Gümrükte teslim alınmayan malın bedelinden alıcının sorumluluğu
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2172 E. 2025/1984 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Serbest bölgede satılan ve ithalat beyannamesi alıcı adına düzenlenerek tüm gümrük işlemleri tamamlanan malda, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da vekaleten düzenlenen gümrük beyannamesi satım akdinin kanıtı sayılır. Malın serbest dolaşıma girememesi alıcının gümrük vergisini ödememesinden kaynaklanıyorsa ve alıcı düzenlediği beyannameyi iptal etmedikçe satıcının malı başka türlü tasarruf etme imkânı yoksa, malın teslim edilememesinden ve bu süreçte atıl kalmasından alıcı sorumlu tutulur. Alıcının, kendi adına işlem yapan gümrük müşavirinin vekalet görevini kötüye kullandığı iddiası ispatlanamazsa ya da ispatlansa bile satıcının bu eyleme iştirak ettiği gösterilemezse, alıcı kendi ticari vekilinin işlemleriyle bağlı kalır.
Ele alınan sorunlar
Satım akdinin varlığının ve ispatının belirlenmesi → ret
İddia: Davalı, davacı ile aralarında yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, faturanın ve malların kendisine teslim edilmediğini, satım akdinin kurulmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının düzenlediği fatura ile malların serbest bölge içerisinde ithalat rejimine istinaden davalıya satışının yapıldığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da davalı adına vekaleten Gümrük Müşaviri tarafından fatura konusu malların ithali için gümrük beyannamesi düzenlenerek gümrük idaresine verildiği, malların tüm gümrük işlemlerinin gerçekleştirildiği görülmekle satım akdinin kanıtlandığı sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gümrük vergisi ödenmemesi nedeniyle malın tesliminin gerçekleşmemesinden alıcının sorumlu tutulması → ret
İddia: Davalı, alacaklının temerrüdü şartlarının oluştuğunu, malın zilyetliğinin kendisine geçmediğini ve geçmesinin de mümkün olmadığını, bu nedenle teslim edilmeyen malın bedelinin talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı tarafça ödenmesi gereken gümrük vergilerinin ödenmemesi nedeniyle malların serbest dolaşıma giremediği, dolayısıyla davalıya tesliminin sağlanamadığı; davalı tarafça düzenlenen gümrük beyannamesi iptal edilmedikçe davacının da malı geri alma hakkı bulunmadığı tespit edilmiştir. Gümrük beyannamesi davalı tarafça yargılama sırasında verilen dilekçe üzerine iptal edilmekle birlikte, malların davacı tarafından teslim alınamaması sonucunda serbest bölge içerisinde açık alanda atıl vaziyette kalmasının davalının kusurundan kaynaklandığı kabul edilmiş; bu nedenle malların bedelinden davalının sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gümrük müşavirinin vekalet görevini kötüye kullandığı iddiasının ispatı ve davacıya etkisi → ret
İddia: Davalı, gümrük beyannamesinin gümrük müşavirliği firması tarafından vekalet görevi kötüye kullanılarak kendi bilgisi dışında düzenlendiğini, bu nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı vekilince ileri sürülen, gümrük beyannamesinin gümrük müşavirliği firmasınca vekalet görevi kötüye kullanılarak müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiği iddiası ispat edilememiştir. Kaldı ki davalı adına hareket eden gümrük müşavirinin vekalet görevini kötüye kullandığının kabulü halinde de davacının bu eyleme iştirak ettiğine dair bir iddia ve delil ileri sürülmediğinden, davalı ticari vekilinin işlemleri ile bağlı sayılacaktır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Serbest bölgede yapılan satımlarda, ithalat beyannamesinin alıcı adına vekaleten düzenlenip gümrük işlemlerinin tamamlanmış olmasının yazılı sözleşme yokluğunda satım akdinin ispatı bakımından yeterli sayılması ile malın teslim edilememesinin nedeninin alıcının gümrük vergisini ödememesi olması halinde bu durumdan alıcının sorumlu tutulması yönlerinden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satım↗ itirazın iptali↗ serbest bölge↗ gümrük beyannamesi↗ alacaklının temerrüdü↗ vekalet görevinin kötüye kullanılması↗ ispat yükü↗ icra inkar tazminatı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2022/2172
KARAR NO 2025/1984
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
KATİP ARİF ERGÜN (242929)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 24/05/2022
NUMARASI 2020/866 Esas - 2022/526 Karar
