402,25-TL olduğu, davalının davacıya düzenlediği fatura bedellerinin ise davalı defterlerinde 199.966,32-TL, davacı defterlerinde 139.404,52-TL olduğu, fakat aradaki farkı teşkil eden davalının fatura içeriği malların davacıya teslim edildiğine dair delil bulunmadığı, davalının 6.000-TL ödemesinin her iki tarafta kayıtlı bulunduğu ve davacının talep miktarı kadar davalıdan alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 64.997-TL'nin temerrüt tarihi olan 22/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını; müvekkilinin davacıya kestiği faturaları neden iade etmediği veya itiraz etmediğinin araştırılmadığını; müvekkilinin yanlış adresine tebligat gönderildiğinden cevap dilekçesinin sunulamadığını, en azından yemin teklif edilebilseydi, borç bulunmadığının ortaya çıkacağını, davacının iddiasını ispat edemediğini ve davacıya yemin ettirilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamındaki faturaya dayalı açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir.Dava dilekçesi, davalı şirketin ticaret sicilindeki adresine Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı süresinde cevap dilekçesi ve delillerini sunmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin, hem bu yöne hem de yargılamada usulünce ileri sürmediği yemin deliline ilişkin istinaf nedeni benimsenmemiştir.Ticari defterlerdeki kayıtların, bu defterlere dayanan taraf lehine delil olabilmesi için, bu tarafın tüm ticari defter ve belgelerini incelemeye sunması, bütün defterlerin birbirini teyit etmesi, tasdike tabi olanların açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunması, bundan sonra, bu kayıtların dayanak belgelerle de sabit olması koşullarının tamamının birlikte oluşması zorunlu olup, dayanak belgeler bağımsız delil niteliği taşımadıkça tek başına delil kabul edilemez.

Ancak tacirin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı için lehine delil olarak kabul edilemediği hallerde dahi, ileri sürülen alacağın varlığı dayanak belgelerle kanıtlanabiliyorsa, alacağın hüküm altına alınması gerekmektedir. Davacının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda, davacının davalıya kestiği faturaların toplamının 2012 yılında 102.947,18-TL ve 2013 yılında ise 107.455,06-TL olduğu; davalının davacıya kestiği faturaların toplamının 139.404,52-TL olduğu ve davalının davacıya yaptığı 6.000-TL ödemenin kayıtlı olduğu, davacının davalıdan 64.997,75-TL alacaklı göründüğü belirtilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda ise, davalının 2012 ve 2013 yılı defterlerinin açılış tasdikinin bulunduğu, fakat kapanış tasdiklerinin bulunmadığı, 2014 yılında ise açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, davacının defterlerinde davalıya düzenlediği satış faturalarının tamamının davalıda da kayıtlı olduğu, davalının davacıya 4.435,92-TL borçlu göründüğü, fakat her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olmayan davalı şirket sahibinin kredi kartından ödediği 4.491-TL dikkate alındığında, davalının 55,08-TL alacaklı olduğunun göründüğü belirtmiştir.

Ancak 01/12/2013 kayıt tarihli 65.836,80-TL bedelli davalının davacıya kestiği satış faturasının, davacıda kayıtlı bulunmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin gerçekleştiği 2012-2013 yıllarına ilişkin davalı ticari defterlerinin kapanış tasdikleri bulunmadığından, usulüne uygun olmadığı ve davalı lehine delil etmediği anlaşılmıştır. Davalı, davacıda kayıtlı olmayan 01/12/2013 tarihli 65.836,80-TL satış faturasını da dosyaya sunmadığı gibi içeriğini davacıya teslim ettiğini kanıtlayamadığından, bu kaydın kabulü imkanı yoktur.Açıklanan nedenlerle ve davalının ileri sürdüğü istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılmış inceleme sonucunda, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.439,95-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.109,98-TL harcın mahsubu ile kalan 3.329,97-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 32,5-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK'nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287004 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.