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 16/10/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/12/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait Avrupa Serbest Bölgesinde bulunan, serbest dolaşımda olmayan yanmaz dolgu ve koruyucu film malzemeleri cinsi eşyaları davalıya 27.12.2019 düzenleme tarihli 124.882,65-TL bedelli fatura karşılığında sattığını, bu faturanın müvekkilince serbest bölge işlem formu ile Avrupa Serbest Bölge Müdürlüğüne bildirildiğini, davalı tarafın ithalatçı olarak 10.01.2020 tarihli ithalat beyannamesini düzenleyerek Gümrük Müdürlüğüne beyanname ekinde müvekkilinden satın aldığı emtiaya ilişkin faturayı ibraz ettiğini, müvekkili davacının alacağı muaccel hale gelmesine rağmen davalının fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine davalı borçlu aleyhine Silivri İcra Dairesinin 2020/1557 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, faturanın satıcı tarafından düzenlenmesi için, müşteriye bir mal satmış veya bir hizmet sunması, müşterinin de bu malı almış veya hizmetten yararlanmış olması gerektiğini, taraflar arasında yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, davacının itiraz edilmediğini ileri sürdüğü faturanın üzerinde satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunmadığını, faturanın müvekkiline teslim edilmediğini, salt faturanın bildirilmesinin alacak hakkı doğurmayacağını, beyannameyi düzenleyen ... Müşavirliği tarafından müvekkilinin bilgisi dışında başkasına ait mallar müvekkiline aitmiş gibi müvekkili adına gümrükleme işlemi yapılması sebebiyle ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, Gümrük Müşavirinin bu olay nedeniyle vekaletten azledildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının fatura, ticari defterler ve gümrük kayıtları içeriğinden anlaşıldığı, davacı tarafça düzenlenen 27.12.2019 tarihli 124.882,65-TL tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, BA formu ile beyan edilmediği, davalının kayıtlarında davacı tarafla ilgili cari hesap hareketi olmadığı, davalı tarafın 10.01.2020 gün ve IM000263 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi tescil ettirerek tüm gümrük işlemlerini tamamladığı, buna rağmen malın gümrük vergilerini yatırmadığı, bu haliyle emtianın teslimi ve gümrük sahasından çıkarılmasının mümkün olmadığı, Gümrük İdaresinin 08.09.2021 günlü yazısında, vergilerin
yatırılması halinde eşyanın yükümlüsüne (... firmasına) teslim edilebileceğinin bildirildiği, satıma konu eşyanın halen tescilli beyanname kapsamında davalı tasarrufunda bloke altında beklediği, işbu beyanname davalı tarafından iptal edilmedikçe, davacının eşyaları başka şekilde tasarruf etmesinin mümkün olmadığı, dava tarihi itibariyle beyannamenin iptal edilmediği, yargılama sırasındaki beyanname iptalinin davalı tarafa hak bahşetmeyeceği, dava tarihi itibariyle haklılık durumunun değerlendirildiği, satıma konu malın tesliminde engelin davacı olmayıp davalının yatırmadığı vergiler olduğu, dolayısıyla eşyanın ithaline engeli olmayan ve davalı adına tescilli beyannameden kaynaklı bloke altında olan gümrüklü eşya üzerindeki tasarruf hakkını kullanamayan davacının, eşya bedelini talep etmekte haklı olduğu, davalının yaptığı suç duyurularının davacı ile ilgili olmadığı, davalının Gümrük Müşavirliği firması ile anlaşmazlığının davacı tarafa teşmil ettirilemeyeceği, davacının iddiasını ispat ettiği ve davalının bu ispatı ortadan kaldıracak herhangi bir yazılı delil sunmadığı gerekçesiyle, davalının takibe itirazının kısmen iptali ile takibin 124.882,65-TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, asıl alacağın %20'si olan 24.976,53-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı vekili;alacaklının temerrütü şartlarının oluşmadığını ve davacının kendisine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, TBK'nın 107 ve 108. maddelerine göre alacaklının temerrütünün oluştuğu durumda, borçlunun mahkemeden tevdi yeri tayin edilmesini isteyebileceğini, dava konusu mallar alüminyum sac cinsi eşya olup su veya toz ile temas halinde bozulduğunu, malların gümrük alanında ortada bir yerde atıl durumda bırakıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, davacının teslime kadar eşyanın bozulmaması için gerekli tedbirleri alması gerektiğini, davacının henüz teslim etmediği mallara ilişkin açtığı beyannameyi Gümrük Kanununun 64. maddesi uyarınca iptal ederek malı dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olmasına rağmen bu yola gitmediğini ve kötü niyetle icra takibi başlattığını, mahkemece malların mevcut fiziki durumu, alacaklının temerrütü şartları, davacının yükümlülükleri araştırılmadan hüküm verildiğini, zilyetliği müvekkiline geçmeyen ve geçmesi de mümkün olmayan malın bedelinin istenildiğini, davacının düzenlediği faturanın ve malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacının kendi uhdesinde bulunan malları gümrükte açık bir alana bıraktığını ve gümrükteki faaliyetlerine son verdiğini, müvekkilinin 16.03.2022 tarihli dilekçesi üzerine beyannamenin iptal edildiğini,davacıya ait olan malların müvekkiline teslim edilmesinin artık mümkün olmadığını müvekkilince gümrük müşavirine verilen vekaletnamede sipariş verme, sözleşme kurma veya başkaca yetkiler verilmediğini, yalnızca gümrükten malların çekilmesi aşamasında kullanılmak üzere beyanname açma yetkisi verildiğini, bu yetkinin de gümrük müşaviri tarafından kötüye kullanıldığını, davacı tacirin vekalet görevinin kötüye kullanıldığını öngörmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari satıma dayalı fatura alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda davacı tarafça; davalıya serbest bölgede bulunan ve serbest dolaşımda olmayan mal satışı yapıldığı, davalı tarafın da ithalatçı olarak mallara ilişkin ithalat beyannamesi düzenlediği, buna rağmen satışı yapılan söz konusu mallara ilişkin 27.12.2019 tarihli 124.882,65-TL tutarlı fatura bedelinin ödenmediği ileri sürülerek işbu dava açılmıştır. Davalı tarafça ise; davacı ile bir ticari ilişki bulunmadığı, ithalat beyannamesinin gümrük müşaviri tarafından müvekkilinin bilgisi dışında vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle düzenlendiği, bu nedenle gümrük müşaviri hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, teslim edilmeyen mal bedelinin talep edilemeyeceği savunulmuştur.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinde; davacı tarafça düzenlenen faturanın davalıya teslimine ilişkin kayıt bulunmadığı, faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, gümrük beyannamesi içeriğine göre malın davalı için ithal edildiği, gümrük beyannamesi ve eklerine göre davalının Avrupa Serbest Bölgesinde davacı tarafından satışı yapılan malı satın aldığı ve ithalini yaptığı, serbest bölgede davacının davalıya satışı ve malın yurda serbest dolaşıma girişinin davalı adına olduğu, gümrük beyannamesinde atıfta bulunulan faturanın davacının takibe konu faturası olduğu, malın serbest bölgede alıcısına tesliminde taşınmasının alıcı yükümlülüğünde olduğu, ... Müşavirliği tarafından yapılan ithalat işleminin davalı adına ve hesabına verilen beyanname ile teyit edildiği, davalının fatura konusu mallara ilişkin 10.01.2020 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi tescil ettirdiği, dolayısıyla eşya üzerindeki tasarruf hakkının davalıya ait olduğu, gümrük idaresinin 08.09.2021 tarihli yazısına göre gümrük vergisi yatırılmadığından eşyaların davalı tarafça ithal edilmediği, teslim engelinin gümrük vergilerinin yatırılmaması olduğu, davalının düzenlediği beyanname iptal edilmeden davacının eşyaları başka şekilde tasarruf etmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.Davalı tarafça ...
Müşavirliği ve yetkilisi hakkında vekalet görevinin kötüye kullanılarak beyanname düzenlendiği iddiasıyla sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulmuşsa da, başlatılan iki adet soruşturma sonucunda delil yetersizliği ve şirket yetkilisinin ölümü nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.Davacının düzenlediği fatura ile malların serbest bölge içerisinde ithalat rejimine istinaden davalıya satışının yapıldığı, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmasa da davalı adına vekaleten davalının Gümrük Müşaviri tarafından fatura konusu malların ithali için 10.01.2020 tarihli gümrük beyannamesi düzenlenerek gümrük idaresine verildiği, malların tüm gümrük işlemlerinin gerçekleştirildiği, bu durumda satım akdinin kanıtlandığı, ancak davalı tarafça ödenmesi gereken gümrük vergilerinin ödenmemesi nedeniyle malların serbest dolaşıma giremediği, dolayısıyla davalıya tesliminin sağlanamadığı, davalı tarafça düzenlenen gümrük beyannamesi iptal edilmedikçe davacının da malı geri alma hakkı olmadığı belirlenmiştir.Gümrük beyannamesinin davalı tarafça yargılama sırasında verilen 16.03.2022 tarihli dilekçe üzerine iptal edilmekle birlikte, malların davacının teslim almaması sonucunda serbest bölge içerisinde açık alanda atıl vaziyette kalması davalının kusurundan kaynaklandığından, malların bedelinden davalı sorumludur.Davalı vekilince, gümrük beyannamesinin gümrük müşavirliği firmasınca vekalet görevi kötüye kullanılarak müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiği ileri sürülmüşse de, bu iddia ispat edilememiştir.
Kaldı ki davalı adına hareket eden gümrük müşavirinin vekalet görevini kötüye kullandığının kabulü halinde de davacının bu eyleme iştirak ettiğine dair bir iddia ve delil ileri sürülmediğinden davalı ticari vekilinin işlemleri ile bağlı sayılacaktır.Açıklanan nedenlerle;davacı tarafça satışı yapılan emtia bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 8.530,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.132,68-TL harcın mahsubu ile kalan 6.398,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 63-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 04/12/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/287000 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi